İmparatorluk Çağı 1875-1914
Popüler
Hobsbawm, bu üçüncü ve son kitabıyla, uzun sürmüş ondokuzuncu yüzyılın tarihine noktayı koymaktadır. Burjuvazi tarafından burjuvazi için yaratılmış bir çağı sona erdiren 1914 yılının yarattığı aşılması olanaksız uçurumun karşı tarafından bakıldığında,
batı dünyasında benzersiz bir barış çağını temsil eden İmparatorluk Çağı, üst ve orta sınıflar açısından bir belle epoque, bir kayıp cennettir. Öte yandan, aynı ölçüde benzersiz bir dünya savaşları çağına yol açan bu dönem, Lenin'den Roosevelt'e, Keynes'ten Adenauer'a kadar yirminci yüzyılın şekillenmesinde büyük payları olan simaların yetiştiği, yüzyılımızın en azından üçte ikilik bölümüne damgasını vuran, bugün bile hala bir parçamızı oluşturan bir alacakaranlık kuşağıdır. Yirminci yüzyılın sonuna niteliğini veren pek çok olgunun kökeni, Birinci Dünya Savaşı'ndan önceki son otuz yılda yatmaktadır. Dolayısıyla İmparatorluk Çağı (1875-1914) mitlerden arındırılmayı beklemektedir.
İmparatorluk Çağı'nın temel örüntüsü, burjuva liberal toplumun, zirveye yaklaştıkça "esrarengiz ölümü"ne, gelişmesinde içkin olarak var olan çelişkilerin kurbanı olmaya doğru ilerlemesidir. Bu çağ, burjuvazi için derin bir kimlik bunalımı ve dönüşüm çağıdır.
Üye eleştirileri
Toplam 1 üyeden ortalama puan:
Emperyalizm Çağı
Hobsbawn bu kitapta, 1875 Krizi ile 1. Dünya Savaşı arasındaki kırk yıllık dönemi anlatıyor. Kapitalist ülkelerin emperyalistleşmesi, buna bağlı olarak dünya savaşının temellerinin atılması, paradoksal biçimde Avrupa'da 1914 öncesinde savaşsız ve huzurlu bir dönemin yaşanması, ABD'nin büyük bir güç olarak doğuşu, gittikçe ısınan siyasal ortam ve kazanı patlamaya iten son kıvılcım...
