Kultur-Sanat Kitap Tanıtım Çeviri Roman Gurur ve Önyargı - Jane Austen
 

Gurur ve Önyargı - Jane Austen Gurur ve Önyargı - Jane Austen Popüler

Gurur ve Önyargı - Jane Austen

Kitap

Orjinal Başlık
Pride and Prejudice
Yıl
1813
Çevirmen
Sayfa Adedi
424

Ölümsüz aşkın ve yanlış anlaşılmadan doğan karmaşaların anlatıldığı bu klasik yapıtta, hikaye, 18. yüzyıl sonlarında, sınıf bilincinin hakim olduğu İngiltere’de geçer. Beş kız kardeş olan Bennet’lar - Elizabeth veya Lizzie, Jane, Lydia, Mary ve Kitty, annelerinin iyi bir koca bulup geleceklerini güvence altına alma hayalleriyle Hampshire kasabasında büyütülmüşlerdir.

Fakat, neşeli ve zeki bir mizaca sahip olan Elizabeth, kendisine düşkün olan babasının da desteğiyle hayatını daha farklı ve dolu dolu yaşamak için çabalamaktadır. Elizabeth’i en iyi anlayan, onunla sürekli konuşan ve dertleşen büyük kardeşi Jane’dir. Ayrıca o içlerinde en güzeli ve annelerinin en büyük ümididir; zengin koca bulma konusunda. Zengin damat adayı Bay Bingley’nin yakındaki malikaneye taşınmasıyla Bennet ailesini bir telaş sarar Bu genç ve soylu delikanlının seçkin Londra çevresi ile askerlerden oluşan arkadaş grubu göz önüne alındığında, Bennet kardeşler için uygun bir eş bulmak zor olmayacaktır. Sakin ve güzel olan en büyük kız kardeş Jane, Bay Bingley’nin kalbini kazanmak üzere harekete geçer. Ayrıca Bay Bingley ile birlikte kasbaya onun kardeşi Bayan Bingley ve en yakın arkadaşı Bay Darcy de gelmiştir. Bayan Bingley en başından itibaren Jane ile kardeşinin yakınlaşmasını uygun bulmaz. Bennet’ların fakirliğini küçümser ve her fırsatta kardeşini jane hakkında kötü etkiler.Öte yandan Darcy ile Elizabeth tanıştığı andan itibaren birbirlerinden hiç hoşlanmazlar. Darcy yakışıklı, bencil ve ukaladır. Elizabeth’in ailesini, komşularını hatta kasabada ki insanları küçümser. Elizabeth zaten çok okuduğundan her zaman, her konuda Darcy’e onun sevmediği bir şey söyleyip onunla ağız dalaşına girerler ve sonra karşı cinslerin savaşı başlar. Soraki günler de, Elizabeth bir askerden Darcy hakkında bir şeyler duyar. Askerin dediğine göre; önceden o ve babası Darcy’lerin konağında çalışırlarmış ve Darcy nin babası askeri çok severmiş. Ondan dolayı ölmeden önce ona kayda değer bir para bırakmış ve dediğine göre Darcy^nin babası ölünce, Darcy bu parayı ona hiç vermemiş ve onu şehirden sürdürtmüş. Elizabeth bu hikayeye hemen inanır ve Darcy’i ilk gördüğü yerde onun bu acımazsızlığını ve adaletsizliğini onun yüzüne vurmak ister. Tam bu zamanlarda ise , Darcy bir şekilde Lizzie den hoşlanmak üzeredir. Bu arada Bingley ani bir şekilde ülkeden ayrılma kararı alır, hatta Jane’e bile haber vermeden. Her ne kadar Jane bu olay karşısında çok yıpransada, Lizzie Bingley’nin böyle davranabildiğine inanamaz.Kafasını bir şeyler kurcalamaya başlar ve bu işte bir iş olduğunu düşünmeye başlar. Daha sonra Elizabeth, Darcy’nin halasının yakınında oturan arkadaşını gördüğünde gerçekleri anlayacaktır. Darcy ile bir sürü karşılaşma, sohbet ve kavgalardan sora Darcy bir gün Lizzie’ye evlenme teklifi eder. Lizzie çok şaşırır ve hemen reddeder. Ona hemen geçenlerde gördüğü askere yaptığı şeyi anlatır ve onu suçlamaya başlar. Ve hatta onu Bingley ye şehri terk etmesi için akıl vermekle suçlar. Darcy cevap bile vermeden orayı terk eder ve daha sonra ona her şeyi açıklayan bir mektup yazar. Mektupta, o askere aslında hak ettiği parayı verdiğini ve sonradan onun o parayı harcayıp bir daha istediğini. Hatta Darcy para vermeyince, küçük kız kardeşini kendisine aşık edip, evlenme vaadiyle kandırmaya çalışmasını anlatır. Bingley ve Jane ile ilgili olaraktai, jane’i ona ilgisiz gördüğünü, utangaç olduğunu anlayamadığını, arkadaşının duyguları incinmesin diye onu şehirden uzaklaştırdığını anlatır. Lizzie bunları okuduğunda çok utanç duyar onu suçladığı şeyler yüzünden. Eğer doğruları önceden öğrenseydi onun teklifini kabul bile edebileceğini düşünür. O, Darcy’nin hala onu sevebileceğine inanmak ister. Bu arada, ailesinden bir mektup alır. En küçük kız kardeşi, bir askerle kaçmıştır. Elizabeth hemen eve döner. Birkaç günden sonra, bir şekilde, küçük kız kardeşi evlenmiş olarak kocasıyla eve ziyarete gelir. Aynı zamanda Bingley ve Darcy de şehre geri gelir. Ama ona göre, küçük kız kardeşinin utanç verici olayı yüzünden, Darcy ile aralarında artık hiçbir şey gerçekleşemeyecektir. Hatta bingley ve jane arasında da . Küçük kız kardeşleri onları insanlara rezil etmişlerdir. Bu arada elizabeth halasından, küçük kız kardeşinin olayını bastırmak için onları hemen evlenmeye zorlayan ve bunu hemen ayarlayan kişinin Darcy olduğunu öğrenir. Aslında bunu jane ve elizabeth’i büyük bi utançtan kurtarmak için yapmıştır. Daha sonra jane ve bingley nin arasında ki yanlış anlaşılma düzelir ve nişanlanırlar. Ve elizabeth ile darcy de aralarında ki yanlış anlaşılmaları düşünüp, evlilik üzerine konuşmaya başlarlar.

Üye eleştirileri

Puanlar (daha yüksek daha iyi)
İçerik
Çeviri
Yorum
    Please enter the security code.
 
 
Gurur ve Önyargı - Jane Austen 2010-01-13 18:33:39 Slavoj Žižek
Slavoj Žižek Eleştiren Slavoj Žižek    Ocak 13, 2010
Son Güncelleme: Ocak 13, 2010
İlk 50 Eleştirmen Arasında  -   Bütün eleştirilerime bakın

"Doğru Yanlış-tanımadan Çıkar"

Austen, Austin değil: Hegel'in edebiyattaki belki de tek muadili olan Jane Austen: Gurur ve Önyargı, edebi alanda Tinin Fenomenolojisi' dir; Mansfield Park, Mantık Bilimi; Emma da Ansiklopedi. .. Demek ki Gurur ve Önyargı 'da doğrunun yanlış-tanımadan çıktığı bu diya­lektiğin kusursuz bir örneğini bulmamız şaşırtıcı değiL. Elizabeth ve Darcy, farklı toplumsal sınıflara ait olmalarına rağmen (Darcy son de­rece zengin bir aristokrat aileden, Elizabeth ise yoksullaşmış orta sı­nıftandır), güçlü bir karşılıklı çekim hissederler. Darcy, gururu yü­zünden, duyduğu aşkı değersiz bir şey olarak görür; Elizabeth'e ev­lenme teklif ettiğinde onun ait olduğu dünyaya duyduğu horgörüyü açıkça itiraf eder ve Elizabeth'in onun teklifini eşsiz bir onur olarak kabul etmesini bekler. Ama Elizabeth, önyargısı yüzünden, Darcy'yi gösterişçi, ukala ve kendini beğenmiş biri olarak görür: Darcy'nin ona tepeden bakar bir edayla evlilik teklif etmesinden incinir ve onu reddeder.

Bu çifte başarısızlık, bu karşılıklı yanlış-tanıma, her öznenin ken­di mesajını ötekinden tersine çevrilmiş biçimde aldığı çifte bir ileti­şim hareketi yapısına sahiptir: Elizabeth kendini Darcy'ye görgülü, zeki bir genç kadın olarak sunmak ister ve ondan "sen sahte incelikler yapan, zavallı, boş kafalı bir yaratıktan başka bir şey değilsin" mesajı­nı alır; Darcy kendini Elizabeth'e gururlu bir centilmen olarak sun­mak ister: ve ondan "senin gururun aşağılık bir kendini beğenmişlik­ten başka bir şey değil" mesajını alır. Aralanndaki ilişkinin kopma­sından sonra, ikisi de bir dizi rastlantı sayesinde, ötekinin gerçek mi­zacını -Elizabeth, Darcy'nin duyarlı ve hassas mizacını, o da onun gerçek onur ve zekasını- keşfederler ve roman, bitmesi gerektiği gibi, çiftimizin evlenmeleriyle biter.

Bu hikayenin teorik açıdan ilginç yanı, kahramanların ilk karşı­laşmalannın başarısızlığının, ötekinin gerçek mizacı hakkındaki çifte yanlış-tanımanın, nihai sonucun pozitif bir koşulu rolünü oynaması­dır: Doğruya dolaysızca gidemeyiz, "daha en baştan Elizabeth Darcy' nin, o da onun gerçek mizacını tanımış olsalardı, hikayeleri hemen evlilikle sonuçlanabilirdi," diyemeyiz. Komik bir varsayımla, müs­takbel aşıkların ilk karşılaşmalan başarılı oldu, Elizabeth Darcy'nin ilk teklifini kabul etti diyelim. Ne olurdu? Birbirlerine gerçek bir aşk­la bağlanmak yerine, kendini beğenmiş, zengin bir adamla yapmacık, boş kafalı bir genç kızdan oluşan kaba, alelade bir çift olurlardı. Eğer yanlış-tanımadan geçen acılı dolambaçlı yola düşme zahmetine gir­mek istemezsek, Doğru'nun kendisini kaçırmış oluruz: Ötekinin ger­çek mizacına ulaşmamıza ve aynı zamanda kendi kusurlanmızı aş­mamıza -Darcy'nin kendini sahte gururundan, Elizabeth'in de önyar­gılarından kurtarmasına- ancak yanlış-tanımanın "işlenmesi" imkan vermektedir.
Bu iki hareket birbirine bağlantılıdır çünkü Elizabeth Darcy'nin gururunda kendi önyargılannın ters imgesiyle, Darcy de Elizabeth'in kibrinde kendi sahte gururunun ters imgesiyle karşılaşırlar. Başka bir deyişle, Darcy'nin gururu, Elizabeth'le arasındaki ilişkiden bağımsız olarak varolan basit, pozitif bir durum, mizacının dolaysız bir özelliği değildir; ancak Elizabeth'in önyargılarının perspektifinden bakıldığında gerçekleşir, ortaya çıkar; ya da Elizabeth, ancak Darcy'nin ken­dini beğenmiş bakış açısı içinde yapmacık, boş kafalı bir kızdır. Me­seleyi Hegel'in terimleriyle ifade edersek: Her biri, ötekinin kusurunu algılarken, -farkında olmadan- kendi öznel konumunun sahteliğini de algılar; ötekinin kusuru kendi bakış açımızın çarpıtmasının nesnelleş­tirilmesinden ibarettir.

Slavoj Zizek, "İdeolojinin Yüce Nesnesi, Metis, sh 77-78, çev: Tuncay Birkan

Bu eleştiriyi beğendiniz mi? 
00
Bu eleştiriyi ihbar et
 
Powered by JReviews
Yorumlar (0)
Yorum yaz
Your Contact Details:
Yorumlar:
[b] [i] [u] [s] [url] [quote] [code] [img]   
:D:angry::angry-red::evil::idea::love::x:no-comments::ooo::pirate::?::(
:sleep::););)):0

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile