Kultur-Sanat Kitap Tanıtım Felsefe Deleuze ve Guattari’nin Anti-Oedipus’u
 

Deleuze ve Guattari’nin Anti-Oedipus’u Deleuze ve Guattari’nin Anti-Oedipus’u Popüler

Deleuze ve Guattari’nin Anti-Oedipus’u

Kitap

Yayın Evi
Yıl
2007

Anti-Oedipus felsefede son otuz yıldır yayımlanan en önemli metinlerdenbiridir. Gilles Deleuze ve Félix Guattari’nin ilk ortak çalışmalarıolan metin, kapitalist kurumların gerici, suça teşvik edici ürünüolarak mahkûm ettiği Freudcu Oedipus karmaşasının parlak ve etkili bireleştirisini sunar.

Gerçekten dikkate değer ve çok karmaşık bir metinolan Anti-Oedipus, postyapısalcılığı ve kıta felsefesini köktendeğiştirmiştir. Deleuze ve Guattari’nin Anti-Oedipus’u: ŞizoanalizeGiriş’te Eugene W. Holland, bu güç ve karmaşık metnin kapsamlı ancakanlaşılabilir bir rehberini sunuyor. Holland, modernitenin üç anadüşünürü Freud, Marx ve Nietzsche arasındaki etkileşimleri, Deleuze veGuattari’nin müzakere ettikleri tarzda araştırıyor ve Deleuze ileGuattari’nin radikal materyalist psikiyatrisinde şizoanalizin rolünüaçık bir biçimde inceliyor. Anti-Oedipus’un vazgeçilmez bir rehberiolan bu kitap, yalnızca eserin önemini ve titizliğini kutlamaklakalmayıp Marksizm, çevrecilik ve feminizm üzerine süregidentartışmalara ilişkin içerimlerini de öne çıkararak, Deleuze veGuattari’nin düşüncesine mükemmel bir giriş sunuyor.

Üye eleştirileri

Toplam 1 üyeden ortalama puan:

Genel Puan 
 
10.0
İçerik 
 
10.0  (1)
Çeviri 
 
10.0  (1)
Puanlar (daha yüksek daha iyi)
İçerik
Çeviri
Yorum
    Please enter the security code.
 
 
Deleuze ve Guattari’nin Anti-Oedipus’u 2008-10-04 03:10:28 Önder Kurt
Genel Puan 
 
10.0
İçerik 
 
10.0
Çeviri 
 
10.0
Önder Kurt Eleştiren Önder Kurt    Ekim 04, 2008
Son Güncelleme: Ekim 04, 2008
#1 Eleştirmen  -   Bütün eleştirilerime bakın

Deleuze-Guattari Felsefesi İçin İdeal Bir Giriş

"Organsız Beden", "Arzu Makinaları", "Yersizyurtsuzlaştırma", "Yeniden yerliyurtlulaştırma", "Şizo-analiz", "Devrimci özne olarak şizofren kişilik", "Baskıcı/otoriter özne olarak paranoyak kişilik" vb.

Bu tür muamma kabilinden nosyonlarla/tanımlarla konusunu ele alan, üstelik bunu "politik-felsefe" disiplini içinde yapan bir kitabı doğrudan okumaya kaltığınızda, eğer akademisyen değilseniz, bütün sebat etme ısrarlarına rağmen sonuç herhalde herkesde genellikle hüsran oluyordur.

İşte Holland'ın bu bence mükemmel tanıtım kitabı, Deleuze-Guattari'nin aşırı zorluğu ve kriptik dili ile nam salmış "Anti-Ödip" başlıklı kitaplarını korkulur olmaktan bir nebze çıkarıyor; onların felsefesindeki "olası" devrimci politik felsefe potansiyelini hissettiriyor ve asıl eseri okumak için iyi bir motivasyon sağlıyor.

"Anti-Ödip" gibi sıradışı zoruluktaki kitapları ilk elden okuyamıyor olmaktan gocunmamak lazım belki de, var böyle kitaplar; James Joyce'un Ulysses adlı romanı gibi. Bir kitapçı'da "Joyce'un Ulysess'ini okuma rehberi" türünden bir başlığa sahip herhalde 1000 sayfalık bir kitap görmüştüm de illa da okuyacağım diye ısrar etmekten vazgeçmiştim. Anti-Ödip de benzer klasmanda bir kitap; rivayet edildiğine göre pekçok disiplini kesen, çok fazla referans eden bir kitap.

Peki devrimci bir politik felsefe arayışı adına böylesine zor bir kitabı okumaya değer mi? Hepsinden önemlisi, "emek", "diyalektik", "emperyalizm", "sınıf", "altyapı/üstyapı" gibi kavramlarla sınırlı bir politik kültüre, "organsız beden" vb. gibi ucube kavramları dahil etmek mümkün olabilir mi? Gerçekçi olmak gerekirse, cevap tabii ki hayır. Ben Türkiye'nin politik kültürüne, bu tür kavramların hiçbir zaman günlük faaliyetler düzeyinde dahil olabileceğine ihtimal veremiyorum. "Organsız Beden", "emperyalizm" gibi "politik" kavramların kulübüne hiçbir zaman giremez. Her zaman dar bir çevrenin fantezi tartışmalarına malzeme olabilir ancak.

Peki böyle bir şeyin faydası olur muydu? Daha doğrusu, hiçbir zaman politik tartışmalarda çokça kullanılan kavramlar olamayacağını bile bile, Deleuze-Guattari'nin o zor kavramlarla yazdıkları kitapları okumaya çalışmaya değer mi?

Bu sorunun cevabı kanımca tereddütsüz bir evet'dir; Reel Politik alanda kullanmaya çalışmak gibi Don Kişot'vari bir abartmaya kapılmadan, kendi öz politik fikirlerimizi üretmek için esin almak adına. Zira bence hiç bir kuşkuya yer olmaksızın iddia edilebilir ki, Deleuze ve Guattari felsefesi bir özgürleşme, bir devrimci politika felsefesidir. Onlardan faydalanabilmek için, Lenin'i okurken sahip olduğumuz beklentilerle okuamak lazım. Sonuçta "politik" de olsa bu adamlarınki bir "felsefe".

Holland'ın kitabı, başarılı bir hocanın didaktik uslubu ile kavranılması zor olanı, anlaşılabilir bir düzeye çekmeyi başarıyor. Geleceğin "politik felsefesi" için esin arayanların mutlaka okuması gereken kitaplardan biri.

Bu eleştiriyi beğendiniz mi? 
00
Bu eleştiriyi ihbar et
 
Powered by JReviews
Yorumlar (0)
Yorum yaz
Your Contact Details:
Yorumlar:
[b] [i] [u] [s] [url] [quote] [code] [img]   
:D:angry::angry-red::evil::idea::love::x:no-comments::ooo::pirate::?::(
:sleep::););)):0

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile