Deleuze : Felsefede Bir Çıraklık
Popüler
Gilles Deleuze felsefesine mükemmel bir giriş.
Hardt bu kitaptaki amacını şöyle dile getiriyor;
"Deleuze'ün ilk eserlerini güçlü bir gelişim çizgisi, ilerleyen bir evrim ayırt etmek için baştan sona gezdik: Bergson, Nietzsche, Spinoza. Yine de bu, yalnızca felsefe tarihinde bir egzersiz değildir. Bu incelemedeki ilgimin bir kısmının, Deleuze'ün eserleri aracılığıyla, metafizik tarihinin ölmediğini, onun karşı karşıya olduğumuz çağdaş sorunlarda hala çok canlı, güçlü ve radikal alternatifler içerdiğini göstermek olduğu doğrudur. Bu filozoflar, onun kendi eğitimi için, felsefedeki çıraklığı için malzeme sağladıklarından Deleuze düşüncesine bir temel oluştururlar. Bununla beraber, Deleuze'ün eserleri bu alternatif geleneğin bir yeniden değerlendirmesiyle sona ermez: yaşamakta olan şeyi seçer ve onu dönüştürüp kendi ilgilerine uygun kılar. Bu yolla hem felsefe tarihini kendisinin kılar, hem de onu yeniler.
Bugün ortaya çıkmakta olan bir kuşak, felsefe için yeni bir beğeni geliştirerek Deleuze düşüncesinde yetiştirilmektedir. Bu incelemede, Deleuze'ün eserlerini, kendi eğitimini, felsefedeki çıraklığımı sürdürmek için, onun seçme ve dönüştürme metodunu kullanarak okumaya çalıştım. Onun eserini kendimin kılmaya çalıştım."
Üye eleştirileri
Toplam 1 üyeden ortalama puan:
Son Güncelleme: Eylül 26, 2008
#1 Eleştirmen - Bütün eleştirilerime bakın
Deleuze'un Zor Felsefesine Kolay bir Giriş
Deleuze gibi zor bir dil kullanan bir düşünürü, pratik politika alanında bir esin kaynağı olarak kullanmak çoğu insana olmayacak birşey gibi görünebilir. Alıştığımız politika diline oldukça yabancı ve son derece alakasız kavramlar kullanıyormuş gibi gelebilir.
Üstelik Deleuze'ün en önemli esin kaynağının Nietzsche gibi faşistlerin bile kendilerinden gördüğü bir filozof olması, ondan bir özgürleşme teorisi çıkarmayı oldukça kuşkulu hale getiriyor.
Lakin Deleuze'den alışagelmiş politika felsefe klasiklerinde olduğu gibi doğrudan politik mücadeleye uygulanabilecek formüller bulmak için değil de, bulunulan duruma yönelik özgün doğaçlama yaklaşımları geliştirme kapasitesini artırmak için, bir nevi egsersiz pratikleri alınmaya çalışılırsa son derece ufuk açıcı olacağını düşünüyorum.
Hardt, bu anlamda Deleuze'ün nasıl okunması ve ondan nasl faydalınılması gerektiğini kusursuza yakın açımlayıcı ve oldukça sarih bir dille anlatıyor.
Sadece Deleuze felsefesine giriş anlamında değil, alışılagelmiş politik söylemin ötesinde yeni bir politik kültür oluşturmakta fayalı olabilecek 10 kitabı sayın deseler, bu kitap kesinlikle üst sıralarda yer alır.
Deleuze felsefesinin büyük zenginliğine açılan güzel bir kapı. Mutlaka ama mutlaka okunmalı. Deleuze felsefesinin zorluğunun yıldırıcılığından eser yok bir kitapta. Baştan sona bir çırpıda hiç zorlanmadan okunabiliyor.
İslamcı olduğu rivayet edilen bir yayınevinin bu kitabı basmış olması da benim açımdan hala gizemini koruyan bir konudur; bunun etkisi ile olsa gerek çevirmen biraz eski dil kullanmış gibi geldi bana. Biraz yabancı da gelse çeviriye başarısız demek zor. O yüzden bağlangıçta 9 vermiştim ama bu tam anlamıyla 10'luk kitapta küçük de olsa bir kusur bulmuş olmaya vicdanım elvermedi.
Mutlaka okuyun arkadaşlar; yeni bir özgürleşme politikasını aktif olarak oluşturabilmek için Deleuze mutlaka faydalanılması gereken bir düşünür. Onu da, Negri'nin ortağı ve kendi felsefelerini de onun düşüncelerine dayandıran Hardt'tan daha iyi kimse anlatamazdı herhalde.
