Epilepsi ve Orgazm
Popüler
Epilepsi hastalarının toplumdaki inanılmaz ve gizli hegemonyaları üzerine bir incelem
Yalçın Küçük, Epilepsi ve Orgazm
Üye eleştirileri
Toplam 1 üyeden ortalama puan:
Son Güncelleme: Eylül 11, 2008
#1 Eleştirmen - Bütün eleştirilerime bakın
Bir Başka Gereksizce Uzatılmış Kitap
Her şeye rağmen Yalçın Hoca'yı seviyorum; hala umutla "Tezler"in hocasını bekliyorum. O yüzden ara ara son döneminin bu tür abidik gubidik kitaplarını bir umut alıyorum. Ama her defasında, heba edilen o büyük araştırmacılık yeteneğinin harcanmış olmasına hayıflanıyorum. Koca hoca niye böyle anlamsız bir yola girdi hala anlamıyorum.
Gerçi ne yazarsa yazsın o eğlenceli dili yazdıkları okutuyor ama insan sormadan edemiyor; bu muazzam enerji niye daha çok iz bırakacak kalıcı eserler üretmeye adanmaz. Yalçın Hoca 2008'de gelinen dünya konjüktüründe, ne bilim "Bolşevik Devrim Tarih", "Türkiye Sol Mücadeleler Tarihi", "Küreselleşme koşullarında Türkiye" vs gibi anıtsal eserler verecek çapta bir düşünürken, tutup magazinel kitaplar yazıyor.
Bu kitabın da bütün tezi çok çok uzunca bir makalede dile getirilebilecek birşey; epilepsi ve tensel orgazm arasında bir ilişki vardır; epileptik kriz anında orgazma benzer bir kendinden geçiş yaşanır; beyin devreden çıkar; oligarşik yapılar toplumu tam bir boyunduruk altına almak istedikleri zaman epileptikleri kullanırlar; Sezar, Caligula vs..Dostoyevskiy haz delisi bir epileptikti, bir sara nöbetinin 10 saniyesi için ömrünün 10 yılını vermeye hazır olduğunu ifade etmiştir; Erdoğan epileptiktir; Doğan medyası bunu saklamak için elinden gelen herşeyi yapar; Türkiye olıgarşisi toplum üzerinde tam kontrolünü sağlamak için bir epileptiğe ihtiyaç duyuyordu ve buldu; şimdi onun gerçek durumunu saklamak için elinden geleni yapıyor; Erdoğan'ın makam arbasında kilitli kalması geçirdiği en büyük sara krizini saklamak içindi vs.vs Topu topu 5-10 cümleyle dile gelebilecek bir iddia, gazete küpürleriyle, aynı saptmanın onlarca kez tekrarlanması ile koca bir kitap olarak dile getirilmiş..Sezar hakkında söylenen "Roman'nın bütün kadınlarının kocası, bütün erkeklerin karısı" lafı belki yüz defa aktarılıyor.Bu şekilde insan ayda bir kitap yazabilir..
Hem diyelim ki bu iddia doğru; toplumsal teoriye ne gibi katkısı olacak, ne gibi bir mücadele hattı ortaya koyacak?
Yazık.
