Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Popüler
Medeniyet değişiminde, toplum birey geçişi. Sürükleyici bir anlatım. Komik olaylar.
Resim Galerisi
Üye eleştirileri
Toplam 2 üyeden ortalama puan:
'sense of humour' denilen şey bu romanda bulunabi
Okurken, romandaki zeka dolu mizah anlayışına hayran kalmıştım yazarın.
XXX
AHT'nin en bilinen eseri
-
2008-04-09 13:53:12 |Publisher| emrahpolat
-
2008-03-05 08:56:03 |SAdministrator| onder
-
2008-03-05 10:37:56 |Administrator| AliOsman

Ahmet Hamdi Tanpınar, Türk Edebiyatının mümtaz karakterlerinden biri. Bu kitapla beraber HUZUR'u tavsiye ederim.
Yüzyıllık yanlızlık, anlattığı hikayeden başka yaptığı göndermeler ile okunursa mevzu bambaşka bir hal alıyor. Örneğin, yoğun bir yağmur yağışından bahseder. O kadar çok yağmur yağar, o kadar çok yağmur yağar ki inekler sel içerisinde yüzerler, her taraf yosun tutar. Kasabanın bereketi kaçar. Åžimdi ofisde olduğum için tam süreyi hatırlamıyorum ama mealen şöyle der : Yağmur 9 yıl, 8 ay , 10 gün sürdü. Bu süre darbecilerin iktidarda kaldığı süredir.
-
2008-03-05 11:22:05 |Publisher| emrahpolat

Huzur'u okuyamamış yarım bırakmıştım; hem de iki kez denememe rağmen. Çok depresif/kasvetli gelmişti ve o dönem için beni pek sarmamıştı.
Fakat 'Saatleri Ayarlama Enstitüsü' başka bir şey hocam.
Yüzyılllık Yalnızlık, insan ilk kez ODTÜ kampüsüne geldiği gün neler hissediyorsa benzeri heyecan ve coşkuyu edebiyatta hissettiren bir romandı benim için; edebiyat hastalığını bulaştıran. Ama hep o kampüste gezindiğimden olacak zamanla ilk günlerin naif coşkunluğundan eser kalmıyor, insan biraz da kampüse alışıyor, o kitaba dönmüyor yeniden. Zaten benim başucu kitaplarım yoktur (sözlükler hariç) dönüp dönüp okuduğum. Kitabı okurum, bi daha sadece yüzüne bakarım.
Not: Bunca kelamdan sonra şunu söylemeliyim: Saatleri Ayarlamanın değerini anlatabilmek için puanlamayı abartmış olabilirim, puanım genelde kıt olsa da.
Yorumlar
"Yazarın ölümünden kısa bir süre önce yayınlanan "Saatleri Ayarlama Enstitüsü" adlı roman iki farklı şekilde okunabilme özelliğine sahiptir. Birincisi - yeterli bilgiye sahip iseniz - alegori olarak 19. ve 20.yy'da Türk halkının gelişimi diğeri, bundan tamamen bağımsız olarak düşündüren garip bir roman olmasıdır.
Roman, önce kaderin karşısına çıkardığı zorluklarla yıkılan daha sonra da muhteşem şekilde ödüllendirilen adamın bakış açısı ile kendi kaleminden yazılmıştır. Bu adamın kaderindeki değişimin ana sebepleri hayal gücünün yüksekliği ve birkaç lafın üzerine bir anda ortaya çıkıp, gereksiz olmasına rağmen büyük bir şirkete dönüşen "Saatleri Ayarlama Enstitüsü" projesi fikrini bulan bir insan ile karşılaşmasıdır . Enstitü aktivitelerin, Türk toplumunda içinde olduğu reform çalışmalarına uygun bir gayretle yönetilmesi canlandırılıyor . Bunun yanı sıra romanın kahramanının hayatın küstahlığına ve şüpheyle baktığı enstitünün başarısını gördükçe duygularını ve verdiği tepkileri takip etmek çok heyecan verici."
Yazan: Gerhard Meier (Türkçe - Almanca çevirmeni)
Fakat 'Saatleri Ayarlama Enstitüsü' başka bir şey hocam.
Yüzyılllık Yalnızlık, insan ilk kez ODTÜ kampüsüne geldiği gün neler hissediyorsa benzeri heyecan ve coşkuyu edebiyatta hissettiren bir romandı benim için; edebiyat hastalığını bulaştıran. Ama hep o kampüste gezindiğimden olacak zamanla ilk günlerin naif coşkunluğundan eser kalmıyor, insan biraz da kampüse alışıyor, o kitaba dönmüyor yeniden. Zaten benim başucu kitaplarım yoktur (sözlükler hariç) dönüp dönüp okuduğum. Kitabı okurum, bi daha sadece yüzüne bakarım.
Not: Bunca kelamdan sonra şunu söylemeliyim: Saatleri Ayarlamanın değerini anlatabilmek için puanlamayı abartmış olabilirim, puanım genelde kıt olsa da.
Yüzyıllık yanlızlık, anlattığı hikayeden başka yaptığı göndermeler ile okunursa mevzu bambaşka bir hal alıyor. Örneğin, yoğun bir yağmur yağışından bahseder. O kadar çok yağmur yağar, o kadar çok yağmur yağar ki inekler sel içerisinde yüzerler, her taraf yosun tutar. Kasabanın bereketi kaçar. Åžimdi ofisde olduğum için tam süreyi hatırlamıyorum ama mealen şöyle der : Yağmur 9 yıl, 8 ay , 10 gün sürdü. Bu süre darbecilerin iktidarda kaldığı süredir.
bu romana efsanevi "Yüzyıllık Yalnızlık"tan bile daha yüksek puan vermişsin.
İyice merak ettim şimdi. Ama bir dünya klasiğinden daha yüksek puan vermen şaşırttı doğrusu.


Biraz geç olsa da, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın "Saatleri Ayarlama Enstitüsü" Almanca’da.
"Yazarın ölümünden kısa bir süre önce yayınlanan "Saatleri Ayarlama Enstitüsü" adlı roman iki farklı şekilde okunabilme özelliğine sahiptir. Birincisi - yeterli bilgiye sahip iseniz - alegori olarak 19. ve 20.yy'da Türk halkının gelişimi diğeri, bundan tamamen bağımsız olarak düşündüren garip bir roman olmasıdır.
Roman, önce kaderin karşısına çıkardığı zorluklarla yıkılan daha sonra da muhteşem şekilde ödüllendirilen adamın bakış açısı ile kendi kaleminden yazılmıştır. Bu adamın kaderindeki değişimin ana sebepleri hayal gücünün yüksekliği ve birkaç lafın üzerine bir anda ortaya çıkıp, gereksiz olmasına rağmen büyük bir şirkete dönüşen "Saatleri Ayarlama Enstitüsü" projesi fikrini bulan bir insan ile karşılaşmasıdır. Enstitü aktivitelerin, Türk toplumunda içinde olduğu reform çalışmalarına uygun bir gayretle yönetilmesi canlandırılıyor. Bunun yanı sıra romanın kahramanının hayatın küstahlığına ve şüpheyle baktığı enstitünün başarısını gördükçe duygularını ve verdiği tepkileri takip etmek çok heyecan verici."
Yazan: Gerhard Meier (Türkçe - Almanca çevirmeni)