Elçi
Popüler
.
Bir kesiğin içinden
kanın akarken
acıması gibi tenin
......sen giderken
öyle acır saatlerim.
Şairimi bulacaktım
şiir olmaktı hevesim.
Aşık olmayı istedim birden
..............Seni sevdim.
Rüya renginde yaşıyorum
uzaklığını
Sanki yakın olsan
Solacak yalnızlığım.
Tanrı beni şeytan
seni Adem yaratsaydı
..........serilirdim
ayaklarının altına.
Adamlarını öldürme
cesareti var bende
şayet kadınlarını
sana benzetirsem bir şehrin.
Ben benzersem
sigarasını yakarım
görünmeden geçtiğin
..........ışıkların.
Kendime geç kaldığım
bir sevinin bekleme salonunda
içeriye alınmadan bitireceğim
Telaşsın.
Aramızdaki
elçilerin adını
"ellerin" koydum
Önce
ellerini ver ki
.......
incinmesin
Emre Küçükoğlu
.
Üye eleştirileri
Bu tanıtım için henüz üye eleştirisi yok
Powered by JReviews
Yorumlar
0
#1
30-12-2009 18:20
Son zamanlarda okuduğum en güzel şiirlerden bir tanesi.
Ancak ilk izlenimlerim vermek istiyorum.
Yalınlık hat safhada, kurgu mükemmel. Sahne anlatımlarında imgelemem ve görüntü zorlamamaları ve pervasız dağınıklar yok değil, ancak bu kusurları Emre'nin hayalgücü, birikimi ve kalbinin büyüklüğü içinde kayboluyor. Şiirin nesri üzerinde eskiz, desen, güzelleştirme ve iyileştirme çalışmaları yapılmamış gibi duruyor. Şiir, sonsuzluk derecesinde yazılabilecek varyeteyi içinde barındırır. Bu şiir imgelem kristalizasyonu ndaki netlik ve anlamın damıtılmasında kullanılan içtenlik ve zeka; Emrede doğal şair dürtüsüne sahip olduğu yönünde haberler veriyor bizlere.
Stephane Mallarme'nin son sözleri yine yazdıkları üzerineydi "bitirseydim güzel olacaktı" deyip bir türlü bitiremediği ve üzerinde çalıştığı ve yarım yamalak bir çok şiirinin olduğu bilinmektedir.
Ancak, asli ve kaçınılmaz bir lanet olarak, varoluşun o cıcıl cıvıl yaratma anlarına sonradan aklın kirini daha az bulaştırmamız gerektiğini de Mallarme'nin durumu bizlere bir şeyler hatırlatıyor gibi. İnsanın en bayağı eylemi bile "Bitmeyen başyapıt"tır. Bir meta2ya dönüşmediği takdirde, insanoğlu yada kızının duygularının en ufak kırıntısının bile çöpe atılmaması gerektiğini, yazılması ve kaydının tutulması gereken bir destan olduğuna inanırım. Estetik kaygılar kimin umurunda.
Daha sonra devam etmeyi düşünüyorum.
Ezberlemekte ve tekrarda fayda görüyorum.
Rüya renginde yaşıyorum
uzaklığını
Sanki yakın olsan
Solacak yalnızlığım.
Adamlarını öldürme
cesareti var bende
şayet kadınlarını
sana benzetirsem bir şehrin.
Aramızdaki
elçilerin adını
"ellerin" koydum
Emre'ye özgün şiir demetleri için teşekkürü bir borç biliyorum.
Selamlar ve saygılar
Ancak ilk izlenimlerim vermek istiyorum.
Yalınlık hat safhada, kurgu mükemmel. Sahne anlatımlarında imgelemem ve görüntü zorlamamaları ve pervasız dağınıklar yok değil, ancak bu kusurları Emre'nin hayalgücü, birikimi ve kalbinin büyüklüğü içinde kayboluyor. Şiirin nesri üzerinde eskiz, desen, güzelleştirme ve iyileştirme çalışmaları yapılmamış gibi duruyor. Şiir, sonsuzluk derecesinde yazılabilecek varyeteyi içinde barındırır. Bu şiir imgelem kristalizasyonu ndaki netlik ve anlamın damıtılmasında kullanılan içtenlik ve zeka; Emrede doğal şair dürtüsüne sahip olduğu yönünde haberler veriyor bizlere.
Stephane Mallarme'nin son sözleri yine yazdıkları üzerineydi "bitirseydim güzel olacaktı" deyip bir türlü bitiremediği ve üzerinde çalıştığı ve yarım yamalak bir çok şiirinin olduğu bilinmektedir.
Ancak, asli ve kaçınılmaz bir lanet olarak, varoluşun o cıcıl cıvıl yaratma anlarına sonradan aklın kirini daha az bulaştırmamız gerektiğini de Mallarme'nin durumu bizlere bir şeyler hatırlatıyor gibi. İnsanın en bayağı eylemi bile "Bitmeyen başyapıt"tır. Bir meta2ya dönüşmediği takdirde, insanoğlu yada kızının duygularının en ufak kırıntısının bile çöpe atılmaması gerektiğini, yazılması ve kaydının tutulması gereken bir destan olduğuna inanırım. Estetik kaygılar kimin umurunda.
Daha sonra devam etmeyi düşünüyorum.
Ezberlemekte ve tekrarda fayda görüyorum.
Rüya renginde yaşıyorum
uzaklığını
Sanki yakın olsan
Solacak yalnızlığım.
Adamlarını öldürme
cesareti var bende
şayet kadınlarını
sana benzetirsem bir şehrin.
Aramızdaki
elçilerin adını
"ellerin" koydum
Emre'ye özgün şiir demetleri için teşekkürü bir borç biliyorum.
Selamlar ve saygılar

Son zamanlarda okuduğum en güzel şiirlerden bir tanesi.
Ancak ilk izlenimlerim vermek istiyorum.
Yalınlık hat safhada, kurgu mükemmel. Sahne anlatımlarında imgelemem ve görüntü zorlamamaları ve pervasız dağınıklar yok değil, ancak bu kusurları Emre'nin hayalgücü, birikimi ve kalbinin büyüklüğü içinde kayboluyor. Şiirin nesri üzerinde eskiz, desen, güzelleştirme ve iyileştirme çalışmaları yapılmamış gibi duruyor. Şiir, sonsuzluk derecesinde yazılabilecek varyeteyi içinde barındırır. Bu şiir imgelem kristalizasyonundaki netlik ve anlamın damıtılmasında kullanılan içtenlik ve zeka; Emrede doğal şair dürtüsüne sahip olduğu yönünde haberler veriyor bizlere.
Stephane Mallarme'nin son sözleri yine yazdıkları üzerineydi "bitirseydim güzel olacaktı" deyip bir türlü bitiremediği ve üzerinde çalıştığı ve yarım yamalak bir çok şiirinin olduğu bilinmektedir.
Ancak, asli ve kaçınılmaz bir lanet olarak, varoluşun o cıcıl cıvıl yaratma anlarına sonradan aklın kirini daha az bulaştırmamız gerektiğini de Mallarme'nin durumu bizlere bir şeyler hatırlatıyor gibi. İnsanın en bayağı eylemi bile "Bitmeyen başyapıt"tır. Bir meta2ya dönüşmediği takdirde, insanoğlu yada kızının duygularının en ufak kırıntısının bile çöpe atılmaması gerektiğini, yazılması ve kaydının tutulması gereken bir destan olduğuna inanırım. Estetik kaygılar kimin umurunda.
Daha sonra devam etmeyi düşünüyorum.
Ezberlemekte ve tekrarda fayda görüyorum.
Rüya renginde yaşıyorum
uzaklığını
Sanki yakın olsan
Solacak yalnızlığım.
Adamlarını öldürme
cesareti var bende
şayet kadınlarını
sana benzetirsem bir şehrin.
Aramızdaki
elçilerin adını
"ellerin" koydum
Emre'ye özgün şiir demetleri için teşekkürü bir borç biliyorum.
Selamlar ve saygılar