İsviçre’de Ehliyet Sınavının Algoritması
Popüler
Makale
İşte dört başı mamur “bizlik bir hikaye.”
İsviçre’de Ehliyet Sınavının Algoritması
İsviçre’de ehliyet alabilmek için iki sınavı başarmak gerekiyor. Sınavlardan biri teorik, diğeri pratik. Teori sınavına, eskiden, isteyen istediği dilde girebiliyordu. Yasa değişikliğinden sonra bu “özgürlük” kaldırıldı. Sınav şimdilerde sadece Almanca (İsviçre’nin Almanca konuşulan bölgesi için). Bu durumun en çok bizimkilerini etkilediğini, sanırım, belirtmeme gerek yok.
Peki çözüm?
İşte dört başı mamur “bizlik bir hikaye.”
“Kan kaybolmaz” derler ya, bence o, “Gen kaybolmaz” diye düzeltilmeli; ya da ne bilim, belki de aynı manaya geliyorlardır.
Sınav Almanca olduğuna göre “normal” insanın aklına ne gelir? Almanca öğrenmek. Peki Kürdün-Türkün aklına ne gelir? :)
Kimse alınmasın, gönül falan da koymasın, bu bizim fotoğrafımız.
“Anlamadım, ne anlatacak?”
“Sınav sorularının yanıtlarını.”
“Nasıl? Senin Almancan yok ki!”
“Almanca gerekmiyor. Örneğin: Eğer cevapta “muss” büyük harflerle yazılmışsa, o şık; rakamların içinden en büyük olan, “nur” kelimesi iki kere geçiyorsa, işaret sorularında ortadaki, şeritli sorularda içinde “nicht” olan işaretlenecek...
“Ücreti ne kadar?”
“1500 frank”
“İyi de, bu parayla günlük hayata yetecek bir Almanca da öğrenebilirsin”
Bir iki hafta sonra, tesadüf ettim. Sınavının nasıl geçtiğini sordum. Güldü. Demek, başarmıştı.
“Abi, sen bana güldün ama tek hatayla geçtim” dedi ve ekledi “bilmiyordum, bilseydim ona da dikkat ederdim. Sınavı hatasız verirsen, direksiyon kursunu ücretsiz yapabiliyormuşsun.”
Hakikaten, anlaşılması zor bir durum. Hangi beyin oturur bunu düşünür ve bulur? Yıllar evvel Erdener Abi, “bu zekayı kamuya yatırsaydık, çoktan fezaya gitmiştik” benzeri bir laf etmişti.
Aynı fikirdeyim. İsviçre’de, Almanca yapılan bir sınavda algoritmayı çözen, bunu ticarete yatıran ve temiz para kazanan beyin iğdiş edilmemiş, zamanında tuza yatırılabilmiş olsaydı, bence, en hakikisinden şarap olurdu. Oysa aynı beyin, piyasade, kaçak rakı gibi dolanıp duruyor. Bugün birini sarhoş eder, yarın toplu katliam olur.
Ve biz gazetelerde, kural ihlali yapmış bir Türkün (Kürt, henüz Almanca resmiyetinde geçmiyor) ölümlü bir kazaya sebep olduğunu okuduğumuzda, kaza raporunda, asla bu tür bir zekaya gönderme yapılmayacağını biliriz.
Beyazıt’ın yüzüğündeki taşıdığı zehri, çoktandır zeka olarak beynimizde taşıyoruz. Keşke durum, Aziz Nesin’in dediği gibi olsaydı; korkarım değil.
Zeka Bayramı’nız kutlu olsun!
Hasever
Zürich, 30 Ağustos 2011
Üye eleştirileri
Toplam 1 üyeden ortalama puan:
Son Güncelleme: Ağustos 31, 2011
#1 Eleştirmen - Bütün eleştirilerime bakın
Şark Kurnazlığı
Başka türlü işliyor bizim beyinlerimiz; bu konuda benim de aklıma gelen pekçok örnek var..Bizim yeni 1 liralık madeni paraların yiyecek içecek otomatlarında 1 euro gibi çalıştığını keşfetme, buralarda 30 gün olan beğenilmeyen malı sorgusuz sualsiz iade edebilme tüketici hakkını, bir malı 30 gün bedava kullanma hakkı olarak anlayıp, ihtiyacı bile olmadığı şeylere saldırma, trafikte herkesi aptal bir kendisini zeki sanıp, millet dönüş şeridinde sırasını beklerken, transit şeritte son cm'ye kadar gidip, son anda kafasını sokmalar vs.vs..
Bu gibi özellikler her kültürde olan sıradan, masum günlük üçkağıtlar gibi algınabiliyor..Ancak bence bu gibi ayrıntılar bence bir kültürü anlamak için yabana atılmayacak veriler.
Bizdeki otoriter devleti Kemalizm'e bağlarlar mesala. Ancak kanımca otoriter devlet neden değil sonuç; işte semptomları bu gibi ayrıntılar olan kültürün bir sonucu. Gözden kaçırılan böyle bir kültür üzerinde demokrasinin ya da daha ileri bir siyasi kültürün kurulamayacağı.. Geçen sen Murat Belge'nin bir röportajını aktarmıştın Forum'da..AKP'nin kimi otoriter uygulamaları olduğunu kabül ediyor ama büyük bir pişkinlikle bunu Kemalist/Militarist devletin yarattığı boğucu kültüre bağlıyordu..Oysa hesap ortada; Jön Türklerle bağlantısı içinde al, Kemalizmin tarihi topu topu bir yüzyıldır..Oysa Doğu Despotizmi bin yldır bilfiil iktidardadır, hem de iktidarın çok daha güçlü formu, kültürel iktidar olarak..Aslında Belge'nin söylediğinin tam tersi geçerli; devralınan kültür yüzünden Militarist/Nobran bir devlet açığa çıkmıştır, bütün tarih boyunca olduğu gibi. Belki de Sovyetlerin devraldığı "Rus Despotizmi" yüzünden Sosyalist Devletin de otoriterleşmesi gibi
-

Filiz Hanım,
Yorumunuzdan anladığım kadarıyla, siz, teori sınavında değil direksiyon sınavında şansızlık yaşamışsınız. Biliyorum. Tanıdıklarım içinde, bugüne kadar, var olan ehliyetini tek sınav hakkıyla dönüştürebilen bir kişi oldu; o dostum da, değil araba kullanmak, otomobil yarışlarında sorunsuz yarışablecek şekilde ustaydı. Yine de ekspertin "lütfen, yanınızda hep bir ekspert varmış gibi kullanın" dediğini bilirim. Anlamı şu olsa gerek, "ben size bu ehliyeti "tek seferde" vermezdim fakat neyleyim ki çok iyisiniz." Genel temayül bu. Trafik kursu, ilk yardım, teori sınavı yapmadan ehliyet vermiyorlar. Sizin de durumunuz böyle olsa gerek.
Filiz Hanım,
Yazıya konu olan "sorun," teori sınavını, tek kelime Almanca bilmeden geçme isteği ve uyanıklığı. Bunu her türlü yanlış, haksız ve tehlikeli buluyorum. Beni anlayacağınızı düşünüyorum. Karşı olduğum bir işe aracı olmak istemem. Sizi o kişiyle buluşturmam, bu uyanıklığı yapan kişiye, dolaylı da olsa, "müşteri" sağlamam anlamına gelir ki, yapamam, beni bağışlayın...
Yazıdaki kişiyle aynı kaderi paylaştığınızı söylemişsiniz. Hayır! Siz yapılması gerekeni yapmış, trafiğin gerektirdiği bütü ciddiyeti göstermişsiniz. Bütün talihsizliğiniz "kötü" bir eksperte denk gelmiş olmanız....
Saygılarımla
-
2011-10-27 10:11:20 |SAdministrator| Murat

Biz de burada ehliyet başvurusunu yaptık. Yakında ilk olarak teori sınavına gireceğiz, ona hazırlanıyoruz. Ancak şimdiye kadar direksiyon sınavına giren arkadaşlarımız bayağı bir sıkıntı çektiler. İlk seferde sadece bir kişi geçebildi. İngilizler bu arkadaşımız için çok şanslı (bloody lucky) diyorlar
Şöyle diyebiliriz: Formula 1 sürücüsü Lewis Hamilton bu sınavı altıncıda geçebilmiş. Gerçi onunki anlaşılabilir, herhalde aracı yarıştaki gibi sürmüştür eleman.
Aslında İngiltere'de çok tartışılıyor bu konu. Örneğin Avrupa Birliği üyesi herhangi bir İtalyan, İspanyol vatandaşı bir başvuru formu ile kendi ehliyetini hemen değiştirebiliyor ancak yine herhangi bir İngiliz vatandaşı veya bizim gibi burada geçici oturanlar sıkıntı çekiyorlar. Biraz önce çalışma arkadaşlarımdan biri üçüncü kez sınava gitti.
Anladığım kadarıyla burasını bir kazanç kapısı olarak bellemişler, her sınav için ayrı para alıyorlar.Bakalım biz İlknur'la ne yapacağız? Ehliyeti alınca yine buraya yazarım
)
-
2011-10-27 13:32:45 |SAdministrator| hasever
-
2011-10-27 15:21:05 |SAdministrator| Murat

Sağ-sol davası soldan gittiğimiz sürece problem yaratmıyor. Problem saçma sapan kuralları. Yok ilk önce aynaya bak sonra sinyal ver sonra manevra yap (MSM), yok direksiyonu iki elinle çevir, yok daha bir sürü şey. Yoksa trafikte problem yok. Yaklaşık dört yıldır zaten araba kullanıyoruz buralarda. Kalıcı hale geldikten sonra 12 ay içinde ehliyeti yenilememiz gerekli. Yoksa buraya sonsuza kadar turist olarak gelsem ehliyet istemiyorlar.
-
2012-01-16 15:15:34 |SAdministrator| hasever
-
2012-01-16 15:21:11 |SAdministrator| Murat
-
2012-01-16 23:14:19 |SAdministrator| hasever
-
2012-01-17 08:11:19 |SAdministrator| Murat
-
2012-01-17 08:26:00 |SAdministrator| hasever

Murat
Avrupalıların "ilk sefer" takıntı ve titizliğini bilen biri olarak söylüyorum, demek otomobil kullanımında Mahir'sin. Çok yeteneksiz olduğum bir alan. 7 yıllık bura ehliyetim var ama toplam 7 saat kullanmamışımdır. Tebrik ediyor, İlknur' başarılar diliyorum ve umarım İlknur için çıtayı fazla yükseltmemişsindir

-
2012-01-17 13:56:22 |Administrator| AliOsman
Yorumlar
Avrupalıların "ilk sefer" takıntı ve titizliğini bilen biri olarak söylüyorum, demek otomobil kullanımında Mahir'sin. Çok yeteneksiz olduğum bir alan. 7 yıllık bura ehliyetim var ama toplam 7 saat kullanmamışımdı r. Tebrik ediyor, İlknur' başarılar diliyorum ve umarım İlknur için çıtayı fazla yükseltmemişsin dir
Yoksa direksiyon sınavını mı ilk seferde aldın? Eğer öyleyse, şapka çıkardığımı söylemiş olayım.
Bu tür sınavlar küçük görünür ama mide bulandırırlar.
Geçmiş olsun!
Tekrar tebrikler
"I was bloody lucky"
Şimdiden kolay gelsin. Sizde, yetmezmiş gibi, bir de sağ-sol davası var; fakat hatırlıyorum da birader de pek gündem olmamıştı. Sorayım, belki size bir bilgi yardımı olabilir.
bloody lucky'nin Türkçe karşılığı da güzeldir, fakat buraya almayalım
Kolay gelsin
Aslında İngiltere'de çok tartışılıyor bu konu. Örneğin Avrupa Birliği üyesi herhangi bir İtalyan, İspanyol vatandaşı bir başvuru formu ile kendi ehliyetini hemen değiştirebiliyo r ancak yine herhangi bir İngiliz vatandaşı veya bizim gibi burada geçici oturanlar sıkıntı çekiyorlar. Biraz önce çalışma arkadaşlarımdan biri üçüncü kez sınava gitti.
Anladığım kadarıyla burasını bir kazanç kapısı olarak bellemişler, her sınav için ayrı para alıyorlar.
Bakalım biz İlknur'la ne yapacağız? Ehliyeti alınca yine buraya yazarım:-))

slm ben turkiyeden geleli 2 yil oldu turkiyede ehliyetim ve arabam oldugu yani araba kullandigim halde buranin trafik kurallarina uyum saglaya bilmek icin yaklasik 30 saat direksiyon dersi aldim tek sinav hakkim oldugu icin kusursuz olmaliydi hataya yer yok diye duydum bide sans meselesi eksperin insafina kalmis neyse sinava girdim ve tek bir hatadan ehliyeti kaybettim itiraz ettim ama bisey degismedi birde ekstradan 1600 frank cebimden gitti yazinizdaki o almanca bilmeyen insanla ayni kaderi paylasiyorum ve bence cok sansli direksiyon ogretmenim sinavi alamadigimda cok sasirdi cok kuralci oldugumu iyi biliyor cunki demek istedigim suan ehliyetim yok ve bu cok can sikici almanyada araba kullaniyorum turkiyeye arabayla gidiyoruz esimle birlikte isvicreden ciktigimda arabayi ben kullaniyorum ve simdiye kadar ne kendime nede birbaskasinin malina yada canina zarar vermedim bana yapilanin haksiklik oldugunu ve hatta ayrimclik oldugunu dusunuyorum ve ehliyetini alan kisiyi kastediyorum ona ulasmami saglarsaniz size minnettar kalicam lutfen yardim edin sadece ulasmami saglayin....saygilarimla