Kultur-Sanat Bütün Yazılar Haber-Duyuru Haber Almanya'da Sol Parti'nin Çıkışı
 

Almanya'da Sol Parti'nin Çıkışı Popüler

Almanya'da 27 Eylül'de yapılacak genel seçimlere bir aydan az bir süre kala, ülkedeki 16 eyaletin üçünde yapılan seçimlerde Başbakan Angela Merkel'in Hristiyan Demokratik Birlik Partisi ciddi oy kaybı yaşadı.  

İktidarda olduğu üç eyaletten ikisini kaybeden Merkel, Saarland ve Türingen'de 10'ar puan düşüşle % 40'lardan % 30'lara indi. Angela Merkel yalnızca Hristiyan Demokratlar’ın kalelerinden Saksonya Eyaleti’nde iktidarını koruyabildi. 

Buna karşılık Merkel'in büyük koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti SPD, Türingen ve Saksonya'da oylarını çok az artırdı, Saarland'da ise ciddi bir kayba uğradı. 

 

 

 

SOL PARTİ  ÇIKIŞ YAPTI

Sol Parti ise üç eyalette de % 20'yi aşan oranda oy aldı. Parti en tanınmış liderlerinden Oskar Lafontaine'in memleketi olan Saarland'da SPD'den de fazla oy aldı. 

Bu durumda parti Saarland ve Türingen'de Eyalet Parlamentosu’na girdi. Eyalet yönetiminde koalisyona girme olasılığı doğdu. 

Sol Parti, Afganistan'a Alman askeri gönderilmesine karşı çıkan ve radikal bir gelir paylaşımı öneriyor. 

Sonuçlar, 1 ay sonra yapılacak genel seçimler açısından büyük önem taşıyor. 

Kesin olmayan sonuçlara göre üç eyaletteki oy dağılımı şu şekilde:

TÜRİNGEN:

CDU (ALMAN HIRİSTİYAN DEMOKRAT PARTİ): % 32,5

DİE LİNKE. (SOL PARTİ): % 26  

SPD (ALMAN SOSYAL DEMOKRAT PARTİSİ): % 18,5

DİE GRÜNEN (YEŞİLLER): % 5,5 

SAARLAND:

CDU: % 34,5

SPD: % 25

DİE LİNKE: % 21

DİE GRÜNEN: % 5,5 

SAKSONYA:

CDU: % 41

DİE LİNKE: % 20

SPD: % 10

DİE GRÜNEN: % 6

http://www.turnusol.biz/public/haber.aspx?id=5363&pid=31&haber=Almanyada%20Sol%20Partinin%20zaferi

 

Üye eleştirileri

Bu tanıtım için henüz üye eleştirisi yok

Puanlar (daha yüksek daha iyi)
İçerik/Fikir  
Yazıda Dile Getirilen Fikirlere Katılıyorum
Üslup  
Yazının kullandığı üslubu beğendim
Yorum
    Please enter the security code.
 
 
Powered by JReviews
Yorumlar (2)
  • guclu
    avatar

    Japon seçimleri benim de dikkatimi çekti. Bu durum, kesinlikle senin de vurguladığın "batan gemi" durumuyla ilgili.

    Tabi bu arada "batan geminin" içinde de dikkate değer olaylar oluyor. Mesela geçen gün yüzbinlerce kişi, iki milyon da diyorlar da ben ihtiyatlı davrandım, Beyaz Saray'ın önünde toplanıp muhtemel bir "sağlık reformuna" karşı bütün tepkilerini dile getirdiler. Obama'yı "sosyalizmi kurmak istemekle" suçlamışlar. "Bizim paramızla yoksulların sağlık harcamalarını finanse etmeyin" diye höykürmüşler.

    Bu tür bir slogan etrafında toplanan bir kalabalığa herhangi bir şekilde "liberal" denilebilir mi, gerçekten bilemiyorum. Liberalizme olan antipatime rağmen söyleyeyim. Başka bir şeyi savunuyor bu insanlar. "Altta kalanın canı çıksın ve biz üstteyiz"dir bunun tam karşılığı.

  • ayhan
    avatar

    Bence çok önemli bir durum. Sol parti başka bir AB projesinden bahsediyor ve Amerikan güdümüne karşı açık bir tutum içinde. Almanya'nın AB içindeki ağırlığı düşünüldüğünde geleceğe etki edebilecek bir siyasi aktör olarak kendini kabul ettirmiş durumda. Dikkate değer bir durum..

    Önemli bir gelişme daha var o da Japonya. Bu ayın başında yapılan seçimlerde liberal partinin 50 yıllık iktidarı bitti. Hükümeti kuracak yeni parti yine çok açık bir şekilde Amerika ile ilişkilerin yeniden gözden geçirileceğini deklare etti. Başta Çin ile olmak üzere Uzakdoğu'da daha aktif bir politika izlenecekmiş.

    Sovyetlerin yıkılmasından sonra ortaya çıkan üç kutuplu dünyanın (ya da bir artı iki tane buçuk) iki kutbunda ABD sorgulanıyor. Herkes batan geminin farkında. Japonya'da durum net. Avrupa'da henüz Almanya ile sınırlı olsa da yankısını bulacaktır. Geçen hafta Almanya'da yüzbinlerce kişinin katıldığı eylemler Avrupa çapında destek görmüş.

    Değişen konjonktürün siyasal düzeyde ilk önemli adımlarını izlediğimizi düşünüyorum. Eylül ayı önemli bir ay oldu.

Yorum yaz
Your Contact Details:
Yorumlar:
[b] [i] [u] [s] [url] [quote] [code] [img]   
:D:angry::angry-red::evil::idea::love::x:no-comments::ooo::pirate::?::(
:sleep::););)):0

Yorumlar   

 
0 #2 Güçlü Kuvvetli 16-09-2009 12:08
Japon seçimleri benim de dikkatimi çekti. Bu durum, kesinlikle senin de vurguladığın "batan gemi" durumuyla ilgili.

Tabi bu arada "batan geminin" içinde de dikkate değer olaylar oluyor. Mesela geçen gün yüzbinlerce kişi, iki milyon da diyorlar da ben ihtiyatlı davrandım, Beyaz Saray'ın önünde toplanıp muhtemel bir "sağlık reformuna" karşı bütün tepkilerini dile getirdiler. Obama'yı "sosyalizmi kurmak istemekle" suçlamışlar. "Bizim paramızla yoksulların sağlık harcamalarını finanse etmeyin" diye höykürmüşler.

Bu tür bir slogan etrafında toplanan bir kalabalığa herhangi bir şekilde "liberal" denilebilir mi, gerçekten bilemiyorum. Liberalizme olan antipatime rağmen söyleyeyim. Başka bir şeyi savunuyor bu insanlar. "Altta kalanın canı çıksın ve biz üstteyiz"dir bunun tam karşılığı.
Alıntı
 
 
0 #1 Ayhan T. 16-09-2009 01:16
Bence çok önemli bir durum. Sol parti başka bir AB projesinden bahsediyor ve Amerikan güdümüne karşı açık bir tutum içinde. Almanya'nın AB içindeki ağırlığı düşünüldüğünde geleceğe etki edebilecek bir siyasi aktör olarak kendini kabul ettirmiş durumda. Dikkate değer bir durum..

Önemli bir gelişme daha var o da Japonya. Bu ayın başında yapılan seçimlerde liberal partinin 50 yıllık iktidarı bitti. Hükümeti kuracak yeni parti yine çok açık bir şekilde Amerika ile ilişkilerin yeniden gözden geçirileceğini deklare etti. Başta Çin ile olmak üzere Uzakdoğu'da daha aktif bir politika izlenecekmiş.

Sovyetlerin yıkılmasından sonra ortaya çıkan üç kutuplu dünyanın (ya da bir artı iki tane buçuk) iki kutbunda ABD sorgulanıyor. Herkes batan geminin farkında. Japonya'da durum net. Avrupa'da henüz Almanya ile sınırlı olsa da yankısını bulacaktır. Geçen hafta Almanya'da yüzbinlerce kişinin katıldığı eylemler Avrupa çapında destek görmüş.

Değişen konjonktürün siyasal düzeyde ilk önemli adımlarını izlediğimizi düşünüyorum. Eylül ayı önemli bir ay oldu.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile