Hoş geldiniz, Ziyaretçi
Kullanıcı Adı Şifre: Beni hatırla

Klasikler Hala Okunabilir mi?
(1 inceleyen) (1) Ziyaretçi

BAŞLIK: Klasikler Hala Okunabilir mi?

Klasikler Hala Okunabilir mi? 07 Kas 2008 14:01 #820

  • guclu
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Hatip
  • Gönderiler: 345
  • Karma: 7
Lise ve üniversite dönemimde malesef çok az klasik roman okudum. Koca Rus edebiyatını birkaç roman hariç pas geçtim mesela. Son bir iki yılda azmedip açığımı kapamaya çalışıyorum. Ama yine de tam oturmayan, okurken akıcı olmayan bir şeyler var gibime geliyor. Tolstoy da Dostoyevski'de muhteşem yazarlar, itiraz edeni Allah çarpar, amenna ama mevzuların geçtiği ortam, kişiler, yerler, doğal olarak günümüzden çok öenceki bir döneme aitler. Bu da benim bu romanlardaki mevzulara tam kapılabilmeme mani oluyor. 20. yüzyıl yazarlarında bu tür sıkıntılarım olmuyor ama. Hemingway, Camus, Marquez'i falan taş gibi okuyorum.

Klasikleri, yani 18-19. yüzyıl edebiyatını okumak yıllar geçtikçe daha da zorlaşacak sanırım. Başka bir dünyadan gelen satırlar sonuçta onlar.

Cvp:Klasikler Hala Okunabilir mi? 07 Kas 2008 14:40 #822

  • emrahpolat
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Hatip
  • Gönderiler: 315
  • Karma: 8
dürüst davranmışsın genelde insanlar okuMUŞ gibi yapıyorlar 'nedense'.

Cvp:Klasikler Hala Okunabilir mi? 07 Kas 2008 14:51 #823

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
Güçlü ben çok farklı düşünüyorum; Marquez, Perec bir tarafa bana da çağdaş romanlar hiç haz vermiyor;

Çok beylik olacak ama klasikleri klasik yapan aktüel temaları değil evrensel temaları ele alıyor olmaları;

Mesala "Suç ve Ceza".

Raskolnikov bence ebedi koskoca bir etik sorunsalla karşı karşıya kalıyor ve bu sorunsalın sadece 19.yüzyıla ait olduğunu düşünmek hata olur.

Önlerinde uzun bir gelecek ve büyük potansiyeller duran gençler yokluk hatta belki açlık içinde kıvranırken,insanlığa hiçbir faydası olmayan, ceberrut, yaşlı, zaten ölmek üzere olan tefeci bir kadını öldürmek suç mudur?

Sonra bir de aşk olayı var; klasik romanlar dışında aşkın çağdaş romanda anlatılabileceğine pek inanmıyorum; günümüzde aşk porno ile bulaşık olmak durumundadır; çünkü artık porno var. Adorno'nun ünlü lafı, "Auschwitz'ten sonra artık şiir yazılamaz" , yazılırsa şerefsizlik olur türünden yargısı günümüzde aşk için de söylenebilir; post-modern ve porno çağında aşk yazılamaz.
Son Düzenleme: 07 Kas 2008 14:53 Düzenleyen onder.

Cvp:Klasikler Hala Okunabilir mi? 07 Kas 2008 15:28 #826

  • guclu
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Hatip
  • Gönderiler: 345
  • Karma: 7
Bütün her şey gibi duygular da tarihsel midir acaba? Zamanın çok daha yavaş akarmış gibi hissedildiği, sosyal ilişkilerin bambaşka yaşandığı, kadınlarla erkeklerin paylaşım alanlarının şimdikine göre çok kısıtlı olduğu bir döneme ait romanlar bunlar. Ortalama ömür kısa, hafif bir soğuk algınlığı anında vereme çeviriyor, bir yerden bir yere gitmek aylar alıyor, iletişim mektuplarla yürüyor falan. Bu yılların duygusal ortamı da bambaşka olur kuşkusuz.
Son Düzenleme: 07 Kas 2008 15:29 Düzenleyen guclu.

Cvp:Klasikler Hala Okunabilir mi? 07 Kas 2008 15:32 #827

  • guclu
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Hatip
  • Gönderiler: 345
  • Karma: 7
Bir de o yıllardan bu yana devamlı aşk romanı yazılıyor, pembe dizisi de var, benim okuduğum en güzel aşk romanı olan "Kolera Günlerinde Aşk" da var. Yani bence aşk yazılmaya devam ediyor, hem de hiç durmadan..

Cvp:Klasikler Hala Okunabilir mi? 07 Kas 2008 16:13 #828

  • AliOsman
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Hatip
  • Gönderiler: 522
  • Karma: 7
Daha önce yazdığım 'Kütüphanem, Kitaplarım' başlıklı yazımda şöyle demişim :

Bazen insan ne okuyacagini sasiriyor... Kitapliga bakiyorum, hala okunmadik kitaplar var. Ayni okunmayan kitaplara yillardir baktigimi fark ettim. O kadar asina olmusum ki kapaklara, sanki okumusum gibi hizla geçiyor kitaplarin üzerinden gözlerim.

Sürekli yeni kitaplar aliyorum ama her nedense o bir grup eski, bir türlü okunamiyor. Bu yüzlesmeden korkttugum için Vedat Türkali'nin Güven'ini çikar çikmaz, karar verip bir çirpida okumustum. Ben her kitapçiya girdigimde ya da satin almissam evde ya da arkadaslarin kütüphanelerinde, bu tugla ciltli kitabi görüp, ömür boyu bunun ezikligini mi mi duyacaktim ? Zaten Anna Karenina ve Savas ve Baris için bu ezikligi duyuyordum. Simdilerde karar verdim, arasira da olsa okuyup, artik huzurumu kaçirmaya baslayan bu kitaplardan kurtulacagim.'...


Sonra da şöyle devam etmiştim :

'Simdi ise yeni yasamlarimiz ve yeni yaslarimizla, uzun zaman sonra bazi kitaplar yeniden okundugunda nasil keyifler alabiliriz ? Sorusunu cevaplamak için tam 20 yil sonra Suç ve Ceza'yi bir daha okuyayim dedim. Her ne kadar 200. sayfalarda dahi olsam hayal kirikligi yasadigimi söyleyebilirim.Bayila bayila okudugum kitap, öylesine gidiyor iste... Ulan tercümanin hiyarligi mi diye de düsünmeden edemedim. Çünkü kitap Bordo-Siyah yayinevinden çikmis. Adamlar tam bir facia bence.. Daha önce bir iki kitablarini okudum. Kafayi Türkçesine takmayayim diyorum. Takilmayacak gibi degil ki ? Acaba ayni hiyarligi bu kitaba da yapmislar midir diyorum kendi kendime ..? Yahu o degil de siradaki eski kitap, en sevdigim kitaplardan, Marquez'in Yüzyillik Yanlizlik'i idi. Ondan sonrada Kolera Günlerinde Aski okuyacaktim. Yasadigim hayalkirikligindan sonra bu okumalar beni biraz daraltti.'


Bu yazıdan bu tarafa neredeyse bir yıl geçti halen Kolera Günlerinde Aşk ve Yüzyıllık Yanlızlığa başlayamadım.

Cvp:Klasikler Hala Okunabilir mi? 09 Kas 2008 21:34 #829

  • annakarenin
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Torun
  • Gönderiler: 17
  • Karma: 2
Okunabilir ve hatta okunmalı diye düşünüyorum.

Bundan birkaç yıl öncesine kadar pek bir uzak durma eğilimindeydim klasiklere... Ortaokul döneminde babamın kütüphanesinden alıp okuduklarımla ama -haliyle- o zamanlar ne kadar sindirebildiğim şüphe götürür halimle yetiniyordum. Benim bir takıntım var: okuduğum yazarın ardarda birkaç -hatta mümkünse tamamına yakını- kitabını okuyarak, o yazarı çözüp, rafa kaldırmak... E hal böyle olunca, Mehmet Eroğlu'nun cesaret ve tutku konusundaki takıntısını, Vedat Türkali'nin neredeyse her romanında, arada çokça yaş farkı bulunan bir aşk hikayesini anlattığını, Kundera'nın gözlemde eksik kaldığını ama "büyük cümlelerle" hatırda kaldığını, vs. düşünmeye başladığımda kabak tadı vermeye başladı. Klasikleri okumaya başladığımdan beri ise, halen formülize edememek beni deli ediyor... Yok... Dostoyevski'nin formülü yok, Yeraltından Notlar nerde, Ölü Bir Evden Hatıralar nerde... Kafka'nın formülü şifreli anlatımı ama yine bu tanım da eksik kalıyor. Tolstoy "gelenekçi" olarak bilinir: Anna Karanina'da Anna'yı mı mahkum eder, onu dışlayan toplumu mu? Balzac... Onun o ağdalı diliyle uğraşamayacağımdan çözmeye çalışmaktan vazgeçtim...

Velhasıl kelam, adamlar boşuna "klasik" olmamış... Varmış insanoğlunun bir bildiği...

Cvp:Klasikler Hala Okunabilir mi? 10 Kas 2008 06:49 #830

  • guclu
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Hatip
  • Gönderiler: 345
  • Karma: 7
Benim "sıkıntım", bu eserlerin edebi değeri, ilk olmaları, büyük cümleleri falan değil; ortaya çıktıkları tarihsel dönem ve insan ilişkilerinin dönüşmüş/değişmiş olmasının benimle eser arasına mesafe koyması. Aynı mesafeyi, daha önce de belirttiğim gibi, Steinbeck, Hemingway, Camus'da falan hissetmiyorum. Muhtemelen "psikolojik"...

Cvp:Klasikler Hala Okunabilir mi? 10 Kas 2008 21:47 #834

  • annakarenin
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Torun
  • Gönderiler: 17
  • Karma: 2
Bir de şöyle birşey var tabi... Herkes (her oku-sever), kendi penceresine, bakış açısına göre seçer, bunu da yargılamak ne kadar doğru ki?

Ben de Oğuz Atay okuyamıyorum. Ayıplıyorlar beni... :D Ne denediysem olmadı... Tehlikeli Oyunlar, Tutunamayanlar... Hiçbiri 30. sayfa barajını aşamadı...

Engin Geçtan... Her kitabı uzak olsun... Alınmışsa da, kitaplığımda öylece dursun...

Bilge Karasu... Ayıplanma sebeplerimden biri... :( Kabusum oldu...

Foucalt Sarkacı... 13 yıldır okunmayı bekler garibim... (Üstelik kitap emanet, hala okuyup iade edeceğim hesapta... )

Cvp:Klasikler Hala Okunabilir mi? 11 Kas 2008 06:50 #835

  • guclu
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Hatip
  • Gönderiler: 345
  • Karma: 7
Oğuz Atay kolay okunacak bir yazar değil kesinlikle, daha doğrusu başlamak için uygun bir ruh hali gerektiren bir yazar. Çok yoğun yazmış ve yazdıkları resmen tokat gibi. Tutunamayanlar'ı okuyan birçok insan kendisini "tutunamayan" biri olarak görmeye başlamıştı, bizim orta sınıf insanımız pek sever böyle tripleri:)

Bilge Karasu'nun bir kitabını okudum, Kılavuz, çok sarmadı, sadece rahmetlinin "gay" olduğunu kitabı okurken hissettim ve sonradan da bu his doğrulandı. Belki öteki kitapları daha güzeldir.

Selim İleri okudum ve çok baydı. Bu kadar duygusallık beni aşar.

Mehmet Eroğlu'nun ilk iki kitabını okudum, ötekileri de satın aldım ama bir türlü okumaya muvaffak olamadım. Üstadın üslubunda bir şey var ki okuyamıyorum. Büyük cümleler kuruyor, çok edebi cümleler, beni itiyor.

Ama her derde deva iki yazar vardır. Biri Orhan Kemal, öteki Aziz Nesin. Ne okunacağına karar verilemedikçe okumak lazım, neyse ki çok yazmışlar, çok kitapları var...
Sayfa oluşturulma süresi: 0.41 saniye
Top Posters Posts
onder 1144
AliOsman 522
Murat 415
guclu 345
emrahpolat 315
hasever 290
fetekos 89
mehmet özgür 68
Murattı 49
pia 44