Erkan,
Öncelikle gereksiz yere alınganlık gösterdiğini söylemek zorundayım. Bir defa "birlikte" birşeyler yapmanın en temel çağrışımını gözardı ediyorsun,"benim problemimin çözümünün burada olmadığıdır" diye rest çekerken. Herkes tam tamına hiç taviz vermeden "kendi çözümüni" görmek isterse herhangi bir birliktelik ya da senin tabirinle "okul" nasıl olacak?
Her bireyin farklı çözümleri, önerileri biribiryle çatışır, etkileşir ve sonuçta bu etkileşimden doğan ortak tarz oluşur. Benim bundan fazla dile getirdiğim birşey de yoktur.
Bunun haricinde, ben kendi adıma ön sayfada neyin yayınlanmaya değer, neyin değmez olduğuna karar verme yetkinliğini ve yetkesini kendimde görmüyorum. Senin de dediğin gibi "yahu bu yazdığım şey, yayınlamaya değer mi?" diye sorması gereken yazarın kendisidir. Mevcut durumda olan da budur. Yok bunu aşmalıyız demenin ne büyük çağrışımları olduğunu hesaba katıyor musun? Bir kere öyküleri değerlendirebilecek yetkinliğe sahip profesyonel bir yazı kurulunu gerektirir. Belki farketmedin ama bu sitede böyle bir yetkinliğe sahip, yani asli işi yazarlık ya da eleştirmenlik olan insanlar yok. Mühendis, banka memuru, avukat vs olan insanlarız.
Artı, siteye böyle profesyonel bir anlamda vakit ayıran arkadaşlar da yok aramızda. Senin bahsettiğin şey, full-time siteye zaman ayıran bir yazar kadrosunu gerektirir. Oysa bu site emekleme aşamasına bile geçmedi. Bu durumda yazarların kendi karar ve beğeni gücüne givenmekten başka çare var mı?
Gelelim çıtayı düşük tutma meselesine..Ben herhangi bir yerde çıtayı düşük tutalım demedim..Hatta Didem'in "Yeni Bir Tedavi Yöntemi" adlı öyküsüne yazdığım yorumda, senin kalite konusundaki kaygına sonuna kadar katıldığımı belirttim. Ben sadece çıtanın yükselmesinin zaman içinde kendiliğinden yavaş yavaş olacağını belirtmek istedim. Ha iyi bir sermayen vardır, profesyonel eleştirmenleri maaşla çalıştırabiliyorsundur, öykülere ciddi para ödülleri veriyorsundur yani kısacası site türkiye edebiyat camiasında kabul gören bir otorite haline gelmişdir, o zaman çıtayı istediğin anda hemen yüksek tutarsın. Ben bu anlamda senin beklediğin türden kaliteli öyküler gelmez dedim..E-Hayaleti kim biliyor, nerde esamesi okunuyor ki, üzerinde günlerce, aylarca çalışılmış bir öyküsünü insan bu siteye koysun..Bir kere herşeyden önce öyküsünün heba olacağını düşünür..Kurumsallaşmamış bir siteye öyküsünü ekleyerek başkalarının çalmasına olanak verdiğini düşünür..Ama site kurumsal bir yapıya kavuşur, insanlar buranın herkesin bildiği, saygı duyulan bir site olduğuna inanır o zaman çok kaliteli öyküler de gelir..Çünkü yazısının güvende olduğunu düşünür..
Sen olsan üzerinde onca emek verdiğin bir öykünü, bir Google araması sonucu karşına çıkan ilk edebiyat sitesine ekler misin? HayalEt'in durumu böyle bir siteden farklı değil ki..
Son olarak, sen bu site sadece edebiyat sitesi olsun diyorsun demedim..Aklımdan böyle birşey kesinlikle geçmedi çünkü bu konuyu seninle özelde de konuştuk..
Benim derdim, hayalet'teki edebiyat bölümünün başka pekçok alan ile birlikte bir bağlam içine oturduğuna vurgu yapmaktı..Yani açık konuşmak gerekirse, bu sitede kötü öykülerin bile yayınlanmasının bir işlevi olduğuna vurgu yapmaktı..Yani bir arkadaş, sadece öykü yazmak ile ilgilenen bir arkadaş bu siteye gelir, normal koşullarda haberdar olması mümkün olmayan politik meselelerden de haberdar olur. Gözucuyla da olsa, ha bak böyle bir mesele de varmış der.
Bu açıdan, sadece edebiyata odaklanmış bir siteden daha toleranslı olabilir HayalEt dedim. Ama bu kaliteden ödün vereceğiz anlamına gelmez..
Bak bu açıdan Büşra'nın son derece önemli ve samimi itirafına dikkatini çekerim:
İlk öykümü bu sitede yayınladım ve eleştirileri almazsam belki de son öyküm olacaktı.
İşte kendi açıma en önemli olan şey budur..Bu çok güzel birşey..Bu site bunu başardıysa demek ki iyi yoldayız..Ama Büşra'nın ilk öyküleri belki çok kötüydü..Ama siteden aldığı eleştiriler sayesinde belki daha iyi yazmak için kendini zorluyor..Belki sonuçta gerçekten de çok iyi yazacak..
Son olarak ön sayfa meslesinde senden farklı düşünmediğimi belirteyim..Bu konuda özelden yazıştığımız Emrah, Ali Osman, Murat şahidimdir. Herkesin, son öyküleri listeleyen bir modül olmasına rağmen öykülerini ön sayfaya koymasından ben de şikayet ettim..Hatta yazarlar ısrarla ön sayfaya koyduğunda admin arkadaşlardan biri de ısrarla ön sayfadan kaldırıyordu. Ama sonra pes edildi galiba..Sonra kendi adıma baktım madem genelde ön sayfaya konuyor öyküler, bu sefer ön sayfaya konulmayanları da ben kendim ön sayfaya aldım..Zira bazen haftalarca ön sayfada yeni bir yazı olmuyordu..Bu da siteye ilk kez gelenler açısından hoş bir izlenim değil..İnsanlar bu site demek ki ölü bir site güncellenmiyor diye düşünebilirdi..Hiç olmazsa öyküleri koyalım, sitede bir hareket görünsün dedik..
Tekrar: senin getirdiğin önerileri dışlıyor, ve katılmıyoruz demiyoruz..Mesaja başlarken ilk cümlede ilkesel olarak söylediklerine yüzde yüz katılıyoruz dedik..Ama sana istediğimiz ideal seviyede olmadığımız anlatmaya çalıştık..Herşey istediğimiz gibi olmuyor..Birşeyi yapıyorsun başka bir sakınca çıkıyor..El yordamıyla ilerliyoruz..Bütün söylediğimiz biraz sabırlı ol..Siteyi sahiplenen daha çok insan olsun, site daha çok tanınır hale gelsin, beklediklerin de olacaktır yavaş yavaş..