Hoş geldiniz, Ziyaretçi
Kullanıcı Adı Şifre: Beni hatırla

"Bu kadar parasızlık çeken bir kimsenin "para" üzerine yazı yazdığını sanmıyorum.."
(1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı
  • Sayfa:
  • 1

BAŞLIK: "Bu kadar parasızlık çeken bir kimsenin "para" üzerine yazı yazdığını sanmıyorum.."

"Bu kadar parasızlık çeken bir kimsenin "para" üzerine yazı yazdığını sanmıyorum.." 11 Tem 2009 16:55 #2486

  • Erkan Okay
Marks, Engels'e Katkı'nın elyazmalarının bittiğini müjdelediği mektupta yukarıdaki cümleyi yazdıktan sonra devam ediyor: "Bu konuyu işlemiş olan yazarların çoğu, araştırmalarının konusu bakımından son derece rahattılar." (Sayfa 16).

'Burjuvazi için' ve 'burjuvaziye karşı' tarih, felsefe, edebiyat, iktisat yapmak arasında dağlar kadar fark var. Bunu en iyi, bilim adamı, gazeteci, yazar postu altında gizlenmiş ideologlar bilirler..

Cvp:"Bu kadar parasızlık çeken bir kimsenin "para" üzerine yazı yazdığını sanmıyorum.." 12 Tem 2009 16:45 #2488

  • fetekos
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Çaylak
  • Gönderiler: 89
  • Karma: 12
İlk kez Katkı’ya girişte, eserlerinde açıklamakta cimri davrandığı konu olan yöntemi hakkında bilgi veriyor Marx. (Katkı, Sol. Y., ss.68-79. Grundrisse’in benim okuduğum baskısına da eklendiğini anımsıyorum Katkı’daki yöntem kısmının). Soyuttan somuta ilerleme yönteminin diyalektik maddeci değerlendirmesini sunuyor ve tarihsel sürece uygun soyutlama yöntemini çok kısa da olsa tanımlıyor burada.

Artık Ricardo’dan bağımsız kendi değer ve artı değer teorilerini ortaya koyduğu Grundrisse’te ele aldığı soyut ve somut emek kavramları, tarihsel bağlamla uyumlu bu soyutlama sürecinin önemli örneklerinden birini sergiliyor. Son derece kapsamlı bir kavram olan ve bu nedenle “bütünün kaos halinde bir görünüşü” olarak tanımladığı somutu, somut emeği değil, artı-değer üreten ücretli emeği, soyut emeği, ele alıyor Marx. Değerin kaynağı olarak gösterdiği emek zamanıyla ölçülen soyut emek, kapitalist üretim biçiminin tipik emek türüdür ve çözümlemede somut emekten daha işlevsel kabul edilir. Artı-değer üretiminin, kapitalist üretimin, yaygınlaştığı ve diğer tüm üretim biçimlerini kapsamaya, tüm emek biçimlerinin ücretli hale gelmeye başladığı, üretimin ihtiyaçtan ziyade artı-değer için yapıldığı dönemde artı-değer üreten soyut emeği somut emek karşısında öne çıkarmak anlaşılır bir şey. Zira ele alınan teori, bir sömürü mekanizması olarak kapitalist üretimi inceler, onun sömürü ilişkilerini ortaya koyar. Gene bu soyutlama, sonraki aşamada ortaya çıkan kapitalist toplumsal ilişkileri, diğer içsel yapıları açıklamak üzere de işlevseldir. Bu soyutlama sürecini ve altını çizerek söylemek gerekir ki bu soyutlamanın diyalektik maddeci özünü kavramadan, yönteminin gizli olacağını kendisinin de belirttiği Kapital’deki yapısal ilişkilerin çözümünü kavramanın sağlıklı olmadığı belirtilir haklı olarak.

İkinci okumalar benim için bu nedenle de önemli olacak. Özellikle neredeyse bütün eleştirilerin, hatta kendi döneminin burjuva iktisatçılarından itibaren karalamaların bile Marx'ın değer kavramı etrafında şekillendiği düşünülürse, bu yöntem konusunu tam olarak kavramanın rolü daha da anlam kazanır. Para teorisinin yanısıra bunun için de Katkı’yı önemsemek gerekir.

Cvp:"Bu kadar parasızlık çeken bir kimsenin "para" üzerine yazı yazdığını sanmıyorum.." 12 Tem 2009 17:02 #2489

  • fetekos
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Çaylak
  • Gönderiler: 89
  • Karma: 12
Bu arada, Marx’ın ilk iktisat çalışmalarını para üzerine yapmış olduğu ve ancak bundan sonra detaylı değer ve artı-değer analizlerine girişmiş bulunduğu görülüyor. Benim okuduğum Grundrisse versiyonunda "para üzerine" bölümü ilk çalışma olarak sıralanıyor. İngilizcesine baktım, konu sıralamalarında farklılık bulunsa da İngilizcesinde de defterlere para analizi ile başladığı görülüyor. Değer ve artı-değeri, para, kar oranı gibi kapitalizme içkin daha alt kategorileri açıklamak için kullandığını açıkça görüyoruz Kapital’de ama ilk eserlerinden itibaren bu iktisadi kavramların değer ve artı değer için başlangıç noktası olması dikkat çekici.

Cvp:"Bu kadar parasızlık çeken bir kimsenin "para" üzerine yazı yazdığını sanmıyorum.." 12 Tem 2009 17:23 #2490

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
Arkadaşlar,

Marx eksenli yapmayı düşündüğümüz türden kompleks okumalar için son derece faydalı olabilecek bir uygulama keşfettim. Geçen bahsetmiştim. üstelik bedava.

Erkan'ın bu başlık içindeki ilk mesajındaki Marks sözcüğüne bakarsanız nasıl çalıştığını görebilirsiniz. Marks sözcüğü linklenmiş oldu, backend'te sadece bir defalığına. Ama bundan sonra, yeni yazılar da dahil Marks sözcüğü otomatik olarak linklenecek (tabii şu anda alakasız bir makaleye linkli).

Bu uygulama, konuya yabancı arkadşların tartışmaları takip edebilmesi için çok faydalı olacak.

Mesala diyelim "üst-belirlenme", "yabancılaşma", "soyut emek" vs.vs gibi teknik kavramlar için, birazdan açacağım özel bir section/kategori yapısı içinde normal makale girer gibi kısa 1-2 paragraflık tanımlar girilecek. Sonra bu bulduğum uygulama içinde bu tanımlara bir kereye mahsus link verilecek. Böylece bu kavramlar her geçtiği yerde otomatik olarak link'lenecek ve okunmakta olan makaleden ayrılmadan, şık bir pop-up içinde listelenecek. örnekte gördüğünüz gibi.

Eğer okuma esnasında, teknik terimler için bu tür kısa tanımlar girilirse bir yan faaliyet olarak, çok değerli bir referans kaynağımız olur. Bu interaktif bir felsefe sözlüğü gibi olacak.

İzlemeye devam edin. Detaylar daha sonra. Bu Joomla'ya aşığım.

Cvp:"Bu kadar parasızlık çeken bir kimsenin "para" üzerine yazı yazdığını sanmıyorum.." 12 Tem 2009 18:49 #2492

  • Erkan Okay
Somut Emek ve Soyut Emek, Marks'ı okurken içinde rahatlıkla kaybolabileceğiniz iki kategori (Benim favorim Emek-Gücü ). Kapital I'in birinci bölümündenn birkaç yeri alıntıladım:

Emek ürününü, kullanım-değerinden soyutlarsak, aynı zamanda, onu kullanım-değeri yapan maddi öğelerden ve biçimlerden de soyutlamış oluruz; artık o, masa, ev, iplik ya da herhangi yararlı bir şey değildir. Maddi bir şey olarak varlığı, yokolmuştur. Ve artık kendisine, bir doğramacının, duvarcının, eğiricinin ya da başka türden belirli bir üretici emeğin ürünü olarak bakılamaz. Ürünlerin yararlı nitelikleri ile birlikte, hem bunlarda şekillenmiş çeşit çeşit emeğin yararlı niteliğini, hem de bu emeğin somut biçimlerini yoketmiş oluruz; hepsinde ortak olandan başka bir şey kalmamıştır; hepsi de tek ve aynı tür emeğe, soyut insan emeğine indirgenmiştir.


Üretici faaliyet, aldığı özel biçimi, yani emeğin yararlı niteliğini bir yana korsak, insan emek-gücünün harcanmasından başka bir şey değildir. Terzilik ve dokumacılık, nitelik bakımından farklı üretici faaliyetler olmakla birlikte, her ikisi de, insan beyninin, sinirlerinin ve kaslarının üretici harcamasıdır ve bu anlamda, bunlar, insan emeği olarak aynıdır. Bunlar, insan emek-gücünün farklı iki harcanma biçiminden başka bir şey değildir. Kuşkusuz, bütün değişiklikler içinde aynı kalan bu emek-gücünün, biçimlerin çeşitliliği içinde harcanamadan önce, belli bir gelişme düzeyine ulaşması gerekir. Ama bir metaın değeri, soyut insan emeğini, genel olarak insan emeğinin harcanmasını temsil eder. Tıpkı toplumda sıradan bir insan iken önemsiz bir rol oynadığı halde, bir general ya da bir banker olarak büyük bir rol oynaması gibi, salt insan emeğinin rolü de buna benzer.


Bu iki alıntıdan benim anladığım "Metada Somutlaşan Emeğin İki Yönlü" bir niteliği olduğu. Dokumacı ve Terzinin emek-gücü harcaması sonucu ürettikleri metalardaki emek birbirlerinden farklı ve bunun için somut ama emek-gücünün harcanması olarak bakılınca soyut emektir.

Cvp:"Bu kadar parasızlık çeken bir kimsenin "para" üzerine yazı yazdığını sanmıyorum.." 12 Tem 2009 18:56 #2493

  • Erkan Okay
Önder, çok yaşa! Bu özellik çok işe yarayacaktır.

Cvp:"Bu kadar parasızlık çeken bir kimsenin "para" üzerine yazı yazdığını sanmıyorum.." 12 Tem 2009 21:39 #2494

  • fetekos
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Çaylak
  • Gönderiler: 89
  • Karma: 12
Bu iki alıntıdan benim anladığım "Metada Somutlaşan Emeğin İki Yönlü" bir niteliği olduğu.


Aynen öyle. Aldığım çok kısa notlarda şöyle yazmışım: Bu da [Değindiğin, metada somutlaşan emeğin iki yönü, soyut ve somut emek]Grundrisse'te geliştirdiği büyük buluş sayesinde, yani hem üretilen metaların değişim değeri ve kullanım değeri olarak ayrılması hem de metaların meta ve para olarak ayrışmasının zorunlu, mantıksal sonucudur.

Bir sonraki adımda, benim anladığım kadarıyla, şöyle bir durum ortaya çıkıyor: Metaların niteliksel özdeşliği ve niceliksel farklılığı arasında oluşan çelişki, mübadele aşamasında yukarıdaki ikinci sonuçla çözülüyor. Yani metaların niteliksel özdeşliği kavramı aslında ekonomik faaliyet olarak mübadelenin varlığına aykırı bir durum ortaya çıkartıyor. Mübadelenin olabilmesi farklı kullnaım değerlerine sahip, farklı gereksinimleri karşılayan metaların değişimine bağlıdır. Dolayısıyla metaların niteliksel aynılığını ifade eden değişim değeri ile kullanım değeri arasında bir çelişki ortaya çıkar. Bu çelişki de metaların meta ve para olarak ayrışmasıyla çözülür. Benim için zor olan da bu ikinci süreç. Yukarıda dikkat çekmeye çalıştığım, Marx'ın ilk çalışmalarına para dolaşımı ile başlaması ve ardından değer ve artı-değere geçişi de bununla ilişkili olmalı aslında. Her metanın mübadelede çelişki yaratan niteliksel özdeşliğini çözecek olan para ile mübadele edilebilir olmasıdır. Yani para meta için bu ikinci sürecin sonunda aldığı şekille nihai bir değer ifadesidir.

Ama burada da çelişki bitmez. Yeni çelişkiler türer. Şöyle açıklıyor Marx (birebir alıntı değil, anladığımı not etmişim): Para mübadele sürecinin aracı olmaktan çıkar, metanın değişim değerini temsil etmesi gerekirken metayı değişim değerinden koparır, bir amaç halini alır."

Konu emeğin ikili yönüydü. Emeğin ikili niteliğini ortaya çıkaran bu iki önemli süreç işte Grundrisse'te ele alınıyor. Bu iki sürecin sonucunda da Marx'ın değer teorisinin özü olan ve onu Ricardo'dan geri dönüşsüz koparan emeğin ikili niteliği, Marx'ın Engels'e Kapital için yazdığı mektupta belirttiği gibi, teorisinin en önemli özgül kısmıdır:

"The best points in my book are: 1. (this is fundamental to all understanding of the facts) the two-fold character of labour according to whether it is expressed in use-value or exchange-value, which is brought out in the very First Chapter; 2. the treatment of surplus-value regardless of its particular forms as profit, interest, ground rent, etc." www.marxists.org/archive/marx/works/1867/letters/67_08_24.htm

Senin alıntıda belirttiğin gibi, duvarcı, eğirici ya da başka türden bir emek yani niteliğinden bağımsız, yalnızca ve yalnızca nicelik olarak farklı, soyut emek; terzicilik, dokumacılık örneğinde verdiği gibi nitelik olarak farklı somut emek. Bu somut emeğin toplumsal niteliği özel mülkiyet altında direkt olarak bulunmaz. Somut emeğin, yani özel emeğin toplumsallaşması, belirli bir üretim faaliyetinden sıyrılması ve genel olarak insan emeği halini almasıysa soyut emeğe dönüşmesiyle mümkün olur. Fakat soyut emek insan emeğinin doğal bir özelliği olarak ortaya atılmıyor. Vurgulamak gerekir ki tamamen meta üretimi kategorizasyonuyla ilişkili bir kavram, bir soyutlama. Yoksa kapitalist üretim biçiminin dışındaki toplumsal üretim düzenlerinde her somut bireysel, özel emek aynı zamanda toplumsal emek kabul edilir. Soyut emek kavramıyla, artık duvarcı ve eğiricinin emeği toplam toplumsal emeğin yalnızca birer parçasıdır.

Cvp:"Bu kadar parasızlık çeken bir kimsenin "para" üzerine yazı yazdığını sanmıyorum.." 13 Tem 2009 10:10 #2499

  • fetekos
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Çaylak
  • Gönderiler: 89
  • Karma: 12
Fakat "a priori" de neyin nesi? Benim yazılarımda bu terim vallahi geçmiyordu. Yazılarımı azıcık akdeniz salatasına benzetmiş

Cvp:"Bu kadar parasızlık çeken bir kimsenin "para" üzerine yazı yazdığını sanmıyorum.." 13 Tem 2009 10:29 #2500

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
Yok yok, ciddi birşey değil..Küçük bir iş kazası..

Şu teorik terimleri otomatik linkleyecek uygulamayı deneme yanılma ile anlamaya çalışıyordum. artı-değer ve a priori kavramları için test amaçlı tanımlar yazmıştım. Ama birinin tanımı diğerinin linkine gitmiş ve artı-değer, ya da değer gördüğü yeri a priori ile değiştirmiş..

Kasıt ve art niyet yoktur.

Bir uygulamayı ilk kez kullanmaya başlarken bu tür kazalar oluyor.

Cvp:"Bu kadar parasızlık çeken bir kimsenin "para" üzerine yazı yazdığını sanmıyorum.." 13 Tem 2009 12:32 #2501

  • fetekos
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Çaylak
  • Gönderiler: 89
  • Karma: 12
Aman, içim rahatladı. Hazır hızımı almışken bir de Hayalet adminini kavramları bulandırmakla eleştirecektim yoksa
  • Sayfa:
  • 1
Sayfa oluşturulma süresi: 0.38 saniye
Top Posters Posts
onder 1144
AliOsman 522
Murat 415
guclu 345
emrahpolat 315
hasever 290
fetekos 89
mehmet özgür 68
Murattı 49
pia 44