Hoş geldiniz, Ziyaretçi
Kullanıcı Adı Şifre: Beni hatırla

Grundrisse'nin Online İngilizce Çevirisi İçin Link
(1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
Grundrisse
  • Sayfa:
  • 1
  • 2

BAŞLIK: Grundrisse'nin Online İngilizce Çevirisi İçin Link

Grundrisse'nin Online İngilizce Çevirisi İçin Link 11 Tem 2009 16:36 #2485

  • Erkan Okay
Türkçesini epey arayıp taramama rağmen internet'te bulamadım. Mecburen İngilizce çevirisi için bir link veriyorum:

http://www.marx.org/archive/marx/works/1...grundrisse/index.htm

Cvp:Grundrisse'nin Online İngilizce Çevirisi İçin Link 17 Tem 2009 13:05 #2528

  • fetekos
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Çaylak
  • Gönderiler: 89
  • Karma: 12
Erkan,

Üç gündür Grundrisse’i inceliyorum ve şuna kanaat getirdim: Grundrisse, içinde çok değerli nüveler taşısa, soyut ve somut emek gibi Marx'ın kuramının özünün ilk belirlenimlerini barındırıyor olsa da, bitmemiş bir çalışma. Hatta büyük bir rahatlıkla, kenar notları ağırlıklı bir defter/çalışma olduğunu belirtebilirim. Marx, bu nüveleri son vuruş noktasına Kapital’de taşıdı. Dolayısıyla, Grundrisse’e takılıp kalmayı pek uygun bulmuyorum kendi açımdan. Grundrisse, benim için “baş tacı” bir çalışma değil, Kapital’i göz önüne almadan, ondan yeni kuramlar, anlamlar çıkartma çabasını da pek doğru bulmuyorum. Bence Kapital’den sonra, Grundrisse’te neyi tamamlamamış değerlendirmesi yapmak daha sağlıklıdır. Kapital tüm heybetiyle ve kuramın son haliyle dururken, ona yönelmeyi uygun buluyorum ve her ne kadar Marx Kapital’i sondan başa doğru yazsa da yazarımızın uygun gördüğü basım tarihlerine bağlı kalarak birinci cilt için almış olduğum kapsamlı notları yeniden okumakla ve ikinci cildi kitap üzerinden daha detaylı olarak geçmekle başlayıp üçüncü ciltle işi şimdilik noktalama kararındayım.

Hazır bu “havayı” yakalamışken bırakmadan devam ederim umarım. Bildirmek istedim...

Cvp:Grundrisse'nin Online İngilizce Çevirisi İçin Link 17 Tem 2009 13:48 #2530

  • Erkan Okay
Fetekoş, aslında kendi adıma bir yöntem bulabilmiş değilim. Kapital'den başladım ama Grundrisse'ye de ufak ufak girmek istiyorum. Bir de Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı ile Kapital Birinci Cildin ilk bölümlerinin önemli bağlantılar ve tekrarlar var (zaten Marks da birinci cildin girişindeydi herhalde bundan bahsediyor). Katkı, zannederim Marks'ın kafasındaki ilk plana, altı ciltlik yapıta ait bir eser, ama sonra vazgeçiyor dört ciltlik bir plana geçiyor.

Kapital, Katkı ve Grundrisse'yi ana hedefler olarak koymak gerekiyor gibi (yani en az üçbin sayfadan bahsediyoruz ). İşimiz zor vallahi..

Aslında bana en uygunu Genç Marks'ı şimdilik bir kenara bırakıp, Kapital, Grundrisse ve Katkı'yı paralel okumak..

Cvp:Grundrisse'nin Online İngilizce Çevirisi İçin Link 17 Tem 2009 13:52 #2531

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
Bu konuda Harry Cleaver'ın mükkemmel yorumları var, "Marx Ötesi Marx" kitabına yazdığı önsözde. Ki anladığım kadarıyla Cleaver damardan marxist biri. O bile bunları söylüyorsa, bişiler var bu Grundrisse'de. Eve dönünce bir iki saat içinde aktarırım.

Negri'nin tutup bu kadar merkeze oturtması bana çok ilginç gelmişti ilk duyduğumda. Sonuçta okumasam da Gurndrisse'yi bir taslak metin, el yazmaları vs diye biliyordum ben de.

Grundrisse üzerine merakım oldukça artmış bulunuyor.

Negri'nin "İmparatorluk" ve "Çokluk"ta işlediği tezlerinin çıkış noktası buralarda.

Temel ayrım, rekabetçi kapitalizm aşamasına karşı Negri'nin Marx'ın "Real subsumption of labor by capital" vurgusuna dayanıyor.

Cleaver'in akşam aktaracağım yorumlarında dile getirildiği gibi, ortodokslar kapitalizmin tam tahakküm -real subsumption- aşamasına göre değil, rekabetçi kapitalizm aşamasına göre düşünüyor. Onlara göre, sömürü sadece üretim süreçleri içinde vuku bulur. Real subsumption aşamasında ise sömürü mutlaklaştırılmıştır. Kapitalizm oturma odasında bile yerini almıştır. Kapitalizm boş zamanı bile tahakküm altına almıştır..

Neyse ben susayım, Harry Cleaver konuşsun.

Cvp:Grundrisse'nin Online İngilizce Çevirisi İçin Link 17 Tem 2009 15:30 #2532

  • fetekos
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Çaylak
  • Gönderiler: 89
  • Karma: 12
Sevgili Arkadaşlar,

Ben kendimce yolumu buldum kafa yorunca Büyük gönül rahatlığıyla Kapital’e dönüyorum. Marx’ın nihai “izi”, dediğim gibi Grundrisse’de değil, Kapital’de aranmalıdır. Kapital’de anımsamadığım onca ayrıntı bulunmasına rağmen, açıkça gördüm ki Grundrisse’te açıklanmamış, çook derinlerden gelen ve Kapital’i azıcık okumuş birinin bile hemen fark edebileceği o yerli yerine oturtulmamış nüveler ancak ve ancak Kapital’deki saptamalarla tamamlanıyor. Yani Kapital göz ardı edilerek Grundrisse’ten yola çıkıp da emek-değer teorisi hakkında sağlıklı çıkarım ve yorum yapılamaz. Hele de Kapital’i bitirince bu kanaatimin çok daha yerli yerine oturacağını düşünüyorum.

Kuram, son şeklini Kapital’de alıyor. Neden ille de Grundrisse’ten değer kuramını öğrenmeye çabalayayım? Para teorisi için Kapital yerine, henüz Marx’ın, Ricardo’nun dolaşım sistemini kabul etmekten vazgeçmediği Felsefenin Sefaleti nasıl ki referans alınmaz, oradan ancak Katkı ve Kapital’deki dolaşım sistemiyle karşılaştırılıp düşüncesinin gelişim çizgisi izlenebilirse, Grundrisse de emek-değer teorisi ve bütüncül Marxist kuram için daha geri bir aşamadır ve düşüncenin oluşum hattını izlemek dışında referans alınmaz. Marx’ın çoktan aşmış bulunduğu, benim için de canlı olmayan bir eseri de şahsen bu belirttiğim değeri dışında eşelemek istemem.

Tekrar edeyim: Bu çalışma resmen kenar notları niteliğinde, tamamlanmamış, yayına hazırlanmamış, içinde pek çok boşluğun bulunduğu bir çalışma. Buradan yeni kuram türetilmez kanımca, zorlamaya da anlam veremem. Akademik incelemelerin konusu olabilir elbette; ama özellikle de Kapital'i tümden okumadan Grundrisse hakkında tartışmanın ilerletici olacağı kanaatinde değilim. Bir de, nereden duydum ya da okudum anımsamıyorum ama (önceki yorumlardan birinde Önder'den belki de) galiba Marx’ın Kapital’den çıkardığı (?) iki metnin, Marx’ın kendisinin değerli bulduğu çalışmalar olduğunu hiç zannetmiyorum.

Neyse, bir de taşı düşürsem ve “iş”ten kurtulsam, gömülüp çalışacağım artık...

Cvp:Grundrisse'nin Online İngilizce Çevirisi İçin Link 17 Tem 2009 16:02 #2534

  • fetekos
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Çaylak
  • Gönderiler: 89
  • Karma: 12
Bu arada Kapital'le ilgili güzel bir yazı buldum. Resmen heyecanlandırdı beni. Özellikle yazının son kısmı şu son üç gündür Grundrisse ve Kapital okuma yolu hakkında düşündüklerimi oldukça destekliyor:

'Kapital' neden korkutur?

“Tuğla gibi” üç cilt... Hakkında yazılmış onca kitap, söylenmiş ve söylenmekte olan onca söz... Okumaya girişip de yarım (ne yarımı, çoğu kez çeyreğin çok altında) bırakanların çokluğu... “Ben üç cildi de okudum” diyenlerle karşılaşma sıklığının düşüklüğü... Başka nedenler de sayılabilir. Kesin olan, Kapital’in korkuttuğu...

Kapital, sadece “sıradan okur”u ya da solcuları değil, akademisyenleri de korkutuyor. Ne kadar çok okudukları da tartışmalı olsa bile, az okuduklarından değil, burjuva akademik standartlara hiç uymadığından... Özellikle burjuva iktisat eğitimi almış akademisyenlerin Kapital’i okumaları daha bir zor. Çünkü öncelikle kafalarındaki soru ve cevapları bir yana bırakmaları gerekiyor. Bunu yapamayanlar, “transformasyon sorunu” türü başlıklara yönelip, Kapital’le ilgili görünmekle birlikte konu dışı sayılmayı hak eden tartışmalara dalıyorlar.

Sanırım, temel sorun burada düğümleniyor. Sadece akademisyenler değil, aynı zamanda “sıradan okur”lar ve bu arada solcular için, Kapital’i okumak, farklı türde bir yoğunlaşma gerektiriyor. Anlaşılması zor olduğundan değil kesinlikle. Ama Kapital’i okurken, “havasına girmek” gerekiyor. Başka türlü, ondaki “polisiye roman” tadını almak gerçekten zor...

Polisiye yazarlarının bir bölümü, ucuz bir numaraya başvurur: Olayın çözümünü sağlayacak verileri gizlerler. Romanın bir noktasında, o ana kadar okurun bilgisine sunulmamış olan veriler, geçmişe bambaşka bir gözle bakılmasına, somut olguların yeni bir bütünlük içinde yeni anlamlar kazanmasına yol açar.

Kapital’de ise, gökten inen hiçbir şey yoktur.

Marx, metadan yola çıkarak, adım adım, kapitalist sistemin temel işleyiş yasalarını tarif eder. Başlangıç noktasında, gündelik hayatla ve ister akademik isterse kulaktan dolma olsun, “bildiğimiz ekonomi” ile bağlar hayli zayıftır.

Bu aşamada, “iyi ama” sorularını sormaktan değil ama bunların yanıtlarını hemen bulma beklentisinden uzak durmak gerekir.

Bir başka deyişle, Marx, bir metanın değişim değerini onun üretilmesi için gerekli emek zamanının belirlediğini söylediğinde, aynı sürede üretilen metaların nasıl olup da çok farklı piyasa fiyatlarına sahip olabildiği, tekellerin dünyasında bu söylenenin ne kadar geçerli olabileceği vb. soruların yanıtlarını almak için henüz erken olduğunu kabul etmek zorundayız. Çünkü Marx, henüz “piyasa fiyatları”nı değil, “değişim değerleri”ni tartışmaktadır. “Değişim değerleri”nden “piyasa fiyatları”na ulaşana kadar alacağımız önemli bir yol vardır. Bunun için üçüncü cildi beklemeliyiz!

Birinci cilt

İlk ciltte, metadan yola çıkılarak, ücretli emek (artı-değer) sömürüsü üzerinde durulur. Ama örneğin, henüz “kâr”dan bile pek söz edilmez. Hepimiz biliyoruz ki, kapitalizm, “kâr hırsı” üzerine kuruludur. Sermayenin temel amacı, “artı-değer elde etmek” değil, kâr etmektir.
Marx, ticaret, bankalar, faiz, tekelleşme vb. konuları tartışmaya da ancak üçüncü ciltte başlar. Bir başka deyişle, “ekonomi” dendiğinde akla ilk gelen soruların nihai yanıtları için son cilde ulaşmak gerekir.

Neden böyledir?

Çünkü sırların çözülebilmesi için, bazı temel ilişkilerin iyi kavranmış olması gerekir.
İşte ilk iki cildin amacı budur: Kapitalist toplumun en temel işleyiş yasalarının ortaya konması.

İlk ciltte, meta, meta değişimi, para, artı-değer ve en temel bir ilişki biçimi olarak sermaye üzerinde durulur. Bu arada, somut örnekler ve tarihsel gelişme üzerinde de uzun uzun durulur. Buradaki amaç, tarih yazmak ya da ekonominin bütününü resmetmek değildir. Verilen örneklerin tümü, en temeldeki ilişkilerin gerçek yaşamdaki karşılıklarını netleştirmek içindir. Gerçek yaşamsa hem çok daha karmaşıktır, hem de yeri geldikçe netlik kazandırılacağı üzere, mantıksal gelişme çizgisi ile o kadar da uyumlu değildir.

Bu son noktanın özel bir önemi var.

Somut bir örnek vermek gerekirse: Kapitalist üretim ilişkilerini tartışırken, sanayi sermayesinden hareket etmek ve ticareti, bankacılığı vb. ikincil (belirlenen) öğeler olarak tarif etmek zorunludur. Ama gerçek tarihsel süreçte, ticaret, sanayi sermayesinden çok önce gelişmiştir. Tıpkı tefecilik gibi...

Feodalizm döneminin ticaret ve tefeciliği ile kapitalizm döneminin ticaret ve bankacılığı arasında nitel bir fark vardır. Ve bu farkı da netleştirebilmek için, kronolojik sıradan uzaklaşıp, öncelikle sanayi sermayesini tartışmak zorunludur.

Kısacası, ilk cildi okuyup bitiren bir insanın elinde, bazı en temel kavramlar ve kapitalizmin en temel ilişkilerinin tarifleri vardır. Bu tariflerle yemek pişirmek, yani dünya kapitalizminin bugünkü bunalım dinamiklerini analiz etmek mümkün değildir.

İkinci ve üçüncü ciltler

Okunması diğerlerine göre biraz daha fazla emek isteyen (hadi açık yazalım, bazılarının biraz daha zor ve bu nedenle de “sıkıcı” bulabileceği) cilt, ikincisidir. Bu ciltte, sanayi sermayesinin hareketi incelenir. Sermayeyi sermaye yapan temel nitelikler ortaya konur. Toplam toplumsal sermayenin (ve dolayısıyla kapitalist toplumun) kendisini ne şekilde yeniden ürettiği tarif edilir. Yeniden üretim şemaları aracılığıyla, kapitalizm koşullarında farklı kesimlerin üretim ve tüketim düzeyleri arasındaki dengenin ne şekilde kurulabildiği gösterilir.

Katilin kim olduğunu merak edenler, bu cildi atlayarak doğrudan doğruya üçüncü cilde geçebilir mi?

Geçebilirler elbette. Üçüncü cildi okuduktan sonra ikinci cilde dönmeyi tercih edenler de olabilir. Ama bunu yapanlar da, ikinci cildi okuduktan sonra, önceki okumalarının yetersiz olduğunu fark ederek üçüncü cildi yeniden okuma ihtiyacını duyacaklardır.

Açıkçası, ikinci cildi okumayanların, final bölümünde, yani üçüncü cildin ilk yarısında, soluksuz kalabileceklerini düşünüyorum.

Üçüncü cildin ilk yarısında, “bildiğimiz ekonomi”nin öğeleri üzerindeki tüm önemli sır perdeleri kaldırılır. “İyi ama” diye başlayan pek çok sorunun yanıtı verilir. Tüccarın, banka sahibinin, holding danışmanının ya da köşe yazarının at gözlüklerinin yerini, kapitalist ilişkilerin bütünsel bir kavrayışı alır.

Bu arada, “Marx da her şeyi insanın midesine indirgemiş”, “metaların değerini sadece üretilmeleri için gerekli emek zamanının belirlediğini söylemek yanlış” ya da “iyi ama aradan geçen süre içinde kapitalizm nitelik değiştirdi” ve hatta “üstyapıyı da ihmal etmemek lazım” türü önermelerin doğruluk ya da yanlışlığına ilişkin tartışmaların Marksizmle hiçbir ilgisinin bulunmadığı açıklık kazanır.

Kapital, kapitalizme ve Marksizme ilişkin sığ tartışmaların ve şematik açıklamaların anlamsızlığını ortaya koyar. “Gerçek yaşamın karmaşıklığı” hakkında boş boş konuşanların karşısına, gerçek yaşamın onların kavradığından çok daha karmaşık olduğunu göstererek çıkar.

Kapital, okurunu, dünyaya bakışını değiştirmeye zorlar. Bunu yaparken, kolaycılığa izin vermez.

Dolayısıyla, Kapital’i okumak cesaret ister.

Aynı anlama gelmek üzere, Kapital, korkutur...

Erkin Özalp

Kapital’den önce neleri okumamalı?

Aristo
Hegel
Adam Smith
David Ricardo
İktisat el kitapları
Grundrisse (Marx)
Siyasal İktisadın Eleştirisine Katkı (önsözü hariç; Marx)
Artı-Değer Teorileri (Marx)
Kapital’i Okumak (Althusser)

Kapital’den önce neleri okumalı?

Komünist Parti Manifestosu (Marx-Engels)
Louis Bonaparte’ın 18 Brumaire’i (Marx)
Fransa’da İç Savaş (Marx)
Ne Yapmalı? (Lenin)
Nisan Tezleri ve Ekim Devrimi (Lenin)

Kapital’i hangi sırayla okumalı?
Önce birinci, sonra ikinci, son olarak üçüncü cildi okumalı...
(Marx’ın Kapital’i yazmaya üçüncü ciltten başlamış olduğu doğrudur. Ama ilk yayımlanan birincisidir. Bu bir yana, Kapital’i yazarının uygun bulduğu sırayla okumak, Kapital hakkında gevezelik edenlerin tavsiyelerine uymaktan çok daha sağlıklıdır.)

Cvp:Grundrisse'nin Online İngilizce Çevirisi İçin Link 17 Tem 2009 17:11 #2536

  • Erkan Okay
Çok güzel yazı. Buradan alıp Kapital'in altına sabitleyelim.

Cvp:Grundrisse'nin Online İngilizce Çevirisi İçin Link 17 Tem 2009 17:26 #2538

  • Erkan Okay
Yalnız önce okunmaması gerekenler listesinde yer alan Aristo ve Hegel konusunda aynı şekilde düşünmediğimi bir muhalefet şerhi koyarak belirteyim.

Cvp:Grundrisse'nin Online İngilizce Çevirisi İçin Link 18 Tem 2009 23:56 #2545

  • fetekos
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Çaylak
  • Gönderiler: 89
  • Karma: 12
Aslında hem bu tür şerhleri hem de aklımıza takılan diğer konuları paylaşabileceğimiz ağları genişletsek iyi olur. Mesela ben uzun yıllardır Kapital üzerine çalışan Nail Hoca'yla (Satlıgan) bağlantı kurabilirim. Soruları ve tartışılan konuları derli toplu bir halde kendisine iletir, sağlığının el verdiği ölçüde kendisini zorlayabilirim de. Öyle görünüyor ki sonraki ciltler bu kez beni bir hayli zorlayacağından, önümüzdeki günlerde zaten kendi adıma Nail Hoca'ya başvurmam gerekecek. Bunu daha kapsamlı bir biçimde organize edebiliriz belki. Bu tür insanlardan yararlanmak gerekir diye düşünüyorum.

Cvp:Grundrisse'nin Online İngilizce Çevirisi İçin Link 19 Tem 2009 14:26 #2547

  • Erkan Okay
Fetekoş, böyle bir olanak varsa kullanalım derim. Nail Hoca, bildiğim kadarıyla bu işin pirlerinden. Marks'ın labirentlerinde kaybolmamamıza ve akıl sağlığımızı korumamıza yardımcı olur. Dediğin gibi, kafamızı karıştıran bölümlerle ilgili soruları ona iletiriz. Bende, ki daha üçüncü bölüme gelebildim, bir sürü soru var.
Son Düzenleme: 19 Tem 2009 14:29 Düzenleyen .
  • Sayfa:
  • 1
  • 2
Sayfa oluşturulma süresi: 0.42 saniye
Top Posters Posts
onder 1144
AliOsman 522
Murat 415
guclu 345
emrahpolat 315
hasever 290
fetekos 89
mehmet özgür 68
Murattı 49
pia 44