Hoş geldiniz, Ziyaretçi
Kullanıcı Adı Şifre: Beni hatırla

Ideoloji/Kultur/Politika--M.Polat'la Diyalog-I
(1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
  • Sayfa:
  • 1

BAŞLIK: Ideoloji/Kultur/Politika--M.Polat'la Diyalog-I

Ideoloji/Kultur/Politika--M.Po​lat'la Diyalog-I 22 Oca 2008 07:24 #73

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
Sayin Polat,

Tartismanin basina kiyasla birbirimiz daha fazla anladigimiz goruluyor..Ancak
ben hala cok farkli noktalardan baktigimizi dusunuyorum..Ama diger taraftan bu
farkli noktalarin birbirini anlamanin onunu tikayacak kadar uzak oldugunu da
dusunmuyorum.."Gunesin altinda yeni bir sey yok" mantigiyla hareket eden
geleneksel sol ile benim anlasmam mumkun degildir, yillar boyu ciltler dolusu
tartisma da yapsak ortak bir politika gelistirmek, baligin kavaga cikmasindan
daha zordur..Benim sahsi gorusum bu geleneksel sol ile, yeni politika arayisi
icindeki yapilarin herturlu diyalog/birlik/koordinasyon talebini sonsuza kadar
rafa kaldirmasidir..Bu geleneksel anlayislarin, yeni acilimlar arayisindaki
sol'a MHP kadar uzak olduguna inaniyorum..O yuzden yuzumuzu baska yonlere
cevirmek durumundayiz..

Ben bu yazida son derece somut ornekler uzerinden hareket ederek kendimi
anlatmayi deneyecegim..Cunku ozde benzer seyleri dusunuyormusuz gibi gorunuyor
ama bunu farkli kavramlarla ifade ediyoruz sanki. Daha once de belirttigim
gibi, belki sizin politka diyerek kastettiginiz seyleri ben kultur diyerek
kastediyor olabilirim..Boyle sorunlu kavramlarimiz ikiydi
-kultur/politika-simdi uc oldu: Kultur/Politika/Ideoloji.. Ornegin asagida bir
yerlerde alintilayacagim bir yerde ideoloji kavramini kullanarak dile
getirdiginiz dusuncelere kendimi cok yakin hissettim ancak ideoloji kavrami
bende rahatsizlik yaratti..Herhalde politik jargonda bunun kadar kafa
karistiran baska bir kavram bulmak zordur ( Ha bir de proleterya var. Ne
oldugunu kimsenin bildigi yok--Tabii ki ben de dahil)..Siz ideolojiye hep
olumlu bir anlam yuklemissiniz..Ancak ben de biliyorum ki "ideolojiye"
dusuncelerin cokelmesi, katilasmasi/kemiklesmesi, soyleminin, icerigi kosullara
ve konjonkture gore doldurulabilen, bir can simidi gibi kullanilan
yuzer-gostergelere - sagda vatan-millet-irk, solda emek-oncu-parti - dayanmasi
babinda cok saglam elestiriler yukselten insanlar var..Yillar once bir grup
arkadas ortak calisma basligimiz olarak ideolojiyi sectigimizi
hatirliyorum..Iki kitabi okuyacaktik: Therborn'un "Iktidarin Ideolojisi ve
Ideolojinin Iktidari" ile Althusser'in "Devletin Ideolojik Aygitlari"..Demek
istedigim bu konu uzerinde kitaplar yaziliyor, sorgulaniyor falan..Ideoloji
kavrami sorunlu bir kavramdir, oyle uzerinde kolayca uzalasma saglanabilecek
bir kavram degildir..Siz bunu olumlu anlamlarla kullaniyorsunuz..Ancak benim
icin son derece olumsuz cagrisimlari var..Uzerine calisma yapmak gerek..Burda
da kavramlarin iceriginin artik hicbirsey gosterememe duzeyine kadar
genellestirilmesi sozkonusu sanki..

Siz ve M.Paker ile girdigim bu diyalogta simdiye kadar dile getirmis oldugum
dusunceleri ( aslinda ozgurlukcu sol'da dile getirdigim butun dusuncelerin bir
ozetini ), bir kez de hayat icindeki somut aktorlerle sahneye koymaya
calisacagim.( Cunku kavramsal duzeyde kavramlarda ortak bir anlayisimiz
olmadigi icin, benzer seyler dusundugumuz konularda bile yanlis anlayabiliyoruz
birbirimiz..O yuzden kavramsal duzeyinden somut birebir orneklerle konusmak
daha kolay olabilir ).. Bu sahneleme karsiliksiz kalmis bir ask'in hikayesi
olacaktir.. Benim ve ODP'in arasinda..Burada ODP hakkinda cok somut
elestirilerim olacak, bunu soyundugu misyon geregi ODP'in "a priori" tasimasi
gereken hosgoruye guvenerek yapacagim. Bu hosgoruyu bana karsi gostermenin zor
olacagini biliyorum cunku, ortada bu ise yillardir emek ve zaman ayirmis
insanlar varken ben sadece disaridan seyirci olarak izledim gelismeleri..Ama
burda bile bir kadim tavuk-yumurta ikilemi ile karsi karsiyayiz..Ben ve benim
gibi baska birsuru insan ODP'ye girmedigi icin mi bir acilim yapilamiyor, yoksa
ODP boyle bir acilim yapamadigi icin bu insanlar ODP'ye giremiyor..Arkadaslar
biliyorum bazi arkadaslari belki gucendirecegim ama ODP'in gosterdigi cabayi
mitolojiden bir alegoriyle aciklamak mumkun: Sisyphos'un trajedisi..Sisyphos
cok zor bir ise mahkum edilmistir Hades'in karanliklarinda, koca bir yuvarlak
kayayi binbir cabayla-emekle cok dik yamacin tepesine cikarmaya calisir, tam
tepeye vardiginda kaya yuvarlanir ve en bastan tekrar baslar Sisyphos..Sonsuza
kadar yinelenir bu..Aslinda bu sadece ODP'in degil Turk Solunun bir tasviri
aslinda..

Simdi neden ODP'yi kendime somut analizin konusu yaptim?..Daha onceki
mesajlarimda da belirttigim gibi, ODP digerleri arasindan siyrildi, farkli olma
iradesini, degisme istegini gosterdi..Toplumun genis kesimlerine ulasmayi
amacladi..Ki bu amac geregi olsa gerek ismine sosyalist/komunist/isci/emek gibi
solun geleneksel kavramlarini koymadi..(aslinda sahsen tasvip etmedigim bir
stratejidir bu..Iyi bir niyeti dile getirse de kendimizi gizlemek gereksizdi..
Sorun bu degil ki..Sorun sosyalizm ya da emek kavramlarinda degil ki
)..Turkiye'de ve dunya konjonkturunde cok somut olarak ortaya cikan solun
donusum ihtiyacini hisseden ve bunu kendine gorev belleyen yegane hareket
olarak ortaya cikti..Iste bu ODP'yi digerlerinden cok kesin bir sekilde
ayiriyor..Zira digerleri icin degisen hicbir sey yoktur, 80 oncesi nasilsak
aynen devam ediyoruz mentalitesindeler..Bu yuzden ODP'yi hala turk solundaki
yegane acilim sansi olarak goruyorum..Elestirmeye,uzerinde dusunmeye ve
hakkinda bir umut beslemeye degecek tek parti hala ODP'dir. Biryerlerde baska
bir olusum varsa ben bilmiyorum, ancak eger varsa tarihsel bir hareket olma
yonundeki sanslari cok yuksektir cunku herkesin birbirini tekrar ettigi
Sisyphos misali islerle ugrastigi bir ortamda, bu cok onemli boslugu sezinleyip
doldurabilirler..Tarih beklemez, hayat kendini cozumlerini dayatir. Halil
Cibran'in lafini bu yuzden begendim..Siz soylemezseniz hayat soyleyecektir..Ve
er ya da gec birileri bu sese kulak verecektir, belki tarifsiz acilar
cekildikten sonra..Cetin Altan'in hep zirt pirt dedigi gibi "Enseyi
karartmayin, hayat kotuye gitmez" ( Bu arada babayi gitmez, oyle bir fasizm
gelebilir ki felegimiz sasar ).. Ancak eninde sonunda hayat dogruyu bulur,
belki bu acidan hakli Altan..Neyse uzatmadan ODP'nin ne neden kendisine gorev
belledigi misyonu yapmadigini, tartismalarimizin temel kavramlari olan
politika/kultur/ideoloji isiginda kendimce anltamaya calisacagim..Boylece bu uc
kavramin - ki aslinda bu ic kavramin icerikleri belli olculerde kesisiyor, en
azindan tartismamizda kullanildiklari anlamlariyla ayni seylere gonderme
yapiyorlar - anlasilmasina ve/veya aralarindaki farkin ortaya cikarilmasina bir
katki yapabilir..(Aralarindaki kesismeden dolayi daha kolay anlasilmasi icin
ben bu 3 kavrami da daha genel ve kapsayici olan ust-yapis kavrami icerisinde
toplamayi oneriyorum..Aralarindaki fark ne olursa olsun sonucta bu uc kavram
ust-yapi'ya aittir. )

Orgutlenme persoektifinden baslayalim

ORGUTLENME PERSPEKTIFI

Ben sunu soruyorum oncellikle, bunu sol'un tartisma alanina sokmak istiyorum.

*****
S1.) Sosyalistlerin orgutlenme perspektiflerini tarihsel kokenleri nelerdir?
****

Cok kabaca benim bu soruya cevabim su:

Yukselen kapitalizmle beraber yukselen proleterya'nin 1848 devrimlerindeki
kendiliginden baskaldirilarinin husrana ugramasi, sosyalistlere bir ders
niteligindeydi..Isci sinifinin, kapitalizmin kacinilmaz dinamikleri sonucunda
biraraya gelmesinin etkisiyle bir SINIF BILINCI disaridan hicbir mudahale
olmasa da gelismektedir. Ancak kendiliginden gelisen bu sinif bilinci, organize
edilmezse, yonlendirilmezse, manipule edilmezse basarisiz olmaya mahkumdur.

Simdi bu birinci kirilma noktasi..Ik�ncisi de su:

Klasik Marxist analizinin teoriye uygun kosullarini Rusya'da bulamayan Lenin,
oncu devrimci, voluntarizm/gonulluluk kategorilerini gundeme getirmek zorunda
kaldi..Sosyalizmin dogrudan muhataplari olmayan siniflari eklemlemeye calisti,
ki en onemlisi koyluluktur..

Bir son kirilma da 20.yuzyilin anti-emperyalist ulusal kurtulus
mucadeleleridir. Ki orgutlenme persopektifindeki bu kirilma noktasi
ulusal-kurtulus mucadelesi vermis bir ulke olan Turkiye icin ozellikle
onemlidir.Turk solunun orgutlenme perspektifini belirleyen en onemli
bilesenlerdendir.

Ikinci sorum:

***********
S2a.) Orgutlenme perspektifindeki bu uc kirilma noktasinin,( 1848 devrimleriyle
gundeme gelen organizasyon/duzenleme, Lenin ile gelen oncu kadrolar ve klasik
teoriye uymayan sinif birlesmelerinin yapilmasi, -orak-cekicin gundeme
gelmesi-, ulusal-kurtulus mucadeleriyle gundeme gelen anti-emperyalist tavir )
hangileri hala ayni orgutlenme perspektifini makul gosterecek kadar
gecerliligini korumaktadir, ve bununla baglantili olarak

S2b.) Turk sol'unun orgutlenme yapisinda bu uc kirilma noktasinin hangileri
hala belirleyici olmaktadir.
************

Sorunun ilk kismina benim cevabim su:

( benim tavrim net ortaya ciksin diye vurgulari biraz abartacagim, gercek
durumun bu kesin olmadigini belirtme ihtiyaci bile duymuyorum..Sadece gecici
bir netlik arayisi icerisindeyim )

BIR DUZENLEMEYI, YUKSELEN ISCI SINIFININ KENDILIGNDEN HAREKETINI
DUZENLEMEYI/ORGANIZE ETMEYI GEREKTIRECEK BIR PROLETERYA ARTIK YOKTUR.
OZELLIKLE TURKIYE'DE HIC YOKTUR.

(Aksini iddia eden varsa gelsin beriye tartisalim..Klasik metinlerden alintilar
yaparak, oyle sahsi kanaatlerle, varsayimlarla degil..Rakamlarla, istatistiki
verilerle..Yanlis anlasilmasin bu bir meydan okuma degildir..Ben bunu
tartismaya calismak gundeme sokmak icin ugrasiyorum..Kendim de hala bu
sorularin yanitini ariyorum ve bildigimi iddia etmiyorum..Ama ortada bunca
gelisme varken bunlarin ulvi gercekler olarak varsayilmasina tahammul
edemiyorum )

En basta bu saptamayi yaparken cekincemi belirtmistim ancak bir kez daha
belirteyim, bunu turk solunun hemen herseyi algiladigi gibi MUTLAK ve KESIN
KAPSAYICI bir tez olarak sunmuyorum..Bunun, ozellikle Turkiye gibi
sanayilesmemis bir ulkede, egemen egilim oldugunu soyluyorum..Bu
organizasyon/duzenleme isinin yapan artik dev butceli, son derece orgutlu
sendikalar vardir..

Uc kirilma noktasindan ilkine cevabim boyle..Bir organizasyon bekleyen
proleterya artik yok, kendi ekonomik taleplerini cozerek sistem icinde kalmak
icin sendikalari var..Ikinci kirilma noktasini gecelim, ucuncuye gelelim..

Bir anti-emperyalist baskaldiri durumu var mi? ( Burda da artik emperyalizm mi
var yoksa IMPARATORLUK mu var tartismasina girmek istemiyorum ) Soru
emperyalizm var mi yok mu degil? Acil gundemde dunyanin herhangi biryerinde bir
ulusal-kurtulus baskaldirisi var mi? Benim cevabim:

ULUSAL-KURTULUS MUCADELELERI DONEMI DOLAYISIYLA, SOSYALISTLERIN BUNU KENDI
HAREKETLERINE EKLEMLENDIRME SANSLARI ARTIK YOKTUR.

Emperyalistler cok daha etkili yontemlerle gelmektedir artik..Irak orneginde
oldugu gibi eski klasik emperyalist mudahaleciliginin bir istisna oldugunu
dusunmekteyim, bu yaklasiminin geri tepecegini ongormekteyim..Ha ancak su
denebilir: Global kapitalizm cok ciddi bir kriz icindedir, cokus surecine
girmistir, ve bu yuzden artik gittikce saldirganlasacaktir..Ben bunlari
bilemem, bunlar derin arastirma konularidir..Ancak en azindan su anki Turkiye
ortami icin anti-emperyalist bir ulusal-kurtulus gundemi bulunmamaktadir.

En ilginc kirilma noktasini sona sakladim: Leninist durum klasik sosyalist
orgutlenme tarzinin hala mesru kilmaya devam eden tek yondur..Yalniz burda sunu
belirtmeliyim yanlis anlamalara meydan vermemek icin: Kastettigim klasik,
merkeziyetci, dar-kadrocu, hiyerarsik bir Leninist orgutlenme modelini
kastetmiyorum..Lenin olmasa bir sovyet devrimi olmazdi..Burda ilginc olan,
sinifsal yapi ve kosullar uygun olmadan, klasik teorinin ise yaramadigi bir
konkonkturde irade koyma durumu vardir..Iste bu anlamda Leninist perspektif
hala klasik orgutlenme tarzini mesru kilan tek yondur..

Simdi sorunun Turkiye ozelini ilgilendiren ikinci kismina gecelim ve bu klasik
orgutlenme modelini belirleyen uc kirilma noktasininin hangilerinin Turk
Sosyalistlerinin orgutlenme modelini belirledigine bakalim:

Yukselen Turk Proleteryasinin kendiliginden hareketini ORGANIZE
ETMEK/DUZENLEMEK turk solunun orgutlenme tarzinin belirleyici ozelligi midir?
KOCA BIR EVET..

BUTUN TURK SOLU "YUKSELEN/BIR GUN ENINDE SONUNDA YUKSELECEK" PROLETERYA'NIN
KENDILIGINDEN HARKETI "VARSAYIMI/UMUDU/HAYALI" UZERINE INSA EDILMISTIR.TURK
SOLUNUN BUTUN EYLEM TARZINI ORGUTLENME PERSPEKTIFINI BU VARSAYIM
OLUSTURMAKTADIR.

Ikinci kirilma noktasinin turk solunun orgutlenme perspektifindeki durumu gene
cok ilginc ve sasirtici buy yuzden onu yine sona saklayarak, ucuncu kirilma
noktasina gecelim.

TURK HALKININ ULUSAL-KURTULUS MUCADELESINI BASARIYLA VERMIS OLMASI TURK SOLUNUN
UZERINDE HALA ETKIDE BULUNMAKTADIR..

Herhalde buna pek itiraz yukselmiyecektir..Milli Demokratik Devrim Teorilerini
falan dusunursek bu acik gorunuyor..Ancak hala bir ulusal-kurtulus mucadelesi
vermeyi gerektirecek bir durum olmamasina ragmen, kullanilan soylem, pratikler
bu etkiyi gosteriyor..Sonucta bir ulusal-kurtulus mentalitesine gore
orgutlenmeyi gerektirecek bir durum olmamasina ragmen,(uluslarin artan
kaynasmasina ragmen ) turk solunun orgutlenme-politka yapma perspektifinin hala
en belirleyici bilesenlerinden biridir bu..

Peki Turk solunun ogutlenme perspektifini Leninizm belirliyor mu? Lenist olmayi
bir onur sayan pekcok anlayisi kizdiracagim ama Turk solu sadece bicimsel
olarak Leninist'tir..Lenin'in sonuc olarak cikardigi seyi Turkiye'ye birebir
uygulamaktadirlar..Yani Leninizm'in aslinda en zararli, hiyerarsik,
merkeziyetci,oncu kadrocu yonun almislardir..Ama Lenin'in bence en ozgun
tarafi, klasik teoriye uygun olmayan bir yapiyi anlamak ve ona yonelik olarak
cozum uretme iradesidir. Iste turk solunda tam da ihtiyac duyulan bu olmasina
ragmen, bu iradeyi gosterecek yapilar yoktur..

Somut orneklerden hareket ederek yazacagim demistim ama gene uzun aciklamalar
yapmak durumunda kaldim..O yuzden bu mesaji daha fazla hantallastirmadan burda
kesiyorum ve yaptigim bu orgutlenme perspektifi elestirisinden sonra, ODP
ozelinde bunlari ortaya koymak daha kolay olacaktir umarim..Ardindan bu
orgutlenme perspketifi elestirisini, ODP ile somutlastirdiktan sonra, sizin
yazinizla karsilastirmaya gececegim..
  • Sayfa:
  • 1
Sayfa oluşturulma süresi: 0.36 saniye
Top Posters Posts
onder 1144
AliOsman 522
Murat 415
guclu 345
emrahpolat 315
hasever 290
fetekos 89
mehmet özgür 68
Murattı 49
pia 44