Hoş geldiniz, Ziyaretçi
Kullanıcı Adı Şifre: Beni hatırla

Toplumsal Özne Üretimi
(1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
  • Sayfa:
  • 1

BAŞLIK: Toplumsal Özne Üretimi

Toplumsal Özne Üretimi 09 Eyl 2008 16:44 #732

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
7 Aralık 2004


Sevgili Onder arkadas,

Aslinda tartismayi degisik konularda bu kadar uzun zaman, yazilarin sikligi anlaminda uzun, surdurebilmemiz isin normali, ama tersi yonde ornekler fazla oldugu icin daha farkli olarak goruluyor. Gercekte tartismanin surebilmesinin bir niyet meselesi olmadigini saniyorum. Bu da var ama esasi bu degil. Eger insanlarin tartisilan konularda gercekten soyleyebilecekleri sozleri var ise, konulari hakkinda yuzeysel olmaktan otede bilgileri var ise, tartisma surer.

Bazi konularda anlasilir, bazilarinda anlasilmaz. Ama taraflardan birisinin ya da birden fazlasinin yeterli bilgisi yoksa ve kendisini ille de konusmak zorunda hissediyorsa, konuyu kisisellige indirgemek ve baska yerlere goturmek hic zor degildir. Ben iyi yuruyen sanal alem tartismalarindan yararlaniyorum ve saniyorum katilmasalar bile izleyen bircok okur icin de ayni sey soz konusudur. Buradan sozunu ettiginiz alternatif medya konusuna gecmek istiyorum. Sadece Turkiyede degil baska ulkelerde de solun medya tekelleri karsisindaki olanaklari hayli sinirli. Yazili basinin yaninda gorsel basin da var. Ozellikle yazili basin alaninda ya da radyolarda sol da varolmaya calısıyor, ama karsi tarafla azcok denge olusturmak bile bugunku durumda mumkun gorunmuyor. Bu durumda internet onemli. Yalniz bu platform dahil, internetin sol tarafindan kapasitesinin oldukca altinda kullanildigini dusunuyorum. Ornegin bu sitede yer almasi gereken sadece genel hatlariyla katilabilecegimiz kose yazilari olmamali. Bazi yazarlar var ki, dogrularla birlikte kotu hatta tehlikeli yanlislari da birlikte savunuyorlar. Bu yazilar da aktarilmali ve degisik elestirileri de
yazilmali. Ilkiyle sinirli kalmak, kendi icinde sinirli kalmak olur. Acik ki, bu ancak herkesin cabasiyla hayata gecebilir. Tartistigimiz konulara gelince:

Marksizmin kapitalizme karsi muhalefetin ortak paydasi olmasi mumkun gozukmuyor. Pratikte de gorunen bu degil mi. Bircok orgut kendisini boyle tanimliyor ama bu onlarin birakalim birlikte is yapmalarini saglamayi, dusmen olmalarini bile engelleyemiyor. Bu durum Turkiyede asiri boyutlarda, ama bu boyutta olmasa bile baska ulkelerde de soz konusu. Yani 40 ayagin tumunun kendisini marksist olarak gormesi bile duzgun bir yurumeyi saglayamiyor. Marksist Leninistler icin de ayni durum soz konusu, dahasi Trockistler icin bile durum boyle. Degisik gruplar var ve ortak paydaya sahip olmak bircok konuda birliktelik icin yetmiyor. Nedeni acik. Ayni terimlere farkli icerik veriliyor. Bu nedenle, bence, kapitalizme karsi olmak daha birlestirici bir iceriktir. Burada da tek anlayis soz konusu degildir ama daha birlestiricidir. Benim sozlerimden herseyi aciklayabilen bir teoriye inandigimi nasil cikardiniz, anlayamadim. Onceki bir yazimda da boyle bir teorinin fizikte
bile olmadigini, sosyal bilimlerde hic olamayacagini belirtmistim. Gelecekte boyle bir
teori yeniden ortaya cikabilir, cikmayabilir de. Insanligin bugunku gelisme
duzeyinde boyle bir teori yoktur. Doga bilimlerinde bile yoktur.
Herkese yeter belirlemesi bir istek degil, kanitlanmis bir olgu. Dunya
capinda uretici guclerin ulasmis oldugu duzey, insanligin bugunku
kosullardaki asgari ihtiyaclarinin birkac katiyla karsilamaya yeter. Burada asgari
ihtiyac denilince sadece beslenme ve barinma degil, egitim ve saglik da isin icine
giriyor. Asgari ihtiyacin ne oldugu donemlere gore ve savundugunuz dunya
gorusune gore degisiyor. Ornegin araba sahibi olmak asgari ihtiyac kabul edilirse, su

anda herkesi araba sahibi yapacak duzeyde araba uretimi yok. Ama herkes bir
araba sahibi olursa dunyada yasanabilir mi, o da ayri bir konu.
AB ile ilgili olarak, Turkiye solunun tamami uyelikten yana bir tutum
takinsaydi, yine de sesi hukumetin ve medyanin cikardigi gurultu icinde
kaybolup giderdi. Bunu, bildiginiz gibi, uyelik yandasi oldugum icin soylemiyorum.
Ulkede AB ile ilgili olarak o kadar gercek disi beklentiler yaratildi ki,
uye olacagiz kurtulacagiz anlayisi oylesine hakim ki, solun sesi, neyi savunursa savunsun, arada kaybolup gidiyor. Biliyorsunuz su sira ABden Turkiyeye bir suru heyet gidip geliyor. Uyelige karsi olanlarin yaptiklari aciklamalar bile hep su cercevede dolasiyor:
Ulkede oyle buyuk bir beklenti olusmus ki, gorusmelere baslama tarihi vermekte
yarar var. Sonrasini dusunuruz.
Uyelige taraftar olanlar da karsi olanlar da tek parca degiller, degisik
anlayislar var. Kendi adima, uyelige karsi cikmak icin emperyalizm
cercevesinde dolasilip durmasina hep karsi ciktim. Bunun yerine somutu belirtmekte
sayisiz yarar olduguna inaniyorum. Avrupa Birliginin ilgili organlari uye ulkelerin hukumetlerinin yerine getirmesi icin ne gibi kararlar aliyorlar. Bunlari daha somut aktarmak iyi
olacak.
Aralarinda iyi kararlar da var, hic iyi olmayanlar da. Ornegin son
kararlardan bir tanesi belediye hizmetlerindeki ozellestirmenin
genisletilmesi
yonunde. Bir baskasi yeni bir karar degil, sendikalar reddediyor ama surekli
yeniden
gundeme geliyor. Iskolu duzeyinde toplu sozlesme duzeninin yerini tek tek
uretim birimlerinde yapilacak sozlesmelere birakmasi...
Sendikalar karsi cikiyor ama Avrupada emek hareketi savunmada... Direniyor
ama surekli geriliyor. Neo liberal anlayis AB ulkelerinde de yillardan beri
egemen durumda. Ona eklemlenmeyenler var ama gidisati en fazla biraz
yavaslatmaya gucleri yetiyor. En azindan simdilik boyle...
Son Düzenleme: 09 Eyl 2008 16:45 Düzenleyen onder.

Cvp:Toplumsal Özne Üretimi 09 Eyl 2008 16:47 #733

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
7 Aralık 2004


Merhabalar Engin Hocam,

Su tespitlerinize kesinlikle katiliyorum;


Bu durumda internet onemli. Yalniz bu platform dahil, internetin sol
tarafindan kapasitesinin oldukca altinda kullanildigini dusunuyorum. Ornegin bu sitede
yer almasi gereken sadece genel hatlariyla katilabilecegimiz kose yazilari
olmamali. Bazi yazarlar var ki, dogrularla birlikte kotu hatta tehlikeli
yanlislari da birlikte savunuyorlar. Bu yazilar da aktarilmali ve degisik
elestirileri de yazilmali. Ilkiyle sinirli kalmak, kendi icinde sinirli kalmak
olur. Acik ki, bu ancak herkesin cabasiyla hayata gecebilir



Bilmiyorum siz o esnada takip ediyor muydunuz ama gecen sene bu zamanlar yeni
gazete konusunda yasanan tartismalarda ben de cok benzer seyler soylemistim.
Bugun sol -hala cogunlukla kabul edilmese de- teorik catisinda kokten bir
metamorfoza girmek zorunda..O yuzden, "teorinin ana iskeletinde bir degisiklige
gerek yok , guncele mudahale etmek daha onemli" mantigiyla,sahip olunan
sinirli kaynagin ve enerjinin bir gazete cikarilmasina yatirilmasina siddetle
karsi cikmistim. "Bir teorik donusum gecirmek zorundayiz..Bu da cok genis
katilimli teorik tartismalarla mumkundur..Boyle bir caba da gazete formuyla
olmaz, dergi, web sitesi formatina yonelmeliyiz" demistim..Hala da ayni sekilde
dusunuyorum..Yapmak zorunda oldugumuz tartismalari, makale formatina sigdirmak
mumkun degildir. Ama gorunen o ki bu yonde bir insiyatif olusturabilmek hala
zor gorunuyor..Ama biryerden baslamak onemli..Onun icin bir oneri yapiyorum

OKUMA ONERISI

Ben Negri-Hardt'in yeni kitabi "Cokluk"un uzerine yogunlasilmasini oneriyorum.
Turkceye cevrilmis..Sevindirici bir haber..Ilk iki bolumunu okudum, 172
sayfa..Kisa bir ozet: MUKEMMEL.

Cok iddiali konusacagim: Bu kitap post-modern donemin "Das Kapital"idir ( Ha bu
arada size kitabin "Marx'in Izinde" diye bir ara bolumu var..Onu aktaracaktim
ama kitabi yanimda getirmeyi unuttum..Konuyla ilgili tartismamiz acisindan iyi
bir kaynak olur..Ama kitap siz de varsa herhalde okumussunuzdur..Asagi yukari
160-172 sayfalari arasinda -turkce basim tabii..ama ikinci ana bolumun
sonundaki ara metin butun dillerde-, ..Orda Marx'in yonteminin 4 ana unsuru
saptaniyor..Benim size gecen yazilarimin birinde aktardigim gibi bu 4 unsuru,
icerigi degistirilebilir bicimsel evrenseller gibi sunuyor. Mesala 4.unsuru ele
alalim: "Oznelligin uretilmesi" ya da "toplumsal ozne uretimi". "Marx'a gore
toplumsal ozne uretim surecinde yaratilirdi" diyorlar. Oysa gunumuz dunyasinda
toplumsal ozne uretim sureci disinda uretiliyor.."Ozne uretim" yaklasimi
bicimsel bir evrensel olarak orda duruyor hala..Ama nasil uretilecegi degisiyor
zamana bagli olarak..Ben de Marx'a boyle yaklasilmasi gerektigini
dusunuyorum..Cok guzel diyor Negri ustat: "Marx oldugu sekliyle bugunku
post-modern toplumu anlamamizda yetersiz kalir. Lakin bizim kesfedilmemis
topraklar olarak dolastigimiz yerleri onun coktan dolasmis ve donmekte oldugunu
goruyoruz"
gibi de bir saptamada bulunuyorlar..Gecerken belirteyim dedim )..Bu
post-modern "Das Kapital"de didik didik edip tartismamiz gereken cok onemli
konular var..Umarim bu kitaba gereken ozeni Turkiye Solu gosterebilir..Ben
yurekten inaniyorum, bu kitap olayi bitiriyor..Turkiye solu istedigi kadar inat
etsin, bu adamlar ve bu kitap yeni dunya solunun kesin rehberidir artik.
Insanlik tam bir barbarlik icinde yeni bir fasizme boyun egmeyecek ve bir sol
yukselis yasanacaksa, bu yukselis Negri'nin tezlerine dayanacaktir. Her zaman
oldugu gibi Turkiye solu da ancak bu Negri solu butun dunyada etkinlestigi
zaman moda olarak ithal etmek zorunda kalacak..Umarim zamaninda degerlendiririz
"Cokluk"u

Bu kitabin tartismalara yon vermesi dilegiyle..
Son Düzenleme: 09 Eyl 2008 16:48 Düzenleyen onder.
  • Sayfa:
  • 1
Sayfa oluşturulma süresi: 0.34 saniye
Top Posters Posts
onder 1144
AliOsman 522
Murat 415
guclu 345
emrahpolat 315
hasever 290
fetekos 89
mehmet özgür 68
Murattı 49
pia 44