Hoş geldiniz, Ziyaretçi
Kullanıcı Adı Şifre: Beni hatırla

Korotonomedya'da Bir "Taraf" Tartışması
(1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
Medya Eleştirileri

BAŞLIK: Korotonomedya'da Bir "Taraf" Tartışması

Korotonomedya'da Bir "Taraf" Tartışması 24 Kas 2008 07:50 #937

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
Geçen Hafta Korotonomedya listesinde Taraf hakkında birkaç tartışma yaşandı..Bir tanesi de şimdi yollamaya başlayacağım zincir..İlginç bir tartışma oldu; Taraf'ın yazı işleri müdürü de listedeymiş. Dolayısıyla Taraf'a ilk elden eleştirilerimi iletme şansı oldu..İtiraf etmeliyim, Taraf çizgisinden beklemeyeceğim yapıcı ve olgun bir tavır gösterdi yazı işleri müdürü arkadaş..

Bu tartışmada Savaş Yazıcı denen arkadaşın yazdıklarına özellikle dikkatiniz çekerim; çok dolu biri, duygusal açıdan demek istiyorum (hoş bilgisi de çok sağlam da )Sanıyorum ODTÜ çevresinden, tanıyan vardır belki..Adamda gittikçe sempati duyduğum müthiş bir kızgınlık, öfke var..Sempati duymamın sebebi yapmacık değil, harbiden içten bir bir öfke olması..Yani kendisiyle aynı düşünmüyorsun diye gösterilen dangoz bir öfke değil..Belli sağlam nesnel gerekçeleri var..Bu içten öfke çok etkili ve kodumu oturtan cinsten patlamalara yol açıyor; iki defa kazara ben de muhattap olduğum için biliyorum, acıtıyor resmen..Onun yazdıklarına özel dikkat.

Cvp:Korotonomedya'da Bir "Taraf" Tartışması 24 Kas 2008 07:51 #938

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
Tartışmayı başlatan iki haber yorum;



"Hindistan Turk'tur", Taraf, 19.11.2008, www.taraf.com.tr/haber/21770.htm
"Taraf Artık Ne Yaptigini Bilmiyor: Irkciliga Karsi Cikacagiz Diye Ircilik Yapiyor", Odatv.com, 19.11.2008, www.odatv.com/index.php?id=14024


<<Hindistan Turk'tur

Bu Turkiye'de bir mahkeme kararina yazildi. Dahasi da var: Zihni Cakir'in "Ergenekon'un Cokusu" adli kitabi nedeniyle yargilanip 1.5 yil hapis cezasi aldigi Sisli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin gerekceli karari, irkci tarih tezlerini bile golgede birakti. Kararda aralarinda Hindistan ve Pakistan'in da yer aldigi Turk dunyasini birlestiren Ergenekon kelimesinin kirletildigi, terorle mucadele edenlerin kitapta suclu gosterildigi belirtiliyor. Kazim Karabekir'in sahipsiz Ermeni cocuklarini askeri okullara gonderdigi, bunlarin 60 darbesini yaptigi iddiasina cevap soyle: "Bu iftira; onlar Ermeni degil sehit cocuklariydi." Cakir'in TSK ile problemi oldugunun vurgulandigi gerekcede, Ergenekon'un Asala'ya karsi kullanildigi iddiasina da "Katillere devlet tebligat mi cikarsin" diye tepki gosteriliyor

Sisli 2. Asliye Ceza Mahkemesi, "Ergenekon'un Cokusu 1-2" adli kitaplariyla Ergenekon sorusturmasinin gizlilik kararini ihlal eden yazar Zihni Cakir'i 12 Eylul 2008'de 18 ay hapis cezasina carptirdi. Mahkemenin hazirladigi gerekceli karar ise Turkiye'deki yargi zihniyetini yeniden tartisma gundemine tasiyacak tespitler iceriyor. 1930'li yillardaki resmi tarih tezlerini animsatan gerekceli kararin en dikkat ceken yani Turkce imla hatalariyla dolu olmasi. Mahkemenin gerekceli kararini oldugu gibi yayimliyoruz:

KARABEKIR'E IFTIRA ATILMIS • "Istanbulun dusman isgalinden kurtulmasiyla Kazim Karabekir Sarkta kazandigi buyuk zaferlerden sonra elinde kalan ermeni cocuklarini, askere mekteplere girmeleri icin Istanbula kuleli askeri mektebine gonderir. Birde bakarlar ki mektep Ermeni cocugu dolu, hepsine Turk ismi takarlar, sunnet ettirirler, gel zaman git zaman 27 mayis ihtilali olunca ellerinde kagit kalem hesap kitap bu ihtilali yapan subaylarin ayni doneme denk dusenlerin oldugu yazilidir. (Sayfa 20-21) Bu metinle hayatinin buyuk bolumu Turk Milletini cephelerde komutan olarak savunmaya gecmis, Istiklal Harbinin ondelerinden Kazim Karabekir Pasaya iftira atilmistir. (1930 yili harp okulu mezunlarinin cogunlugu Kazim Karabekir Pasanin Dogu Anadoludan gonderdigi ogrencilerin aileleri belli olup tamamida sehit cocugudurlar. On dort Erzurumlu, on bes erzincanli, on altisi Edirneli, on altisi Selaniklidir. Kazim Karabekir Pasanin boylesi bir ihanete dusmesinin dusunmek dahi mumkun degildir. Bu iddianin Turk ordusuyla sorunlu olanlarin urettigi maksatli yalan oldugu acikca ortadadir. Harp okulu yiliklarinda bu konuda net bilgiler mevcuttur.)

KATILLERE TEBLIGAT CIKARIYORLAR • "Daha sonra simdik adi Ozel Kuvvetler olan 1980 onceside Ozel Harp Dairesi olarak adlandirilan en cok Ergenekon isminin gectigi bu yapilar (Sayfa 162) bu yapinin Asala Ermeni orgutune karsi operasyon yaptigi belirtilmistir. sanik yazar bu metinde disarda Turk Diplomatlarini vuran cesitli cevrelenden himaye goren katillere sanki Devletimiz posta memuru ile tebligat cikartarak bu faaliyetleri onleme yoluna gitmesi gerektigi gibi bir dusunce ortaya koymaktadir.Her olayda Devleti sanik sandalyesine oturtma mantigi sergilemistir."

TSK'YLA PROBLEMLI • " 27 Mayis 1960 darbesi Cemal Gursel, Cemal Turai, Alpaslan Turkes, 27 Mayis dava surecinde Turk istihbarat ve Emniyetine yabanci guclerin sizdigi seklinde dayanaksiz beyanlarin oldugu, 28 Subat Post Moderin Darbe 28 Subat olaylari (Sayfa 75), Sayfa 109'da Turkiye Ozel Kuvvetler Komutanliginin derin devlet olusumlarinin legal ve gorunen kismi oldugu (Sayfa 109), Yazarin Turk Silahli Kuvvetleriyle dusunce planinda problemli oldugu gorulmustur."

PAKISTAN ASLEN TURK • "Kitap icerisinde sik sik Ergenekon kelimesi kavrami gecmektedir. Nihat Sami Banarli'nin Turk Edebiyati tarihi kitabinda Ergenekon'un milli bir Turk destani oldugu Turk milletinin zorluklari yenmesini ayni kokten geldigini gosteren birlestirici ozelligi oldugu Turk milletinin zorluklari yenmesini ayni kokten geldigini gosteren birlestirici ozelligi oldugu, pek cok Turk ulkesinde bir bayram olarak kutlandigi, nice Turk milletinin direnis ve ruh yapisini simgeleyen bir destan oldugu, bu destanin dunyada Turk devletlerinin kuruldugu, Hindistan Pakistan gibi ulkelerde aslen Turk oldugunu fakat Turkce konusmamakla beraber kendisini Turk hisseden insan topluluklari disinda 260 Milyon Turkce konusan Buyuk Turk Milletinin bilincinde yer alan bir destandir Mustafa Kemal Ataturk gibi birlestirici bir lideri ve Ergenekon gibi Eski bir destani olmayan Arap yarimadasinda pekcok ufak devletcigin yer almasi milli destanlarin var olan potansiyeli milli bir guce ulastirdiginin acik kanitidir. Milli destanlarin milletin ruh yapisini guclendiren ozellikleri icin oldugu bir korunmasi gereken onemli kultur degeri oldugu, bu degerin kimi suc saniklarinca suca siper malzemesi yapilarak bu kavram uzerinden tarihsel kirlilik olusturulmasi yerinde degildir. sanik her iki kitabinda zaman mekan belirtmeksizin sadece gazete haberlerine istinaden terorle mucadele edip teror saldirisiyla sehit edilen kisilere orgutsel konumlar icerisine cekme cabasina girmistir."

SUCU TEKRAR ISLER • "TC Devletinin kurulusundan bugune kadar hukuki ve fiziki alt yapisina yonelik icerde ve disarda teror yontemleri ile yipratma hareketlerinin bulundugu terorle mucadele eden ust duzey gorevlilerinin benzer ithamlarla pek cok kez pasifize edilmeye calisildigi tarihsel bir gercegi karsisinda sanigin yargiya intikal etmis bir konu hakkinda yurttaslarimizin Turk Silahli Kuvvetlerine olan guven ve inancini zaafa ugratmaya yonelik olarak degerlendirilen iddialari tekrarlamayacagi yonunde mahkememizde vicdani kanaat olusmadigindan hakkinda erteleme hukumlerinin uygulanmasina takdiren yer olmadigina karar verilmistir."

AYNI MAHKEME HRANT'A CEZA VERMIS • Sisli 2. Asliye Ceza, Orhan Pamuk ve Hrant Dink gibi kamuoyuna sikca yansiyan davalarin da goruldugu bir mahkeme. Hrant Dink, "Nicin hedef secildim" adini tasiyan son yazisinda belirttigi "Hic islemedigi Turklugu asagilamak sucundan" ayni mahkemede mahkum olmustu. Davaya konu olan yazisina bilirkisi heyetinin "yazi suc unsuru tasimiyor" raporu vermesine ragmen Dink bu suctan alti ay hukum giymis ve cezasi ertelenmisti. Hrant Dink dava surecinde sikca tehditler almisti. Dink'i kamuoyunda Turk dusmani olarak yansitanlar arasinda, Cakir'in kitabina gore Ergenekon tutuklulari Veli Kucuk ve Kemal Kerincsiz gibi isimler de yer aliyordu.>>


***

<<TARAF ARTIK NE YAPTIGINI BILMIYOR:IRKCILIGA KARSI CIKACAGIZ DIYE IRKCILIK YAPIYOR

Taraf Gazetesi bugun -saniyoruz bilmeden- yine yeni bir skandala imza atti.

Gazete, "Ergenekon'un Cokusu" kitabi ile davanin gizliligi ilkesini ihlal eden ve bu nedenle mahkumiyet alan Zihni Cakir hakkindaki mahkeme kararini elestirdi. Gazeteye gore mahkemenin gerekceli karari irkci idi. Konu gazeteye "Hindistan Turk'tur" manseti ile tasindi.

Simdi "butun bunlar nedir?" diye kafaniz karisabilir. Gelin meseleyi en bastan anlatalim…

Once sunu soyleyelim:
Zihni Cakir'in tutuklanmasini saglayan savci Zekeriya Oz idi. Yani Ergenekon operasyonunu yoneten savci.

Taraf gazetesi ya bu bilgiyi bilmiyordu ya da bilerek savcinin adini yazmadi. Bizce birinci sik dogru. Neyse devam edelim.

Taraf'a gore, Cakir'i mahkum eden mahkeme gerekceli kararinda irkci bir soylem kullandi. Ornek vermek gerekirse, Ergenekon'un Cokusu kitabinda Zihni Cakir'in "27 Mayis'i Kazim Karabekir'in orduya aldigi Ermeniler'den devsirme subaylar yapti" tezine mahkemenin "Kazim Karabekir, Ermeni donmelerini degil, sehit cocuklarini orduya almistir" yanitini vermesiydi. Ayrica mahkeme, Zihni Cakir'in Ergenekon kelimesi uzerine yazdiklarini da "Ergenekon kelimesinin Hindistan ve Pakistan'a kadar Turk Dunyasini birlestirdigi" iddiasi ile yanitlamisti. Taraf ise bu aciklamayi "Hindistan Turk'tur" ifadesi ile mansetine tasidi.

Mahkemenin gerekceli karari elestirilebilir, elestirmek bir gazetecilik gorevidir. Ancak bir seye dikkat cekmek istiyoruz…

Zihni Cakir'in muhafazakar bir isim oldugunu biliyoruz. Vakit gazetesinde duzenli olarak Ergenekon uzerine yazilari yayinlandi. Ve bunlar da acikca irkcilik yapti.

Kitabinda Zihni Cakir ne yazdi aynen aktariyoruz:
"Istanbul'un dusman isgalinden kurtulmasiyla Kazim Karabekir Sarkta kazandigi buyuk zaferlerden sonra elinde kalan Ermeni cocuklarini, askere mekteplere girmeleri icin Istanbul'a Kuleli Askeri Mektebi'ne gonderir. Birde bakarlar ki mektep Ermeni cocugu dolu, hepsine Turk ismi takarlar, sunnet ettirirler, gel zaman git zaman 27 mayis ihtilali olunca ellerinde kagit kalem hesap kitap bu ihtilali yapan subaylarin ayni doneme denk dusenlerin oldugu yazilidir."
Yani diyor ki 27 mayis'i yapanlar Ermeni kokenlidir.
Bunu da 27 mayis hareketini "asagilama" icin yaziyor.

Peki Zihni Cakir'in bu sozlerinde buram buram irkcilik kokmuyor mu? Taraf nasil oluyor da bu sozlere sahip cikiyor?

Zihni Cakir, alenen "27 Mayis'i Ermeni donmeleri yapti" diyor. 27 Mayis'i Musluman subaylara yakistiramiyor!!! Bu nedenle 27 Mayis'in subaylarina klasik Islamci soylemle "Ermeni donmesi" yakistirmasini yapiveriyor. Ermeni kelimesini kufur olarak kullanarak asil Zihni Cakir irkcilik yapmiyor mu?

Gazetesinde Etyan Mahcupyan, Markar Esayan, Sevan Nisanyan gibi Ermeni kokenli yazarlar bulunduran Taraf, Ermeni toplumuna buyuk ayip etmiyor mu?

Aslinda isin ozu su: Taraf ciktigi gunden beri editoryal kadrosuyla hep hata yapti. Gelen her bilgiyi belgeyi dogrulatmadan sayfasina tasidi.
Editoryal elek bu kadar genis olunca bu tur hatalar hep gazetenin mansetine tasindi.>>

Cvp:Korotonomedya'da Bir "Taraf" Tartışması 24 Kas 2008 07:53 #939

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
Benim destekleyici alternatif haberim;

*********************************

Geçen de Müjdat Gezen hakkında şöyle bir demeç verdiği yönünde haber yapmışlar;

"Can Dündar bir zamanlar Sarı Zeybek'le çok ağlatmıştı bizleri. Fakat bugün, Can Dündar Türkiye liboşlarının en önde gidenidir. İşine gelir Ergenekon'a komplo der, işine gelir içinden çıktığı dernek ve grupları yerden yere vurur, gün gelir Atatürk'ün sofrasına hakaret eder. Herkese Müjdat Gezen Tiyatrosu'nda gösterime giren 'Mustafa Kemal' oyununu tavsiye ediyorum. Can Dündar gâvurundan iyidir."


Ben okurken bu lafları Müjdat Gezen'le özdeşleştiremedim..Nasıl olur da böyle sokak dilinde bir açıklama yapabildi demiştim..Meğerse yokmuş böyle bir açıklama..

İşin komik tarafı, bu lafı bir internet forumunda görüp bir ulusal yayınlamakta hiçbir gariplik görmemeleri..Aziz Nesin'lik bir öykü gibi..

Bu insanlarda tuhaf bir acelecilik var, adeta zaman darlığında bir an önce birşeyleri derme çatma kotarma derdi var sanki..

80 yıllık statükoyu, ha gayret 3-5 ay içinde yıkabiliriz, az kaldı, eli kulağında zorlanımı..O yüzden kendi perspektiflerine uygun olur olmaz herşeye atlıyorlar..

www.taraf.com.tr/makale/2624.htm

Cvp:Korotonomedya'da Bir "Taraf" Tartışması 24 Kas 2008 07:54 #940

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
Taraf'ın Yazı İşleri Müdürü Eray Özer'in cevabı;

***********************************

Ben bu yazışmalarda bir tarafım, konuşmayayım, konuşmayayım dedim ama artık dayanamadım. Bu mail grubunun eski bir Modvisart öğrencisi olarak yaklaşık yedi yıldır üyesiyim. Ve şu anda da şu "zırvalık" filan denilen Taraf gazetesinin Yazıişleri Müdürüyüm.

Odatv'nin haberinden yola çıkarak Taraf'ın ırkçılık yaptığını söylemenin sahiden okuduğunu anlamak, veya vazgeçtim, en azından "okumak"la ilgisi olduğunu düşünüyorum.

Zihni Çakır'a sahip çıkılmasıyla "Hindistan Türk'tür" haberi arasında bir korelasyon kurmak en iyimser ifadeyle haberi okumamakla ilintilendirilebilir.

Odatv için böyle bir durum söz konusu olmadığından başka örneklere de bakarak onların bu yorumunu sadece "art niyetli" olarak tanımlarım tartışmam bile. Ama buradaki insanlar öyle değil, biliyorum.

Zihni Çakır değil de mesela Danıştay cinayeti sorumlusu Alpaslan Aslan'ı cezalandıran bir mahkeme kararı aşağıdaki gibi "öznel" tarih yorumu üzerine kurulu olsa, Pakistan'ın Hindistan'ın Türk yöreleri olduğu iddia edilse "Ulan bu ne biçim gerekçeli karar" demeyecek ve yayımlayamayacaktık öyle mi?

Bu gerekçeli kararı Zihni Çakır'a sahip çıkmak için haber yaptık öyle mi? Yoksa bu gerekçeli karar bu haliyle çok normal öyle mi? Hukuka çok uygun öyle mi?

Pes...

Her türlü eleştiriye eyvallah... Kaldı ki ben tek başıma Taraf'ı temsil etmiyorum, idari bir pozisyonda da olsam nihayetinde orada çalışıyorum. Bu gazete, (diğer gazeteler ve çalışanları ilişkisinde olduğu gibi) benden ve görüşlerimden ibaret değil elbet. Ama akıl var, göz var, nizam var.

Saçmasapan (içeriğini, taşıdığı iddiaları filan toptan geçtim, bir gerekçeli karar böyle yazılmaz, tarih dersi kitabı değil ki bu) bir mahkeme kararının haklı olarak haberleştirilmesini o gerekçeli kararla ceza alan kişinin (faşist, komunist, sosyalist, anarşist, deli, derin devlet adamı, asker vs... her kimse) savunulması olarak algılamak nasıl bir düşüncenin ürünü anlayamıyorum.

Odatv'yi anlıyorum ama üniversitenin, akademinin, felsefe meraklısının bu kavramlar üzerinden konuşmasını anlayamıyorum.

En çok da burada (yani Taraf'ta) insanların hangi saikler üzerinden çalıştığını, neleri feda ettiğini hiç ama hiç düşünmeden, söylenebilecek en acayip, en itici lafı söylemiş bile olsa o lafın söylenebilmesinin kimler için nelere mal olduğuna dair bir saniye olsun vicdan muhasebesi yapmadan bunların bu kadar kolay söylenebilmesine hayret ediyorum.

Maili gönderen arkadaşın niyeti kuşkusuz bu olmayabilir. Ama bu mail grubunda bir süredir devam eden tartışmada kullanılan dil, üslup da beni bir yerden sonra müdahil olma noktasına getirdi.

Her şeyi, başta Taraf'ı sonuna kadar eleştirelim tabii...

Ama insaf be arkadaşlar!

ERAY ÖZER

Cvp:Korotonomedya'da Bir "Taraf" Tartışması 24 Kas 2008 07:55 #941

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
Korotonomedya'nın kurucularından Aras Ozgun'unun yorumu

***********

bu haber dun benim de dikkatimi cekti --ve tuylerimi diken diken etti.

gel gor ki, altta verdigin ikinci linkdeki elestirinin herhangi bir dayanagi yok; gazete haberi bu aciktan irkci mahkeme kararini ifsa etmekten baska birsey yapmiyor --yazinin hic bir yerinde bu mahkeme kararinin nesnesi olan kitabi ya da yazarini olumlayan, destekleyen, sahip cikan ya da oven herhangi bir ifade yok. ya bu elestiriyi yazan vatandas okudugunu anlamaktan aciz, ya da kafasinda onceden kurdugu bir anlam zaten var, baska turlu idrak etmesi mumkun olamamis. netekim linki takip ettigimizde yazinin kaynagi olarak nasyonel sosyalist bir web nesriyatina ulasiyoruz.

hadi bu herifler nazi, okuduklarini anlamaya elverecek zihinsel kapasitelerinin olmadigini dusunelim, teknik anlamda okuma yazma bildiklerine sukredelim. sen bu yaziyi neden ciddiye aldin ve bu tartismaya ne gibi bir katkisi olacagini dusundun, onu merak ettim ben?

kaldi ki, sonucta muhafazakar ve hatta irkci biri bile olsa bu adam, basitce "dusunce sucu" islemekten dolayi 1,5 sene hapis cezasi almis durumda (bu da hrant dink ve digerleriyle ayni kategoriye sokuyor bu yazarin konumunu --zaten anlasilan DInk'e mahkumiyet veren de ayni mahkeme). "dusunce sucu" denilen seyi siradan bir gunluk pratik haline donusturen devlete karsi, ifade ettigi fikre katilmiyor bile olsak bu adamin konumu savunulmalidir.

bu nasil bir dumurdur boyle, otla boku birbirinden ayiramaz hale geldi insanlar, aciktan fasizmi liberalizme tercih eder oldu?

sevgiler,
aras

Cvp:Korotonomedya'da Bir "Taraf" Tartışması 24 Kas 2008 07:56 #942

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
teşekkür ederim aras...

ERAY ÖZER

Cvp:Korotonomedya'da Bir "Taraf" Tartışması 24 Kas 2008 07:57 #943

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
Ozgurlukcu Sol'dan sonra Korotonomedya'yi da kaybettik anlasilan liberal cepheye..

Şak şakçılığını yaptıkları AKP gibi bunlar da mazlumu oynamasını öğrenmiş..Manşetlerinde de o yapmacık sol ruha hitap eden zor durumdayız, dayanmalıyız geyikleri işe yarıyor demek ki..

Taraf'ın iki yüzlü çifte standartlı yayın politikasına karşı olmanın liberalizme karşı açık faşizmin tercih edilmesi anlamına geleceği ise nasıl bir mantıktır merak ettim..

Karşımızda yalan olduğu ayan beyan ortaya çıkmış olduğu sayısız haber yapabilen bir gazete bu..Liberalizmi yerleştireceğim diye solu sol yapan bütün simgelere yüzsüzce saldıran bir yapı..

Cvp:Korotonomedya'da Bir "Taraf" Tartışması 24 Kas 2008 07:58 #944

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
Benim dayanamayıp tartışmayı körüklemeye çalıştığım mesaj:

****************

Kor, malum ağır abi klasmanında bir liste..İnsan birşey yazarken bonus ölçüp tartmalar yapma baskılanımı yaşıyor..Görünen de o ki, polemiğin de itibarı pek bir düşmüş..Pek bi bırak konuşsun kendi kendine havası sezdim..Ama yazılanları okuyunca bir hususu son derece merak ettim ve sormaktan kendimi alamadım..Hani -bu Taraf'tan bile olsa- biri son derece ölçülü ve soğukkanlı bir yaklaşım sergileyerek haksızlık yapıldığı iddiasıyla çıkınca insan haliyle bir vicdan muhasebesi yapıyor, gerçekten tepkimiz yargılama gücümüzü körleştermiş olabilir mi diye.

Dolayısıyla yatmadan önce bir son sigara içerken daha objektif olarak "okuduklarımı anlamaya" çalışayım dedim aksam aksam; sonra ben de boşver şeklinde karar almış olmama rağmen, ya sormadan edemeyiceğim dedim..belki Taraf yöneticisi arkadaş cevaplama nezaketini gösterir.

Tamam ortada absürd bir Türkiye klasiği var; normalleştirme anlamında değil ama Türkiye'de bini bir para olan her klasmanda yaşanan absürtlükler nevi şahsına münasır bir Aziz Nesin külliyatı yaratmamış mıdır bu ülkede? Beni şaşırtan bu tipik Türkiye klasiğine bunca yıldan sonra bu denli şaşırabilmenin başarılabiliyor olması; Buyrun Ahmet Altan konuyla ilgili yazısı;

www.taraf.com.tr/makale/2728.htm

Evet kendisi de bu durumun normal sayılmasına kızıyor..Tamam suçluyuz bu konuda..Şahsen başka alanlarda da bu tür absürdlükler benim algı evrenimde bir çıkıntı, bir gerçek göz kırpması etkisi yapmıyor..Ünlü bir anektod vardır; solcunun biri gözlatından salıveriliyor, işence gördün mü diye sorulunca "Yok ya kuru dayak attılar" diyor..Ahmet Bey duymamışsa, o içli, hisli uslubuyla (bu uslup yüzünden hala duygulsal alt üst oluşlar yaşayan var mı ya?) bu konuda da bir isyan yazısı kaleme alabilir..Zaten artık otomatiğe aldığı, ya da template kullanarak yazıyor olması muhtemel olduğuna göre, temel çatıyı koruyacak, değişkenlere güncel değerler atayacak sadece..

Naapalım bizim lebenswelt'imiz bu..kendimiz seçmedik..Tamam düzeltilmesi lazım, patalojik bir durum..Da içtenlikle söylüyorum, bu gibi absürdlüklere bu denli şaşırılması nasıl mümkün olabiliyor?

Şimdi şu satırlara bir bakalım;

"Ben hayatımda bu kadar saçma sapan bir şey okuduğumu hatırlamıyorum." ( "Ama insaf arkadaşlar" bu cümlede azıcık olsun bir yapmacıklık yok mu? Türkiye'de orta yaşı da geçmiş birinin böyle bir saçmalık okumamış olması mümkün müdür?)

"Siz hayatınızda böyle bir şey okudunuz mu? " ( Siz hayatınızda bu tür saçmalıklar okumamış olan birini bulabilir misiniz bu ülkede? Bu tür saçmalıklar okumadan bu ülkede herhangi bir ortaokul, lise diploması alınabilir mi?)

"Hangi ülke böyle bir saçmalama özgürlüğünü yargıçlarına bağışlayabilir?
Saçmalamaya böylesine eğilimli birinin verdiği ve vereceği kararlarla insanların hayatları, gelecekleri belirleniyor.
Biz bu saçmalıkları "normal" karşılıyoruz.
Bence en büyük tehlike bu işte.
Saçmalığı, hayatın ve adaletin "doğal" parçası haline getirmek.
Saçmalığın sıradanlaştığı, adaletin saçmalaştığı bir ülkede yaşamak.
Ve, bundan dehşete düşmemek." ( Ne kadar isyankar ne kadar başkaldırıcı satırlar..Bu isyan size herhangi bir büyükeseri çağrıştırıyor mu? Nedense benim aklıma "Dava" geldi..Kendisi de bir "edebiyatçı" olan Altan abimiz, "Dava"yı okumamış olabilir mi? Nedir Dava'nın ana fikri?..Bu isyanın arkasında iyi, güzel, şık, çağdaş bir yasa ve yargıçlar olabilir olumlaması, saçma olmayan bir "adalet" mümkündür iddiası hiç değilse örtük olarak var mı yok?..Hani çok fazla yorgunu yokuşa sürmüş olmayayım, tamam ehveni şer yasalar olsun, batı tipi bir demokrasi güzeldir, böylesine nobran bir ülkede goşist bir tavırla falan küçümsenemez.. De, böylesine duygu yüklü bir vurgu niye? Bunu bir yunan trajedisi duygusallığına sokmak niye..İsyan edeceksek çok var isyan edecek konu, mesala bende hep merak etmişimdir niye bu ülkenin yargıçları koskoca "Adalet Mülkün Temelidir" yazısının önünde oturur.)

Şimdi oturup şu yazıyı okuyunca bilmediğiniz ne gibi bir gözlem var? Demek ki analitik değil de daha çok retorik sorular bunlar.. Analizle değil de, vurguyla ve Gazetenin genel yayın çizgisinin kurduğu bağlamsal yapıyla iletilmeye çalışılan bir anlam var..Ya biliyorsunuz işte sözü nereye getirmek istediğimi..Yani iletişimin iyice kompaktlaştırılıp, sadece belli jestlerle iletilen bir anlam..Zizek askerdeyken bir Arnavut, anasına küfrederek samimileşmek istemiş..O da bacını diyerek daveti kabul etmiş..Gel zaman git zaman, artık küfürün tamamını iletmeye üşenmeye başlamışlar, her sabah arnavut sadece ananı, bu da bacını der hale gelmiş..Bunlarınki de ona benziyor..

Burdaki ana sorunsal bir Türkiye klasiğinin sergileniyor olmas mı? Bu tür klasikler haber değeri taşıyorsa, günlük gazetelerin herhalde bir 30-40 sayfa çıkması gerekiyor bu ülkede, Aziz Usta bir ömür boyunca yazdı yetişemedi yine de..Bunların hepsiyle tek tek ilgilenmek, haklarında içli isyan yazıları düzmek ne kadar feasible birşey? Malum mümkün değil..Bir seçicilik, bir filtreleme olması lazım..İşte ben Taraf neye göre fltreliyor onu çok merak ediyorum..Mesala bu gerekçeli karar haber değeri taşıyor da, Hüseyin Üzmez'in taciz ettiği kızın travma geçirmediği yönünde bir günde adli tıp raporu alıyor olması taşımıyor mu? Bilmiyorum bu ne kadar haber oldu Taraf'ta..Ya da ne biliim mesala Engin Ceber'in işkencede öldürülmesi hangi ölçüde haber değeri taşıdı..Demagoji değil derdim, kamyon yüküyle örnek bulunabilir de, ben hukuk/adalet sistemimizin dili kullanma yetisi sorunsal olduğu için o yönde örnekler seçtim..Tamam belli bir kepazeliğin ele alınıyor olması, diğerlerinin önemsenmediğini göstermez de, aynı temel yapısal probleme gönderme yapabilecek vakalar konusunda Türkiye'de hiper enflasyon yaşanıyor olmasına rağmen, neden mesala Taraf'ın seçim kümesi hep o kilitlenilen tek bir hedefe, yani TC'in ne kadar milliyetçi, ne kadar ayrımcı olduğunu gösteren örneklerden seçiliyor..Ne bileyim mesala araştırılsa herhalde benzer kepazelikler, sınıfsal ayrımclığın da ne kadar etkili olabildiği yolunda seçilebililirdi..Milliyetçiliğin anası olduğu çok kötülük vardır da, benim kavrayışım sanki anaların da anası sınıfsal adeletsizlikmiş gibi söylüyor.. Sanırım bunu gösterecek mahkeme kararları da araştırmacı gazetecilerimiz tarafından bulunabilirdi..Haber kaynakları da forum'lar olduğu için, bir kaç forum tarasalar, Türkiye'nin pekçok farklı klasmanda absürdlükler klasikleri bulunabilirdi gani gani..Ne bileyim mesala, yeşilçam filmlerini küçümseriz ama buz gibi gerçek olabiliyorlar bu ülkede; mesala bir zengin piç kurusu bmw'si ya da corvet ile hız yaparken, kızına doğum günü hediyesi almak için 5 dk'lığına sokağa çıkmış bir taze babanın Tofaş'ını ezerek öldürür, sonra 3-4 gün nezarathanede kalır çıkar...Sonra dert, adalet sistemimimizin gerekçeleri kararlarında güzel türkçemizin kullanımı ise, Sivas katliamı sanıklarını beraat ettiren gerekçeli kararlarda güzel türkçe kullanılabilmiş mi çok merak ettim şimdi, Altan abinin o ince edebi sınavından geçebilir miydi acaba?

Yani anlıyorum herkesin fantezi evreninde sorun kümesine giren olaylar farklı olabilir..Buna birey olarak benim hakkım var..Ama bir ulusal medya, hele ülkeyi bir demokrasi cenneti haline getirmeyi kendine kutsal vazife ilan etmiş bir ulusal gazete bir birey gibi kendi subjektif sorunsal kümesine göre yayın yapabilir mi? Hiç olmasa şeklen zevahiri kurtarma babında her konuyla ilgili gibi görünmesi gerekmez mi? Yani malum değil mi, demokrasi sadece milliyetçilik değişkeniyle mi uğraşır?

En plaza medya gazetelerine , karşılarında artık tiksinmeye bile takatımızın kalmadığı malum gazetelere bile, "Marx Haklı Mı Çıktı?", "Kapitalizm Çöküyor Mu?", "Mad Max Filmi Gerçek mi Oluyor?" diye manşet attıracak, bazıların yüzyılda bir yaşanan cinsten dediği bir kriz yaşanırken, Taraf hangi fantezi evreninde yaşıyordu dikkatinizi çekti mi? Adeta bir başka gezegenden yayınlanıyor gibiydi..Kara perşembler, kara cumalar, kara bilumum hafta günleri yaşanırken, Taraf obsesif bir nevrotik gibi, herkese malum olan bir gerçeği yılmaz bir çabayla hepimize ifşa etmeye çalışıyordu..Bilmiyorum bende mi aksaklık var, kimseye ilginç gelmiyor mu bu? Ama insaf arkadaşlar bunda hiç mi Ohaa dedirtecek bir durum yok...

Cvp:Korotonomedya'da Bir "Taraf" Tartışması 24 Kas 2008 08:00 #945

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
Savaş'ın ilk müdahalesi;

*******************

"En çok da burada (yani Taraf'ta) insanların hangi saikler üzerinden çalıştığını, neleri feda ettiğini hiç ama hiç düşünmeden, söylenebilecek en acayip, en itici lafı söylemiş bile olsa o lafın söylenebilmesinin kimler için nelere mal olduğuna dair bir saniye olsun vicdan muhasebesi yapmadan bunların bu kadar kolay söylenebilmesine hayret ediyorum."

Bu cumle cok dusundurucu. Muhakkak cok zor kosullarda calisiyorsunuzdur, hatta su aralar Sabah ile anlasmaniz bozuldugu icin ve devletten de reklam alamadiginiz icin daha da kotu duruma dustugunuzu okudum. Uzulmedim, kusura bakmayin. Onemli bir islevi yerine getirdiginiz anlar oldu ama gecelim bunlari da, cumlenizdeki su bolume bir gelelim: "... ama hiç düşünmeden, söylenebilecek en acayip, en itici lafı söylemiş bile olsa..." Dusunmeden laf soylemek icin mi kurdunuz siz o gazeteyi kardesim? "Bedeli cok agir oluyor soylediklerimizin o yuzden dusunmeden soylediklerimiz elestirilmeye" mi demek istiyorsunuz?

Bence bakin bir halt yedi yazarlariniz. Forum sayfanizda Deniz'e sicip sivayan bir ustun zekaliyi aninda kose yazariniz yaptiniz. Dunyanin en hizli kose yazari olan sahsi olarak tarihe gecti. Tebrikler. Bunlarin hepsini gecelim. Gelin bakin hadi durust gazetecilik filan diyorsunuz ya, sizden rica ediyorum sunu yapin: 12 Eylul Defteri filan diye bir sey hazirlayin. O donemin basbakan yardimciligini kabul edisinden olumune kadar Ozal'in kudretindeki artisa ragmen bu memlekette nasil da iskence artmis, nasil yuzbinlerce insan tezgahlardan gecmis, o donemin iskencecileri, Kemal Yazicioglu, Memet Agar, Ali Kalkan, gecenlerde intihar ederek rahmetli olan Tasakci (Laz) Fikri gibilerini kimler taltif etmis, kimler bunlara oduller vermis? Sonra Turkiye'nin Nazizm doneminin, Ozalizmin Turkiye'de ovenleri, yandaslari kimlerdi? Donemin darbeci generali icin "cennetliktir" diyen Fetullah Gulen'in gazetesinde, sizin gazetenizde hangi kose yazarlari, hangi yazi isleri mudurleri calismis, bunlar Fetullah Gulen'e ovguler yagdirmislar mi, bunlar simdi "yeterince darbe karsiti degiller" diye sosyalistlere sicip sivarken hangi onurlu gecmisten geliyorlar, hala Turkiye'nin en buyuk iskencecisinin (Ozal) donemini nasil da ovuyorlar... bunlari yazan-anlatan bir defter hazirlasaniz da o defterle birlikte, birazcik, azicik Avrupa'dan bildigimiz o medya-akademi etigine katkiniz olsa, donemin Nazileri bilinse, o yavsaklarin bu gun nasil da "darbe karsiti olunacak, ol!" emriyle herkesi ikiyuzluce zan altinda biraktiklarini filan bir dokturun de biz de bilelim.

Benim o bedeli cok agir olan haberciliginize diyecek sozum yok. Ama henuz gazeteniz kose yazarlarinin Nazi destekcisi olmadigi anlamina gelecek herhangi bir kelam duyamadim. Ben ve pek cok arkadasim Taraf'a elimizi surmuyoruz. Neden sizce? Basitce Deniz'i once Ergenekoncu, sonra Ittihatci ve irkci yapan bir ustun zekaliyi kose yazari yaptiginiz ve abileri de ona destek ciktilar diye mi? Yoksa bu ulkede temsil ettiginiz sey pembe gotlu bir iki yuzluluk oldugu icin mi? Siz nereden biliyorsunuz ki bi zbunlari bu kadar kolay soyluyoruz? Sizden baska bu dunyada aci ceken, zorluk yasayan yok mu? Ne olu rki kardesim? Ahmet Altan armut reyonunda satilacak uc bes roman daha yazar ve yirtarsiniz. Ya onun Ozalcigi doneminde sakat kalan, oldurulen insanlar? Yikilan aileler? Cok mu hamaset oldu? Bizim canimiz yandi kardesim, sizin guzel ve nadide zorluklarinizin yaninda lafi olmaz elbet de, gene de belki iki gidim icinizi titretir.

Cvp:Korotonomedya'da Bir "Taraf" Tartışması 24 Kas 2008 08:01 #946

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
Taraf Yazı İşleri Müdürü Eray Özer'in ikinci cevabı

************************

Çok birebir tartışma olmasın istiyorum. Sahiden... Bu grubun yapısına aykırı bir tartışma olur bu.

çok ama çok kısa bir noktaya dikkat çekeceğim.

Engin Çeber Türkiye'nin gündemine aşağıdaki haberle düştü. Birkaç küçük haberin ardından bu linkteki haber Taraf'ta manşet olarak yer aldı. Özel haberdi, kimsede yoktu. Çok iç yakıcıydı.

Bir gün sonra da hiç kimseden (dtp, ufuk uras, adalet bakanı, baykal, erdoğan vs...) en ufak bir açıklama gelmeyince yine Çeber olayıyla ilgili "Oh olsun mu diyorsun Ankara" (bu da ikinci linkte var) ikinci manşetten verildi/verdik.

Ve hemen akabinde adalet bakanı Türkiye tarihinde ilk defa bir işkence vakası nedeniyle özür diledi.

Korotonomedya üyesi arkadaş (bu nasıl bir hitap şeklidir tam anlamadım ama ben de aynı tatta gideyim dedim) bir filtrelemeden bahsetmiş ya Taraf'la ilgili olarak.

Mutlaka filtreleme vardır, gazetecilik bir filtreleme işidir aslında ne yazık ki... Tüm gazeteler için geçerlidir bu.

Lakin bizim filtreler, görüldüğü gibi, Önder arkadaşımızın (yok ben ismiyle hitap edeyim, diğer üslubu beceremedim) zannettiği yönde çalışmıyor. Üzmez vakası için de Çeber olayında olduğu gibi çeşitli haberleri sunmak mümkün ama sahiden bunu birebir atışmaya çevirmek sağlıklı değil.

Ahmet Altan'ın yazılarına/üslubuna gelince, eh sanırım bunun gazetenin içeriğine yönelik tartışmanın dışında olduğunu kabul ederiz.

Şunun altını bir kez daha çizmek istiyorum. Taraf'ın eleştirilmesiyle hiçbir derdim yok. Ben de yeri geldiğinde en ağır biçimde eleştiriyorum ki bu memlekette gazeteciler diğer gazetelere sallamakla geçirdikleri vaktin yarısını kendi gazetelerini eleştirmekle geçirseler her şey çok arklı olabilirdi.

Ama okumadan eleştirilmesin. "Çeber olayına ne dediniz arkadaşım" derseniz nasıl tartışacağız ki...


Çeber linkleri:

www.taraf.com.tr/haber/18858.htm

www.taraf.com.tr/haber/18967.htm


böyle Taraf'ı savunuyor olmaktan bile utanıyorum. Kendi malını güzel göstermeye çalıyan esnaf gibi...

Kusura bakmayın.

ERAY ÖZER
Sayfa oluşturulma süresi: 0.56 saniye
Top Posters Posts
onder 1144
AliOsman 522
Murat 415
guclu 345
emrahpolat 315
hasever 290
fetekos 89
mehmet özgür 68
Murattı 49
pia 44