İşte olay mehmet'in "millet ampirik bilgilerle düşünüyor, boş kalan yerleri de fantezi ile dolduruyor dediği" durum..
Suç şunda ya da bunda demek çok doğru değil bence..Piyasanın görülmez eli gibi bir arz-talep dengesi var ama hangisi önce kuruluyor belli değil..
Yatay, yazar-okur ayrımı olmayan bir iletişim formatına talep var mı? Var bence bayağı da büyük oranda var. Ekşisözlük, wikipedia, facebook fenomenlerinin anlamı nedir? İnsanlar interaktif bir ortamda "etkin" olarak iletişimde bulunmak istiyor..Yani birileri yazsın ben okuyayım devri geçti artık, şu ya da bu şekilde kendilerini ifade etmek istiyor. Bu "normal" insanlar olarak bizleri çok daha fazla etkilemiyor mu? Gaz olsun diye değil samimiyetle söylüyorum ki bizimki gibi ortamlarda adsız insanların yazdıklarını ben çok daha hevesle okuyorum..
Makale yazıcılığı, köşe yazarlığı gerçekten miadını doldurdu artık..Sende demişssin ya, o kadar birikimli, filozof sayılacak adamlardan bu kadar yüzeysel siyasi analizler çıkmasına şaşırıyorum diye..
Bekir Çoşkun'u geç, Ahmet İnsel, Laçiner, Yıldırım Türker gibi birikimli adamlar bile artık çoğu zaman vasatın üzerine çıkamıyor, konu sıkıntısı çeken Holywood'un dönüp dönüp aynı filmlere sequel'ler çekmesinde olduğu gibi bu adamlar arasında da entellektüel kabızlık yaşanıyor..Bu bence aslında son derece maddi süreçlerle ilgili birşey..Bu adamların maddi dünyası biz "sıradan" insanlar kadar zengin değil..Dünyayı "comfortably numb" bir durumda, geçim sıkıntısı, zaman darlığı, gelecek kaygısı, iş hayatının yabancılaştırıcı cenderesinden geçme gibi ölümcül sorunları yaşamadan yazıyorlar..Böyle hayatlardan ezilenleri özgürleştirecek düşünceler çıkmaz..O yüzde değil midir ki, ıkına sıkına ancak demokrasi geyiği yapabiliyorlar..Bizler "gerçek", "somut" bireyleriz, hayatın içindeki geçek yakıcı sorunları biz görüyoruz..Ne kadar birikimli olursa olsun, bu adamların senin benim her gün geçtiğimiz cendere üzerine otantik lafları olabilir mi? Benim sorunumu bana benden başka kim anlatabilir? Gerçekten bizim yazdıklarımız, hayata tam anlamıyla dokunan şeyler olur..
Bir kere şunu bir şiar olarak benimsemek gerek; mesleği "yazarlık" olan adamdan hiçbir otantik düşünce çıkamaz artık..
İnsanlar kapitalist üretim ilişkileri içinde aktif olarak rol alıyor olmalı ki, onun hakkında yabancılaşmamış fikirler üretebilsin..
Bizi İslamıfobik olmakla suçluyorlar..Tabii ki bu yönde onlardan çok daha fazla paranoyak olacağım..Ülke bizim gibiler için soluk alınmayacak kadar muhafazkarlaştığı zaman onlara dokunacak birşey olmayacak ki..sen ben adsız insanlar olarak gidip her zaman içkimizi içtiğimiz yerde içemez, ramazanda korkmadan öğle yemeği yiyemez hale geleceğiz..Bir Ahmet Altan en muhafazkar koşullarda dahi bu mahalle baskısını yaşayabilir mi?
O yüzden talep var hocam, hem de çok ciddi bir talep..Sorun o talebi bilince çıkarmak..