Ne demişti Ece ablamız daha 4 ay önce, gözleri sulanmış bir "Güzel Ruh" sentimentalitesi içinde?
www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=Yaz...emelkuran&ver=44
Bir an için ‘Ulan?! Yoksa?!’ diye şöyle en şokellasından bir umut gelip geçmedi mi içinden! Ben buna bakarım. Zira Obama, sadece Obama değildir!
Obama, kendisinin de mükemmelen ifade ettiği üzere, ‘Evet, yapabiliriz!’ duygusudur. Ve sırf bu yüzden Amerikan hegemonyasına karşı yazmadığını bırakmayan, ABD dış politikasına karşı eylemler örgütleyen bir kardeşiniz olarak diyorum ki Obama, Obama’dan fazlasıdır!
Zayıf takımın galibiyeti
O, Kuntakinte’nin zaferidir. O Kenya-spor’un dünyaya gol atmasıdır. Azgelişmiş ülkelerin içli çocukları olarak tuttuğumuz zayıf takımların galip gelmesidir. Kapıcı çocuklarının üniversiteyi bitirip doktor olmasıdır. Obama, zengin kızın fakir oğlanı sevmesidir. Söyleyeceğiniz o çok önemli laf boğazınıza tıkanıp gırtlağınızı acıttığında halden anlayan birinin çıkıp size yardım etmesidir. Obama, apartman çocuklarının topunun patlaması sonunda sokak çocuklarından patlak toplarıyla oynamak için istemesidir. Obama, Münir Özkul’un fabrikatöre ‘Ben Yaşar Usta...’ diye başlayan o repliği söylemesidir:
‘Eğer bu çocukların başına bir şey gelirse, çeker seni vururum, sonra arkama dönüp bakmam bile.’
Obama, siz işten atılırken istifa eden arkadaşlardır. Siz disipline verilirken sizinle birlikte kalkıp suçunuzu paylaşan dostlar. Obama, ‘Olmaz, mümkün değil’ dediğinizde ‘Kaybedecek neyimiz var? Batarsak beraber batarız diyen sevgili
Peki şimdi ne diyor?
Avrupa merkez solu üzerine araştırma yapan bir ahbabım bütün Avrupa soluyla görüştükten sonra şunu söyledi:
“Obama, Avrupa’da solu iğdiş etmiş durumda. Bütün parti merkezlerine üzerinde ‘Umut’ yazan Obama posterleri var.”
Prestijli bir derginin editörü başka bir dostum da şöyle bir şey anlattı:
“Galiba ‘imparatorluk böyle çalışıyor. Birmingham’da Amerikan seçimlerinin sonuçlarının belli olduğu gün bir ilkokulun müdürü çocukların hepsini dersten çıkarıp bahçede toplayıp ‘Bugün tarihi bir gün’ diye bir konuşma yapmış. Çocuklara bir nevi kurtuluş günü anonsu yapılmış yani.”
Bir de şu:
Obama’nın yürüttüğü Ortadoğu politikası göründüğü gibi değil.
Örneğin Başkan Yardımcısı John Biden’ın seçimlerden önce gidip Beyrut’ta “Akıllı olun! Ya Batılı yanlısı koalisyon kazanır ya da Amerikan yardımlarını unutun” açıklamasını yapması pek görünmedi.
Ne de Hillary Clinton’dan Madeleine Albright’a kadar Beyrut’a yapılan diplomatik çıkarma pek Obama’nın adı altında anılmıyor. Yani vitrinde ‘karaoğlan’ görünüyor ama arkada ‘eski beyaz oğlanlar’ var.
Bütün bu Beyrut çıkarmasının ana başlığının ‘Lübnan demokrasinin bağımsızlığı’ olması da şaka gibi bir şey. Dolayısıyla işler eskisi gibi. Sadece şimdi biraz daha yakışıklı ve konuşmayı biliyor!
Ehh nasıl olacak şimdi bu işler? Ben nasıl kulak vereyim düşüncelerine artık?
Yine ısrarla söylüyorum, sosyalist solun "iyi köşeciler"den, solun starlarından umacağı medet yoktur. Bunların herhangi analitik bir zihinsel yapısı yoktur. Osuruk yelinden yeni "Güzel Ruh" duygulanımları çıkarırlar. Nişantaşı'nda kafede otururken şöyle bir gelen çoşkuyu alıp heyacanla piyasaya sürerler. Bunlar hasbel kader söz söyleme ayrıcalığını ele geçirmiş, özensiz, sahip oldukları ayrıcalığın toplumsal etkilerini hesap etmeden sallapati, anlık duygulanımlarla yazı kaleme almakta hiçbir beis görmeyen tesadufi tiplerdir.
O dört ay önce kaleme aldığı duygulu, çoşkulu yazının zihinlerde bıraktığı etkiyi, şimdiki bu yazısı nötralize edebilir mi?
Obama da olsa, karaoğlan da olsa sözkonusu olanın ABD başkanı olduğu gerçeğinin, ölçüsüz bir çoşku üzerinde hiç değilse minimal bir oto kontrol yaratması gerekemez miydi? Bu kadarcık bir bilgelik gösteremeyen biri sol adına kaale alınabilir mi?