Bilmiyorum takip ediyor musunuz, Habertürk'te cumartesi akşamları saat 23:15'te başlayıp sabaha kadar devam eden Murat Bardakçı ve adını hatırlamadığım, hatırlamaya da pek lüzum görmediğim kazma bir tarihçi ile Pelin Batu'nun sunduğu tarihin Arka Odası diye bir program var. Proje aralarında evde pineklerken vampir modunda yaşadığım için ister istemez müdavimi oldum programın. Her ne kadar o haftanın konusu olarak deklare edilen türkiye tarihi ve coğrafyamızla ilgili meseleye geçmeleri bir sürü gevezeliğin ardından ancak bir iki saat sonra mümkün olsa da başka benzeri olmadığı için seyrediyordum mecburen..Konsept çok yerinde olmasına rağmen, programın Osmanlıcı/sağcı çizgisi tahammül edilmesini zor kılsa da vakit öldürmek için iyiydi.
Programda en fazla tepemi attıran şey Murat Bardakçı gibi son derece nemrut, olabildiğince kaba herkesi aşağılayan biri kendi başına yetmezmiş gibi, oldukça sağ bir çizgide olduğu belli olan, klasik türk muhafazakarlığının ve babaerkil zihin yapısının ideal tipik bir örneği tarihçi bozuntusunun Pelin Batu'ya karşı tavırlarıydı. En başta eski bir diplomat kızı olmanın dışında ne gibi bir meziyeti olduğunu bilemediğim dolayısıyla hangi vesileyle akademik bir tarih programına kalıcı katılımcı yapıldığını çıkarsayamadım bir kadının orda bulunmasını garipsemiştim. Ama zamanla o iki kazmadan daha açık fikirli ve hiç de küçümsenemeyecek bir birikimi olan, hiç değilse çabaladığı belli olan biri olduğunu anladım. Misal; o iki kazmaya göre türkler dışında hiçkimse Osmanlı tarihçiliği yapamazmış. Laan niye yapamaz, sebeb? Osmanlı tarihi çok mu karışık, anlaşılması çok mu zor? Diğer çok daha köklü kültürlerin, örneğin 5000 yıldan fazla kesintisiz tarihiyle, öğrenilmesi kat ve kat daha zor dili ve alfabesiyle Çin tarihi üzerine koskoca Sinoloji disiplini içinde yüzlerce batılı tarihçi var da, Osmanlı için niye olmasın..İşte Pelin Batu bu iki höt höt adama karşı gayet de güzel olabileceğini savundu. Daha önemli bir misal..Adını hatırlamaya gerek duymadığım o tarihçi müsvettesine göre Braudel tipi toplumsal tarihçilik çok moda olmuş ve Osmanlı tarihçiliğini büyük zararlar vermiş. Buna karşın Pelin Batu çıkıp tarihçiliğin bir takım önemli olayların, savaşların çeteresini tutmaktan ibaret olamayacağını, toplumsal analizlerinin yapılması gerektiğini bu ikisine karşı elinden geldiğince savundu..Ancak zontalar konuşmasına izin vermiyor ki derdini anlatabilsin..Müsade ettikleri oranda Braudel tipi tarih yazımını savundu..Öbür ikisine göre ise böyle bir tarih yazımı burnu havada batı özentisi akademisyenlerin bir züppeliği..
Türkiyeli erkeklerin -bu minvalde doğulu erkeklerin- güya entellektüel ve seçkin olunduğunda bile kadına karşı yaklaşımlarının damıtılmış, pürü pak halinin nasıl olduğunu merak mı ediyorsunuz, bu programda Pelin Batu'ya karşı takınılan tavrı mutlaka seyredin..Aleni aşağılamaların yanında, bariz anıştırmalar ve mimikler ve vücut diliyle, güzel bir kadından bir tarihçi olamayacağını bas bas bağırıyorlar sanki..Geçenlerde ise Murat Bardakçi bir başka programda açıkca Pelin Batu'nun programlarının süsü olduğunu belirtti..
Kadıncağız öylesine aşağılamalara, susturulmalara, terslemelere, sözünün orta yerde son derece kaba bir şekilde kesilmelerine maruz kalıyor ki, ben oturduğum yerde tutup elime geçen ilk şeyi fırlatma ihtiyacı hissediyorum programı seyrederken..Çok açık belli oluyor, mahsus yapıyorlar. Ya bu olay rating için kurgulanmış bir mizansen ya da Pelin Batu müthiş sabırlı biri..
Ancak geçen hafta olay patlamış sonunda, dayanamayıp canlı yayını terketmeye kalkmış. Yüzündeki ifade olayın bir mizansen olamayacağını düşündürttü bana..İçten bir kızgınlık ve haksızlığa uğramış birinin ifadesiydi o..Şimdiye kadar niye bunca aşağılamayı sineye çekti bilemiyorum doğrusu..Çok geç bile kaldı..
Buyrun olayı gösteren video klibinin linki;
Pelin Batu Canlı Yayını Terk Etmek İstedi
Şimdi Pelin'in isyanında hiç anlam veremediğim bir cümle var;
"Bu yaşınızda bir kadına nasıl davranılması gerektiğini öğrenememişsiniz".
Yaw ben anlayamıyorum, bu ifade tam da erkek egemen bakışın cinsiyetçi mentalitesini ifade etmiyor mu? Pelin Batu bunu söyleyerek paradoksal bir biçimde aşağılanan, mağdur edilen bir kadın olarak erkek egemen zihniyeti bizzat kendisi yeniden üretmiyor mu? Bir kadına niye farklı davranılması gerekiyor? Sonra bu fark nedir? "Zayıf cins" olduğu için nazik olunması, ciddiye alınmasa bile pohpohlanmasına ara verilmemesi gerektiği yönünde örtük bir ifade dile getirmez mi bu? O iki türk daha doğrusu doğulu tipik erkek zihniyetinin temsilcisinin tam da istedikleri şey değil mi bu? Görüşleri ciddiye alınmayacak, söz verilmeye değmez ama bir süs gibi orda tutulacak bir biblo..Pelin batu da o lafı ederek bu yaklaşımı bile bile tasdik ediyor..İanılır gibi değil, kendi kendine lades olmak buna denir.