Karşıma çıkan kimi Skandal haberler insanlığın Tekvin'nin Sodom ve Gomorrah öyküsünde anlatılan duruma yeniden düştüğü izlenimi yaratıyor bende; aklın külliyen çöktüğü, bütün toplumun ne istediğini bilmeyen bir histeriye kapıldığı bir durumu. İşte son örnek:
Varlığından sadece sürüp gitmekte olan etnik şiddetle haberdar olduğumuz Dağıstan'ın Mahaçkale Anji adlı bir takımı varmış; Ve bu takımı bir süre önce, demek her yandan öylesine mantar gibi bitmişler ki adını diğerleri kadar duymadığımız, yaklaşık 8 milyar dolarlık servetiyle Süleyman Kerimov adlı, Rusya'nın o ünlü genç Oligark'larından biri satın almış. Ardından da yıllık 20 Milyon Euro'ya Eto'o'yu, 5 milyon Euro'ya Roberto Carlos'u kadrosuna katmış..Eto'o'nun ücretini yanlış yazmışlar sandım, lakin Wikipedia'da kontrol edince doğru olduğunu gördüm..Sanıyorum böylece futbol tarihinin en fazla kazanan oyuncusu ünvanını da almış oldu. Dağıstanlıların ortalama kazancı $150 dolar imiş..Şöyle kabaca bir hesap yaptım, bütün çalışan Dağıstan nüfusu o kazançlarının tamamını verseler, Samuel Eto'o'nun bir yıllık transfer ücretini karşılamaya yetmiyor..Bir sezonda 40 maç oynasa, ortalama 10bin kişi o 40 maça gelse, $85 dolar vermeleri gerekiyor diye hesapladim çabucak. Genç oligark'ın 8 milyar dolar serveti Alaaddin'in Lambasından çıkan Cin tarafından bahşedilmediğine göre birilerinin cebinden çıkıyor olması lazım.
Hakikaten hayra alamet gelişmeler değil bunlar; bütün üretici gücünü gelecek kaygısı olmadan sefahata, ölçüsüz tüketime kanalize etmiş bütün bir insanlık var artık. Herkes 3 ay ömrü kalmış gibi, her zevki biran önce tatma zorlanımı içinde sanki.
İnsanlığın önceki dönemlerinde de masalların abartılı anlatılarına esin verecek denli büyük servetler birkaç despotun elinde toplanmıştı muhakkak, ama barbarlığın ve feodalitenin talanlarından, çapulculuklarından biriktirilen ganimetler değil miydi onlar..Kaldı ki o ganimetler de büyük bir ordu beslemek, bayındırlık işleri yapmak vs için kullanılırdı herhalde. Aksi takdirde kısa sürede el değiştirirdi..Önümüzdeki durumu geçmişe uyarlarsak, muzaffer barbar şefinin ganimetinin önemli bir kısmını askerlerine değil soytarısına vermesine benziyor.
Negri & Hardt, Commonwealth kitaplarında günümüzde Kapitalizminin kurucu özelliği olan girişimciliğini kaybettiğini, bu özelliğin artık tabanda, kollektif öznelere geçtiğini söylerler..Kapitalist artık kendisi bilgi üretmez, üretilen bilginin üzerinde bir parazit gibi yaşar. Muazzam servetler, nasıl yatırıma, reel üretime çevireceğini bilmeyen 3-5 oligark'ın elinde toplanmıştır. İşte bütün yapabildikleri futbol takımı satın almak, yapay adalar inşaa etmek, en büyük gökdelenleri dikmek gibi görgüsüzlükler; işlevden daha çok ihtişam önemli. İçinde bulunulan zamanlara Kapitalizm demek bile güçleşiyor, zira kapitalizm verimliliği hesaba katmak zorundadır belli ölçülerde; buna post-modernizm falan demek artık iyice abesleşti; bu daha çok bir avuç zorbanın kendi bölgesinin mutlak hakimi olduğu bir post-barbarlık hadi bilemedin post-feodalizm dönemi..
www.milliyet.com.tr/kaf-dagi-nin-ardinda.../1432065/default.htm