Prensibimi çiğneyip, Eyüp Can okudum (
Radikal, 24 Ocak 2012). İshak Alaton'un dünkü (
Radikal, 23 OCak 2012) mülakatını konu almış. "Kerdeşlerden hangisi haklı?" diye sormuş. Yanıt? Yanıt havada kalmış. Benim yanıtım: İkisi de haklı. Bu durumda... Gerisini Eyüp Bey tamamlasın. Esas mesele buydu ama araya "Fransa" da girmiş.
Eyüp Bey diyor ki: "Soykırımın kabulü ya da reddinin suç sayılması tek kelimeyle utanç verici..."
Bir: O "tek" kelime değil "iki kelime" (utanç verici)
İki: Niye? Niye utanç verici olsun?
Eyüp Bey deval etmiş:
"Tamam, kabul Fransa dün kendi siyasi tarihine kara leke olarak geçecek bir tasarıyı oyladı. Peki ya bizim kara lekelerimiz."
Birinci cümleyle, "Resmi Tez"e biat edildikten sonra; ikinci cümleyle "radikal" demokratlık yapılmış: Sarmısaklı yoğurt. Yediğiniz yoğurttur, ama kokan sarmısaktır.