Radikal (23 Ocak 2012)
İshak Alaton, Ezgi Başaran'ın sorularını yanıtlarken, şöyle diyor:
"Bravo. 1945’ten sonra sordular; Almanya’da kaç tane daha Itzhak Pearlman veya Yehudi Menuhin veya Rostropovic daha olabilirdi de olmadı? Olamadı çünkü öldürüldüler. Türkiye’de de ben bunu sordurmak istiyorum. Bu kadar Ermeni’yi ifna ettik, bu kadar Rum’u kovduk, bu kadar Yahudi’yi korkuttuk, kaçtılar… Böylelikle kaç cevher kaybetti bu topraklar diye devletin, rejimin hiç aklına geliyor mu acaba"
Ben de yıllarca, "bu devlet, biz solcuların ensesinde boza kazanı pişirerek ne kadar çok cevheri kaybettiğini hiç mi idrak edemez" dedim durdum. Sonunda anladım ki, devlet yanlış yapmıyor; çünkü idrak etmesini istediğim devlet bu devlet değil(miş). Bu devletinse, dediğimi idrak ettiği anda kendisini yok etmesi gerekir; mümkün değil. Hem bu "serzenişte" "ortak çıkar" "tarafsız devlet" tanımları gizli ki, o da ayrı bir kapıya açılır.
Kaynak