Hoş geldiniz, Ziyaretçi
Kullanıcı Adı Şifre: Beni hatırla

Öndekiler ölü, ya arkadakiler?
(1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
  • Sayfa:
  • 1
  • 2

BAŞLIK: Öndekiler ölü, ya arkadakiler?

Öndekiler ölü, ya arkadakiler? 26 Eki 2011 07:05 #3395

  • hasever
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 290
  • Karma: 10
Çok değil, haritada, Trablus'tan iki parmak yukarıya çık Brüksel'e varırsın; NATO'nun başşehri. Sorum şu: Hangi aşağılık NATO memuru çocuklarını, sirke götürür gibi ölü seyretmeye götürür?

İşte, konforlu ev ve bürolarından; her türlü güvenliği alınmış şehirlerinden, dünyaya taşıyabilecekleri yegane şey bu fotoğraftır...

Baharmış...

Ölüyü seyredenlere gelince... Kim bilir ne kadar dini bütündürler. İnsanlığın, kilise ve camiye rağmen aldığı mesafeyi geçtim, hangi din, maile ölü seyretmeye "he" der, merak ediyorum.

Bu, bir insanı değil, bir toplumu öldürmenin fotoğrafıdır

Kaddafi.jpg
Son Düzenleme: 26 Eki 2011 07:07 Düzenleyen hasever.
Şu kullanıcılar Teşekkür etti: AliOsman

Cvp: Öndekiler ölü, ya arkadakiler? 27 Eki 2011 10:14 #3396

  • Murat
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 415
  • Karma: 8
Söyleyecek hem çok şey var hem de yok. Çok acı verici... Dediğin gibi bu, bir ülkeyi toptan öldürmenin fotoğrafı.

Cvp: Öndekiler ölü, ya arkadakiler? 27 Eki 2011 19:17 #3397

  • AliOsman
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Hatip
  • Gönderiler: 522
  • Karma: 7
Modernite ve hümanizmanın kıymetini bilmek lazım

Cvp: Öndekiler ölü, ya arkadakiler? 28 Eki 2011 13:31 #3398

  • Murattı
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Amatör
  • Gönderiler: 49
  • Karma: 1
Ali Osman, yirmili yaşlarda beylik bir lafım vardı: "kimi kazırsan kazı altından insan çıkar" diye. ideolojiyle, daha doğrusu sosyalizmle ilişkimi hep bu kabul, kabulün de ötesinde, inanç üzerinden korudum. Ve aynı safları paylaştığım dostlarımla eklerdik: "tek tek insanları sevmek zorunda değiliz, ama insanlık için ölebiliriz!" Şimdi kırklı yaşların başındayım, hala 'enternasyonal' sosyalistim, ancak yürekten inandığım gerçek, yıllar önce alt-üst oldu. Artık şöyle diyorum: "İnsanlığı sevmiyorum çünkü bana barbarlığı çağrıştırıyor. İyiliğine tanık olduğum, iyiliğini bildiğim insanları seviyorum. Tikel iyiliklerin toplumsal kurtuluşta kalkış noktası olamayacak kadar cılız olduğunu bilmeme rağmen gerçek olmaları beni umutlandırıyor. Hümanizmanın hareket noktası olamayacak kadar gerçek olmadığına inancımsa günden güne güçleniyor. Anlayacağın umutsuzluğum umudun önünde gidiyor.

Modernle ilkel arasındaki tek fark barbarlığı doğrudan mı yoksa dolaylı mı yaptıkları ya da kamufle ederek mi yoksa açıktan mı... Moderniteyi ilkelin bağlamına göre -sadece ve kimi zaman- tercih ediyorum. Hümanizma ise -benim için- metafizik bir safsatadan öte değil artık.

Cvp: Öndekiler ölü, ya arkadakiler? 01 Kas 2011 13:13 #3399

  • AliOsman
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Hatip
  • Gönderiler: 522
  • Karma: 7
Durumlar kötü o zaman Murat. Postmodern "iyi" mi, modern "kötü" mü tercihi yapmak istemem. Elbetteki iyiden yana oy kullanma temayülü oluşuyor. Lakin işi, iyi iyidir noktasına getirmenin çok fazla potansiyel problemi beraberin de taşıdığını düşünüyorum.

Cvp: Öndekiler ölü, ya arkadakiler? 01 Kas 2011 15:15 #3400

  • Murattı
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Amatör
  • Gönderiler: 49
  • Karma: 1
Ali Osman, doğrusu meseleyi postmodern-modern ikilemine indirgemek ya da bir şekilde bu polemiğe bağlamak niyetinde olmadan ele aldım. Umuda veya umutsuzluğa, iyimserliğe veya kötümserliğe meylettiren bir his’ in ifadesidir ki olana ve olmakta olana baktığımda kendimi iyi hissedecek türden pratiklere daha az tanık oluyorum... Hümanizma ve modernite aydınlanma türevlerindendir ama hümanizmayı tasfiye edersek moderniteyi de sorgularsak aydınlanmaya darbe indirmiş olmayız, tam tersi, aydınlanmayı ve onun türev kavramlarını güçlendirmiş, motorize etkisini(output) de artırmış oluruz. Zira, bana göre kendi içinde radikal devrimci nosyonları barındıran güçlü bir ontolojik zemine ve bütünülüğe sahiptir aydınlanma. Zamana ve mekana ne kadar yanıt olduğu türevi olan ideolojilerin benzer ontolojiyi bünyelerinde barındırıp barındırmamalarının test sonuçlarıyla ilintilidir... Meseleyi “İyi iyidir” noktasına getirmek –haklısın- problemlere gark olmanın da berisinde çocukça olur ki bana göre herhangi bir reel karşılığı olmayan hümanizmanın salt metafizik sularına açılmak ve o bulanık sularda çözüm avlamak gibi birşeydir. İyi denen şey kötü gibi baştan aşa göreceli; neye göre iyi neye göre kötü. Peki asıl (gerçekçi) norm ne olmalı? Bana göre sorunun kendini resmen belli ettiği, çözümün de sinyallerinin alınacağı nokta burası. Temel norm ne? Son dönem okumalarımda ve gözlemlerimde beni heyecanlandıran ve bir nebze umutlanmamı sağlayan başlı başına kurucu bir politik felsefenin bu norma karşılık gelebileceğini –Önderin de sayesinde- fark ettim. Ancak geleneksel yaklaşımlara ve kavramlara kuşkuyla bakan bir kafa yapısı ve ruh hali şart.
Şu kullanıcılar Teşekkür etti: AliOsman

Cvp: Öndekiler ölü, ya arkadakiler? 02 Kas 2011 08:46 #3401

  • AliOsman
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Hatip
  • Gönderiler: 522
  • Karma: 7
Konuya ilşkin cevap yazdım ama ESC tuşunun kurbanı oldu yorumum. Bir ara toparlayıp tekrar yazmaya çalışacağım.

Cvp: Öndekiler ölü, ya arkadakiler? 02 Kas 2011 09:08 #3402

  • Murattı
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Amatör
  • Gönderiler: 49
  • Karma: 1
Tamam

Cvp: Öndekiler ölü, ya arkadakiler? 03 Kas 2011 07:58 #3403

  • AliOsman
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Hatip
  • Gönderiler: 522
  • Karma: 7
Muratım, derdim tasam iyi-kötü ayrımın tehlikelerine parmak basmaktı. Kavramlar mahsumdur gibi bir iddiaya sahip değilim. Gayet iyi biliyoruz ki Hümanizmanın yaratıcıları olan Batı, olayı neredeyse tamamen "kendine müslümanlık" olarak yorulayabileceğimiz bir forma dönüştürdü. Mide bulandıran "kibar yavşaklıkları" ile kendinden gayrısına timsah göz yaşları dökmekle meşgul. Lakin bu işte kavram olarak Hümanizmanın günahı ne ?

Geçenlerde Bill Gates'in bir ropörtajına göz attım. Adam "Bu kadar servet normal değil (sanırım onun için normal olmayan 5 Milyar dolar sonrası )) " diyor. "Çocuklarıma büyük bir servet bıarkmayacağım" diye de ekliyor. Bir de gazetecileri "Rica ediyorum bir daha bana dünyanın en zenginleri listesi ile ilgili sorular sormayın, umurum da bile değil" diye de ekliyor. Tabi insanın aklına "Güzel kardeşim o büyük hayır işinineden ölümüne yakın panlıyorsun ? Şimdi yap hadi gibi tuhaf bir soru da gelmiyor değil hani. En tepedeki adam bile işin bir tarafını kavramış. Ha denilebilir ki adam gidişatı gördü. Durumlar iyi değil. Eldeki de gidecek korkusu ile söylüyor bunları... Mümkündür.

Kavramların eğrilip bükülmesi; içeriğin manipüle edilmesinin büyük mimarı ABD'deki Rockefeller ailesidir. 20. yy başlarında yaşanan madenciler grevinde, büyük maden sahibi olarak grev çadırlarının üzerine yağdırtdığı kuşunlar ve süreci ölümcül bir sertlikle yönetmelerinden dolayı 200 madenci hayatını kaybetti. Grev süresince oldukça tepki toplayan aile, grev sonrasında yaptıkları yoğun PR çalışması ile ABD'nin en popüler ailesi haline gelmeyi başardılar. Allahın sopası yok ! Oğul Rockefeller, 1968 yılında yanındaki iki misyoner ile beraber yamyamlar tarafından yenmiş olması da hayatın cilvesi olarak tarihe geçti.

Modernite, her türlü suistimale rağmen, bizim için deniz feneri olma özelliğini halen sürdürüyor. Hümanizma da ona keza ...

Cvp: Öndekiler ölü, ya arkadakiler? 03 Kas 2011 14:07 #3404

  • Murattı
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Amatör
  • Gönderiler: 49
  • Karma: 1
Ali Osman, iyi-kötü ayrımının zeminini hümanizma türü özsel yaklaşımların hazırladığını öncelikle ifade edeyim. Bu lafımı en genel manada hümanist olmayan kötüdür şeklinde algılayabilirsin. Kulağa hoş geliyor ama yeterli değil. Kapitalistlerin dillerinden eksik etmedikleri bir laf vardır: "herşey insan için" Bütün ideolojiler son tahlilde insan merkezli olduklarını iddia ederler ve insana dönüşü hedeflerler, buna dinler de dahildir. Ahiret, dünyevi yaşama göre kutsanır ama ahiret söyleminin ortasına insanın konformizmi oturtulmuştur. İnanır ve iman ederseniz sizi Cennet ve huriler bekliyor. Gördüğün gibi söylem hem burda hem orda inanlara kazandırmaya dönüktür, ötekileri dışlar, tıpkı kapitalistlerin kendi ayrıcalıklı posizyonlarını benzer söylemle meşrulaştırmaları, dahası kutsamaları gibi. Kazanıyoruz çünkü insanlığa hizmet için kazanıyoruz. Savaşıyoruz, aynı sebepten. Ölümler mi, bu işin bedelidir, olacaktır. Modern/ilkel bütün ideolojilerin -bu bağlamda- aynı telden çalması sana tuhaf gelmiyor mu? Mesela benim ilk aklıma gelen; hümanizma türü metafizik amalgam kavramların ve söylemlerin her çıkar grubunun işine yarayan bulunmaz kavramlar olması, en baba manipülasyonlara imkan tanıması: illegalite ve gayrı meşruluğu hümanzmanın kadife dokusuyla rahatlıkla parlatabilirsin. Çok daha dar motivasyona sahip milliyetçilik söylemiyle bu manada benzerlik gösterir. O da insancıl, da, belli bir etnisiteyle sınırlandırıyor. Hümanizma milliyetçiliği kapsar, bağlantıları ülküsel, özsel, metafiziktir. İnsan özünde şöyledir böyledir, doğasında şunlar bunlar vardır türü özsel dil ve ideolojiye denk gelen hümanizma pragmatizmin ve otoritenin, yani hegamonyanın kadim koltuğudur. Ve işaret ettiği yegane anlam mutlak ahlak ve herhangi bir eleştiri kabul etmeyen rasyonalizmdir. Son üçyüz yıldır tek siyasi epistemoloji olarak kendini dayatmaktadır. Hümanizma, hümanist bu olgulara felsefi düzlemde itiraz edemez çünkü nesnel yaşamda doğrudan karşılığı ve somut parametreleri olmayan felsefi bir idea olduğunun bilincindedir, maddesel sosyolojik bir parametre olmadığının da. Aşkın düzeyde Tanrı ya da Hristiyanlık kavramlarından farkı yoktur hümanizmin. Kaldı ki, skolastik dönem sonrası aydınlanmanın mekanizması içinde Tanrının ve kilisenin aynı uhrevi platformuna oturtulmuştur. Katı ahlakından ve akılcılığından ötürü akışkanlığın ve oluşun, değişimin, devrimciliğin, velhasıl evrensel etiğin ise önünü keser. Uzun soluklu bir tartışmada tane tane değinmek lazım bunlara. Dolayısıyla birileri hümanizma telinden çalmaya başladığında bütün heyecanım bitiyor ve mekanı terk ediyorum. Ama kabul ediyorum: hümanist söylem insnalık tarihinde çok mühim bir duraktır ve aydınlanmanın ontolojisini o veya bu biçimde güçlendirmiştir... Bill gates örneği bana kalırsa psikolojik. Üzerinde fazla yorum yapmaya gerek yok. Benim inancıma göre insan/insanlık doğası diye bir şey yok. "Birgün herkes kardeş olacak." Birşeyler yapılırsa neden olmasın. Hepimizin hayali bu. Sorun; metod ve kurucu politika sorunu... İnsana ve insanlığa dair tek hissiyatım pek çok yüklemi ve sıfatı taşıma olasılığının olması... Ahmet bugün iyi ama yarın kötüyken dünyanın bütün ahmetlerinin her zaman ve her koşulda iyi olmalarını nasıl beklerim ve bütün ahmetlerin özünde iyi olduklarına nasıl inanabilirim?.. Poitik felsefe açısından hümanizma meselesini tekrar gözden geçirmeni tavsiye ederim. Nesnel/reel karşılığı olmayan felsefi bir norma insanlık gemisinin çıpasını bağlamak yeterli ve gerçekçi görünmüyor, bugün, bana.
Son Düzenleme: 03 Kas 2011 15:47 Düzenleyen Murattı. Sebep: redaksiyon
  • Sayfa:
  • 1
  • 2
Sayfa oluşturulma süresi: 0.42 saniye
Top Posters Posts
onder 1144
AliOsman 522
Murat 415
guclu 345
emrahpolat 315
hasever 290
fetekos 89
mehmet özgür 68
Murattı 49
pia 44