İsrail'in işlediği son suçtan sonra, en solcusundan en sağcısına herkeste bir İsrail nefreti oluştu. Ulusal özelliğimiz olduğu üzere bunda da kantarın topuzunu bir hayli kaçırdık tabii. Bakın çocukluk arkadaşım facebook'ta hangi linki paylaşmış:
http://www.facebook.com/home.php?#!/note.php?note_id=130707663613474&id=111129072256414
İnsana gece kabuslar gördürecek olan ise, böyle bir linkin paylaşılmasından çok, paylaşan insanın sosyo-kültürel kimliği, geldiği sınıfsal yapı.
Bu linki paylaşan arkadaşım -kendi listesinden dört kişi de bunu beğenmiş- Lisede öğretmen, üstelik koyu alevi bir aileden. Babası, babam gibi Demir Çelik işçisi safkan proleterdi. Arkadaşlığımız da işte böyle bir sınıfsal kökenden geliyor.
Proleter alevi bir aileden geliyor olmasına rağmen, kendisi maddi durumu yerinde oldukça tipik bir orta sınıf insanı. İşte işin ürkütücü yanı da bu zaten. Orta sınıfın "makul" insanları, faşizme -üstelik tarihin tanık olduğu en vahşisine- sempati göstermeye başladığında, çanlar çok büyük felaketler için çalıyor demektir.
Fanatikler, "doğuştan" gerçek faşistler her zaman bir köşede duruyorlardır. Ancak onların varlığı yoksul sınıfların desteğini aldıkları zaman bile faşizmi kurmaya yetmez. Orta sınıflar, yani işinde gücünde "makul" memurlar da faşist pozisyonlar almaya başladığında faşizm kurumsallaşır.
Şu günün Türkiye'sine bakıp, geçmişin en kanlı faşizmlerin yükselişinin ilk anlarındaki en tipik karakteristiklerden farkı olduğunu söyleyebilir miyiz? Bir takım "güzel ruh" solcular, kemalizmde temsil edilen sözde resmi faşizme tavır alacağız derken, "medeniyetler çatışması" temelli asıl faşizmin yükselişini gözardı ediyorlar.
Faşizm, kapitalist sistemin yapısal krizinin derinleştiği tarihsel dönemlerde çıkar. Mücadelenin asıl eksenden kayıp, hayali bir düşmana yönelmesini sağlar. Hitler için bu hayali düşman Yahudilerdi, Mussolini için komunistler, Franco için Cumhuriyetçiler..Hepsi insanlarda kapitalizmin açmazlarından dolayı biriken öfkeyi yöneltebilecekleri bir günah keçisine ihtiyaç duyar. Türkiye'de o keçiyi bulmuşa benziyor..Önce "One Minute" olayı, şimdi de bu..Haklarını teslim etmek lazım, toplum mühendisliğini çok iyi bilen bir ekip var..Baksanıza solcular bile kervana katılmış durumda..
Elbette İsrail "devletinin" suçlarına karşı tepki göstermek gerekir. Ancak bu suça karşı tepki, tıpkı faşizmlerdeki gibi, bütün günahların sorumlusu Yahudi imajını yeniden hortlatmaya mı hizmet etmeli?
Kürtlere ya da Ermenilere karşı işlenen insanlık suçlarından spesifik bir Türk vatandaşı olarak ben sorumlu tutulabilir miyim?
Peki şimdi yükseltilen tepkiler, diğerlerinden daha az ya da daha çok suçlu olmayan benzerleri gibi bir "devlet aygıtına" mı yönelik yoksa genel olarak bütün bir halka karşı mı?
Solun gündem yaratamamasından bahsetmiştik. Nasıl yaratsınlar ki, sonuçta Hitler'in yeteri kadar Yahudi öldürmediğini söyleyebilenlerle birlikte aynı kervana koşar adım katılırlarken.
Farkında olmamak, temiz niyetlerle protesto ediyor olmak, halkımıza yakın olmak vs, ortaya çıkacak vahim sonuçlarda sorumlulukları olmayacağı anlamına gelmez. Tarih bunun notunu düşer er ya da geç..
Tarih boyunca, başı sıkışan her toplumun bütün meselelerinin yegane sorumlusu olarak biryerlerden bulunup çıkarılan
"Eternal Jew" yeni bir faşizm tarafından tekrar sahneye sürülüyor..
Sınıf mücadelesiymiş, kapitalizmin insanlığı yokediyor olmasıymış hak getire..Şeytan Yahudi tekrar piyasaya sürüldü ya, her gerçek sorun rafa kalkabilir artık..