Bu kızın Kalan Müzik'ten çıkan bir albümünü görünce hissetmiştim: Kesin EXPORT olacak diye. Şimdi Radıkal'de gördüm. Biraz da kendimizi kızmak gerekecek galiba. Gözümüzün önünde kapıp götürüyorlar. Bir dostum "Tasa etme, gideni durduramıyorsun" demişti ama yine de tasa etmekten kendimi alamıyorum. Bu ifşaat ise Zaza kıza olan üzüntümden çok Radikal'in muhabirine duyduğum öfkeden kaleme alındı. Yahu biz hangi ara bu kadar zayıf düştük. Bir kadın "Çok normalmiş gibi anlatıyorsunuz ama bu Johnny Depp yahu!" derken hiç mi utanmaz. Kim ya bu Coni Dep (Dep gitsin diyesim geliyor ama çocuğun ne günahı var). Aktarıyorum. Ve röportajın hepsini oku(ya)madım...
"Johnny Depp’le tanıştınız ve kadınların yarısından fazlasını kıskançlıktan çatlattınız. Bir anlatır mısınız şöyle ballandırarak?
Emir Kusturica, Sırbistan’daki köyünde her sene film ve müzik festivali düzenliyor. Beni Fatih Akın’ın ‘Crossing the Bridge’inde dinlemiş ve etkilenmiş. Davet ettiler, gittik, 14 Ocak’taydı. Gece 12 gibi konserimiz vardı. Ben sahnede şarkı söylerken seyircilerin arasında bir hareketlenme oldu. Çok anlam veremedim, devam ettim. 1,5 saat sonra konser bittiğinde Emir, “Johnny Depp seninle tanışmak istiyor” dedi.
Küçük çaplı bir kriz geçirmediniz mi orada?
Çok hoşuma gitti tabii ki. Dünyaca ünlü birinin daha öncesinden beni biliyor, dinliyor oluşu, gece ikiye kadar konserimi dinleyişi... O da ‘Crossing the Bridge’de dinlemiş.
Çok normalmiş gibi anlatıyorsunuz ama bu Johnny Depp yahu!
Yanına gittiğimde sanki 40 yıldır tanışıyormuşuz gibiydi, bu tabii onun rahatlığından ve mütevazılığından. Bana “Çok özel birisin, farkında mısın? Dünya çapında bir sessin” dedi. “Seni dinlemekten çok büyük keyif aldım, Fatih Akın filminde dinlerken de aynı şekilde tüylerimi diken diken etmiştin. Bu nasıl bir şey ki insan hiç anlamadığı bir dilden bu kadar etkileniyor” gibi pozitif ve güzel şeyler söyledi. Daha sonra birlikte bir şeyler yapabiliriz belki diye konuştuk çünkü o da müzisyen. Şöyle bir espri yaptı, “Sana nasıl eşlik edebilirim ki? Sen başlı başına bir şeysin.” Müzikten, Türkiye’den, Kürtlerden bahsettik. “Beni davet edersen konserine gelirim” diye espri yaptı. Hatta ben de “Seni davet etmek kolay değil” dedim. Güldü, “Yok, bu kadar abartma” dedi.
Şimdi gelelim yeni albüme. ‘Rewend/Göçmen’ sizin yazdığınız parçanın ve albümün adı.
Evet, söz müzik bana ait. Küçülen ve iletişimin de kolaylaştığı bir dünyada ruhsal göçebeler olduğumuzu düşünüyorum. Yani gittiğin her yerde bir parça bırakıyorsun ya da bir parça alıyorsun. Özlemlerin, hasretlerin çoğalıyor. Ben de kendimi ruhsal bir göçebe olarak görüyorum. Albümde Kürtlerin yaşadığı İran, Horasan, Serhad, Erivan bölgesinden parçalar var. Aslında bakınca bunların hepsinde bir parçamın olduğunu görüyorum."
www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=Ra...10&CategoryID=42