Hoş geldiniz, Ziyaretçi
Kullanıcı Adı Şifre: Beni hatırla

Mustafa Suphi'nin karısı nasıl öldürüldü?
(1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
  • Sayfa:
  • 1

BAŞLIK: Mustafa Suphi'nin karısı nasıl öldürüldü?

Mustafa Suphi'nin karısı nasıl öldürüldü? 21 Eyl 2009 16:14 #2636

  • fetekos
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Çaylak
  • Gönderiler: 89
  • Karma: 12
Az önce okuduğum bir haber yorumu paylaşmak istedim. Bağlı olduğu olay Türkiye sol tarihine yakınlık duyanlar açısından oldukça bilinen ve önemli bir konu olsa da, üzerine şiirler yazılsa ve şarkılar bestelense, bir destan haline getirilse de, bundan tam seksen küsur yıl önce işlenmiş, sanırım pek bilinmeyen, o büyük katliamın yanında ne yazık ki "sıradan" olarak kabul görebilecek bir "cinayet" haberi bu.

Ben bu seksen küsur yıl önceki vahşi ve iğrenç "cinayete" ve haberden adını bile öğrenemediğim bu kadın kahramana, bugün öldürülmüş bir yakınımın ölüm haberini almışım gibi üzüldüm ve bir kez daha bir insan olarak utanç duydum.


Mustafa Suphi'nin karısı nasıl öldürüldü?

Eylül 21, 2009 Ali Mert

Bazen nasıl bir ülkede, ne türden kıyımların, katliamların, cinayetlerin, “organize işler”in üzerinde yükselen bir “cumhuriyet”te yaşadığımızı bize yeniden hatırlatan kitaplar, makaleleler, “anekdotlar” okuduğumuzda, tüylerimiz bir kez daha diken diken olabiliyor.

Hamit Erdem’in kaleme aldığı Mustafa Suphi’ye dair “Bir yaşam, bir ölüm” adlı biyografiyi okurken, “ölüm” kısmının “zorlu” olacağı belliydi de, sıra Suphi’nin karısına gelince bu kadar olacağını beklemiyordum doğrusu. Önce Mustafa Suphi’yle Mustafa Kemal arasındaki mektupları mı aktarsam, sonra Kazım Karabekir’le Erzurum valisi Hamit ve Mustafa Kemal arasındaki telgraflara mı yer versem diye düşünürken, hain pusuya dair belgeler arasında, Trabzon’da Suphi’lere katılmaya çalışan ama onların kaçırılıp katledilmesi sonucu bu girişimi sonuçsuz kalan genç komünist Abdülkadir’in layihasına takıldım.

Mustafa Suphi’ler Trabzon’a geldiklerinde karısı motora alınmıyor, zannediyorsunuz ki “kadındır” diye öldürmek istemiyorlar, ardından Suphiler Sürmene açıklarında katledildikten sonra kadının başına ne geldiğini Abdülkadir’in şu kısacık anlatımdan öğreniyorsunuz, donup kalıyorsunuz:

(…)

“Kadının hangi evde olduğunu haber almak üzere uğraştım. Fakat hiçbir taraftan malumat alamadım. Önce Kahya’nın (Suphilerin katlinde birinci derecede görev alan Trabzon Müdafaa-i Milliye reisinin sağkolu kayıkçılar kahyası Yahya) evinde olduğunu, sonra Nemlizade Ragıp Bey’in evinde olduğunu söylediler. Bazı üç dört defa olmak üzere evlerinin kapılarından geçiyordum. İhtimal rast getiriri veya pencereden bakarken görüp nerede olduğunu haber alırım diye uğraştım. Fakat hiçbir taraftan haber almadım. Bilahare epey zaman geçtikten sonra kadının Kahya tarafından Rizelilere hediye edildiğini ve orada bir zevk arasında öldürdüklerini haber aldım.”

(…)

Anlatımdaki/aktarımdaki “Rizelilere hediye edilmek”, “bir zevk arasında öldürmek” gibi ifadeler… başka söze gerek bırakıyor mu?

Bir de, Türkiye solu hep “15’leri” anar, teknede boğulanlar arasında olmasa da, Suphi’nin karısının da anılması gerekmez mi?


Kaynak: Hamit Erdem, “Mustafa Suphi: Bir Yaşam – Bir Ölüm, s. 229, Sel Yayıncılık, Şubat 2005

www.haberveriyorum.net/haber/mustafa-sup...risi-nasil-olduruldu
Son Düzenleme: 21 Eyl 2009 16:28 Düzenleyen fetekos.

Cvp:Mustafa Suphi'nin karısı nasıl öldürüldü? 22 Eyl 2009 11:51 #2637

  • AsabiDEV
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Torun
  • Gönderiler: 4
  • Karma: 1
Insan böyle şeyleri okuyunca insanlığından da utanıyor. Böyle temeller üzerine inşa edilmiş bir cumhuriyet zaten kendi ipini çekmiştir diyebiliriz sanırım. Mustafa Suphi`nin eşinin de anılması gerektiğine ben de katılıyorum Fetekos. Bu yazılanları okuyan bir arkadaşın da zaten bu talihsiz kadını bir daha unutabileceğini de sanmıyorum.

Kendimce önemli gördüğüm birkaç tarihi bilgiyi paylaşmak isterim. Mustafa Suphi ve TKP'nin 14 merkez komite üyesinin 1921'de Trabzon açıklarında katledilmesinde emri veren kişinin Yahya Kahya olduğu söylenir ama Kahya da emri Topal Osman`dan almıştır. Topal Osman asker kökenli ve devletin kirli işlerini üstlenmiş tipik bir çetebaşıdır. Topal Osman`ı zamanın Veli Küçük`ü diye tarif etmenin yanlış olmadığını düşünüyorum. Örneğin Topal Osman Mustafa Kemal`e muhalefetini iyice artıran Trabzon milletvekili Ali Şükrü`yü de öldürmüştür. Ali Şükrü`yü de zamanın az biraz Erbakan`ı olarak tarif edebiliriz sanırım. Sonraları Topal Osman tabiri caizse zıvanadan çıkmış ve neredeyse bağımsızlığını ilan edebilecek kadar güçlenmiştir. Mustafa Kemal, Topal Osman`ın kulağını birkaç kez çekmeye çalışsa da başarılı olamamıştır ve sonunda çareyi Topal Osman ve adamlarının kellelerini uçurmakta bulmuştur. Pratikte, bugünkü Ergenekon`un temellerini Topal Osman ve adamları atmıştır ve tabiiki de bu iş kutsal devletle beraber yapılmıştır.

Cvp:Mustafa Suphi'nin karısı nasıl öldürüldü? 22 Eyl 2009 22:13 #2638

  • fetekos
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Çaylak
  • Gönderiler: 89
  • Karma: 12
Verdiğin bilgiler için teşekkürler AsabiDev.

Topal Osman denen adamı ve çetesini ilk kez 1924 mübadelesi sırasında işlediği korkunç cinayetler, insanın kanını donduran katliamlar ve neden olduğu akıl almaz insanlık dramlarıyla tanıdım. Lise yıllarımda 24 mübadelesiyle ilgili öyle şeyler okudum ve öyle sarsıldım ki bir daha bu adamın bulaştığı hiçbir kirli işin detayını bilmek istemedim. Nazım'ın ve Ataol Behramoğlu'nun şiirleri, Ruhi Su'nun ağıtı dışında “Onbeşler”le ilgili bir kitap da okuyamadım. Ama işte duygusal anlamda kaçsan da acı gerçekler, en beter detaylarla kendini mutlaka duyuruyor. Hamit Erdem’in bu kitabını da en yakın zamanda okuyacağım.

Sözlerine katılıyorum. Bu 15 (16 demek lazım bundan böyle) insanın katli, elbette ki bir eşkıya grubunun insanlık dışı eylemini, oynanan siyasi oyunları değil yalnızca, farklı biçimlerde yansıyan ama sınıfsal özü değişmeyen toplumsal ilişkilere dayalı ve belirttiklerin doğrultusunda günümüze dek uzanan bir derin devlet geleneğinin benzer ve bildik işleyişini gösteriyor. Tarihin akışını belirleyenin büyük insanların keyfi kararları olmadığını bir kez daha görüyoruz o günden günümüze uzanan süreç içerisinde.

Ama maalesef bu nesnel gerçeğin kabulü bile, adının Maria olduğunu öğrendiğim bu kadın için duyduğum üzüntüyü hafifletmiyor!

Cvp:Mustafa Suphi'nin karısı nasıl öldürüldü? 23 Eyl 2009 06:20 #2639

  • guclu
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Hatip
  • Gönderiler: 345
  • Karma: 7
Fetekos,

Öncelikle bilgilendirici mesajın için çok teşekkürler. Açıkçası aklıma hiç gelmemiş bir konu hakkında olduğunu da belirtmeliyim. Önder konumdaki devrimcilerin çoğunlukla macera dolu yaşamlarını merak eder, en ince detaylarını bile öğrenmeye çalışırız da, bu değerli insanların yanında duran, zor günlerinde bütün belaları birlikte göğüsleyen en yakınlarını, eşlerini, kardeşlerini, çocuklarını, anne babalarını nedense merak etmeyiz. Halbuki hepimizin yaşamı aslında aynı zamanda yakınlarımızın da yaşamıdır.

Açtığın başlık bu tür yaşamlara olan ilgiyi bir nebze de olsun artırır umarım.

Cvp:Mustafa Suphi'nin karısı nasıl öldürüldü? 24 Eyl 2009 00:29 #2640

  • AsabiDEV
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Torun
  • Gönderiler: 4
  • Karma: 1
Sevgili Fetekos, sanırım „1924“ tarihiyle ilgili bir el sürçmesi durumu olmuş ama 1923`te öldürülen Topal Osman`ın marifetlerine biraz daha değinmekte sanırım fayda var.

Topal Osman`a kısaca „ERASER“ (YOK EDICI) diyebiliriz. Anadolu`daki Rum, Ermeni ve Kürt Katliamlarında başrol oynamış Laz kökenli bir Türk Milliyetçisidir. Karadeniz-Pontus (Rum), Kars (Ermeni) ve Dersim-Koçgiri (Kürt) yöresini kana bulamış bir „Katliam Profesörü“ dür. Katliam üzerine Master ve Doktorasını aslen Karadeniz`de Rumlar üzerine yaptıktan sonra tüm Anadolu`yu dolaşmış ve mesleğinde gösterdiği bu üstün başarılar sonrası „Katliam Profesörü“ ünvanını Çankaya Köşkünden almayı başarmıştır.

Topal Osman Giresun`un gururu ve en büyük halk kahramanıdır. Adına Giresun`da heykeller dikilmiştir. Bunlardan biri de ilginçtir ki bizzat Veli Küçük tarafından yaptırılmıştır. Anadolu`nun gelmiş geçmiş en büyük yağmacılarındandır Topal Osman. Bu büyük mal varlığını yağmaladığı Rumlardan elde etmiştir. Şu aralar oto alım-satım işleri yapan torunu Osman Feridunoğlu, Giresun`un vergi rekortmenidir. Topal Osman`ın en yakın dostu ve silah arkadaşı Ali Zade Salih`in torunları 1927`de İş Bankası`na devredilen Osmanlı İtibari Milli Bankası`nda dedelerine ait olan ve Atatürk imzasıyla onaylanmış hisse senetleriyle Iş Bankası`na ortaklık davası açmıslardır. Yine ilginçtir, en yakın silah arkadaşlarından Kılıç Ali Bey, Faşist Gazeteci Altemur Kılıç`ın babasıdır.

Fetekos, asıl konudan uzaklaşmış olabilirim kusuruma bakma lütfen. Güçlü Arkadaş`a katılıyorum ve bizi Maria ile tanıştırdığın için asıl ben sana teşekkür ediyorum.
Son Düzenleme: 24 Eyl 2009 01:34 Düzenleyen AsabiDEV.

Cvp:Mustafa Suphi'nin karısı nasıl öldürüldü? 24 Eyl 2009 09:40 #2641

  • fetekos
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Çaylak
  • Gönderiler: 89
  • Karma: 12
AsabiDev,

Ben Topal Osman'ın nüfus mübadelesinde oynadığı rolü, mübadillerin tanıklıklarının bulunduğu Kemal Yalçın'ın Emanet Çeyiz isimli kitabında okumuştum. Mübadele, "1924 mübadelesi" olarak adlandırılıyor ama resmi olarak 1923 yılında, Lozan'ı takiben, başlamış, 1930'a kadar sürmüş; gayri resmi olarak ise çok daha önceden başladığı, Rum köylerinin bu çetenin saldığı korku, tehdit ve katliam ve yağmalarla sonuçlanan fiili baskınlar nedeniyle boşaltıldığı, insanların topraklarını terk etmeye daha önceden zorlandıkları biliniyor. Bizzat kendisinin yönetip yönetmediğini bilmiyorum ama tanıkların tümü Topal Osman ve çetesinin zulmünden bahsediyorlardı. Yani bu "fedai", faaliyetlerinin icrası için resmi mübadele tarihini beklememiş. Pontos kısmını ise bu zulmü yaşamış ya da buna tanıklık etmiş insanların çocukları olan yakınlarımdan bizzat dinleme fırsatı bulabildim.

Bu arada, Maria'nın Mustafa Suphi heyetindeki görevi yazıcılıkmış. Yani
anladığım kadarıyla Maria, yalnızca Suphi'nin karısı olma sıfatıyla komünist heyetin bir parçası değilmiş...

Konu tam da değindiğin yere varmalı zaten, uzaklaşmış değiliz. Bilgiler için tekrar teşekkürler...

Cvp:Mustafa Suphi'nin karısı nasıl öldürüldü? 25 Eyl 2009 00:21 #2642

  • AsabiDEV
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Torun
  • Gönderiler: 4
  • Karma: 1
Kemal Yalçın`ın yerinde tespitlerine katılmamak elde değil. Benim el sürçmesi diye tahmin ettiğim şey çok mantıklı bir tespit olarak karşıma çıktı düşüncesindeyim. Bu dönemde yaşananlar aslında bir kavram oyunuyla bizlere sunulmuştur ve bu yaşananları “Tehcir, Mübadele ve Isyanın Bastırılması” olarak sınıflandırmak ve adlandırmak resmi ideoloji ve onun yılmaz bekçilerinin başvurduğu akılcı bir kaçamaktır. Ancak bu akılcı kaçamak kendini her defasında “Soykırım, Yağma ve Katliam” olarak ele vermiştir. Işte bu kanlı olayları ele veren de Anadolu`nun tüm halklarının şahitliğidir.

Bir dönem “Tehcir” adı altında katliam ve yağma yapanlar sonra bunu “Isyanın Bastırılması” adına yapmışlar ve daha sonra da bu kanlı olaylar “Mübadele” adı altında yapılmıştır ve sanırım asıl mesele de budur. Zaten bu şekilde düşünüldüğünde bu yapılanların 1924 yılının çok öncesinde ve 1924 yılı sonrasında da başka adlarla yapılmış olduğu kolayca görülebilir. Bu yapılan kanlı olaylarda da Topal Osman bir tarihe kadar başrol oynamış ve daha sonra aynı zihniyetteki “Giresun Uşakları” da ağalarının yokluğunu aratmamışlardır. Benim bütün bu olup bitenlerden anladığım da budur. Tekrar teşekkürler Fetekos.
  • Sayfa:
  • 1
Sayfa oluşturulma süresi: 0.33 saniye
Top Posters Posts
onder 1144
AliOsman 522
Murat 415
guclu 345
emrahpolat 315
hasever 290
fetekos 89
mehmet özgür 68
Murattı 49
pia 44