Hoş geldiniz, Ziyaretçi
Kullanıcı Adı Şifre: Beni hatırla

Bu Bir Ölüm Kalım Savaşı
(1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
  • Sayfa:
  • 1

BAŞLIK: Bu Bir Ölüm Kalım Savaşı

Bu Bir Ölüm Kalım Savaşı 19 Eki 2011 06:52 #3388

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
Geçen hafta işten ayrıldığımda beri, Occupy hareketini yakından takip etme ve onun verdiği esinle bol bol belgesel film seyretme imkanım oldu.

Dinci fanatikler gibi felaket tellalığı ucuzluğuna düşüyor olmayayım ama çok karanlık bir dönemden geçiyoruz arkadaşlar..Seyrettiğim filmlerden aldığım ders bu..Durum hakikaten insanı en derin karamsarlığa sürükleyecek kadar karanlık..Güya solculuğumuz sayesinde bilinçli olduğumu sanırdım. Meğerse çok cahilmişim..

Kapitalizm dünyayı yiyip bitirecek demek anlamsız, yemiş bitirmiş bile..Okyanuslarda balıkların toptan yokolması herhalde 15-20 yılı bulmaz..Kimileri çok daha yakın diyor..Patent altındaki genetiği değiştirilmiş ürünlerin Monokültür tarımı yüzünden toprak özünü yitirmiş,pekçok yerde kimyasalla beslenmesi gereken bir süngerden öte bir zenginliği kalmamış..Hepsinden önemlisi bütün dünyanın tartıştığı "Peak Oil" diye korkunç bir sorun varmış..Pekçok yazara göre petrol üretimi maksimum noktasını geçmiş ve aşağı yönlü harekete başlamış bile..Bunda ne var derdim eskiden,,Daha az petrol tüketimi daha az kirlilik demek sonuçta..Lakin meğerse petrol sadece benzin demek değilmiş, diş fırçasından, gübreye kadar bütün uygarlık petrol üzerine kurulmuş..Petrol olmayınca basitçe tekelleştirilen endüstriyel tarım da olmayacak, devasa şehirler beslenemeyecek...

İçim bunaldı, depresayona girdim, paranoyak oldum..

Dünya bu kadar büyük tehlikeler sürüp gidiyorken bizim toplumumuzun hiçbirşeyden haberi olmadan bu kadar apolitize olması ne kadar acı...Kriz er ya da geç Türkiye'ye de gelecek..Bu sefer geldiğinde çok kötü çarpacak galiba..
Şu kullanıcılar Teşekkür etti: AliOsman

Cvp: Bu Bir Ölüm Kalım Savaşı 19 Eki 2011 07:10 #3389

  • hasever
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 290
  • Karma: 10
Önder,

Ben de kaç zamandır en ufak fırsatta ışık, evren, gezegenler, güneş, vb. konulu belgesellere bakıyorum. Bilim, daha bir hayli ömrümüz olduğunu söylese de, günümüzü düşündüğümümüzde, durum tam da senin söylediğin gibi. Güneş etrafında dönerken, meydana gelen "milim" sapmaların yıllar sonra sonumuzu getireceğini hesaplamdan önce, en kabasından, şu kapitalizmi bertaraf etmek gerekecek; yoksa bunlar "ince görmemizi" bir "pikey"le delip geçecekler; ki, dediğine göre delmişler de!
Şu kullanıcılar Teşekkür etti: onder, AliOsman

Cvp: Bu Bir Ölüm Kalım Savaşı 19 Eki 2011 12:37 #3390

  • AliOsman
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Hatip
  • Gönderiler: 522
  • Karma: 7
Zaman kalmadı demek çok acımasız olur lakin az kaldığı da aşikar. Anti-Kapitalizm bayrağını dikmek lazım. Anti-Kapitalist ve modernist olsun da ne olursa olsun demek gerekiyor. Bir uluslarası firmanın satış müdürlüğü yapıyor olmaktan kaynaklı şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki adamların hiçbir ders aldığı yok ! Hala 2015'de ne kadar büyürsünüz ve karlılığı nerelere çıkartırsınız soruları geliyor. Ebeninkine çıkartırım diyesim geliyor. Önder, çalışan da bunalımda, çalışmayan da... Tek değilsin.
Şu kullanıcılar Teşekkür etti: onder, hasever

Cvp: Bu Bir Ölüm Kalım Savaşı 19 Eki 2011 21:02 #3391

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
Ali Osman, zaman var yeryüzünde yaşamı kurtarmak için var mutlaka..Ancak "olağan" felaketler için çok geç kalındı gibi geliyor bana.
Şu "Peak Oil" meselesini elden geldiğince tanıtmak lazım..YouTube'da yüzlerce video var konu hakkında..

Benim kastettiğim şu; büyük metropollerde üreticilerle doğrudan ilişkiyi kaybettik, en temel ihtiyaçlarda Tekel'lerin malzeme zincirlerine bağımlı hale geldik. ABD'den örnek verirsem daha iyi anlaşılır;

ABD'de bütün besin zinciri, örneğin et ürünlerin üretilmesi, paketlenmesi, marketlerde raflara konması 3-4 büyük tekel tarafından kontrol ediliyormuş. Tarım endüstrileştirilmiş olduğu için aşırı oranlarda petrole bağımlı hale gelmiş. Pekçok şehir sürdürlebilir olmayan bir şekilde yapılandırılmış..Örneğin Los Angeles, aslında bildiğin çöl olan bir coğrafyaya kurulmuş. Suyu yüzlerce mil öteden geliyor..Sistem merkezileştikçe, genel biri kriz tarafından allak bullak olmaya çok açık hale gelmiş..

Ben genel büyük bir çöküşten önce, son derece sıradan, hemen yarın olabilecek bir krizden korkuyorum..Böyle krizlere açık hale getirilmiş bir yapıda, Petrol'ün varil fiyatının azalan üretim yüzünden birden 3-4 katına çıktığını düşün, ki bu hiç de uzakta olmayan bir olasılık. Birkaç yıl önce en büyük buğday ihracatcısı Rusya'da tarla yangınları yüzünden rekolte düşünce ihracatı yasaklamış ve gıda fiyatları aşırı artmıştı..Sonra Mısır'daki Tahrir öncesi gıda ayaklanmalarını hatırlayaım..Rusya'da yangın gibi görece küçük bir olay bile bu kadar etkili oluyorsa, dünya çapında bir krizin sonuçlarını düşünmek ürkütüyor insanı..Petrol fiyatları 3-4 kat artarsa, gıda fiyatları 10-15 kat artar..Alım gücü zaten çok az olan insanların en temel ihtiyaçlarını bile karşılaması imkansız hale gelir..

Türkiye'de durum çok iyi diye millet umursamıyor ama şu "Peak Oil" konusunda söylenenlerin yüzde biri doğruysa, petrol ihtiyacının tamamını ithal eden bir ülkenin bir cehennem haline gelmesi için petrol fiyatlarında 3-4 kat bir artış yeterli..

Tehlike çok gerçek ve çok yakın..Ancak maalesef bu büyük tehlikeyi öngörerek yapılan bir örgütlenme bizde hiç yok..ABD'de Ecovillage'ler, Sürdürülebilir Permaculture pratikleri çok yaygın..İnsanlar gerçekten durumun farkında ve resmen felaket günlerinde varoluş hazırlıkları yapıyorlar..."Escape From Suburbia" diye bir film var..Mutlaka seyredilmesini tavsiye ederim..

ABD'de bile insanlar bu kadar hazırlık yaparken, Türkiye'de bizimkilerin Dizi seyredip herşey yolundaymış gibi yaşaması çok ürkütücü.
Şu kullanıcılar Teşekkür etti: AliOsman

Cvp: Bu Bir Ölüm Kalım Savaşı 19 Eki 2011 22:01 #3392

  • AliOsman
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Hatip
  • Gönderiler: 522
  • Karma: 7
Toprakla ilişkimiz yok ama tekelleşme ABD'deki kadar sert değil. Üstelik halen milyonlarca insanın dolaylı da olsa (doğdukları köyle) toprakla ilişkisi var. Ve her yıl çuvallarla (Bulgur, peynir,zeytin, zeytinyağı, bal, tereyağı, nohut, mercimek...vs) nevale getiriyor. Bunları nufusa oranlarsan, sanırım ABD'deki EKOKÖY ve PERMA KÜLTÜRden oldukça yüksek bir rakam bulursun. Temel fark şu olabilir : ABD'de orta sınıf direk toprağa, Türkiyedekinden daha yakın. Bu mümkün ve ihtimalen doğrudur.

Cvp: Bu Bir Ölüm Kalım Savaşı 19 Eki 2011 22:22 #3393

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
Orası doğru..Facebook'taki sayfama koyduğum röportajında Dmitry Orlov adlı Rusya doğumlu amerikalı bir araştırmacı da, SSCB'in çöküşü ile ABD'nin çöküşünü karşılaştırırken çok benzerler şeyler söylüyor..Ruslar arasında insan ilişkileri sağlam olduğu, birarada bir kollektivite içinde yaşadıkları için çöküşü atlatmaları kolay oldu, ama her koyunun kendi bacağından asıldığı ve metropolün kırdan alabildiğince koptuğu bir yerde çöküşün bedeli çok ağır olacak diyordu..

Türkiye de dediğin gibi bu açılardan Rusya'ya benziyor..Ancak malum bu özellik de gün geçtikçe kayboluyor..Mesala kendi ailemi düşünüyorum, kırla hiçbir bağlantımız kalmadığını görüyorum..Bir de tarımın endüstrileştirilmesi, çok uluslu tekellere bağımlı hale gelmesi Türkiye'de de hızla devam ediyor...Kısır olmayan tohumların hızla yokedildiği söyleniyor..Tohumda İsrail'e bağımlı hale gelindi deniyor..Bir de Türkiye'nin ABD'ye göre büyük bir dejavantajı var; çölleşme, yeraltı su kaynaklarının kuruması bizde çok yoğun..Konya ovasında mantar gibi türeyen obruklar bunun göstergesi..

Benim temel olarak demek istediğim, salt güncel politik alana yönelik örgütlenmenin ötesinde ekolojik felakate hazırlık olarak bir örgütlenmenin de önemsenmesi gerekiyor...Senin şu Formula pisti yakınındaki küçük toprakta ekim işi, çok daha önem kazanıyor. Bu gibi pratiklere ağırlık vermek lazım..
Son Düzenleme: 19 Eki 2011 22:24 Düzenleyen onder.

Cvp: Bu Bir Ölüm Kalım Savaşı 20 Eki 2011 13:01 #3394

  • Murattı
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Amatör
  • Gönderiler: 49
  • Karma: 1
Kuşkusuz kapitalizmin neden olduğu tonlarca sorundan biri ekolojik dejenerasyon. Ontolojik “bütünlüğünü” emek ve doğa sümürüsüyle sağlayan bir sistemin iyi şeylere gebe olmadığını anlayacak kadar zaman çoktan geçti. Aslında “peakoil” meselesine “peakdecadence” diye bakmak yerinde olur; her açıdan inişe geçtik, her alan bozulmakta. Yegane çözüm potansiyeline sahip %99, türlü manipülasyonla ve adaletsizlikle kuşatılmış halde eğitimsizliğin, bilgisizliğin kurbanılar. Finans kapitalin %90’ ına sahip malum %1, neden olduğu kötülüklerin eşşek gibi farkında, ancak güçten ve hırsından vazgeçme niyetinde değil. Kapitalistler bir gün öleceklerini biliyorlar, yerkürenin bütünlüğünün bozulmakta olduğunu da. Bağlı oldukları dinin sahte tanrısı, %1’ in her ferdine ölümsüzlük motivasyonu pompalıyor. Yoksa seri trajediler karşısında hırslarından arınmaları ve iktidarı devretmeleri -iyimser bir bakışla- beklenebilirdi. Ancak sorun bu değil, çözüm de bu yoldan geçmiyor. Sorun; yegane çözüm potansiyeline sahip %99’ un seri trajediler karşısında eyleme geçmek yerine kayıtsız kalmayı tercih etmesi.
  • Sayfa:
  • 1
Sayfa oluşturulma süresi: 0.34 saniye
Top Posters Posts
onder 1144
AliOsman 522
Murat 415
guclu 345
emrahpolat 315
hasever 290
fetekos 89
mehmet özgür 68
Murattı 49
pia 44