Haberi okuduğumdan beri "gel Hasan bu topa girme" deyip durdum kendime. Ama olmadı, öküzün tren sevdası mı dersiniz, kırmızıya alerjisi mi bilmem ama dayanamadım.
Pozitif bilimcilerin en meşhuru "aman tanrım kendi elimle bir canavar yarattım" diyen zattır. Bunun da (en az) bir sebebi var: Denklem sevdası. Adını unuttuğum bir
Amarikan filminde bir matematikçi, CIA ile çalışmayı reddediyordu. Ret etme gerekçesi de şuna yakın bir şeydi: Ben bir denklemi çözeceğim ve bundan zevk alacağım ama sizin o denklemle nereye hangi bombayı atacağınızı nasıl engelleyeceğim. Böyle değilse de buna yakın bir şeydi. Bir pozitif bilimcinin içine ruh üflenmezse şeytana çok yakın durur. Ve muhteşem "pure"dur.
Dünyayı terk etmemiz gerektiğini söylemiş; ünlü fizikçi Hawking. Doğru. Doğru da eksik. Sormazlar mı insana? Ya hocam gitmeye gideceğiz, bari gider ayak şu dünyanın içine edenlere bir çift söz söyleyelim. Değil mi ama, aynı "sakatlığı" alıp başka yere götürmek, orayı da bitirmeye gitmek değil midir?
Şu rahatlığa, hesapsızlığa, iltimas tanınmışlığa gıpta etmiyor değilim. Ye, iç, bitir ve sonra hadi gidelim hocam. E gidemeyenler, gidemeyecek olanlar ne olacak? Bir dünyanın içine edebilme rahatlığı ve küstahlığı nereden geliyor. Şimdi biz buna bir şey demeyelim mi? Mesele, ya Hawking hoca,
biliyon mu şu kapitalizm bir saatliğine dursa bir asır kazanırız desem ne der bana? Kapitalizm nedir diye sorar mı acaba? Ya da, sir, fizikte o dediğiniz konuyu görmedim mi der. Ya da hesaba gelmiyor, “ignore” mu edelim der. Ne der acaba?
Time dergisi kapağına burnu kesilmiş bir Afkan kızını almış. Ve ben soruyorum: Herhangi bir kapak güzeliyle bunun ne farkı var? Hadi bir soru daha sorayım. "What happens if we leave Afghanistan? buradaki "we" kime "refer" ediyor. Ve iddia ediyorum, o kızı kapağına alan dergi, zerre kadar o insanın acısını hissetmiyordur. Eğer hissetse kapak yapmak gelmez aklına. Düşünsenize bir insan görüyorsunuz, herhangi bir uzvundan olmuş bir insan ve aklınıza, o "yokluğu" kullanma hinliği geliyor. Ruh sağlığınızdan şüphe etmez misiniz? Edersiniz edersiniz.
Yaşar Kemal, Livaneli’yle düvet (nasıl yazılırdı bu, düet miydi yoksa, biri yastık çeşididir de, hata yapmayayım

).
Ya rab! Bütün bunlar sana inanmadığım için mi? Hala Livaneli şarkı söylüyor ve yetmiyor konser düzenliyor o da yetmiyor insanlar o konsere gidiyor o da yetmiyor Yaşar Kemal'le o (tam bilemediğim) şeyi yapıyor.
Yine de sözüm Yaşar Kemal'e. Sayın Kemal lütfen bunu bir başkasıyla yapmayınız. Tamam Livaneli'nin yanında çok sırıtmadı ama inanın bana bir başkasının yanında, kayada ardıç ağacı gibi olursunuz.
Tamam durdum...