|
Hoş geldiniz,
Ziyaretçi
|
Darbeye Karşı 70m İmza (ÖDP/Uras niye katılmıyor?)
(1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
|
BAŞLIK: Darbeye Karşı 70m İmza (ÖDP/Uras niye katılmıyor?)
Darbeye Karşı 70m İmza (ÖDP/Uras niye katılmıyor?) 21 Haz 2008 13:06 #602
|
---Özgürlükçü Sol listesinde geçen hafta yapılan bir tartışmada yazdıklarım---
Saskinlik icinde merak ediyorum. Meclis'i islevsizlestirme girisimine, askeri ve sivil burokratik darbelere karsi baslatilan kampanyaya, yuruyuse neden ODP'nin katilmiyor? .ODP Genel Baskani Ufuk Uras'in bu grupta da elestiri konusu olan Anayasa Mahkemesi darbesi'ne karsi tutumu ortada ama, yine de merak ediyorum ODP neden bu onemli ve anlamli etkinlikte yer almiyor? Birgun gazetesi gerci Anayasa Mahkemesi'nin orduyu arkasina alan "cuppeli darbe"sini "adil yargi" olarak nitelemisti. (Birgun 7 Haziran 2008 "AKP'ye adilk yardidan celme.." ) Ne zaman solda olacak ODP? Ozgurluklere, demokrasiye, halk iradesine sahip cikan sol bir tutum takinacak?? Merak ediyorum hep... Selamlar, saygilar. Muzaffer.. ODP'nin ne zaman solda olacagini soran pekcok farkli anlayista insan var sanirim, lakin solun ortak bir tanimi pek de kalmadigindan hicbir zaman herkes icin gerceklesmis olmayacak galiba..Belki en asgari musterek olarak, herhalde solun ,daha dogrusu, sosyalist solun "cogito"su olan en temel ilkeyi hatirlamak gerekiyor: solun sosyalist olan turu bir uretim tarzi olarak kapitalizmi asmayi hedefler, gunluk yasami dinsel gereklere yapilandirmayi hedefleyen ve bunu herkese dayatamayi en son amaci olarak belirlemis bir partiyi fikirlerine katilinmasa da desteklemeyi ya da universiteli genc kizlarin baslarina turban takmasi gibi, somuru duzenin asilmasi sonal amaci acisindan son derece tali bir meselede taraf olmayi ne idugu belirsiz soyut bir demokrasi adina desteklemeyi degil.. Boyle polyanna'ci bir demokrasi anlayisi, bir kac yuzyillik yerlesik demokrasi gelenegi olan ulkelerde bile yok. Avusturya'daki fasist partinin secim basarisindan sonra, ya da Le Pen'in nerdeyse cumhurbaskani secilecegi bir onceki Fransa cumhurbaskanligi seciminde, sistemin ve aydinlarin aldigi tavir hatirimizda..Keza bu soyut evrensel demokrasi kriterlerine gore, Putin'i yerden yere vurmamiz gerekir..Ama cogumuz solcular olarak soyle ya da boyle Putin'e sempati duymaz miyiz? Eger bu evrensel/soyut demokrasi kriterlerini her duruma uygulamak zorundaysak, ABD'nin enerji kaynaklarinin ve tasima yollarinin uzerine gelip coreklenmesine hizmet eden Soros destekli Gurcistan ve Ukrayna'daki Rose ve Orange "devrimleri"ni de, "solda olmak", ya da "mutlak demokrasi" havariligi adina zil takip oynayarak karsilayalim o zaman..Ya da Irak'a demokrasi getirilmesini alkislayalim... Katiliyorum; ODP bence de solda degildir, keza farkli bir "hareket" gibi belirmeye baslayan Ufuk Uras hareketi de..Yalniz bu, ODP'nin siyasal Islam'a zaten gani gani olan onca maddi ve toplumsal tabanina ragmen, kendini figuran durumuna dusurmekten baska birseye yaramayacak romantik ve naif bir demokrasi havariligi ile destek vermesi ya da vermemesinden kaynaklanmamaktadir bence..Bu sozkonusu tavir ODP'nin o meshur "havet"ci pozisyonu dogurmustur, sosyalist sol bir parti degil (sosyalist sol partiden vazgectik, CHP'nin isgal ettigi sosyal-demokrat pozisyonda bile yeralamamistir.). ODP ve keza kurtlerin yaninda taraflari uzlastirmaya soyunmus Kadir Savun misali babacan bir 'karakter oyuncusu' olarak yerini almis bulunan Ufuk Uras hareketinin sorunu kanimca, bu fazlasiyla iyimser demokrasicilik oyununun aktuel meselelerinde su ya da bu tavir almis ya da almamis olmasi degil, onun bunun kuyruguna takilmadan kendi pozitif sosyalist gundemini olusturamamasidir. Ortada cok oyunculu sacma sapan bir tuluat sahneleniyor, ODP bu tuluattaki minik ama egzantrik karakter rolunden bir basrol performansi cikarmaya calisiyor..Ya kardesim benim bu tuluatta ne isim var, bunun ne senaryosunu, ne dekorunu, ne rejisini ben belirlemedim, benim sahnem henuz ortada yok, kendi senaryomu yazmaya calismam gerek demek varken, roportaj yapilan asil erkegin/kadinin arkasinda biriken kalabaligin arasinda ekranda gorunmebilmek icin sicrayip, bakin burdayim diye el kol sallayip duran biri gibi davraniyor..Aktuel meselelerde basroller kapilmis oldugu icin, ODP bu tuluatta figuranliktan oteye asla gecemez..Bu meselelerde cizgiler cok net ve kalin cizgilerle cizilmis oldugundan ve kiliclar cekili oldugundan, havetci tavir asla prim yapmiyor, yapamaz da..Kurtlere sempatik gorunmeyi basarabilirsiniz, ama toplumun geri kalani sizi artik tamamen defterden silmistir..Bir etnik meseleden, anti-kapitalist perspektif nasil cikar ben anlayabilmis degilim..Ya da Turbanlilarin 'demokratik' hak mucadelesine destek vermekten..Arada oyle bir dolayim var ki, 10 tane hayat yasasak anti-kapitalist mucadeleye katkisini goremeyiz herhalde.. Kendi sosyalist gundemini tamamen kaybeden, insanligin derin bir kriz icinde bulundugu su kosullarda baska bir dunya, baska bir uygarlik anlayisi propagandasi yapmak icin hersey cok uygunken, teori kabizligi yasayan tembel sol, suna buna kestirmeden sirin gorunebilmek icin populer ruzgarlarin etkisine kapilip, demokrasicilik oynuyor..Sanki "Vay be bu solcular harbi demokratmis, bak biz onlarin hicbir sorununa destek vermedik ama onlar bizim icin nasil dayanisma gosteriyor" diyerek gozleri yasaracak olan AKP tabani bu asil ruhlu "ilke adami" tavri karsinda ezilecekler ve bir sonraki secimlerde kosa kosa solculara oy verecekler...Vermesinler ne onemi var, ilke adami post-modern solcumuz demokrasi havariligi tavrindan bir gidim odun vermedi ya, nami yurusun yeter.. Dunya gida fiyatlari muazzam ve suregen bir felakatin habercisi olarak yukseliyor, ters-utopya tarzi bilim-kurgu filmlerinin goz gore gore realite olmasina dogru gidiliyor, dunya yasam barindiran bir gezegen olmaktan gittikce cikiyor, kapitalizm ve onun bencil ve yarismaci ruhu, insanligi curuttukce curutuyor, sinirli kaynaklarini talan ediyor, yasami besikten mezara bir yarisma ve kolelik alani haline getiriyor, dunya kapitalist sistemi devasa kursel sorunlarin karsisinda iyice aciz kaliyor, hicbir asli meseleyi cozemeyecegi gun gibi ortaya cikiyor, bu muazzam sorunlar duruken Turkiye'de sol adina biz neyi tartisiyoruz: Genc kizlar universitede baslarina bir bez parcasi takabilsin mi takamasin mi, kurtlerin mucadelesinde onlarla kola kola yuruyelim mi yurumeyelim mi? Yeryuzunde bu kadar lokal kalmayi basarabilen bir baska ulke var midir acaba, herhalde sadece siradan vatandaslarin acisindan bir ABD vardir herhalde..Turkiye sinirlarindan cikin, bu ulkede bu kadar hararetle tartistigimiz bu "sorunlar" sabun kopugu gibi dagiliverir..Su topraklar disinda hicbir evrensel gonderimi olmayan su meseleler, nasil sol bir tartismanin konusu olarak ele alinir, onu da ben yillardir anlayabilmis degilim..Kendi kendimize politikacilik oynayarak oyalanip duruyoruz iste..ODP, AKP'nin kapatilmasina karsi cikmiyor diye solcu olmamakla suclaniyor..Bana ne? Ne halleri varsa gorsunler, benim ugrasacagim onca mesele tukendi de bir o mu kaldi? Oh be ne guzel..Sen her turlu maddi destekle, cemaat iliskilerinin muazzam agiyla, zaten bizzat senin varligin yuzunden kara cahil ve inanilmaz olculerde yoksul birakilmis bir halka, cennete arsa satarak iktidar ol, ya da Fatih Terim sansiyla dunya ve ulke konjukturun son derece uygun bir kombinasyonu sonucunda %47 oy aldin diye, kendi yasam algilayisini bana dayatmaya calis, ben de "fakir ama onurlu genc" romantizmi ile yemeyip sana yedireyim...Sen 1 Mayis'larda gozu donmus bir sekilde beni dov, acim deyince "anani da al git" diye azarla, baskasinin ihtiyaci oldugunda demokrasi aklina bile gelmesin de, sana yarayacagi zaman ben kostura kostura yardimina geleyim..Sen Anadolunun ezici bir cogunlugunda benim de kendi bildigimce yasamami engelle,icki icmeme yasak koy, sevgilimle ele ele tutusuyorum diye linc etmeye kalk, ramazanlarda oruc tutmuyorum diye bir guzel dov, kurban bayramlarinda butun sehirleri devasa acik mezbahalar ve ahirlar haline getir, her 100m'de bir gecekondu camiler dik, o malum devlet kurumlari haric o muazzam sermayenle ulkenin nerdeyse butun iktisadi, kulturel, kamusal kurumlarini ele gecir, muritlerin haketmedikleri yerlere gelebilirken bir suru kalifiye insanlar issiz kalsin, sonra da ben senin bir turban meselesi yuzunden "Turkiye'de muslumanlar da baski goruyor" soylemine kanip mazlum olduguna inanayim... Bir baska mesajda solcularin safligi ve naifligi uzerine Sollamalar adli bir kitabin tanitimi yapilmisdi..Eger halihazirda bu demokrasi romantizminin asaletten baska birseyle dolu olmayan sonuclarina dair anektodlar da bir sonraki kitapta anlatilirsa cok isabet olur.. Sekilsel Demokrasi havariligi ile bu ulkede ancak, hala butun kurumlariyla isleyen bir kapitalist demokrasinin insanligi daha iyiye goturecegine hala inanan ve "enseyi karartmayin insanlik geriye gitmez" diyen Altan ailesi ve bilumum diger ikinci cumhuriyetcilere yaranabilir.. Bu ulkenin her turlu potansiyel otoriter rejimi, sadece demokratik surecler icinde kalarak ekarte edebilecek kadar kurumsallasmis bir demokrasi altyapisi olduguna gercekten inanan var mi? Bugun Irak'ta ya da Afganistan'da ya da Pakistanda su evrensel demokrasi uygulansa, kendisi gibi olmayanlarin haklarina saygi gosterecek bir yapi mi iktidara gelir? Peki halk secti diye Talibani desteklemek mi gerekir? Peki doyurucu bir sekilde Turkiye'nin bu ulkelerden farkli oldugu iddia edilebilir mi? Ya da su basit bir tarihsel olgu degil midir: Demokratik kazanimlar her zaman solcu gucler tarafindan sermayeye zorla dayatilmamis midir? Emek mucadelesi belki sosyalist devrim yapamamisdir ama hicolmazsa bize kapitalist demokrasi diye yutturulan sistemi tirnagiyla kaziya kaziya yuzlerce yillik mucadelesi sonucunda kazandirmamis midir? Dunyanin neresinde ne zaman sol disi muhafazakar, dinci, liberal gucler alin size demokratik hak ve ozgurlukler diye sunmustur.? Sizleri bilmem ama demokratik kazanimlarin sol disi gucler tarafindan gelecegine ben inanamiyorum...Onumuzde olan sistemin basrol oyuncularinin kendi aralarindaki kapismasidir..Farkli egemen guclerin ic hesaplasmasidir..Bu hesaplasmada sol bir pozisyon belirlemeye calismak, olsa olsa kendi pozitif gundemini uretmede yasanan kabizligi gosterir...AKP'nin kapatilmasina karsi tepki gostermemeyi solcu olmamakla iliskilendirmek akla, cocuklugumda solcu abilerimin kullandigi ve buyuyunce bende kullanacagim dedigim bir kavrami getirdi: opportunizm. Kendin poilitika uretemiyorsun, halkla bagin kopmus..Eh ne yapalim o zaman: Bu halk neye itibar ediyor ona bakalim: Bu halk milliyetci ve muhafazakar, turban meselesi onun icin cok onemli..Ha oyleyse biz de ona yaranmak ve sirin gorunmek icin, hosgorulu, sevecen, halkin degerlerine saygili, milliyetciligi dislamayan bir retorik secelim..Bunu da solculara evrensel demokrasi kisvesi altinda kakalariz. Onemli olan oy toplamak, zubuk bir politikaci gibi ne gerekiyorsa yapalim, degiselim donuselim, sevelim, sevilelim, birbirimizi incitmeyelim, birarada yasayalim, kardes kardes gecinip gidelim, neyi paylasamiyoruz ki sentimentalitesi..Vicik vicik..Her yerden akiyor |
|
|
Cvp:Darbeye Karşı 70m İmza (ÖDP/Uras niye katılmıy 21 Haz 2008 13:07 #603
|
Soylemek istedigim tam da buydu iste. Solcu olarak kendini tanimlayanlar, asagidaki carpici haberdeki gercekler karsisinda, "yahu bunlar sermayenin kendi arasindaki cekismeleridir". 'Beni ilgilendirmez' diyebilir mi?. Derse o kisiye ya da topluluga 'solcu' denebilir mi?.. Dunyanin hic bir yerinde denemez. Diyen de yok zaten. Ama yillarca Kemalistlerin basari ile surdurduklari "izolasyonlar" sayesinde Turkiye'de sol ile ilgisi alakasi olmayan tutum ve davranislara "sol" denebiliyor. ODP'nin 21 Haziran gunu Istanbul'da gerceklesecek darbe karsiti, demokrasiyi savunma etkinligine, kim demokrasi istiyorsa onunla birlikte katilanlarin arasinda "neden ODP ve Ufuk Uras yok?" demistim. Ne zaman "solcu" olacaklar demistim. Doyurucu bir gerekce gosteren bir aciklama da alamadim. (Agiz dalasi, kavga, kufur uslubu ile degil de "fikri" olarak...) saygilarimla... Muzaffer Turkiye'de oldukca uzun bir zamandir acilim yapilamamasinin temel nedeni olan bir problemi kroniklestiriyorsunuz: Hangi Sol? "Solcu" tanimi "insanoglu" tanimi gibi herhangi "pratik" bir gonderimi olmayan son derece genel, salt soylemsel bir tanimdir. Belli bir kollektif iletisimin olabilmesi icin daha spesifik tanimlar kullanmak gerekiyor bence. Sizin ODP'den beklediginiz ya da genel olarak solculardan beklediginiz burjuva-demokratik ya da sosyal-demokrat bir sol. Bunu ortodoks sosyalist anlayislar gibi asagilayici bir imayla kullanmiyorum. Keske ama keske, dogru durust bir burjuva-demokratik/ sosyal demokrat kitle partimiz olsaydi da cani gonulden aktif politika yapabilseydik, statukocu CHP'ye alternatif olabilseydik. Merkezde kitle politikasi yapildigi zaman, protokolun gereklerini (ki sizin cok onemli siyasi bir pozisyonmus gibi ele aldiginiz AKP'nin kapatilmasina karsi cikmak kanimca boyle protokoleden "siyaseten dogru" bir tavirdan ote birsey degildir ), ulkenin yurulukteki hassas dengelerini, kirmizi cizgilerini dikkate almaniz gerekir. Ornegin eger sosyal-demokrat acilimli bir kitle partisi olmayi hedefliyorsaniz IMF hemen kapi disari atiyorum, NATO'dan hemen yarin cikiyorum , AB basvurumu geri cekiyorum diyemez, milliyetci kurtlerle kol kola gorunemezsiniz. Butun sol yapilarin yaninda, merkezdeki genel olarak sosyal demokrat kurumsal kitle partisi mucadelesi ile de karmasik, dolayimli bir etkilesim icinde utopist/futurist, amerikalilarin grassroots dedigi tarzdan bir de taban hareketi olmak durumundadir. "Parti olmayan parti" siari ile ODP'nin bir zamanlar yapmak istedigi gibi. Bu grassroot taban hareketi bence kurumsal parti yapilarinin yetistigi toprak, yeserdigi iklim olmasi acisindan asli, en onemli politik mucadele alanidir. Turkiye sosyalist solu olarak eksigimiz bu topraktir, bu iklimdir. Bu ana toprak, bu ana iklim olmadan kurdugunuz partiler iste "AKP'nin kapatilmasina karsi cikalim mi cikmayalim mi" turu Ali Kirca yonetiminde "siyaset meydani" tartismalari yapmanin politika icrasi sanildigi fikir kulupleri, iki cift laf edecek es dostlarin bulundugu, hisim akraba meclisleri olur ancak.. Kanimca asil politik mucadele bu grassroots taban hareketleri icinde verilir. Turkiye'de siyasi islam guclu diyoruz. Kitle partileri kurduklari icin mi guclu.? Yoksa kitle partileri doguran, toplumun her dokusuna yayilmis grassroots bir taban hareketleri olduklari icin mi?. Cemaat iliskileri sayesinde onbinlerce aktif militan duzeyinde kadrolarini secimlerde kapi kapi dolasip yoksullara erzak dagitabilecek kadar mobilize edebiliyorlar, dershanaler okullar acabiliyor, aralarinda is bulmak, ucretsiz egitim vermek vs gibi pekcok pratik dayanisma aglari kurabiliyor..AKP'yi bir kurum olarak kapatabilirsiniz ama arkasindaki bu muazzam taban hareketini kapayamazsiniz. Bizde pek analiz edilmedi ama ABD'de bugun nerdeyse devrim duzeyinde bir donusum yasaniyor. Klasik Demokrat-Cumhuriyetci Parti tuluatinin alisilageldik kaliplarinin disina cikan bir secim sureci yasaniyor. Resmen babasi musluman bir zenci aday baskan olmak uzere. Secimler basladiginda nerdeyse hic sans verilmeyen bir zenci aday, tamamen taban orgutlenmesi, grassroot internet kampanyalari sayesinde baskan oluyor. ABD secim sistemine yillardir yabancilasmis dev kitleler sonunda degisim mumkun hale geliyor galiba diyerek bir alternatif yaratmaya dogru gidiyorlar. Bu ornekler bence tabana hareketlerinin sisyasetin asil belirleyicisi oldugunun kanitidir, kurumsal parti kulupleri degil. Simdi bu anlatiklarimizin isiginda sizin su "Ne zaman solda olacak ODP? Ozgurluklere, demokrasiye, halk iradesine sahip cikan sol bir tutum takinacak?" Bu sorunun muhattabi kim oncelikle: Merkezde yeralan, protokol rituellerine, "siyaseten dogru" politik gorgu kurallarina, konjukturel guc dengelerinin dinamiklerine uymak zorunda olan, ulkenin politik gundemini etkilime gucune sahip kitlesel bir burjuva-demokrat parlementer parti olarak ODP mi, yoksa hedefleri, ideolojisi burjuva demokrasisinin cok ama cok otesine gecen, "sisyaseten dogru" egemen politika adab-i muaseret kurallarini uygulamak gibi bir yukumlulugu olmayan, siyasi Islam gibi kendi ic-gundemini, kendi ozel ajandasini takip eden grassroot bir taban hareketinin belli bir konjukturde, o konjukture uygun olarak gecici bir inkarnasyonu olarak tezahur eden ODP mi? Secim kumesi bu..Bir ucuncu pozisyon yok. Lakin ODP bu iki pozisyonda da degil. Ikisinin arasinda biryerde. Dolayisiyla sizin sorunuzun herhangi bir hitap noktasi yok. Eger ODP birinci pozisyonda olsaydi, sizin serzenislerinize 100% hak verilebilirdi. Nasil bugun aslinda en otoriter bir parti bile cikip parlementoda "Halkin iradesini onemsemiyoruz" diyemezse ODP de diyemez ve herhangi bir partinin, hele hele %47 almis bir partinin kapatilmasina sessiz kalamazdi. "Siyaseten dogru" olmazdi..Ama eger taban hareketi iseniz de, sirf "siyaseten dogru" tavir almak adina sizi dogrudan ilgilendirmeyen, taraf olmadiginiz bir meselede en dogru sol tavri alacagim diye kendinizi paralamaz, her hiyarim diyene elinizde tuzlukla kosmazsiniz..Cogumuz vakti sinirli, aktif politikaya katilim oranini, gecim sikintisi, ailevi meseleler vs gibi yasamsal zorunluluklara gore belirleme durumunda olan insanlariz..Dolayisiyla ancak, kendi hayatlarimizi dogrudan etkileyen sorunsallara vakit ayirabiliriz..Ki bu bile yapilmiyor cogu zaman..Hal boyleyken tutup kendileri disinda hickimse icin guzel bir dunya hayali tasimayan gerici ideolojilerin, turban gibi kulturel sorunlarinda dahi soyut bir demokrasi adina destek veremeyiz..Bu sekilsel bir dogrucu Davut rolu oynamak icin, kisitli zamanini rakibin ekmegine daha da fazla yag surmek icin kullanmak anlamina gelir..AKP'e kapatilsin mi kapatilmasin diye bize sorulsaydi, hadi kapatilmasin derdik..Ama 3-5 kisilik mini minnacik kadromuzla, sirf sekilsel bir Polyannaci demokrasi havariligi adina, kendi sorunlarimi ihmal edip, karsi kutupta yeralanlarin yardimina da kosamayiz..Zaten devasa tabanlari da dusunulurse bizim 3 kurusluk yardimimiza ihtiyaclari yok..Onlarca TV kanali, bir suru gazete, onbilnelrce cami, genis sermaye carklari emirlerinde zaten..Butun bunlar ortadayken biz niye kendi kendimize gelin guvey oluyoruz? Eger ODP ikinci poziyonda bulunuyor olsa idi yani taban hareketi olsa idi, sizin talebiniz son derece absurd olurdu, zira 200 yillik sosyalist hareket yapisi geregi "halk iradesine sahip cikan" bir politika izleyemez. Sosyalist hareket herhangi bir durumda "halk iradesinin" nasil tecelli ettigine gore hareket ediyor olsaydi, sosyalist olmazdi..Sosyalist hareket "halkin iradesine" sahip cikmayi degil, onu kendi cikarlarinin nerde oldugunu anlayacak sekilde donusturmeyi/bilinclendirmeyi hedefler. Tabii ki istemedigi halde onun iradesine ragmen, bir saray darbesi ile iktidara el koymayi hedeflemek anlamina gelmez bu..Sozkonusu tavir ortodoks sol ile ozgurlukcu solu ayiran cizgidir. Sosyalist hareket halkin iradesine sahip cikmaz ama kabul eder. Sosyalist bir perspektif yonunde tezahur etmesi icin mucadele eder. Ama bu isi gucu birakip, her ne olursa olsun, plaza gazetesi yazarlari gibi halkin iradesine sak sakcilik yapmak anlamina da gelmez..Bunun literaturdeki adi populizmdir.Futuristik/utopist kendi teorisi olan, konjukturel degil 3 boyutlu zamanda politika yapan sosyalist solun halk yagciligi ile koylu populizmi ile olmaz. Sizin cok bariz ve tartisma goturmez gerekcelerle yapiyormus gibi gorundugunuz serzenis, bugun ODP odaginda donen ozgurlukcu sol'un bence en temel olmasi gereken tartismasi ile ilgili: Konumlanma. Zira tam da bu konumlanamama, ODP'in yapisal Havet'ci tavrinin ontolojik nedenidir. Bizzat sizin bu soruyo soruyor olmaniz bile surup gitmekte olan konumsuzlugun kanitidir. Siz ODP'den bu hesabi soramamaliydiniz, ODP'nin bu serzenisin yapilabilecegi parti olmadiginin mesajini ODP verebilmeliydi, ODP burjuva parlementer politikanin otesine gecen sosyalist bir parti oldugunu butun topluma duyurabilmeliydi. Ya da siz bu hesabi sorabiliyorsaniz, ODP'in secim baraji derdi olmayan, CHP'in yerine AKP'nin karsisinda dikilmis burjuva-demokrat kitlesel parlementer bir parti olmus olmasi gerekirdi. ODP klasik-kadim sosyalist teorik oncullerle, burjuva demokratik parlementer mucadele vermek gibi bir ucubeyi hayata gecirmeye calisiyor. Bu yuzden, parlementoda parlementer politikanin adabi muaseret kurallarini takmayan, dengeleri dikkate almayan, diplomasinin kurallarini hesaba katmayan radikal toy bir delikanli gibi ya da avize dukkanina dalmis bir fil gibi davraniyor. Sanirsiniz Turkiye gibi son derece muhafazakar, sagci bir ulkede degil de, Italya, Fransa gibi cok guclu sosyalist/komunist parti gelenegi olan bir ulkenin parlementosunda politika yapiyor. Dogrularini catir catir dile getirmek istiyor...Sanki bu radikal dogrular boyle catir catir dile getirilince halk aydinlanacak dogrulari bir meclis doneminde anlayiverecek..Evlatlari daglarda oldurulen analar onca yoksulluklarina ragmen kurt milliyetcileriyle kola kola gorunen Ufuk Uras'i dinleyecek, birarada yasayalim turu naif taleplere kulak verecek.. ODP su ana kadar oldugu gibi iki arada bir derede kalmayip, zorunlu olarak secmek durumunda bulundugu parlementer parti ya da "parti olmayan parti" eksenli taban hareketi secimlerinden herhangi birini yapmis olsaydi, ne bu havetci durumla uzun yillar yasamak zorunda kalirdik, ne de siz boyle bir soru sorabilirdiniz. Ulkede sozkonusu iki politik mucadele alaninda da bosluk oldugu icin, ODP bir turlu secim yapamiyor. Birinden birini secersem diger kutuptakileri kaybderim diye, arafta biryerlerde durumu idare etmeye calisiyor..Ama boyle yaparken kutuplardan hicolmazsa birini kazanmak varken, ikisine birden yaranamamis oluyor. Ustelik bir secim yapabilmis olsa, diger kutupta kaybedceklerinin sayisi da dogrusal olmayacakti..Sunu demek istiyorum: Ornegin ben ODP su ya da bu konumu secti ya da secmedi diye ODP disinda degilim..Secim yapmadigi, tutarli bir politik cizgi belirlemedigi icin katilamiyorum..Ulkenin sol potansiyeli ve kadro portfoyu belli..Aman illa ki bana yuzde yuz uyan bir parti olsun diye secim yapma luksumuz yok..ODP parlementer sosyal demokratik mucadele, ya da parti olmayan parti espirisine uygun olarak radikal taban hareketi pozisyonlarindan herhangi birini secmis olsaydi gonul rahatligiyla katilabilirdik..Ama su mevcut konumsuzluk yuzunden hemen her politik baslikta net bir pozisyon degil, ne imama ne papaza yaranilabilen ucube bir durum ortaya cikiyor..Diyelim ODP tamamen sizin beklentilerinize gore yapilandi, tavrini oyle bir perspektife gore kurdu..Siz saniyormusunuz ki, ortalik gulluk gulistanlik olacak herkes kerevete cikacak? Unutmayin ki bu partinin yonetim yapilari, koklu 80 oncesi hareketlerin kadrolarindan olusuyor..Sizi dikkate alsalar, o kadrolar sikayete baslar..O yuzden boyle gelmis boyle gider. Hem sizi, hem klasik sosyalistleri, hem liberalleri, hem sosyal-demokratlari, hem moda post-modern kimlik hareketlerini kusturmemeye calisan boyle corba gibi bir yapi olmaya devam edilecek.. Tamam cati mati, cephe-mephe anlarim da, cephenin, ya da catinin karsisinda olacagi bir negatif kutup da olmali..Herseyi kapsayan bir cati da olmaz ki.. |
|
Son Düzenleme: 21 Haz 2008 13:09 Düzenleyen onder.
|
|
Sayfa oluşturulma süresi: 0.43 saniye
