Hoş geldiniz, Ziyaretçi
Kullanıcı Adı Şifre: Beni hatırla

Sosyalist Sol'da Yeni Bir Partiye Ihtiyaç Var Mı?
(1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
  • Sayfa:
  • 1
  • 2

BAŞLIK: Sosyalist Sol'da Yeni Bir Partiye Ihtiyaç Var Mı?

Sosyalist Sol'da Yeni Bir Partiye Ihtiyaç Var Mı? 15 Oca 2009 20:59 #1366

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
Galiba ÖDP'de öncekilerinden daha derin bir ayrım sözkonusu; Taraf'ın yarattığı kimlik-etnik-dinsel hoşgörü temelli neo-liberal politikalar anlamına gelen "Özgürlükçü" "Sol"un temsilcisi olarak Ufuk Uras grubunun yeni parti arayışları içinde olduğunu bizzat Oğuzhan Müftüoğlu dile getirmişti.

Bence bu olumlu bir gelişme; parlementer/popülist politikayı öne çıkaran Ufuk Uras grubun ayrılıp, evrensel standartlarda bir sosyal-demokrat partiye evrilerek, seçimlere oynayan güçlü bir parti olması da çok olumlu, geride kalanların da, günlük/populist politikalar değil, kendi gündemini takip, sosyalist bakış açısını öne çıkaran bir parti olarak çıkması da. Bence bu çok daha önce olması gereken bir ayrımdı.

Ancak sosyalist perspektifi takip edecek yapının da seçim odaklı, yani klasik parti yapılanması içinde değil daha çok günlük hayata yünelik bir kadro/hareket çalışması olması gerektiği kanaatindeyim.

Umarım her iki kanalda da, birlik, çatı, cephe vs adına ilkesiz, muğlak, mevlana tekkesi gibi yapılar değil de, görüş olarak değil ama yöntem, pratik program vs açısından homojen yapılar ortaya çıkar. Parlementer politika yapacak parti algılayışı ile kadro/hareket olarak yapılanmaya çalışacak oluşum aynı çatı altında çalışamazdı zaten. ÖDP'in en büyük handikapı bence buydu..Umarım gündemde olan ayrışma gerçekleşir, parlementer eksenli politika yapmak isteyenlerle hareket olarak yapılanmak isteyenler birbirinden ayrılır.

Cvp:Sosyalist Sol'da Yeni Bir Partiye Ihtiyaç Var Mı? 15 Oca 2009 22:46 #1368

  • guclu
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Hatip
  • Gönderiler: 345
  • Karma: 7
Kesinlikle böyle bir ihtiyaç yok. İhtiyaç bir partiye değil, harekete; yani içinde partilerin de bulunup devinecekleri, toplumsal tabanlı, yaygın ve popüler bir ilişkiler ağına. Sendikaların da, meslek örgütlerinin de, partilerin de, öğrenci derneklerinin de, işsizlerin de içinde yer bulacağı ve ağırlıklı olarak şehirli sıradan insanlara yaslanan kolektif bir ilişki zinciri.

Cvp:Sosyalist Sol'da Yeni Bir Partiye Ihtiyaç Var Mı? 15 Oca 2009 22:55 #1369

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
Kesinlikle katiliyorum..Benim yemin ederim yillardir soyledigim sey bu..

Ama o kollektif ilskiler zinciri icinde yer alan kollektif aktorlerin de belli bir uzlasiya gore sorunsuzca kendi programlarini takip edebilmeleri icin, reklamci dili ile soylersek, kendi ic iliskilerinde belli bir sinerjiye, daha dogrusu harmoniye sahip olmalari gerekir..

Ufak Uras hareketi bana uymaz..Ama kesinlikle gerekli olduguna da inanirim..Merkezde CHP'in isgal ettigi yere oynayabilir..Sahsen Taraf AKP eksenli degil de Ufuk Uras hareketi gibi bir yapilanma ekseni etrafinda soylediklerini soyluyor olsaydi benim hic bir problemim olmazdi..

Cvp:Sosyalist Sol'da Yeni Bir Partiye Ihtiyaç Var Mı? 15 Oca 2009 23:01 #1370

  • AliOsman
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Hatip
  • Gönderiler: 522
  • Karma: 7
Güçlü ile hemfikirim ama sorun, zaten bunun nasıl, kimlerle ve hangi araçların kullanacağı ile doğrudan ilintili...

Cvp:Sosyalist Sol'da Yeni Bir Partiye Ihtiyaç Var Mı? 16 Oca 2009 00:01 #1372

  • guclu
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Hatip
  • Gönderiler: 345
  • Karma: 7
Ben bu konuda deterministim. Yani hareket kuramazsınız ya da yaratamazsınız; ancak oluşmuş bir harekete dahil olup ona belirli bir ivme kazandırabilirsiniz. Örnek vermek gerekirse farklı konjontür ve koşullarda aynı politikalar birbirinden çok farklı sonuçlara yol açarlar. 30 mart 72'de Mahirlerin Kızıldere'deki katledilmeleri ile (yanılmıyorsa) 1992'de Çiftehavuzlar'da 12 DS'linin katledilmesi birbirinde çok farklı sonuçlara neden olmuştur. İlk durumda Mahirlerin ardılları birkaç sene içinde inanılmaz bir yaygınlığa ulaşmışken, ikinci durumda söz konusu örgüt politik bakımdan neredeyse yok edilmiştir.

Bu tür bir hareketin olmasını murad edebilir, arzu edebilir ve oluşması için katkı sağlayabilirsiniz ama bunun oluşmasının bir garantisi yok. Sonuçta hedeflenen bir örgüt ya da parti değil, onları kurarsın ve olur ama hareket kurulabilen bir şey değil, oluşan bir şey. Koşulların çok belirleyici olduğu düşüncesindeyim. Son bir örnek vereyim: 1968 olayları hakkında okuduğum bir kitapta, öğrenci hareketi açısından 1967 yılında dile getirilen taleplerin ve denenen eylemlerin hiçbir olumlu sonucu görülmezken, aynı talep ve eylemlerin çok daha aşırılarının 1968 yılında anormal bir kitleselleşme kazandığına şahit olunmuş. Çok ilginç ve çok düşündürücü...

Cvp:Sosyalist Sol'da Yeni Bir Partiye Ihtiyaç Var Mı? 16 Oca 2009 00:17 #1374

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
Eh bu durumda ilk hareket nasıl kuruldu..Malum onun ekleneceği bir varolan hareket yoktu..

Bu durumda Deux ex Machina ya da Prime Mover gibi metafizik bir kavrama gönderme yapman gerekir.

Ha şunu dersen katılırım ama; hiçbir özgün hareket yoktur. Post-yapısalcıların önemli bir dersidir; hiçbir orjinal metin yoktur. Metinler arasındalık durumu sonucu her metin öncekilerin yeni bir kombinasyonudur.

Yani mesala Marx'ın koca teorisi bile Marx'ın zihninden patenti alacağı kadar özgün değildi..Emek teorisini Ricardo'dan falan almıştır..Keza bütün 2500 yıllık felsefe tarihi temel 5-10 sorunsal etrafında dolanır durur..Böyle bir süreklilik var..

Diğer türlüsü nostaljik bir aidiyet duygusundan öte bir anlam ifade etmiyor. Belli bir tarihi, bir kökü olmanın verdiği Lacan'cı tabirle artı-keyif. Tıpkı soyağacı tutan ve bundan gurur duyan soylular gibi..Ya da ulusal mitler gibi..Derin bir tarihten geliyor olmanın hoş duygusu..

Cvp:Sosyalist Sol'da Yeni Bir Partiye Ihtiyaç Var Mı? 16 Oca 2009 00:27 #1376

  • guclu
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Hatip
  • Gönderiler: 345
  • Karma: 7
Hareketi nasıl tanımladığımıza bağlı o zaman.

Hareket her zaman var ama bunun erişebildiği, dönüştürebildiği şeyler şartlar tarafından belirleniyor diyeyim mi? Çok zayıf ya da çok kuvvetli olabilir ve bu şartlara bağlıdır.

"Yumurta vs Tavuk" deyince de geçenlerde okumuştum, önce tavuk varmış, yumurta tavuktan çıkmış...

Cvp:Sosyalist Sol'da Yeni Bir Partiye Ihtiyaç Var Mı? 16 Oca 2009 00:55 #1377

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
Ben Spinoza'cı okulun etkisiyle şöyle iki temel hareket/kuvvet olduğunu düşünüyorum; Kurucu güç, kurulu güç..

Yani bu anlamda kuşaklar ötesinden gelen ve çatışmaya ara vermeyen iki kadim güç..Gerçi bu da zerdüşt dininin "iyi" "kötü" diyalektiğine benzedi ya neyse..

Yani sonuçta devrimci güç/hareket dediğimiz şey mutlak ve kadim..Farklı dönemlerde farklı enkarnasyonlar alıyor..Sürekli akan, değişen, o anki geçerli Kurulu Güç/İktidar karşısında farklı formlar alabilen evrensel akışkan bir güç..Bu güç/hareket belli spesifik formda kristalize edilmemeli bence..Kristalize edip mutlaklaştırdığın anda bence gerici bir duygudaşlık, romantizm, kulupçülük durumları yaratıyor..

Kanımca şunu daha fazla düşünmek lazım; 12 Eylül/Sovyetlerin çöküşü önceki tarihle radikal bir kopuşu ifade ediyor..Paradigmatik olarak farklı bir dünyadayız..Ha elbette bütün kuşakları kesen mutlak olgular hala aynı; sömürü, sınıfsal eşitsizlik gibi..Ama kültürel/psikolojik açıdan radikal bir biçimde farklı bir dünya bu..Tipik insan ruhu bu iki kırılma noktasından sonra ciddi bir biçimde kirlendi..Dolayısla 12 Eylül öncesi haleti ruhiyeyi hala varsayan oluşumların ayağı yere basmıyor artık..Bence o mentaliteyi devam ettirmenin gerçeklikte hiçbir izdüşümü yok artık..

Kaldı ki o 12 Eylül öncesi hareketlerin kadroları yavaş yavaş bu dünyadan göçüp gidiyorlar..Biz bile kırk yaşına geldik..Gidenlerin yerine de yenisi aynı kadro seviyesini koruyacak şekilde de gelmiyor..Eski hareketlerde romantik bir şekilde ısrar etmek kimse kızmasın ama gerçekten zarar veriyor artık..Gelecekte yaşayıp anısını devam ettirebilecek yegane hareket bence yaşanılan zamanların ruhuna uygun yeni bir harekete bayrağı teslim edecek hareket olabilir ancak..

Hegel'ci Aufhebung, koruyarak aşmak anlamına gelen bir kavram var (güzel bir karşılığı vardı türkçede ama neydi ). Eski hareketlerin yeni bir harekete doğru kendilerini bu Aufhebung'a teslim etmeleri gerekiyor..Tarih tekerrür eder ama geriye doğru da akmaz hiçbir zaman..

Cvp:Sosyalist Sol'da Yeni Bir Partiye Ihtiyaç Var Mı? 16 Oca 2009 01:19 #1378

  • guclu
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Hatip
  • Gönderiler: 345
  • Karma: 7
Marx ne demiş: Tarih tekrar etmez, kafiye yapar. Çok büyük bir söz.

Sana kesinlikle katılıyorum Önder. Özelde tartıştığımız metnin en büyük açmazı da doğru söylemesi ve doğru söylemesine karşın bu doğruluğa uygun bir aygıt/yapı/hareket oluşturabilecek zihni donanıma sahip olmaması. Daha da büyük açmaz, bu donanıma muhtemelen şu an hiçbirimizin sahip olmaması. Ne yapılacağını bilmek yetmez hiçbir zaman, nasıl yapılacağını da ortaya koymak gerekir.

Cvp:Sosyalist Sol'da Yeni Bir Partiye Ihtiyaç Var Mı? 16 Oca 2009 01:48 #1379

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
Özelden tartıştığımız metnin açmazını bence çok iyi özetlemişsin..Benim de derdim çok benzer birşeydi.

Özelde tartıştığımız metnin en büyük açmazı da doğru söylemesi ve doğru söylemesine karşın bu doğruluğa uygun bir aygıt/yapı/hareket oluşturabilecek zihni donanıma sahip olmaması


Sadece şöyle bir fark var aramızda; zihinsel donanımı çok abartmamak, ulvi ulaşılmaz bir yere koymamak lazım. Yani mesala Taraf tayfasının zihni donanımı çok mu sağlam; elbette değil. Ama kabul etmek lazım ki belli bir ideolojik eklemleme, hegemoni kurmada bir hayli başarılı oldular. Özgürlükçü Sol cenahta bayağı etkili oldular.

Ulus Baker'im Kimlik Politikaları Dönemine girdik yazısından bir alıntı:

Ama bilmezler ki bunalım esas buradadır: bize bir kimlik sorunumuz olduğunu söyleyenlerin yarattığı bir bunalımdır bu. Kimsenin kimlik filan aradığı yoktur, varolduğunca yaşamak, yemek içmek, çalışmak, spor yapmak, müzik dinlemek istiyordur. Buna 17. yüzyıl düşünürleri insanın "doğal hali" derlerdi.


Bu pasajı çok seviyorum ben. Olayın özü bu kadar sade ve bu kadar etkileyici başka türlü konamazdı..Nedir bunun bende yaptığı çağrışım; Politika işte bu doğal durumu dumura uğratan gelişmelere karşı koymak, gerçekçi, ana yönelik talepler yükseltmek durumundadır..

Soyut bir devrim çağrısının ajitatif bir propaganda olmanın ötesinde bir izdüşümü yoktur; kitleleri böyle bir çağrı mobize etmez. Devrim yeniden çağrısıyla AKP'in hemen etmizide kemiğimizde hissettiğimiz günlük hayata yönelik müdahalelerine karşı muhalefet örgütleyemez.

Devrim olmaz da mesala "Birama dokunma" kampanyası olur..Nasıl Taraf muhfazakarlık güzellemesi yapıyorsa sen de günlük ana yönelik uygulamaları ile kendisi gibi olmayanlara yaşam hakkı tanımayan somut uygulamalarını deşifre edersin..

"Devrime hadi" çağrısı ancak tamamlanmış, zaten oluşmuş bir toplumsal faile gönderme yapar ama atıyorum "Birama Dokunma" çağrısı çok daha büyük bir toplumsal karşılık bulur..
Son Düzenleme: 16 Oca 2009 01:50 Düzenleyen onder.
  • Sayfa:
  • 1
  • 2
Sayfa oluşturulma süresi: 0.43 saniye
Top Posters Posts
onder 1144
AliOsman 522
Murat 415
guclu 345
emrahpolat 315
hasever 290
fetekos 89
mehmet özgür 68
Murattı 49
pia 44