Hoş geldiniz, Ziyaretçi
Kullanıcı Adı Şifre: Beni hatırla

Ahh HUZUR Vahh HUZUR Sen ney missin sen?
(1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
  • Sayfa:
  • 1

BAŞLIK: Ahh HUZUR Vahh HUZUR Sen ney missin sen?

Ahh HUZUR Vahh HUZUR Sen ney missin sen? 22 Oca 2008 07:10 #71

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
Listeden (Özgürlükçü Sol) hep bu 'anlamsız' tartismanin bitirilmesi gerektigi yonunde mesajlar gelince ve 'konu' hakkinda yazan arkadaslar da hemen alelacele müdahale ederek 'tatsiz' konudan bir an once kurtulma ve hemen eski saglıkl 'normal'
iletisime donme ihtiyacı icinde gorununce ben de daha fazla yazmamam
gerektiğini dusunmustum. Ancak Yeter Sahin'inin mesajı gelince benim gibi
dusunen en azindan birinin daha oldugunu gorup 'yara'yı daha da kasimaya, karar verdim..

5-6 aydir bu listeye uyeyim ve itiraf etmeliyim ki ilk heyacandan sonra sadece
mesaj başlıklarını okur oldum..İlginç gibi görunen mesajlari açtım..Çünkü biliyorsunuz bu listeye gelen mesajların ezici bir çoğunluğu, -duyuru, basın
açıklaması, eylem haberleri gibi-, Turk sol'unun bıktırıcı bir sıradanlığa
bürünmuş olan 'rituellerinin' sanal ortamda devam ettirilmesine hizmet ediyor
gibi gorunuyor sadece. Elbette bu tur mesajların da çok onemli bir işlevi vardır.
Ancak bu tarz, eğer egemen ve hatta yegane 'sol' iletişim tarzı haline gelir
ve bu standardı aşan her provakatif tartışmadan kacarsak kafalarımız kuma
gomulu, klasik rituellerimizin dayanılmaz hafifliği, hos bir 'sorumluluğunu
yerine getirmiş olmanın' esritici katarsisi icinde 'muhalif, muhalif' yaşar
gideriz. Ancak butun marazlar da arka planda da için için gelişir durur..


Benim tezim şu:

Solcusu ve sağcısı ile bu ülke insanları için en ulvi deger 'HUZUR' dur..O
yüzden bu ülkede bu kadar çok 'HUZUR' apartmanı var. O yüzden bu ülkede mülki
erkan'ın en büyük sorumluluk olarak kavradığı sey 'Vatandaşın HUZURU'dur. O
yüzden bu ülkede dinsel güdümlü isyanların dışında bir toplumsal mücadeleler
tarihi yoktur.. Gelir dağılımı en bozuk ülkelerden biri olmasına rağmen kuzu
kuzu yaşar gider insanlar, yeter ki huzurları bozulmasın. Çok yoğun sosyo-ekonomik/kulturel dinamikler yaşanırken, onları evrensel anlamda gerektiği gibi analiz edip dünya sol literatürüne kazandirabilecek global sol entellektüeller çıkmaz.

Sağcısı Allah'ında ve gunluk küçük ticari işlerinde bulur huzuru. Solcusu da
'bir günlük varoluş estetigi' haline gelmis 'solcu rituelleri'nde bulur onu.
İnsanları fazla düşünmek zorunda bırakmayan, ancak 'monoton bir hayat sürüyor
olmanın' dehşetinden de uzak tutacak bir günlük hayat pratiklerine ihtiyaç
duyulur.'Hayatin zorunlu görevlerini' yerine getirdikten sonra, şöyle fazla
yormayacak, fazla zaman almayacak bir 'pratiğe' ihtiyaç duyulur.Hayat sadece
'sosyalist mücadele' degil ki.İşi var, gücü var, sorumlulukları var.Şöyle tam
türk işi 250gr'lık bir muhalif pratik lazım bize.Böyle insanı strese sokacak
cinsten olmasin, 'huzur'umuzu kaçırmasın.

Bu son derece insani ve kaçınılmaz bir ihtiyaçtır. Herkes günlük varoluşunun
üzerinde kurabileceği bir 'pratikler' bütününe gereksinim duyar. Dolayısıyla
bunda eleştirilecek bir yan yok..Kimisi sağlıklı-yaşam koşusu yapar, kimisi
balık tutar vb.vb. Sonuçta yaşamak zorundayiz..Ancak sorunsallastirilmasi
gereken bu 'rahatlatici' 'sol politik' gunluk hayat pratiklerimizin, butun bir
dusunsel yapimiz haline getirilip getirilmedigidir..

Ne demek istedigimi soyle bir ornekle aciklayayim:

( Biraz uzun olacak affiniza siginiyorum )

Bir arkadasim 'Imparatorluk' kitabi uzerine tartismalarin yapildigi Bianet'in
tartisma kosesinde yayinlanmis bir yaziyi gonderdi bana..Kendisi ortodoks bir
marxisttir..Tahmin edilecegi uzere de sozkonusu yazi 'imparatorlugu' yerin
dibine gecirmeye calisan bir yazi. Ben bu yazida, amaci iyi niyetle teorik
olarak katilmadigi bir metni elestirmeye girismis olan birinin yapamayacagi-
yapmamasi gereken iki cok bariz hatayi yakaladim. 'Yazar' arkadasimiz,
Derrida'nin 'Marx'in Hayaletleri' adli eserinin turkcede 2002 yilinda basilmis
olmasini, kitabin o tarihte yazilmis oldugunu varsaymanin yeterli bir kaniti
olarak kabul edip bir 'uslamlamaya' gitmis. Tez su: Bu adamlar yillarca atip
tuttular, Marx'tan ve Komunizmden tek bir kelime olsun bahsetmediler simdi bir
komunizm tehlikesi kalmadigi bir zamanda, 2002 yilinda, zevahiri kurtarmak icin
komunizmden bahsediyorlar. Oysa sozkonusu kitap Derrida tarafindan 1994 yilinda
yayinlaniyor. ( Burda bile nasil kendimizi evrenin merkezinde gordugumuzun bir
ipucu yok mu? Dunya'nin baska hangi kosesinde konser vermek icin Mozart'in
Turkiye'ye gelmesi beklenir?..Bereket ki yazar arkadasimiz 1996'da yayinlanan
Spinoza'nin Etika'si uzerine 'guncel' bir yorum yapmaya kalkmamis )Yazim ve
basim sureclerini de dikkate alirsaniz kitap muhtemelen tam da komunizm'in
'cokmesinin' ertesinde yaziliyor. Yani Derrida yazar arkdasimizin tezinin tam
tersine, herkesin komunizmi lanetledigi bir donemde cikip komunizmi konusuyor.

Yazar arkadasimiz boyle bir gafla yetinmeyip kitabin basligindakiki 'hayalet'
kelimesi uzerine cetrefilli bir 'materyalist' retorik gelistiriyor. Yok efendim
hayalet-hortlak uzerinden komunizm konusulur muymus falan..Oysa vatandas
farkinda bile degil ki o basliktaki hayalet, Marx'in o unlu, avrupanin
uzerinde dolastigini soyledigi komunizmin hayaletidir. Yani literal anlaminda
kullanilmis bir kelime degil, bizzat Marx'in basvurdugu bir metafordur.
Vatandas bundan bir koylu kurnazligiyla bir saldiri stratejisi cikariyor..


Simdi buraya kadar ilginc olan birsey yok..Bu ulkede dusunsel faaliyetin buyuk
bir bolumunun sahsi 'kani'larla, kisir bir ideolojik bakis acisiyla yapildigi
dusunulurse sasilacak hicbir taraf yok..Boyle bir ortamda, butun bir
'uslamlama' kronolojik bir carpitmaya dayanmis, butun bir saldiri
retorigi bir metaforun ilk anlamiyla algilanmasi uzerine kurulmus falan filan
bunlara kimse aldirmaz..Zaten yaziyi bana gonderen arkadasim da tam da bunu
yapiyordu..Iste ilginc olan bu..Yukardaki bariz hatalari soyleyince verdigi
cevap su:

'ONEMLİ OLAN 'IMPRATORLUK' GIBI POST-MODERN BIR METNIN SIYASETEN MAHKUM
EDILMESIDIR'. Bu yazi da onu gayet guzel yapiyormus..

Iste benim uzerinde durmak istedigim nokta bu..Marxsizmin bilimsel oldugundan
dem vururuz ama bilimsel yontemin 'objetiflik ve tarafsizlik' gibi en onemli
ilkelerini 'siyaseten' dogruysa carpitmalara feda edebiliriz.. Yani ne idugu
belirsiz bir siyaset icin o meshur 'koylu kurnazligi'mizi yapmanin bir
sakincasi yoktur..Bunu 'huzur' nosyonuyla baglamak istiyorum;

Biz de siradisi kitaplar neden hemen acil bir nefret uyandirir? Burdan ikinci
tezim geliyor:

Teorik olarak yanlis oldugunun dusunulmesinden daha cok 'HUZUR'umuzu bozdugu
icin nefret uyandirir. Bianet'in 'Imparatorluk' tartisma kosesine lutfen bir
goz atin, her cenahtan kisiler vermis veristirmis, nerdeyse bir Allah'in kulu
cikip da 'ya su kitabi bu kadar kolay harcamayin, oyle kolay yutulur bir metin
degil, bir miktar felsefe tarihi bilmek lazim, Spinoza bilmek, Deleuze-Foucault
falan bilmek lazim..Hemen defterini durmeyelim yaziktir, gunahtir' turunden tek
bir sey yazmamis. Ekolojistleri, feministleri, ortodoks solculari hepsi kendi
penceresinden bu 'HUZUR' bozucu metni gundemden dusurme derdine dusmus.. NEDEN?

Cunku bu ulkede cok saglam bir 'gunluk politik pratikler' dengesi kurulmustur..
Her anlayisin yeri ve 'otekine' karsi konumu belirlenmistir ve bu belirlenmis
yapi icinde herkes kendi 'rolunu' husu icinde oynamaktadir. Herkes kendi
konumundan 'dusmanlarini' da cok iyi tanidigi icin, gunluk politik replikler
sorunsuzca/sonsuzca tirat edilir durur. Bu dengedeki oyun icine katilan her
yeni metin bir tasniften gecirilir ve ilgili oyuncuya forward edilir..Ama o da
ne?Ortaya ne idugu belirsiz bir metin cikiyor..Hicbir oyuncunun karakterine
uymuyor..Cevreci desen degil, feminist degil, ortodoks hic degil, eeh hakkini
vermek lazim liberal da degil..'Nerde bu devlet nerde bu millet' tiiz vurun su
'vatandasin huzurunu kaciran' gavurun kellesini..

Ornek verdigim arkadasim cogumuz gibi calisan bir insan..10-12 saatini sisteme
satmak zorunda..Kendine kaliyor 3-4 saat bos bir zaman..Once calismak zorunda
olmak rasyonalize edilecek..Ama sisteme kuyrugu kaptirmis olmamak icin de
'politik calisma' yapilacak..Eeh kaynaklarin bu kadar kisitli oldugu bir
durumda nasil edecek de bu isi layikiyla yapacak..'Imparatorluk' gibi metinleri
'bilimsel' olarak mahkum etmeye kalksa biraz ozveride bulunmasi gerekecek..Bir
miktar felsefe ogrenecek..Ama onu yaparsa baska seylerden odun verecek..Cunku
felsefe herzaman biraz yalitim demektir..'Parti'ye biraz daha az gidecek,
ajandadaki bir sonraki eylem icin 'politik calismalar'i ihmal etmesi gerekecek,
kisacasi 'HUZUR'u kacacak ..Dolayisiyla, yalnizca kendi ideolojisine degil
butun bir 'politik roller' dengesine heretik bir metin, bilimsel olmak yerine
'siyaseten mahkum' edilecektir..Boylece 'HUZUR' korunacaktir, rasyonalize
edilmis bir varolus da sorunsuzca devam edecektir..

Simdi su Nuray denen sahsiyetin durumunu bir dusunelim, arkasinda yatan bir
suru psikolojik nedeni bir an icin unutalim..Baska bir neden olamaz mi?

Bu vatandasin muhtemel hayati algilayisi nasildir? Mumkun oldugu kadar az
sayida ve sabit toplumsal kimlikler vardir. Yani 'biz ve onlar' mantigi..Yani
bildigimiz standard fasist mantik..Baska versiyonlari-Bush : 'Ya bize destek
veren ulkesinizi ya terore destek veren ulke', MHP: 'Ya sev ya terket',
Islamcilar : 'Mumin , kafir', Ortodokslar ' Burjuva-proleter'..

Bu arkadas'in dusunsel evreni toplumsal kimliklerin en az sayida tutulmasi
uzerine dayaniyor.. Sadece 3'e kadar sayabiliyor..1-Biz, 2-Onlar, 3-Ne idugu
belirsiz olanlar yani daha teknik olursak 1-proleterya 2-Burjuva
3-Kucuk-burjuva. (Bu 3 yuzer-gosterge farkli kesimler tarafindan farkli sekilde
doldurulur. Yesiller, 1-Dogayi koruyanlar 2- Dogayi somurenler 3-farkinda
olmayanlar.. Feministler: 1-Kadinlar 2- Erkekler 3-Efemininler ve bilincsiz
kadinlar vb.vb.).. Escinsellerden nefret etmesinin arkasinda ben sadece cinsel
nevrotik nedenlerin oldugunu sanmiyorum..Ben burda da 'HUZUR'un bozulmasindan
duyulan tiksintiyi goruyorum..Dikkat ederseniz sonradan escinsellere aslinda
karsi olmadigini, kendi baslarina kapali kapilar arkasinda ne bok yerlerse
yesinler umrunda olmadigini, ama escinselligin militanligini yapmalarina karsi
oldugunu soylemeye basladi..Bu itirafin satir aralarini nasil okuyabiliriz?

Bence sunu demek istiyor: 'Toplumsal bir fail olarak orgutlu bir sekilde
politik arenaya cikmasinlar yeter ki. Ben onlari kendi ozgun ve benim
havsalamin alamayacagi talepleriyle toplumsalin alanina cikmasini istemiyorum.
Cunku bu durumda benim patetik ideolojimin boktanligi ortaya cikacak ve benim
'HUZUR'um kacacak..Simdi tatli tatli rantini yedigim 'yoksullari, emekcileri
dusunen fedakar bir devrimci oncu rolu'mu, toplumsal olarak gordugum kisligimin
onayini ve kabulunu kaybedecegim. Yeni politik durumda ayni rantlari tekrar
yiyebilmek icin cok fazla basmayan kucuk beyincigimi zorlamam gerekecek, bu da
sonuc vermeyecegi icin kimse beni onemsemeyecek, butun bir varolusumun zemini
ayaklarim altinda kayip gidecek'.

Iste bu korkunun temeli ve genel toplumsal bir pataloji olarak politik arenada
kapladigi yerdir bizlerin kafa yormasi gereken..Bu yuzden degil midir ki,
burjuva-proleter sablonuna uymayan her oznellik kucuk-burjuva denen bir
'yuzer-gosterge' altinda toplanmaktadir, devrim projesinde ihmal edilebilir bir
katman olarak... O kucuk-burjuva toplumun nerdeyse tamamini kapsayacak
gelmesine ragmen..Sadece birkac buyuk sermaye ve salt kendileri ve birkac
sanayi iscisinden olusan 'proleterya' ile toplumsali analizi etmedeki israrlari
yine bu 'HUZUR'u koruma durtusu degil midir? Toplumsalin karmasikligini anlamak
icin yontemlerini gelistirmek yerine, kendi husu verici dusunsel evrenlerini
korumak ve o evrende yeri olmayanlari 'sapkin' olarak gorup kufur etmek,
yoketmeyi istemek daha kolay degil mi? Yani butun olay zaten kucuk olan
'muhalif politika' pastasindaki payimi kucultup rating'imi dusururler telasi
degil mi ? Ustune ustluk bir de 'Yahu ben basit burjuva-proleter sablonuyla
toplumsali anlayip gerektigi gibi politika uretemedigim icin butun hareketim
'sen-ben-bizim oglan' kitleselligine indirgendi, ki onu bile adam gibi
yonetemiyorum, bir de basima yeni toplumsal failler cikarma simdi.. Ben nasil
bunca farkli toplumsal faili genel bir ozgurluk projesi etrafinda toplarim? '
seklinde bir korku yok mu?



Bu adamlarin mantigi bu..Ancak bu listede bu musibetin hemen gundemden
dusurulmesi icin duyulan istekle, bizler de, yani bu patolojik bir bireye tepki
duyan insanlar da ayni mantigin tuzagina dusmuyor muyuz? Yani 'aman HUZURUMUZ
kacmasin' mantigina..Peki bu patolojik bireye duydugumuz 'tepkilerle' bizler de
'ozgurlukcu, cogulcu, katilimci' duzgun bireyler olmanin 'HUZUR'una kaptir
miyoruz kendimizi? 'Ayol ne sapik insanlar var, bu cagda escinsellige karsi
cikiyor' turunden bir romantizmle bir vicdan temizleme operasyonundan sonra,
yine eski HUZURlu sicak kosemize cekil miyoruz? Hele bir de bu patalojik bireye
agzinin payi verilip susturulduktan sonra?


Boyle siradisi konular belirince ayibimizin ortaya cikmasindan duyulan telasla
hemen hali altina supurme operasyonuna giriyoruz..'Aman aman hemen kapayalim
daha da vahimlesmesin', 'yok bisi yok , aynen devam'..

Bu Nuray denen sahsiyetin patalojik ve siradisi, istatistiksel olarak ihmal
edilebilir oldugunu mu dusunuyorsunuz? Hayir bence hic degil..Bu profil turk
solunun kesinlikle azinlik olmayan bir bilesenidir..Stalin'in turk solunun
onemli bir kesimi tarafindan hala dunya sosyalizminin idollerinden biri olarak
kavranmasini bir tarafa birakiyorum, kendi yakin cevremden bir ornekle 'Birak
ideolojik olarak savunmayi, ben Cavusesku tarzi bir yonetim icin savasirim
bile' turu laflar eden insanlar da hic az degil..


Dunyanin herhangi bir yerinde egemenler bir an dalgaya gelip
uyuyabilirler..Aslina bakarsaniz devrim dedigimiz tarihteki tum olaylarda
oldugu gibi.. Klasik marxist anlamda bu dunyada teoriye uygun bir proleter
devrim oldu mu hic? Kisiliksiz bir Car ve yonetimi bir katakulliye geliyor,
muhalif gucler arasinda uzun sure esamesi bile okunmayan bolsevikler iktidari
tereyagindan kil ceker gibi aliyorlar.. ABD'nin, sonraki yillarda burnun
dibinde kendisi icin buyuk bir sorun kaynagi olan Kuba'nin lideri Fidel'in
devrim cikartmasini Florida'dan 3-4m'lik bir tekne ve 5-10 gerilla ile yaparken
de uyumus oldugunu ogrendim gecen bir belgeselde..Pol Pot gibi bir adam da
alabildi iktidari..Iran'da sah ve komunistler akillarindan bile gecirmemislerdi
herhalde mollalarin iktidara gelecegini..Peki 1930'larin basinda almanlar sapik
bir manyagin butun gucu ele gecirebilecegini dusunmusler miydi? Peki Bosna'da
uzun yillar yana yana yasamis insanlar, hemen yani baslarindaki mulayim
komsularinin kendilerini diri diri kesebilecek bir canavar olduguna inanirlar
miydi? Kendi politikalarinin ve ideolojilerinin bir urunu olarak imkansiz
gorunse de, bizdeki sosyalist postundaki fasitler de bir gun amerika ve bizim
egemenler ayni anda dalgaya gelip uyurlarsa iktidara gelmeleri hic mi muhtemel
degil? Boyle adamlarin yonetecegi bir ulkenin nasil olabilcegini gormek icin
muhakkak ki yasayarak mi tecrube etmemiz gerekiyor? Boyle bir felaket sonucunda
sosyalizme verilecek zarari telafi etmek icin kac yuzyil gerekir? Su anda bir
sosyalizme rus toplumundan daha uzak bir baska toplum var mi?

Sonuc olarak ben bu patalojik sahsin yaptigi cirkinligi ortbas etmeyi degil
gidebildigimiz kadar ustune gitmeyi, klasik tabiriyle onu yoksayarak
sivirsinekleri oldurmek gibi bir cozume gitmektense batakligi bulup kurutmak
icin caba gostermeliyiz diyorum. Ortaya cikan bu durumu da yogun bir ic
hesaplasmanin baslatilmasi icin cok degerli bir firsat olarak
degerlendirmeliyiz. Bu durum tek tek sahislarla aciklanabilecek ihmal
edilebilir bir bireysel hastalik vakasi midir? Yoksa etnik-kulturel bir fenomen
midir? Yoksa ortodoks algilanisi itibariyle marxist ideoloji kacinilmaz olarak
boyle bireyler yaratabilmekte midir? Gunluk politika yapma pratiklerimiz ve
rituellerimiz bizi sabit ve basit verilerle dusunmeye zorluyor olabilir mi? Bu
sahsin escinsellikte yaptigi indirgemeyi biz daha humanist olabilse de, baska
bir duzlemde yapiyor olamaz miyiz? Bu tur sahislarin sadece basit bir listenin
gundeminden degil, butun ulkenin sosyalist sol gundeminden ebediyen dusurmenin
pratikleri nelerdir? Bunlari 1500 kisilik bir listede degil, butun ulkede
desifre etmek ve sosyalizm kavramini kirletmelerini onlemek icin ne
yapabiliriz? Her ne kadar onlardan farkli dusunuyor olsak da, pratik duzlemde
onlarla ayni eylem paradigmasi/rituelleri /formlari icinde kalarak turlerinin
devamina bizler de katkida bulunuyor olamaz miyiz? Standard eylem anlayisiyla,
guncelin kuyruguna takilarak, gundem yaratamayip, olusan gundemin palyacosu
kalarak onlarla kendi silahlariyla karsi durmaya calismiyor muyuz? Kendi
pozitif pratiklerimizi bulup cikarmak icin yaraticiligimizi nasil
gelistirebiliriz? Her yil toplu sozlesme ya da bir baska nedenle hafif hafif
kiprasan ha uyandi ha uyanacak diye yillardir bekledigimiz sanli 'proleterya'
butun umutlarimizi baglayip, uyanmayinca da kuserek ne kadar yol alabiliriz?
Bunlarin da otesinde altili ganyan oynar gibi her secimde ayri bir partiye
teveccuh gosteren muhterem halkimiz bir sonraki ayakta bize oynarsa bu
teveccuhe layik olabilecek birikimiz ve kadrolarimiz ne kadar hazir?

Neyse sorular sonsuzca uzatilabilir..Ben kisaca bu sorulara cevap bulmak ve
yenilerini sormak icin bu fasizan cikisi bir 'uyari' olarak alalim ve
sarsilalim diyorum.. Ortbas edip unutup gider, huzurlu gunluk hayatimiza geri
donersek hicbir ders cikaramayiz diye dusunuyorum..

Ben bu listenin kurulus amacini hala tam olarak kavrayamadigim icini boyle
uzun bir yazi yazmaya curet edebildim..Ancak bu tur yazilar kisileri rahatsiz
ediyorsa susmasini bilirim tabii ki..


Saygilar ve hurmetler..
Son Düzenleme: 22 Oca 2008 17:09 Düzenleyen onder.

Re:Ahh HUZUR Vahh HUZUR Sen ney missin sen? 22 Oca 2008 07:11 #72

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
odk <odk@...> wrote:
> sevgili ozgurlukcu vede solcu arkadaslar , sizin baska isiniz yokmu
> allahaskina. Bu sacma sapan tartismalar yerine enerjinizi ODP nin yeniden
> yapilanmasi ve GUNLUK BIR gazetenin en kisa zamanda cikmasina harcayin. daha
> hayirli olur..


Bir onceki HUZUR uzerine olan yazimi okuyan arkadaslara:

Benim yazimda bahsettigim, HUZUR arayisina bundan daha cuk oturan bir ornek
olabilir mi?

ODK arkadasimiz, sosyalist 'pratik' sorununa super pratik bir cozum bulmus. Tam
da benim tahlil etmeye calistigim durtulerle...Klasik 'sosyalist mucadele'
perspektifinde bir 'dolu' isler vardir, bir de 'bos' isler. Bildik jargona
gelmeyen konular bos'tur. Yasanmakta olan konjoktur tarafindan dayatilan bir
'acil' devrimci gorevler vardir her zaman...Bunlarin disinda kalan her konu,
abesle istigaldir. Hadi bakalim biri ciksin da 'korfez savasi' esnasinda, savas
karsitligi gibi, zaten kimsenin karsi bir kutupta yer almadigi bir konuda da
olsa, guncelin en acil kalemi disinda birseyi gundeme getirmeye kalksin..Beykoz
sise cam fabrikasi iscilerine destek vermekten daha acil bir pratik olabilir
miydi o gunlerde? Ya da YOK'un kurulus yildonumude YOK'u protesto etmek
disinda?

Bunlar sosyalist ajandanin icinde yer alan bildik/tanidik fixed menu'lerdir.
Yillardir tekrar edilmesinden dolayi artik uzerinde uzmanlasilmistir. Onlarca
yildir ayni formatta tekrarlaniyor olmasina ragmen, hitap ettigi toplumsal
faile ulasamayip kitlesellesemiyorsa bu dogrulugundan sual olunmaz format'in
yanlisligini degil, toplumsal fail'in yeterince olgunlasmadigini
gosterir..Bizim yapmamiz gereken bunlarin anlasilacagi gune kadar onlari
tekrar etmemizdir...Cikarilan gunluk gazetede, sosyalist ajandada yer alan
tarihler tek tek takip edilecek, gunun anlam ve onemini belirten yazilar yer
alacak, ulkedeki fabrikalar soyle bir taranacak o gun hangisinde bir eylem
varsa, ordaki iscilere 'destek' verilecek , hasb-el kader olusan , Bergama, Baz
istasyonlari gibi halkin rahatsiz oldugu baska problemli alanlarda da temsilci
bulundurulacak..Boyle bir mucadele algilayisi icinde, zaman zaman yeniden
yapilanma ihtiyaclari dogabilir de tabii, o durumda da bir iki il/ilce orgutu
yonetimi degistirilerek 'yeniden yapilanacak' ve kalinan yerden devam
edilecektir.. Bu yeniden yapilanmalar sonrasinda isler yine iyi gitmezse, sorun
'bos' islerle ugrasan, enerjilerini ilgisiz konulara ayiran insanlarda
aranacaktir..

Aman hoca HUZURa dokunma boyle iyiyiz, yuvarlanip gidiyoruz iste..Isten donup
bir iki el bricimizi/tavlamizi atiyor, gunluk toplantilari yapiyoz,
aidatlarimizi topluyoz, altilimizi yapiyoruz, aksam da bir iki tekimizi atarken
gundemi masaya yatiriyoruz..Yorma bizi simdi..
Son Düzenleme: 22 Oca 2008 07:13 Düzenleyen onder.
  • Sayfa:
  • 1
Sayfa oluşturulma süresi: 0.37 saniye
Top Posters Posts
onder 1144
AliOsman 522
Murat 415
guclu 345
emrahpolat 315
hasever 290
fetekos 89
mehmet özgür 68
Murattı 49
pia 44