Hoş geldiniz, Ziyaretçi
Kullanıcı Adı Şifre: Beni hatırla

Solcu Rahip Fernando Lugo
(1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
  • Sayfa:
  • 1
  • 2

BAŞLIK: Solcu Rahip Fernando Lugo

Solcu Rahip Fernando Lugo 16 Ağu 2008 10:12 #689

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
Latin Amerika'da solcu rüzgarlar esmeye devam ediyor. 61 yıllık Colorado Parti'nin iktidarını altetmiş, solcu Rahip Fernando Lugo.

Taraf gazetesi AKP'de böyle bir perspektif görebiliyor mu?

Solcular Toplumsal adeletsizliklere karşı çıkanların dinci olup olmamasına bakmaz. Lugo bunun iyi bir kanıtı olur umarım.

  • en.wikipedia.org/wiki/Fernando_Lugo
  • Ekler:
    Son Düzenleme: 16 Ağu 2008 10:13 Düzenleyen onder.

    Cvp:Solcu Rahip Fernando Lugo 18 Ağu 2008 09:26 #698

    • guclu
    • ÇEVRİMDIŞI
    • Hatip
    • Gönderiler: 345
    • Karma: 7
    Malesef Sünni Müslümanlık içinde, en azında Türkiye'de, böyle bir perspektif hiçbir zaman olmadı. Din usuruna yakın bir solculuk anlayışı için de ancak Aleviler var ki onların da kültürel haklar ve kimlik mücadelesi dışında, Kemalizm'e duydukları derin sempatiyi de unutmadan tabi ki, pek bir yaklaşımları yok. Hatta bir ara "Alevilik denktir solculuk" yaklaşımı bile vardı diye düşünüyorum. Bunun ne sola ne de Alevilere bir faydası olmamıştır.

    Cvp:Solcu Rahip Fernando Lugo 18 Ağu 2008 09:30 #700

    tam bu tartışmayla ilgili sendika.org'da şöyle bir kitap gördüm, galiba daha önce önder bahsetmişti tam adını hatırlamadan.

    Mahmoud Mohamed Taha'nın çalışması bir İslami özgürleşme teolojisinin doğuşunu mu müjdelemektedir? Bu sorunun yanıtı ne olursa olsun Sudanlı bir şeyh tarafından ortaya konan bu çalışmaya kayıtsız kalmak imkansız. Kalkedon Yayınları tarafından Türkçe'ye kazandırılan bu kitap İslam'ın bu özgün yorumunu Türkiyeli okura taşıma açısından bir ilk.


    Mahmoud Mohamed Taha'nın çalışması bir İslami özgürleşme teolojisinin doğuşunu mu müjdelemektedir? Bu sorunun yanıtı ne olursa olsun Sudanlı bir şeyh tarafından ortaya konan bu çalışmaya (İslam'ın İkinci Mesajı, Al Risala Al Tania Min El Islam, Hartum 1971) kayıtsız kalmak imkansızdır. Bu samimi Müslüman'ın derin itikatları, teolojiye olan hakimiyeti ve inancının radikal biçimde yeniden yorumlanması yönündeki güçlü çizgisi egemen köktenci inançla açıkça çelişerek bir çok yönüyle Latin Amerika'daki özgürleşme teolojisini andıran İslami yenileşmeye önemli bir katkı sağladığını ispatlamaktadır. Taha'ya göre İslam'da Allah'tan gelen iki mesaj vardır: birincisi ilk mesaj, ikincisi ise nihai mesajdır. İkinci mesajı anlamak, birinciyi anlamamızı kolaylaştıracak ve niçin baskın İslam'ın bu mesaja daha sıkı bağlandığını görmemizi sağlayacaktır.

    Yazarı: Mahmoud Mohamed Taha
    Yayınevi: Kalkedon Yayınları
    Yayına hazırlayan: Hakan Tanıttıran
    Kapak tasarımı: Sinan Acıoğlu
    1. Basım Mart 2008
    14 x 20 cm boyutlarında
    170 sayfa
    Fiyatı 14 YTL
    islamin_ikinci_mesaji_2008_08_14.jpg
    Son Düzenleme: 18 Ağu 2008 09:32 Düzenleyen mehmet özgür.

    Cvp:Solcu Rahip Fernando Lugo 18 Ağu 2008 14:32 #701

    • Korestierus
    • ÇEVRİMDIŞI
    • Torun
    • Gönderiler: 7
    • Karma: 0
    islamiyeti bugün ayrıca eleştirilmek kaydıyla hıristiyanlıklan en önenmli farkı bence islamiyetin dünya mazlumlarının büyük bir çoğunluğunun esaretini sürdüren içinde insanlık bulunmayan bir din olmasıdır...islamiyetin sosyal adaletsizliğe karşı bir sosyo-ekonomik ve kültürel projeye temel olabilecek bir ideolojik malzemesi yoktur...
    taraf gazetesi, abd menşeili bir projedir ve işi bitince kapanıp gidecek bence...
    bu gazete "sol" söylemli en azılı sol düşmanı bir yayındır...
    Son Düzenleme: 18 Ağu 2008 14:53 Düzenleyen Korestierus.

    Cvp:Solcu Rahip Fernando Lugo 18 Ağu 2008 19:06 #702

    iddialı açıklama olmuş, işin islam'a ilişkin kısmından öte; yukarıdaki argümanla varacağımız yer politik ateizmden öteye gitmez.
    ikinci olarak her ne kadar alevilik'in durumu tartışmalı da olsa; en nihayetinde islami mitolojiyi kullanan bir kültür. kendi içinde de birçok önemli damarı besliyor.
    üçüncü olarak islam içi sufi kanatların belirli düzeylerde eşitlikçi mücadeleler içerisinde bulunduğu da bence az çok açık.
    dördüncü olarak zaten hristiyanlık da adaletsizliğe karşı projeye temel teşkil etmez. katolik rahiplerin solculaşmasıyla alakalı bir durum şimdiye kadar varolanlar, solun katolikleşmesiyle değil. gerillanın toplumsal meşruiyetinden etkilenen, kendini onlara yakınlaştırmak zorunda hisseden kiliseden bahsediyoruz. dolayısıyla solun toplumsal alanda istikrarı ister istemez kendi islam yorumlarını da ürettirecektir. bunu bizim ayrıca yapmamıza gerek yok bence.
    Son Düzenleme: 19 Ağu 2008 08:36 Düzenleyen mehmet özgür.

    Cvp:Solcu Rahip Fernando Lugo 19 Ağu 2008 07:22 #703

    • guclu
    • ÇEVRİMDIŞI
    • Hatip
    • Gönderiler: 345
    • Karma: 7
    Kanımca solun islamiyete bakışından ziyade, müslümanlara bakışında revizyona ihtiyaç var. Yaygın yaklaşım, bireylerin ateist olmasının solcu olmaları için neredeyse bir önkoşul olması yönündedir. Bu sosyalistlerin diyalektik ve tarihsel materyalizm ile evrim düşüncesini benimsemesiyle ve bu anlayışın doğal olarak tanrısız bir dünya ve evren anlayışına dayanmasıyla anlam kazanabilir. Ama insanlar pekala da vicdani bir tercih sonucu sosyalist olabilir, aynı zamanda ibadetinde bir müslümanlığı sürdürebilir. Hatta belki bir gün islami inançlarıyla sosyalist teorinin buluşmasını sağlayacak "heterodoks" bir akım da türer, kim bilebilir. Hem yahu bize ne insanların namazından, orucundan, sevabından, günahından. Sosyalist bir toplum kurmak isteyen bir insanın dinsel ritülleri ve inançları başka insanları boyunduruk altına almıyorsa, kadınları ezmiyorsa, işçilerin sömürülmesine yol açmıyorsa, sadece ve sadece bireysel bir ibadet süreciyse, biz ne diye karışalım ki buna!

    Bence sosyalist hareket güçlendiği ve yaygınlaştığı oranda daha çok inançlı insanı bünyesine çekecek ister istemez. Bu insanların toptan ateistleşmesini talep etmek mantıklı değil. İslamiyetin kendisinde eşitlikçi/özgürlükçü bir akım çıkması beklenemese de tek tek müslümanların kazanılması neden mümkün olmasın?

    Cvp:Solcu Rahip Fernando Lugo 19 Ağu 2008 08:28 #704

    tam da yukarıdakileri anlatmaya çalışmıştım da grip sebebiyle toparlayamamışım aklımı türkçeyi katletmişim.

    Cvp:Solcu Rahip Fernando Lugo 19 Ağu 2008 09:32 #705

    • onder
    • ÇEVRİMDIŞI
    • Yönetici
    • Gönderiler: 1144
    • Karma: 8
    Geçmiş olsun Mehmet..Bu sıcakta nasıl oldu da grip olabildin ilginç doğrusu.

    Mahmut Muhammet Taha'dan Burhan Sönmez bahsetmişti geçenlerde..yazısı aşağıda..


    ---------------------------------

    Geleneksel İslam yorumlarını ters yüz eden, ama bunu yaparken tümüyle İslam’ın kendi kaynaklarına ve iç mantığına dayanarak yeni kapılar açmaya çalışan Mahmut Muhammet Taha adlı şeyhin amacı eşitlikçi ve insani bir İslam anlayışı geliştirmekti. Bunun için, dinin yeni okuma biçimlerine ihtiyaç olduğunu söylüyordu. Ama o zamanlar, yani otuz kırk yıl önce, Sudan’daki ortam buna hayat hakkı tanımadı.

    Başka türlü bir İslam’a inanıyor, Hz Muhammed’in ve Kuran’ın, özünde sosyalizmi emrettiğini, o zamanlar şartlar uygun olmadığı için bunun ertelendiğini (nesh edildiğini) ifade ediyordu. Bunun için başvurduğu kaynaklar Kuran ve Peygamber’in sözleriydi. Akılcılığa dayanıyordu ve “merkez Avrupa’nın” uzağındaki Afrika’da yer yer Derrida’yı çağrıştıran yapı-çözümcü yöntemler kullanıyordu. Özellikle, Kuran’ın Mekke’de ve Medine’de inen bölümlerini karşılaştırırken geliştirdiği önermeler, geleneğe pek uymadığı için şaşkınlık yaratıyordu. “Mümin” ve “müslüman” arasındaki vurgu farkına dair çözümlemeleri önemliydi. Surelerin başındaki harflerin kullanılma biçimine işaret ediyordu. Ve asıl hareket noktası ise, “nesih” anlayışını tersine çevirmesiydi.

    Nesih, Kuran’daki bir emrin, daha sonra inen yeni bir ayetle hükümsüz hale gelmesidir. Yani aynı konuda birbirinden farklı iki ayet varsa, eskisinin hükmü kalkmış, yenisi geçerli hale gelmiş sayılır ve buna nesih denir. Mesela, önceleri, daha müslümanlar Mekke’de yaşarken, diğer dinlerden olanlara hoşgörüyle yaklaşan Kuran, “sizin dininiz size, benim dinim bana” ifadesiyle, barışçı bir temele dayanıyordu. Ama Hz Muhammed Medine’ye göç ettikten sonra, “kafirleri bulduğunuz yerde öldürün” hükmü indi. Bu durumda, önceki ayet, nesh edilerek ortadan kaldırılmış oldu.

    Üstad Mahmut Taha, işte bu yöntemi değiştiriyor, neshin, ortadan kaldırma değil, bir hükmü erteleme anlamına geldiğini söylüyordu. Kuran’daki bir ayetin uygulanması için koşulların uygun olmadığı anlaşıldığında o hüküm ertelenmiş ve onun yerine geçici bir emir gelmiştir. Şimdi artık bu ertelenen hükümleri canlandırmak gerekir, diyen Üstad, bu yöntem aracılığıyla, tek eşli evliliğin, kadın-erkek arasında eşitliğin, sömürünün kaldırılmasının, sosyalizmin ve tam demokrasinin İslam’ın gerçek mesajı olduğunu belirtir. Bu inançla kurduğu harekete, Cumhuriyetçiler adını vermiş, toplumdaki çok sesliliğe inanmış, mesela Sudan’ın güneyinde ezilen Hıristiyan azınlığın hakları için inatla mücadele etmiş ve sömürgeci ve dinci hükümetlerle başı her zaman derde girmişti.

    Mahmut Taha’ya göre, Peygamber zamanından beri İslam’ın ilk emri uygulanmıştır. Ama İslam’ın bir de ikinci mesajı vardır, bugüne kadar ertelenmiş olan bu ikinci anlamın artık uygulama zamanı gelmiştir. Bunları anlatan kitabına, bu yüzden, “İslam’ın İkinci Mesajı” adını vermişti. Birçok eseri arasında en çok ses getireni bu olduğu için Arapça’dan İngilizce’ye çevrildi ve bir süre önce biz de Türkçesini görme imkanına kavuşmuştuk. Aynı derecede önemli olduğu halde henüz tercüme edilmemiş olan “Risalat al-Salah” gibi diğer eserlerinin de dilimize kazandırılması yararlı olacaktır. Gerçi biz, Varidat hariç, Şeyh Bedrettin’in altı yüz yıldır mevcut eserlerini bile Türkçe’ye kazandırmamış bir toplumun çocuklarıyız. Nedense bu tür çabaların İslamcılar’ın işi olduğu gibi bir yargı vardır Türkiye solunda ve okumuş çevrelerde. Eğer gerçekten öyleyse, daha çok bekleriz, ne İslam felsefesine farklı yorumlar getiren Şeyh Bedreddin’in dini eserlerini ne de Mahmut Muhammet Taha’nın yeni din yorumlarını içeren kitaplarını okuma imkanımız olacak demektir. Mesela, Mahmut Taha’nın İslam dininde evrim teorisini açıkladığı metinleri okuyamayacak, bu konudaki tek yorumun Adnan Hoca’nınki olduğunu sanmaya herkesle birlikte devam edeceğiz.

    Mısır’daki El-Ezher gericilerinin O’na itibar etmemesi pek önemli değil diyebiliriz, çünkü onlar, Mahmut Taha gibi idam edilen ama ondan çok farklı, tutucu bir İslam yorumunu savunan Seyyid Kutub’u bile “sapkın” ilan etmişlerdi. Bugün Seyyid Kutub’un savunucusu çoktur, ama özgürlükçü bir İslam yorumu getiren Mahmut Taha’nın adı ise yetimhaneye bırakılmış bir çocuk gibi unutulmaya mahkum edilmiştir. O çocuğun elinden tutması gerekenler kimdir bugün, diye sormamız lazım? İslamcılar mı?

    Üstat Mahmut Taha, 1985 yılının 18 Ocak günü, şeriatçı Sudan hükümeti tarafından idam edileceği zaman bahçeye çıkarılmış, orada idamı izlemeye gelen geniş kalabalıkla karşı karşıya gelmişti. Cumaydı, sabahın erken vaktiydi ve havada ölümün kendinden emin sükuneti vardı. Yüzyılın başlarında, Alman devrimcileri Liebknecht ile Rosa Luksemburg isyan sırasında öldürülünce, bu durumu Lenin’e haber veren yoldaşları, “Liebknecht ve Lüksemburg son devrimci görevlerini yerine getirdiler” diye yazmışlardı ya, işte onun gibi, Mahmut Taha da, öyle vakur, gönlündeki insan ve iman sevgisiyle tebessüm etmiş ve son devrimci görevini sakince yerine getirerek sonsuzluğa ermişti.

    Cvp:Solcu Rahip Fernando Lugo 19 Ağu 2008 10:14 #706

    • Korestierus
    • ÇEVRİMDIŞI
    • Torun
    • Gönderiler: 7
    • Karma: 0
    insanın/toplumun gelişebileceğini, değişebiceğini, dönüşebileceğini reddeden bir esaret ideolojisinden -islamiyet-özgürlük projesinin yaratılabileceğinin iddia edilmesi iyiniyetten öteye gitmeyeceğini, çabasının ise boşuna zaman kaybı olacağını düşünüyorum...
    islamiyetten bağımsız mücadele; bence, ortak sosyo-ekonomik, siyasi sorunlar çerçevesinde örgütlü mücadeleye müslümanları katmakla mümkün olabilir...

    Cvp:Solcu Rahip Fernando Lugo 19 Ağu 2008 11:08 #707

    • guclu
    • ÇEVRİMDIŞI
    • Hatip
    • Gönderiler: 345
    • Karma: 7
    Burhan Sönmez'in çok iyimser ve belki de "aşırı yorumcu" olabileceğini düşünüyorum. Yazara verdiği "son devrimci görev payesi"ni de fazla bulduğum.
    • Sayfa:
    • 1
    • 2
    Sayfa oluşturulma süresi: 0.40 saniye
    Top Posters Posts
    onder 1144
    AliOsman 522
    Murat 415
    guclu 345
    emrahpolat 315
    hasever 290
    fetekos 89
    mehmet özgür 68
    Murattı 49
    pia 44