Hoş geldiniz, Ziyaretçi
Kullanıcı Adı Şifre: Beni hatırla

Murat Belge - Sınıf Mücadelesi - Taraf
(1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
  • Sayfa:
  • 1

BAŞLIK: Murat Belge - Sınıf Mücadelesi - Taraf

Murat Belge - Sınıf Mücadelesi - Taraf 27 Tem 2008 09:45 #617

açıkçası şu yazı hakkında ne desem bilemedim, yani derinliğinden değil; ama bu kadar sallapati olması, bu kadar genelgeçer argümanalar üretmesi... bir de senelerce başka kesimleri eleştirirken kullandıkları "yangın var" telaşını bir solcu olarak tekrar üretmesi. mgk merkezli yönetim tarzının tam da insanları korkular üzerinden yönettiğini söylemiyorlar mıydı?
faşizm tanımından kapitalizme dair herşeyi çıkarıp, olayı politik yerellik bağlamında almak, poulantzas'dan akılda kalmış ekonomik, politik, ideolojik düzey sınıf mücadelesi kavramı... çok içim karardı. üzüldüm gelinen noktaya. bir de sonda atılan belaltı yumruk hiç yakışmadı.


----
“Birbirlerini yesinler” ve “Biz onların dışında, üçüncü bir varlığız” gibi kelimelerle formüllenen anlayıştan söz ediyordum. Klasik bir örnekle başlayayım: Stalin Komintern’e sosyal-demokratların aslında sosyal-faşist olduklarına, dolayısıyla “ikisine birden” vurulması (ya da “birbirlerini yesinler”) yolunda talimat verdi. Bu da, doğal olarak, Almanya’da Nazizm’e karşı mücadeleyi zayıflattı (daha önce “cephe” politikaları uygulanıyordu); bir süre sonra da Stalin, Almanya, İtalya ve Japonya ile anlaşma imzaladı. Hitler’in buna uyacağına güveniyordu, ama o da öyle çıkmadı. Gerisi malûm.

Türkiye’de durum aynı değil elbette, çünkü hiçbir zaman iki toplumun tarihi aynı değildir; olamaz. Ama, sonunda anlamlı bir “dünya tarihi”nden söz etmemize imkân veren birçok kısmî benzeşme de vardır.

Örneğin Türkiye’de Komünistler “Sosyal-demokrasi ile ittifak yapalım” dediklerinde, kimi bulacaklar? İçinde Rosa’nın, Liebknecht’in muadillerinin bulunduğu bir parti mi? Bizim koşullarımızda bir “demokratik cephe” kurulacak olsa, kimler olur bunun bileşenleri?

Her toplum, tarihinin her anında, kendi veri tabanından hareketle evrilir. Toplum içindeki varlıklar, hareketler, partiler, ideolojiler de öyle. Bolşevikler Bolşevik olarak doğmadılar; ama hem koşulları gereği, hem de kendi seçmelerinin sonucu, oraya evrildiler, öyle oldular. O seçmelerinin arasında “tarafsız kalmak” diye bir şey pek yoktu. Bolşevik politik pratiğini, kusursuz, eksiksiz bulduğum için söylemiyorum bunları. Öyle değildi. Ama sonuçta anlamlı ve çok önemli bir siyasî deneyimdir.

Dünyanın her yerinde sınıf mücadelesi var: ekonomik, politik, ideolojik düzeylerde. Her yerde toplumsal değişim var. Ama her yerde “devrim” yok. Neden? İrade eksikliğinden mi? Aslında o bile koşulların ürettiği bir sonuç. ABD’de otururken, “Haydi, arkadaşlar, Bolşevik tipi örgütlenmeye girelim” derseniz, sizi izleyen fazla insan çıkmıyor.

Ama mücadele durmuyor. Ve her mücadele içinde yapacak bir şey vardır. Bunun doğrultusu da bellidir: kitleleri siyasete katmak ve kendi kaderleri hakkında karar sahibi olmalarına mümkün olduğu kadar fazla imkân yaratmak. Bu genel hedefe engel olan yapıları temizlemek, etkisiz kılmak. Bunları yaptığınızda ille “devrim olur” demiyorum elbette, ama “devrim yaklaşır” (tabii bunu da insanların ellerine tüfek alıp bir iktidar devirmeleri anlamında söylemiyorum; insanların geçirdiği dönüşümün çapı ve niteliğine bağlı bir şey olarak görüyorum bunu). Çünkü insanların eylemli olması, otoriteye karşı bağımsız olması, toplumun demokratik ve katılımcı ilkeler içinde hareket etmesi, eğer ortada ne dediğini ve ne yaptığını bilen bir sosyalist hareket varsa, zaten onun istediği şeydir.

Bir sosyalistin, “Ben X’le ittifak yapamam, çünkü o yeterince ‘demokratik’ değil” demesi de absürd bir şeydir. Çünkü sosyalist zaten en olgun demokrasinin sosyalizmde mümkün olduğuna inanır. Bu doğruysa, kiminle ittifak yapıyor olursa olsun, mantıken, kendisi kadar “demokrat” olmayan biriyle aynı yolda gidiyordur. Ve aynı yolda gidiyor olmak, ona “sen yeterince demokrat değilsin. Ama, olmalısın. Şu tavrını şu şekilde değiştirmelisin” demeye engel değildir. Her ittifak aynı zamanda bir mücadeledir.

Ama benim, sözgelişi, AKP’ye dönüp “DTP’yi kapatma girişimine ses etmemiştin. Bunun yanlış olduğunu şimdi anlıyor musun?” diyebilmem için, şu ortamda, “birbirlerini yesinler”den başka bir söylemle ortaya çıkmam gerekir.

Tabii, ileride Ergenekon’la “dostluk anlaşması” imzalamayı tasarlıyorsam (verdiğim ilk örnekte olduğu gibi) ve zaten böyle bir şeyi midemin kaldırabildiği bir yapıdaysam, o zaman iş başka. O zaman olur.
Son Düzenleme: 27 Tem 2008 09:47 Düzenleyen mehmet özgür.

Cvp:Murat Belge - Sınıf Mücadelesi - Taraf 27 Tem 2008 20:45 #621

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
Bence denmesi gerekeni demişsin zaten..Bütün yazı ad hominem argümanlarla dolu
  • en.wikipedia.org/wiki/Ad_hominem
  • . Yani şu an Türkiye olup bitmekte olanları, konuyla çok da alakası olmayan örneklerle rasyonalize etmeye çalışıyor. Bir hayli sorunlu, a priori bir veri olarak ele alınamayacak şeyleri sanki herkes üzerinde uzlaşmış gibi kabul ediyor. aslında can alıcı soruyu soruyor ama cevabı herhangi bir tahlil yapmadan örtük olarak veriyor;

    Bizim koşullarımızda bir “demokratik cephe” kurulacak olsa, kimler olur bunun bileşenleri?


    Liebknecht, Rosa muadili şahısların bulunmadığı CHP olmuyor da, Cemil Çiçek gibi iflah olmaz bir muhafazkarın, Mehmet Dengir gibi bir aşiret reisinin ve bilumum tarikat müridinin bulunduğu AKP olabiliyor demokratik cephenin bileşenleri..Niye? AKP demokratik cephe bileşeni olarak ne yapmış ki? Demokrasi sicili ne ki?

    Stalin faşistlere karşı sosyal demokratlarla ittifak yapmadı diye naziler iktidara geldi diyor..Peki bu analojide AKP ittifak yapılması gereken sosyal demokratlara tekabül ediyorsa, karşısında cephe kurulacak nazilere tekabül eden kim? Askerler..Tam da dediğin gibi "faşizm tanımından kapitalizme dair herşeyi çıkarıp, olayı politik yerellik bağlamında almak" bütün yaptığı..
    Son Düzenleme: 27 Tem 2008 20:54 Düzenleyen onder.
    • Sayfa:
    • 1
    Sayfa oluşturulma süresi: 0.34 saniye
    Top Posters Posts
    onder 1144
    AliOsman 522
    Murat 415
    guclu 345
    emrahpolat 315
    hasever 290
    fetekos 89
    mehmet özgür 68
    Murattı 49
    pia 44