Özgürlükçü Sol grubunda yayınlanan bir yazı..Uslubunu hiç beğenmesem de, tamamen farklı öncüllerden çıkarak aynı sonuca varmış olsak da, yazıdaki bir görüşü doğru buluyorum;
Eğer yeni bir çatı partisi olacaksa bunun içinde kürt hareketi kesinlikle yer almaMAlıdır. İlkesel olarak kürt sorununu gündeme almak için doğru olabilir..Ama maalesef ülkenin malzemesi ortada. sol kendini kürt hareketine bir parti olarak resmi olarak angaje ederse, son tık nefesini de verir ve idam ipliğini boynuna kendi elleriyle geçirir.
Bu ülkenin kürt olmayan halkları DTP'nin devamı da olacak yapıyı de içerecek bir partiye asla oy vermez..Kendi "çatı" olma iddiasıyla da daha en başında çelişir..Bu ülkede sorunumuz kürtleri mi sola kazandırmak yoksa çaresizlik içinde AKP'ye oy verenleri mi?
-----------------------------------------------
Bir süredir sol kamuoyunda tartışılan çatı partisi bugün hala ete
kemiğe bürünemedi. Adeta sol dışı bir takım işlerin bitmesi, örneğin
DTP davasının sona ererek partinin kapatılması bekleniyor, ondan
sonra bu tartışmalar yürütülmek isteniyor gibi bir hava var
ortalıkta.
Kurt dumanlı havayı sever misali, KESK�e bağlı sendikalarda
özellikle Eğitim sen�de ÖDP �SEP ayrılığındaki SEP görüşlerini yeni
fark eden bir grup �mobilyacı� bir ittifak oluşturma gayretlerine
girdi. Ne olursa olsun koltuğu kaptırmam diyen bu grup ittifakını
kısmen başardı da. Eğitim sen kongresini az farkla da olsa kazandı.
( Bu konuda lütfen PİRUS ZAFERİ adlı yazıma bakın) Paranın saadet
getirmediği gibi koltukta mutluluk getirmedi. İlk günden gözünü
koltuk bürümüşlerin kulağına istifa etmeleri gerektiği gerçeği
söyleniverdi. Panik içinde gazetelere �herkesin yönetimi oldukları�
doğrultusunda beyanatlar verdiler. Oysa Eğitim sen�i oluşturan
üyelerin yarısına yakınının yönetimde yeterli temsilcisinin
bulunmadığı gerçeği ortada duruyordu. Bu yönetimin yönetimde
yetersiz temsil edilen grupların yöneticileri olmadıkları açıktı. Bu
konuda bu kadar uzun durmamın sebebi bu ittifakı KESK seçimlerine
taşıma gayretleri. Çatı partisi oluşursa bunun dışında kalmamak için
KESK�in demokrat, sol çizgisini, daha etnik temelde politika yapan
bir yapıya, dini yapılanmalara referans veren bir çizgiye çekilmesi
gerektiğine inanan �mobilyacı� grup Eğitim sen�de oluşturduğu
ittifakını sürdürmek istemektedir.
Çatı partisi tartışmaları içinde çokça adı geçen ÖDP yöneticileri
DTP yöneticileri ile çatı partisi oluşumunun hangi aşamada olduğunu
ve ÖDP�nin adının neden sıklıkla telaffuz edildiğini sormak için bir
araya geldiler. ÖDP yöneticilerine henüz bu konuda yol alınamadığı
bunun içinde ortada somut bir şey olmadığı DTP yöneticileri
tarafından söylendi. Anlaşılan DTP kendi içinde bu oluşumun
çizgilerini belirleyememiş durumda. Ama �kraldan çok kralcı� bazı
ÖDP�lilerin ÖDP�nin meşru organları dışında çatı partisi için
görüşmeler yürüttükleri, niyet beyan ettikleri hatta �kerameti
kendinden menkul� bazı kişilerin bu partinin bilmem ne ilinden
belediye başkan adayı olmak için çalışmalara başladığı açık. Oysa
DTP parti kapatılırsa yerine koyacak bir parti arayışında. Bu parti
bir ittifaklar manzumesi olacak gibi görülüyor. Sorun bu ittifaklar
içinde kimlerin olacağı. ABD�nin Iraktaki ortağı Barzani ve Talabani
yanlılarının bu ittifakta olacağı varsayılırsa, �mobilyacıların�
dönüş yolunda daha da hızlanacakları kesin.
Kadıköy�de oluşan ve Ufuk Uras�ın DTP desteği ile bağımsız aday
olduğu ve sonunda da seçildiği süreç yeniden yaşanmak isteniyor.
Diyalektiğin en temel ilkesi ise �etnik temelde politika yapan� bir
grup tarafından, sol-sosyalist olduğunu iddia edenlere
hatırlatılıyor! Bir yıkandığın suda bir daha yıkanamazsın. Hadi o
bilinmiyor diyelim. Nasrettin Hoca�nın fıkrası damı bilinmiyor? Bir
adam minareye çıkmış bir türlü aşağıya inemiyormuş. Ahali toplanmış
ve adamı nasıl indireceklerini düşünürken Hoca ortaya atılmış. �ben
biliyorum bana uzun bir urgan getirin� demiş. Urganı getirmişler,
Hoca urganın ucunu minaredeki adama atmış ve adama beline dolamasını
söylemiş. Minaredeki adam urganı beline dolamış. Hoca ahaliyle
beraber hızlıca çekmiş, minaredeki adam düşmüş ve ölmüş. Ahali
hoca�ya �Ne yaptın?� diye sormuş, Hoca �daha önce böyle bu durumdaki
adamı böyle kurtarmışlardı, ama o adam minarede miydi, yoksa kuyuda
mı şimdi hatırlayamadım� diye cevap vermiş. Önce Kadıköy�de urgan
DTP�nin eline verildi, şimdi Çatı Partisinde verilmek isteniyor.
Dikkat, bu sefer Minaredesiniz!
Raşit ARAZ