Hoş geldiniz, Ziyaretçi
Kullanıcı Adı Şifre: Beni hatırla

"Ölmek Madencinin Kaderidir"
(1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
  • Sayfa:
  • 1

BAŞLIK: "Ölmek Madencinin Kaderidir"

"Ölmek Madencinin Kaderidir" 21 May 2010 18:40 #2877

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
İktidar sahiplerinin ezilenlerin acılarına karşı duyarlı olmalarını beklemek komunistlere değil "Güzel Ruhlara" yakışır. Ama insan komunist de olsa, yönetici sınıfların zikrlerini fikirlerine bu kadar aleni uyarlamaları karşısında şaşırmaktan kendini alamıyor. Buyrun RTE ne buyurmuş; "Maden kazaları mesleğin kaderidir."

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/14794328.asp?gid=373

RTE, lafını esirgememe yönünde yarattığı imajla popüler oldu. Davos'taki çıkışı vs üzerinde siyasi karizmasını yarattı. Ancak işte böyle durumlarda o aynı "karizma", mentalitesinin sınıfsal belirlenimini ifşa yönünde de işliyor. Aslında bu açıdan RTE gibiler, bu "samimi" lafları sayesinde halkın sistemin işleyişini anlamalarını sağlama, uyanma gibi etkiler yaratabilecekleri için, komunistler tarafından solcu gibi görünen sinsi liboşlardan daha çok sevilmelidir. Zaten RTE de bizler tarafından ancak bu anlamda sevilebilir herhalde.

Olayın bu pragmatik/marjinal faydasını geçer ve septomatik yönüne bakarsak ne görürürüz? Toplumu yönetebilmeme, baskı altında tutabilme yeteneği gittkçe zayıflayan, daha doğrusu zayıflayacak olan Burjuvaji'nin dinin "afyon" işlevine vurguyu gittikçe arttırıyor olduğunu değil mi? RTE'nin argümanlarına bakın; "Kadere inanmayan adamın ne söylediğimi anlayabilecek kapasitede olduğu düşünülemez".

Önceleri bizim şaşkın solcuları da kendi ideolojilerine hegemonize eden "Türban" mağduriyeti ile çıktılar. Olay basit bir kültürel/kimlik siyaseti boyutuna indirgendi. Toplumsal üretim süreçleri ile değil, haklar, özgürlükler bağlamıyla sınırlıydı söylemleri. RTE'nin bu beyanı ile, kültürel bir hak talebinden, dinsel argümanlarla toplumun üretim ilişkilerinin örgütlenişi hakkında pozisyon almaya bir geçişi görüyoruz.

Ölmek işçilerin kaderidir, 30 yaşına bile gelmemiş çocuğumun Genel Müdür olması, gemi sahibi olması da benim. İşte o anlamak için büyük derinlik gerektiren kader algılayışının meali budur.

Türban'a özgürlük talebinden buralara, yani kapitalist sistemin dinsel argümanlarla savunuluşuna geçileceğini görmek için Siyasal Bilimler uzmanı olmaya gerek yoktu aslında..Ama zihinsel yapısı, aktüel olanın ötesine geçemeyen bizim entelijyamız sadece şimdinin koordinatları içinde düşünür. Halkımızla barışık olmalıyız popülizmine kapılarak, dinsel ideolojilerin tarih boyunca sistemin bekası için çalıştığı kadim gerçeğini unutuverir.

RTE'de CHP'ye karşı özgürlükçü bir yön bulanlara, güçlü esen çağın dinci, mistik Zeitgeist'in rüzgarlarına kapılıp Komunizmin İslamla flörtünü savunanlara ithaf olunur..
Son Düzenleme: 21 May 2010 18:46 Düzenleyen onder.

Cvp:"Ölmek Madencinin Kaderidir" 21 May 2010 22:00 #2878

  • hasever
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 290
  • Karma: 10
Önder,

RTE diye kısaltmışsın, ben Çift Y'li Recep diyorum ona. Dikkat et, 3 ve daha büyük heceli ve içinde y harfi geçen bütün kelimeleri çift y'li okur (medeniyyet, ehliyyet, liyyakat vb.)

En büyük öfkeyi "One Minute" çıkışından(!) ötürü duyuyorum. O tamamen bir rol çalmaydı; hırsızlıktı yani. İsrail'e, İsrail politikalarına islamın ve onun her türlü türevinin tek kelime etme hakkı yoktur. Filistin mücadelesi "meşruiyet" sınırlarına alınmadan önce tek kuruş faydaları olmadı o halka. Ne zaman ki, Arafat davayı sistem içine çekti, hepsi Filistin sevdalısı kesildi başımıza.

Son meselede ne demiş. "Senin kadere imanın yoksa ben seninle tartışacak değilim." Biri aklımı korusun. Kadere inanan biri ne tartışır ki. Kaderi mi demek istiyor. Günaha girer! Külli akılsız bunlar. Geçenlerde de "Benim aşkım gerçektir, platonik falan bilmem" demişti. Hiç düşünmezler, sonra da kalkıp "tanrı aşkı"ndan bahsederler...

Bir şey kesin. Başbakan olmak için gerekli olan "cehalet"e sahip. Biliyorsun, artık CV'ler tersten yazılıyor...
Son Düzenleme: 21 May 2010 22:02 Düzenleyen hasever.

Cvp:"Ölmek Madencinin Kaderidir" 21 May 2010 22:23 #2879

  • onder
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 1144
  • Karma: 8
Hasan,

Çok önemli bir ayrıntıya dikkat çekmişssin;

Filistin mücadelesi "meşruiyet" sınırlarına alınmadan önce


Zizek'le Ruh Ortaklığınız olduğuna iyice inanmaya başladım. O da der ki, kardeşim İsraile karşı Filistin'i desteklemeyen hemen hiç kimse yok Batı Metropollerinde..Peki onyıllardır Kongo'da çok daha kanlı bir savaş yıllardır sessiz sedasız devam ediyordu, ona niye ses çıkarmıyorsunuz?

Sonra Tibet'e özgürlük talebi ABD'de entellektüel olmanın hemen hemen kesin kuralı gibi..Çiçek çocuğu/hippie muhalefetinin post-modern zamanlardaki devamı..Hani işin spirituel boyutu da var ya, Tibet'çi ve Dalla Lama'cı olmak çok cool ve dünya olaylarına duyarlı görünmenin gereği..Zizek öyle gıcık alıyor ki Dalla Lama'dan..

Neyse işin altını çizmek istediğim tarafı bir sistem içi radikallık alanı ve muhalif kimlik yaratılarak, tepkinin sisteme yönelmesi engelleniyor..Bir nevi sosyolojik topraklama gibi..Biriken statik elektrik toprağa verilip desarj ediliyor..

New Age Obscurantism der Zizek bu son zamanlardaki, toplumsal meselelere spirutualistik, mistik yaklaşımlara..Bizim TV'leri bir görsen bu New Age Obscurantist'lerin İslami versiyonlaı ile dolu..Avrupa'da yetişmiş bir "profesör" hemen hergün bir haber kanalında..Allah'ın mucizesi bitkilerin neye iyi geldiğini anlatıp duruyor..Şunu yersen bu sorunun çözülür bunu yersen şu..Her öğütünün her bitki tanıtımının ardından Allah'ın mucizelerini takdir etmemiz gerektiğini söylüyor..Sonra Azeri bir prof var..Aynı hesap..Sonra bir Kuran mucizelerinin açığa çıkarıcısı..Ayet numaralarını, kelime kodlarını toplayıp, çıkarıyor, bölüyor ne gibi bir mucizenin Kuran içinde gizlenmiş olduğunu kanıtlıyor "bilimsel" olarak..Üstelik bu bir doktor..Yani "bilim adamı"..

Bunlar birşey değil de, solcuların bu yükselen gerici Zeitgeist'ın etkisinde kalarak popülist politikalara çark etmeleri üzücü..

Cvp:"Ölmek Madencinin Kaderidir" 22 May 2010 11:42 #2880

  • hasever
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Yönetici
  • Gönderiler: 290
  • Karma: 10
Önder,

Zizek'le ruh ortaklığıma bir şey diyemeyeceğim ama "İdeolojinin Yüce Nesnesi"ne daha doğru dürüst bir giriş yapamadım. Sanırım "güncel"e çok fazla dalmışım.

"One Minute" vakası bana çok dokunmuştu çünkü mesele yakınımda cereyan etmiş ve zat, bütün emeğimizi alıp gitti duygusuna kapılmıştım. O zaman da demiştim bu bir emek hırsızlığıdır.

"FKÖ’nün henüz devrimci olduğu ve Filistin mücadelesinin bütün dünyaya arzı endam ettiği zamanlarda acaba şimdi kahramanlık taslayanlar neredeydiler. Dünyanın meşruları(!) arasında değilken Filistin mücadelesi, kimler vardı Filistin halkının yanında. Çok uzatmayalım Türkiye sağı ister milliyetçi ister dinci kanattan olsun, bir tane medarı iftar sunabilmiş midir insanlığa? Benim envanterimde böyle bir bilgi bulunmuyor. Oysa ki coğrafyamın sol çocukları Filistin kamplarında Filistin halkıyla yan yana savaş koydular ortaya. Eğer bugün Erdoğan, dünya kapitalizminin derdine derman aranan Davos’ta, kahramanlığa soyunuyorsa, bu hem bir rol çalma, hem de emek hırsızlığıdır..."

İstenirse yazının hepsi bu adreste...

Not: "Sosyolojik topraklama" tabiri çok hoşuma gitti...
  • Sayfa:
  • 1
Sayfa oluşturulma süresi: 0.30 saniye
Top Posters Posts
onder 1144
AliOsman 522
Murat 415
guclu 345
emrahpolat 315
hasever 290
fetekos 89
mehmet özgür 68
Murattı 49
pia 44