O duyguyu çok iyi bilirim Hasan, örnek vereyim
Hiç televizyon seyretmiyorum..ama internet için mecburen en temel TV programları da olan bir paket aldım..Sonra adamlar, sözleşmedeki mini minnacık yazılmış maddelere dayanarak 6 ay sonra fiyatı feci arttırmışlar...Bir iki ay sonra kızgınlıktan götürüp iade etmeye karar verebildim, TV kutusunu koydum arabaya..Sonraki 4 ay benimle arabada gitti geldi..Hala da arka koltukta duruyor..
İkinci örnek; yaklaşık 7-8 ay önce bir dişim ağrımaya başladı..Dayandım, kendiliğinden geçer dedim..Netekim geçti de..Ama oyuk büyüdü, sağ tarafla çiğneyince koca koca parçalara kaçıyor içeri..Ha bugün ha yarın gideceğim dişçiye..Bu daha iyisi; bir başka dişimde crown vardı..Hiç yemem ama birgün sert, yapışkan bir şekerleme yiyesim geldi, çekti çıkardı tacı..bir iki ay sonra ardından dolgusu da çıktı, yani diş içindekini geç, çene içine kadar inen bir oyukla bir yıl yaşadım..Ama benim hiçbir bezginliğim Ulus Baker'inki geçemez..Rivayete göre, aşağı kaçmış çorabını yukarı çekmeden 5-6 ay kadar yaşamış..Oluyor bazen böyle, nöbetleşe..Herkes aynı anda düşmesin, kaleyi koruyacak en az biri kalsın da...
Teşşekürler Murat..Aceleye gerek yok, aramızda İngilizce bilmeyen yok nasıl olsa..Tek problem, web robotlar siteyi endekslerken ingilizce kelimeleri kullanıyor olabilir, haliyle bu da türkçe arama sonuçlarını etkiliyor olabilir..ama etiketler idare eder..Etikte deyince geçen baktım, Hasan senin dediğin gibi yüksek hit'li bloglar genelde hep iyi etiketlenmiş olanlar, az hit alanlar da ya etiketsiz ya da yetersiz etiketli..bu kadar önemli demek ki..