Edebiyat Edebiyat Deneme Dipyazılar (Haziran 2009)
 

Dipyazılar (Haziran 2009) Popüler

1- Her ne kadar birbirinden bütünüyle ayrılmış olmasa da, metnin anlamsal oluşumunda üç temel yaklaşımın varlığını öne sürebiliriz: Yazar merkezli, metin merkezli ve okur merkezli yaklaşımlar.   Umberto Eco, metinleri yazarlarından uzaklaştırarak okuma yolunu tercih etme eğilimiyle bilinmesine karşın, yazarın rolünü öne çıkarmaktan geri duramadığı Açık Yapıt adlı kitabını (Can yayınları, 2000) yazdıktan sonra, bazı ressam ve romancıların yapıtlarını kendisine gösterip, eserlerinin “açık yapıt” olup olmadığını sorduklarını söyler. Eco, kendisine gelenlere, biraz da sert bir üslupla, bugüne kadar hiç “açık yapıt” görmediği yanıtını vermiştir. Ona göre “açık yapıt”ın, bizim anladığımız anlamda bir gerçekliği yoktur. “Varsayımsal bir model çalışması”dır o (s. 50); yani, her şeyden çok, yapıtı üretenin niyetiyle ilgilidir.  Öyleyse, “açık yapıt hali”ni okurun dolduracağı boşluk blokları inşa etme niyeti olarak okumak mümkün görünüyor.
Metin merkezli yaklaşımın son derece özgün, fakat bir o kadar da katı örneklerine rastlamak mümkün; örneğin Paul Riceour, Edebi Eleştiri ve Felsefi Hermeneutiğin Bir Problemi Olarak ‘Yazmak’ adlı makalesinde şöyle der, “… Yazıya geçirme kavramı, yazarın zihnindeki niyeti ile metnin harfi harfine anlamı –yazarın kastettiği anlam ile metnin ifade ettiği anlam arasındaki bağıntının kesilmesinin sonucu olarak ortaya çıkan ‘metnin semantik özerkliği’ kavramı ile eşanlamlı hale gelmektedir. Metnin hızı, yazarın yaşadığı sonlu ufkun dışına taşmaktadır. Artık metnin ne dediği, yazarın onu yazdığı zaman neyi kastettiğinden daha fazla önem arzetmektedir…” (Doğu Batı - Düşünce Dergisi, Nisan 2003, sayı 22, sayfa 182.) Kuşkusuz bu yaklaşımda, "metnin semantik özerkliği" buluşunu öne çıkarmak ya da bunun öneminin altını çizmek için, metnin anlamsal oluşumunda yazarın ve okurun öneminin küçültüldüğünü ya da yok sayıldığını teslim etmek mümkün.
Okur merkezli yaklaşımın temel savını ise, metnin her bir okumada -mutlak olarak- yeniden yaratıldığı biçiminde özetleyebiliriz.
Üç yaklaşımın da doğruluk payı bulunmakla birlikte, metnin anlamsal oluşumunu tek bir unsura indirgemenin son derece sınırlayıcı bir yaklaşım olacağı çok açık. Metnin anlamı; yazar, metin ve okurun birleşimiyle belirlenir ve her seferinde değişir. Anlamın sabit  kalması için yazarı, metni ve okuru kesen, zaman ile mekandan bağımsız bir aynılık hali olması gerekir –ki bu imkansızdır.

2- … Küçümsediğimiz hayatla cezalandık
sıradan, olağan… 
Gülten Akın/Uzak Bir Kıyıda/(YKY)/s.49

3- “Güzellik, fazlalıklardan arınmışlıktır.” Michelangelo 

Üye eleştirileri

Bu tanıtım için henüz üye eleştirisi yok

Puanlar (daha yüksek daha iyi)
Dili Kullanım  
Sözcük seçimi,Söz sanatları ,Noktalama/Dilbilgisi
Kurgu  
çizgisel/döngüsel, romantik/gerçekçi, olay örgüsü/zinciri, konu seçimi, Özgünlük
Anlatım  
Bütünlük, Süreklilik, Betimleme, Anlatım kişisi, Anlatıcının Tavrı, Anlatım tekniği, Özgünlük, Ayrıntıların İşlevselliği
Metiniçi Tutarlılık  
Gerçeğe Uygunluk, Olgulara dikkat, İnandırıcılık, Bilgililik, Mantık Hatası Yokluğu
Yorum
    Please enter the security code.
 
 
Powered by JReviews
Yorumlar (0)
Yorum yaz
Your Contact Details:
Yorumlar:
[b] [i] [u] [s] [url] [quote] [code] [img]   
:D:angry::angry-red::evil::idea::love::x:no-comments::ooo::pirate::?::(
:sleep::););)):0

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile