Dipyazılar (Mart 2009) Popüler
1- Daha iyi yazabilmenin, eleştirebilmenin yolunun okumaktan geçtiği bilinen bir gerçek. Cemil Kavukçu’nun seçkisine aldığı öyküleri okumak, ama gerçekten okumak ne kadar sürer bilinmez. Ancak bilinen o ki, hepimiz gibi, “HayalET Öykü Yarışması” katılımcılarının bu seçki sayesinde yazıyla kurduğu ilişkiyi geliştireceği.
A-) Dünya Edebiyatı
1- Anton Çehov / Toplu Yapıtları
2- Stefan Zweig / Amok Koşucusu, Satranç
3- Flaubert / Üç Öykü
4- Katherine Mansfield / Ah Bu Rüzgar, Ölü Albayın Kızları
5- J. D. Salinger / Dokuz Öykü
6- Roald Dahl / Senin Gibi Biri
7- James Joyse / Dublinliler
8- Marquez / Yaprak Fırtınası, İyi Kalpli Erendira, Albaya Kimseden Mektup Yok
9- Carlos Fuentes / Aura, Yanık Sular, Körlerin Şarkısı
10- Julio Cortazar / Bir Sarı Çiçek, Mırıldandığım Öyküler
11- Joyce Carol Qates / Kalp Koleksiyoncusu, Lanetliler
12- Milan Kundera / Gülünesi Aşklar
13- Bruno Shultz / Tarçın Kokulu Dükkanlar
B-) Türk Edebiyatı
1- Sait Faik / Toplu Yapıtları
2- Sabahattin Ali / Toplu Yapıtları
3- Orhan Kemal / Kırmızı Küpeler, Babil Kulesi
4- Adalet Ağaoğlu / Yüksek Gerilim, Sessizliğin İlk Sesi
5- Leyla Erbil / Gecede
6- Oğuz Atay / Korkuyu Beklerken
7- Füruzan / Parasız Yatılı
8- Erdal Öz / Kanayan, Sular Ne Güzelse
9- Tomris Uyar / Ödeşmeler, Dizboyu Papatyalar, Sekizinci Günah
10- Selim İleri / Cumartesi Yalnızlığı, Dostlukların Son Günü
11- Tahsin Yücel / Aykırı Öyküler
12- Ayfer Tunç / Aziz Bey Hadisesi
13- Mehmet Günsür / İçeriye Bakan Kim
14- Cemil Kavukçu / Başkasının Rüyaları
2- “Açıkça büyük amaçlar tasarlayan ve daha sonra bu amaçlar için oldukça yetersiz kaldığını gizlice kavrayabilen kimse, çoğu zaman bu amaçlardan vazgeçecek kadar da güçlü değildir. İşte o zaman ikiyüzlülük kaçınılmazdır.” Nietzsche- İnsanca, Pek İnsanca
3- Bilindiği gibi, sinemada auteur kavramını Fransız Yeni Dalga akımının “babası” sayılan Andre Bain ortaya atar ve Andrew Sarris gibi eleştirmenler de geliştirir. Auteur’ün karşılığının, üç kavramın bileşkesi olduğu öner sürülebilir: Yaratıcı, yazar, yönetmen.
4- Yayın sırasına göre, klasikleşmiş üç disütopya: Aldous Huxley; Cesur Yeni Dünya (1932), George Orwell; 1984 (1934), Ray Bradbury; Fahrenheit 451 (1953)
5- George Orwell’ın 1984 adlı romanındaki anti-sovyetik göndermeleri ve atmosferi bir yana bırakıp iktidar boyutuna dikkat edersek; 1984, yazıldığı dönemde de şimdiyi (o anı) anlatıyordu, bugün de şimdiyi anlatıyor ve yarında şimdiyi anlatacak; yani hep, iktidarı anlatacak.
6- “İnsanlık son 3000 yılda hiçbir şey öğreneceğini kanıtlamıştır.” Andrey Tarkovski.
7- Bir zamanlar gündemde sıkça yer alan bavul ticaretiyle uğraşanlara Rusça’da “çelnoki” deniliyormuş. İstanbul’a zamanında sık sık gelen bu kayıt dışı küçük tüccarlara verilen adın Türkçe karşılığı “mekikler”. (Ne şık bir buluş!)
8- Bütün yaratıcı faaliyetlerin kökeninde yer alan önemli nedenlerden birini açıkladığını düşündüğüm söz işte bu: “İnsan doğasının barbar altyapısı, eylemde doyumsuz kaldıkça çıkışı imgede bulur.” Russell, Dış Dünya Üzerine Bilginiz, s. 18
A-) Dünya Edebiyatı
1- Anton Çehov / Toplu Yapıtları
2- Stefan Zweig / Amok Koşucusu, Satranç
3- Flaubert / Üç Öykü
4- Katherine Mansfield / Ah Bu Rüzgar, Ölü Albayın Kızları
5- J. D. Salinger / Dokuz Öykü
6- Roald Dahl / Senin Gibi Biri
7- James Joyse / Dublinliler
8- Marquez / Yaprak Fırtınası, İyi Kalpli Erendira, Albaya Kimseden Mektup Yok
9- Carlos Fuentes / Aura, Yanık Sular, Körlerin Şarkısı
10- Julio Cortazar / Bir Sarı Çiçek, Mırıldandığım Öyküler
11- Joyce Carol Qates / Kalp Koleksiyoncusu, Lanetliler
12- Milan Kundera / Gülünesi Aşklar
13- Bruno Shultz / Tarçın Kokulu Dükkanlar
B-) Türk Edebiyatı
1- Sait Faik / Toplu Yapıtları
2- Sabahattin Ali / Toplu Yapıtları
3- Orhan Kemal / Kırmızı Küpeler, Babil Kulesi
4- Adalet Ağaoğlu / Yüksek Gerilim, Sessizliğin İlk Sesi
5- Leyla Erbil / Gecede
6- Oğuz Atay / Korkuyu Beklerken
7- Füruzan / Parasız Yatılı
8- Erdal Öz / Kanayan, Sular Ne Güzelse
9- Tomris Uyar / Ödeşmeler, Dizboyu Papatyalar, Sekizinci Günah
10- Selim İleri / Cumartesi Yalnızlığı, Dostlukların Son Günü
11- Tahsin Yücel / Aykırı Öyküler
12- Ayfer Tunç / Aziz Bey Hadisesi
13- Mehmet Günsür / İçeriye Bakan Kim
14- Cemil Kavukçu / Başkasının Rüyaları
2- “Açıkça büyük amaçlar tasarlayan ve daha sonra bu amaçlar için oldukça yetersiz kaldığını gizlice kavrayabilen kimse, çoğu zaman bu amaçlardan vazgeçecek kadar da güçlü değildir. İşte o zaman ikiyüzlülük kaçınılmazdır.” Nietzsche- İnsanca, Pek İnsanca
3- Bilindiği gibi, sinemada auteur kavramını Fransız Yeni Dalga akımının “babası” sayılan Andre Bain ortaya atar ve Andrew Sarris gibi eleştirmenler de geliştirir. Auteur’ün karşılığının, üç kavramın bileşkesi olduğu öner sürülebilir: Yaratıcı, yazar, yönetmen.
4- Yayın sırasına göre, klasikleşmiş üç disütopya: Aldous Huxley; Cesur Yeni Dünya (1932), George Orwell; 1984 (1934), Ray Bradbury; Fahrenheit 451 (1953)
5- George Orwell’ın 1984 adlı romanındaki anti-sovyetik göndermeleri ve atmosferi bir yana bırakıp iktidar boyutuna dikkat edersek; 1984, yazıldığı dönemde de şimdiyi (o anı) anlatıyordu, bugün de şimdiyi anlatıyor ve yarında şimdiyi anlatacak; yani hep, iktidarı anlatacak.
6- “İnsanlık son 3000 yılda hiçbir şey öğreneceğini kanıtlamıştır.” Andrey Tarkovski.
7- Bir zamanlar gündemde sıkça yer alan bavul ticaretiyle uğraşanlara Rusça’da “çelnoki” deniliyormuş. İstanbul’a zamanında sık sık gelen bu kayıt dışı küçük tüccarlara verilen adın Türkçe karşılığı “mekikler”. (Ne şık bir buluş!)
8- Bütün yaratıcı faaliyetlerin kökeninde yer alan önemli nedenlerden birini açıkladığını düşündüğüm söz işte bu: “İnsan doğasının barbar altyapısı, eylemde doyumsuz kaldıkça çıkışı imgede bulur.” Russell, Dış Dünya Üzerine Bilginiz, s. 18
Üye eleştirileri
Bu tanıtım için henüz üye eleştirisi yok
Powered by JReviews
Yorumlar (6)
-
2009-03-09 00:35:03 |SAdministrator| onder
-
2009-03-09 16:50:34 |Publisher| ülker
-
2009-03-09 16:53:48 |Administrator| AliOsman
-
2009-03-09 18:38:26 |Publisher| emrahpolat
-
2009-03-08 23:46:02 |SAdministrator| onder

Hey gidi koca Nietzsche !!!. Etmiş büyük laflarından birini daha..
Alýntý:“Açıkça büyük amaçlar tasarlayan ve daha sonra bu amaçlar için oldukça yetersiz kaldığını gizlice kavrayabilen kimse, çoğu zaman bu amaçlardan vazgeçecek kadar da güçlü değildir. İşte o zaman ikiyüzlülük kaçınılmazdır.” Nietzsche- İnsanca, Pek İnsanca
Özlü sözler kısmına koyalım bunu..Hele de yaşadığımız zamanlarda ne tipik bir durum oldu bu..
-
2009-03-08 23:51:26 |Publisher| emrahpolat
Powered by Compojoom comment 4.2
Yorumlar
0
#5
09-03-2009 16:53
Hala arkadaş mısınız ?
Şaka bir tarafa bizde de bunların karşılığı yok mu ? Onlarcası sayılabilir ama aklıma ilk gelen kitap 'İnce Memet' oldu ? 30 yaşaltı kaç kişi okumuştur ?
Şaka bir tarafa bizde de bunların karşılığı yok mu ? Onlarcası sayılabilir ama aklıma ilk gelen kitap 'İnce Memet' oldu ? 30 yaşaltı kaç kişi okumuştur ?
0
#4
09-03-2009 16:50
İrlanda'dan bir arkadaşım olmuştu. Dublinliler'i okumamıştı, inanılmaz bir şey gibi gelmişti bana.
0
#3
09-03-2009 00:35
Koydum bile..
Bu arada Ulus Baker'in mücadelenin deneyselliği üzerine mükemmel bir pasajını daha önce koymuşum ama yayınlamayı unutmuşum..Bu vesile ile onu da koydum. şöyle birşey;
Alıntı:
Alıntı:
Bu arada Ulus Baker'in mücadelenin deneyselliği üzerine mükemmel bir pasajını daha önce koymuşum ama yayınlamayı unutmuşum..Bu vesile ile onu da koydum. şöyle birşey;
Alıntı:
Tekrar tekrar altının çizilmesi gereken Ulus'un nasıl önemli bir düşünür olduğunu gösteren cümle is şu;
Otonomi, politik alanla epeydir aşınmış bir bağın yeniden üretilmesidir. Kendi kendini işleyen bir yoldur ve nereye varacağı henüz belli değildir. Mücadelenin teorik ve pratik olduğu kadar "deneyci" de olması gerektiğini düşünüyoruz. Verilmiş öznelliklerimizi gözlerden kaybederek yeni öznellikler ve direniş biçimleri icat etmek, belki de sonsuzca tekrarlanacak, çoğu zaman başarısız bireysel ve kollektif deneyin yapılmasına bağlıdır.
Alıntı:
Bayağı Deleuzyen tınılar var.Verilmiş öznelliklerimizi gözlerden kaybederek yeni öznellikler ve direniş biçimleri icat etmek, belki de sonsuzca tekrarlanacak, çoğu zaman başarısız bireysel ve kollektif deneyin yapılmasına bağlıdır
0
#1
08-03-2009 23:46
Hey gidi koca Nietzsche !!!. Etmiş büyük laflarından birini daha..
Alıntı:
Alıntı:
Özlü sözler kısmına koyalım bunu..Hele de yaşadığımız zamanlarda ne tipik bir durum oldu bu..“Açıkça büyük amaçlar tasarlayan ve daha sonra bu amaçlar için oldukça yetersiz kaldığını gizlice kavrayabilen kimse, çoğu zaman bu amaçlardan vazgeçecek kadar da güçlü değildir. İşte o zaman ikiyüzlülük kaçınılmazdır.” Nietzsche- İnsanca, Pek İnsanca

Koydum bile..
Bu arada Ulus Baker'in mücadelenin deneyselliği üzerine mükemmel bir pasajını daha önce koymuşum ama yayınlamayı unutmuşum..Bu vesile ile onu da koydum. şöyle birşey;
Otonomi, politik alanla epeydir aşınmış bir bağın yeniden üretilmesidir. Kendi kendini işleyen bir yoldur ve nereye varacağı henüz belli değildir. Mücadelenin teorik ve pratik olduğu kadar "deneyci" de olması gerektiğini düşünüyoruz. Verilmiş öznelliklerimizi gözlerden kaybederek yeni öznellikler ve direniş biçimleri icat etmek, belki de sonsuzca tekrarlanacak, çoğu zaman başarısız bireysel ve kollektif deneyin yapılmasına bağlıdır.
Tekrar tekrar altının çizilmesi gereken Ulus'un nasıl önemli bir düşünür olduğunu gösteren cümle is şu;
Bayağı Deleuzyen tınılar var.