Bu Eseri Favori Listesine Alanlar

Şiir

Üye Puanı
 
8.0 (1)
BİLMEM Kİ

Edebiyat

Yazar Erkan Şemin
Etiketler Aşk

 

Sekiz harfli ve ıslak tenli bir sözcük müydü sevişmek?

Yoksa ötesi miydi yüce bir lisanın?

Bilmem ki…

Hiç sevişmedim ki ben

Üç heceli ve gevrek bir sözcük müydü sevişmek?

Yoksa işteş çatılı bir eylemin çatısız hüznü müydü?

Çarpım tablosu var mıydı sevişmenin?

Hangi duygular çarpılırsa sevişiliyordu?

Fiilden fiil yapıyordu ya sevişmek

Camdan kalp

Hüzünden bahar

Çamurdan tebessüm biraz da…

Mürekkebi kaç dakikada kuruyordu sevişmenin

Hiç mi uğramazdı saklambaç saatlere

Hiç mi sığmazdı beslenme çantasına

Hiç mi?

Dışarıdan bitiriliyor muydu sevişme mektebi

Peki ya, adam sayılıyor muydu sevişme cahilleri

Bilmem ki…

Hiç sevişmedim ki ben…

İnsan ölünce de sevişir miydi hiç

Peki ya ölüşür müydü sevişerek ölünce

Bilmem ki

Ben hiç sevişmedim ki…

Ve ben hiç ölüşmedim ki…



ERKAN ŞEMİN

ARALIK 2009-İZMİR


Üye Puanı
 
8.6 (1)

Benim küçük kızım

Benim büyük kırmızım.

Baban kadar uyumlu

Ve baban kadar uykusuzsun.

Benim küçük kızım

Benim büyük kırmızım.

Kırmızı kadar hırçın

Kırmızı kadardı aşkım

Sen kırmızıdan da aşkınsın.

Benim küçük kızım

Benim büyük kırmızım.

Kırmızı bir F.GÜL

Hep kırmızı kadar gül !!

Benim büyük kırmızım

Benim hiç büyümeyecek kızımsın

Mart 2004

 

 

Üye Puanı
 
0.0 (0)

Sen doğmadan önce

Tüm çocuklardan nefret ederdim.

 Ve şimdi;

 Sonsuz sevgi ve merhametle,

Bütün çocukları seviyorum sayende.

Keşke ben doğurabilseydim seni;

Annenin yerine...

Temmuz 1997

Üye Puanı
 
0.0 (0)

Sen de mi gönlüm

alıp başını gidiverenler gibi

ardında bıraktığın gölgene esir,

cücelerin dev

devlerin cüce gölgeleri gibi öksüz,

kimi sığ, yüce kimi

bir açmazda bekleşir...

 

Siyah

simsiyah,

beyaz

bembeyazken daha

kirlenmemişken sükutu hayallerle

gece,

çığlıkların gölgesi uzaaar

uzar

en kara bahta inat güne doğru...

 

Doğrusu

eğrinin dipsizliklerinde

yusufsulara kuyu,

kalk

gidiyoruz

bırak uykuyu... diyen sesi

yankılanır zamanın,

aklında en cühelanın

nolcak memleket sorusu...

 

Hayat

ölümün gölgesi,

gölge

hayatın öfkesi...

 

09.12.2009 - İSTANBUL

 

Üye Puanı
 
5.0 (1)
Gri;
Siyah ve beyazın anlamının yittiği renk
Ve tüm diğer renkleri yutuveren bir sis.

Velhasıl; şu yeryüzü dedikleri gri mi ne
Güneşin tüm renklerine göz koymuş bir de
Önce bulutları ele geçirmiş,
Bulutlar ki beyaz olmalı
Gökyüzü mavi
Güneş turuncu
Yeryüzü turuncuyu giymeliydi üzerine
Ne olduysa oldu
O griyi seçti.

Velhasıl; şu yeryüzü dedikleri hep kural hep kanun…
Tek adımda biten bir yol.
Maskeler büyüyor topraktan
Düşlerim ve gördüklerim, yaşadıklarımdan fazla bu yüzden
Bir de şu yerçekimi yok mu?
Ne kadar yücelmek istersen iste
Bırakmak istemez seni
Gerisi teslimiyet…
Bir kabulle başlarsın, sonrası kural, kanun olur…
İsim olur, cisme bürünür…
Her kafadan bir ses çıkar da
Yargı olur, suç olur…
Tüm bunların karşısında insan mağdur olur...
Hep bir sevdaya teslim olacakken;
Düşünce olur, korku olur…
Bir rüzgar gibi savurur geçer hayat her birimizi…
İnsan ürperdiğiyle kalır…

Sabırla beklemeyi hep aynı duruş sanmak bundan mı?
Hep birbirimizi ararken kendimize çarpışımız?
Her seferinde bulduğumuzun kendimizden bir parça olduğunu görüşümüz?

Ve ben
Yeryüzü gri olalı beri
Yeryüzüne uzak oldum,
Gökyüzüne bakar oldum

Yorgundu kollarım…
Bir uzatsam ellerimi koparacaktım mutluluğu belki dalından…


Ama ben
Düş-erim bir gün diye tedirgin
Tırmanmadım gökyüzüne
Daha da sert basıyordu ayaklarım...
Ya bir kez yerden kesilirse?
Basamazsam bir daha toprağa eskisi gibi?
Bu yüzden yerçekimine teslim edilirdi ya bedenler
Hem griye ortak hem şikâyetçi diller
Bir de bastığı yer kendiliğinden yeşillensin isterdi ayaklar…
Kollar ise uçmaya gıpta ederdi…

Yükselmeli
Bulutları da aşmalı bulutları da
Ta ki maviyi, güneşin turuncu yüzünü görene dek
Bir kez bakınca semadan yüreklere...
Yerçekimine rağmen…
İnemez insan, direnir çırpınır…
Dönüp de yürüse yollarda herkes gibi;
Ayaklarına dolanır yeryüzü, sahnelenen her bir oyun…


Gökyüzü aşk, mutluluk ve isyan
Yeryüzü gökyüzünü griye boyarken,
O mavisini verir denizlere
Güneş turuncularını saçar dört bir yana


Ey gök! Yeryüzüne mutluluğu uzatan gök…
Sar dünyayı
Ve söyle
Güzelin sadece güzel olması yeter mi?
O güzellikle ne yapacağın değil midir mühim olan?
Okumayı sökmüş olunca okumuş olmuyorsun ya...
Her şey yazıldığı gibi okunsaydı herkes alim olurdu...



Ey şekli gözüme,
Sesi kulağıma,
Adı aklıma kazınan dünya...
Gözlerim bir yerden seviyor seni...
Dilim yakalıyor sesini.
Elim duyuyor buralardan geçtiğini...
Ne yazık geç kaldın ya da erken geldim ben.
Sanma ki umurumda değilsin...
Seni yerde ararken gökte buldum ben.
İşte o vakit ki bir ışık gördüm ve göğe yükseldim.
Öldüm, düş-tüğümde toprağa, sen çoktan gitmiştin...
Sisler ardında kalmıştın.
Gözlerin bakar ama sevmez olmuş.
Ellerin dokunur ama duymaz olmuş.
Kulakların işitir ama görmez olmuş.
O görkemli gölgene sığınıp da unutmuşsun meğer beni...


Seni bilmem dünya
Böyle girdi gökyüzü yeryüzüyle benim arama
Mavilerin içinde kaldım bir süre.
Tüm renklerimi gökyüzünden aldım
Güneşe dayadım sırtımı
Turuncu bir hayat yaşıyorum.
Üye Puanı
 
0.0 (0)
Değişmez kuraldır bu ağlanır ilk nefesle
Sonra adın konulur kız,erkek kimliğinle
İletişim kurulur öğretilir heceler
Day day derler büyükler yürümeni beklerler

Adım hemen atılmaz önce sürünmek gerek
Ömür böylede geçer eğer düşmansa felek
İstikamet mecburi her canlıda gidecek
Nasıl gidersen git bu yol mutlak bitecek

Bazen sislidir yollar göremezsin önünü
Dostlar bir tokat vurur şaşırırsın yönünü
Eğer cahil kalıpta açamazsan gözünü
Çabuk bitirilirsin kaybedersin özünü

Geçim derdi en büyük engel olur yolunda
Tükenmişse sermayen kimse kalmaz kolunda
Onur,namus,şerefi hep bulundur yanında
Hiçbir zaman unutma insansın sen sonunda

Çoluk çocuk rahatsa değmen gitsin hayata
İstediğin huzursa onu sevgide ara
Bazen kaza olupta eğer almışsan yara
Hesabını bildiysen tabi düşmezsin dara

Yaradandan hediye tek pusula akıldır
Kullanmayı bilmezsen hayat yolu çakıldır
Temiz tutup kendini haramdan sakındır
Dalavereci isen yolun sonu yakındır

İlk nefesle son nefes arasında giden yol
Ömür haritasıdır onu sen zamana sor
Yıllar sıraya dizilir yolun sonuna gelinir
Daha sonrası gizem onu tek Tanrı bilir...

Bekir ÖĞÜT-2007
Üye Puanı
 
0.0 (0)
Yan gelip yatanlara,çalışmaktan kaçanlara
Üç maymunu oynayıp,keyfine bakanlara
Namusunu,şerefini,vicdanını satanlara
Dinle siyaset yapıp ortaçağa sapanlara
KARŞIYIM

Soyguncuya,bozguncuya tabi ki vurguncuya
Kültürümüzü bozan yabancıya,modacıya
Milleti kandıran yalancıya,talancıya
Vatanı bölmek için çalışan çapulcuya
KARŞIYIM

İlgisize,bilgisize,bencile,görgüsüze
Her yeri kirleten iki ayaklı yüzsüze
Kula kul olmuş satılmış ödsüze
Kimliğini yitirip hainleşmiş özsüze
KARŞIYIM

Sevgi saygı bilmeyene,halini görmeyene
Akılın yoluna girmeyene,okumayı sevmeyene
Doğruları gizleyene,kuralları çiğneyene
Türkiye'ye,Atatürk'e ihanet edenlere
KARŞIYIM...

Bekir ÖĞÜT-2009
Üye Puanı
 
0.0 (0)

Orası öyle bir yermişki kötüler bilmezmiş
Rehberleri bütün dillerdenmiş
Arazileri gönülleri kadar genişmiş
Dostluk ekilirmiş sevinç biçilirmiş
Arzuları sadece mutlu ölmekmiş

İnanılan tek şey yüce ilimmiş
Nedeni sorulmazmış herkes bilirmiş
Sadece kulluk ALLAH 'a edilirmiş
Adalet yasalarında temel taşmış
Nehirleri her zaman temiz akarmış
Lisanlarını bütün varlık anlarmış
Ağlayan insana pek rastlanmazmış
Rahim ve Rahman yalnız yaradanmış

                                                    Bekir ÖĞÜT-2005/Turhal

Yaşamak hakkı en kutsal hakmış
Aşılmayacak bir dert orada olmazmış
Şereflerinden dolayı herkes coşarmış
Alınlarında insandır diye yazarmış
Ruhlarından Doğaya sevgi akarmış
Mevsimler şevkle görev yaparmış
IŞIL IŞIL herşey İNCİ gibi parlarmış
Şu evrende huzur yalnız oradaymış

Üye Puanı
 
0.0 (0)

bir kuğunun boynuna dokunurken…

yol bir yere gitmez
içerde
düz saçlara uğrar
ayak üstü bir akşamüstü
her plansız ürperişin sonu
hüsran
ve hüsran
çok sanat müziği bir kelimedir

yol bir yere gitmez
o bir durma biçimidir
yol yoluyla gidebilir yare
yoldan çıkabilir apansız
ve ömür bitebilir yoldan once
ama yol bir yere gitmez
o bir durma biçimidir
yaşamak
hızlı bir ölme biçimidir
düşünce ışıktan yavaşsa
erken gidilmelidir
gerdan sözcüğüne
bir kuyumcuda da rastlayabilirsin
bir kasapta da
kalbin sızlamaz
bir kuzu yüreğini vitrinde görünce
o bir beslenme biçimidir
ama korkarsın
kurdun sevdiği havadan
ayakkabı yaparsın yılandan

yol bir yere gitmez
o bir durma biçimidir
her garantiyi istersin hayattan
oysa ölümle yaşam arası
uzun malum ince bir yol
bir yere gitmez
o bir ölme biçimidir

iyi yolculuklar denmez bir gidene
yapılamaz çünkü
çok yolculuk bir seferde
yolcu denmez her gidene
herkes o yolun taraftarı olmayabilir
hiç bir sürgün
gittiği yolu sevmez mesela


yol bir yere gitmez
o bir susma biçimidir
soğuk bir taşıtın uğultusunda

Yılmaz Erdoğan

Üye Puanı
 
7.4 (1)
bir şey yapılması gerektiğini ve de hemen
çoktan biliyoruz
ama daha erken olduğunu bir şey yapmak için
ama artık geç olduğunu bir şey daha yapmak için
çoktan biliyoruz

ve işlerimizin yolunda olduğunu
ve bunun böyle süreceğini
ve bunun anlamı olmadığını
çoktan biliyoruz

ve suçlu olduğumuzu
ve suçlu oluşumuzda bir suçumuz olmadığını
ve elimizden bir şey gelmeyişinde suçlu olduğumuzu
ve bunun bize yettiğini
çoktan biliyoruz

ve belki de ağzımızı tutmanın daha iyi olacağını
ve ağzımızı tutmayacağımızı
çoktan biliyoruz
çoktan biliyoruz

ve kimseye yardım edemiyeceğimizi
ve bize kimsenin yardım etmeyeceğini
çoktan biliyoruz

ve yetenekli olduğumuzu
ve hiç ve gene hiç arasında seçme yapabileceğimizi
ve bu sorunu temelden incelememiz gerektiğini
ve çaya iki tane şeker attığımızı
çoktan biliyoruz

ve baskıya karşı olduğumuzu
ve sigaraların pahalılaştığını
çoktan biliyoruz

ve her seferinde bir şeyin olacağını önceden kestirdiğimizi
ve her seferinde haklı çıkacağımızı
ve bundan bir şey çıkmayacağını
çoktan biliyoruz

ve her şeyin yalan olduğunu
çoktan biliyoruz

ve bir şeyi atlatmanın her şey değilde hiçbir şey olduğunu
çoktan biliyoruz

ve bizim bunu atlatacağımızı
çoktan biliyoruz

ve bütün bunların yeni olmadığını
ve yaşamanın güzel olduğunu
ve bunun her şey olduğunu
çoktan biliyoruz
çoktan biliyoruz
çoktan biliyoruz

ve bunu çoktan bildiğimizi
çoktan biliyoruz.

Hans Magnus Enzensberger
Üye Puanı
 
0.0 (0)

bin mecaz damlası içinde bir gerçektim

soyut bedenime bakıyordum tüm gizliliğimle

kendimi beynimin esareti olarak görmekten vazgeçemiyordum

bilinçsizce kosup düşene dek..

oysa yürümek vardı hayat yolunda ezilmemek için

ben ezmek için hızlı adımlarla ilerlemiştim

yok olacağımı bilmeden..

karanlığın ışığı saçılıyor gözlerimde

tebessümün aynalarından izliyorum

bir yandanda buz gibiyim

yanarak donuyorum

ölmek buymuş

kalktığımı sanıyorum ama düşüyorum..

Üye Puanı
 
0.0 (0)

yürüyordum usul usul yağmurda

düşüncelerimde dolaşırken ayaklarım benden bağımsız

sana geliyordu amansız..

gözyaşlarım haber taşıyordu asılsız

bu benmiydim?

hıçkırıklara boğulan benlik

benimmiydi?

Üye Puanı
 
10.0 (1)

Hayatta herşey muamma

Yaşarsın ve Ölürsün...

Tabi önce gözlerini açarsın

Kapatamayacağını sanarsın.

Gün gelir açamazsın..

Devran döner bakamazsın

Serzenişlerin çığlık olur..

Susarsın avazın çıktığı kadar

Konuşamazsın sadece soluk alırsın..

Git gide küçülür

Nefesinde sende..

Git gide büyür

Öfkende Karanlığında..

Üye Puanı
 
0.0 (0)

.










Bir kesiğin içinden
kanın akarken
acıması gibi tenin
......sen giderken
öyle acır saatlerim.



Şairimi bulacaktım
şiir olmaktı hevesim.
Aşık olmayı istedim birden
..............Seni sevdim.



Rüya renginde yaşıyorum
uzaklığını
Sanki yakın olsan
Solacak yalnızlığım.



Tanrı beni şeytan
seni Adem yaratsaydı
..........serilirdim
ayaklarının altına.



Adamlarını öldürme
cesareti var bende
şayet kadınlarını
sana benzetirsem bir şehrin.



Ben benzersem
sigarasını yakarım
görünmeden geçtiğin
..........ışıkların.



Kendime geç kaldığım
bir sevinin bekleme salonunda
içeriye alınmadan bitireceğim
Telaşsın.



Aramızdaki
elçilerin adını
"ellerin" koydum


Önce
ellerini ver ki

.......


incinmesin








Emre Küçükoğlu

 

.

Üye Puanı
 
0.0 (0)
Herkes kırılamaz;
bazen ipince bir dal olmak gerekir
kırılmak için:

Ama dünya kütüklerin…

Ağlayamaz herkes;
ağlayabilecek kadar büyümek gerekir:

Dünya ise küçüklerin…

Sevemez herkes;
bir orman olmak gerekir sevmek için:

Bak ki dünya çöllerin…

Ve vâkur bir damla olmak
dalga için.

Katılmak okyanusa aşk için, isyan için!

Yılmaz Odabaşı

Edebiyat Yazarları

Beğenilen Eleştiriler

1.
Üye Puanı
 
10.0
Eleştiren Administrator
"Artık girilen şiirleri de değerlendirebiliriz."
2.
BİLMEM Kİ
Üye Puanı
 
8.0
Eleştiren Murat
"Sevgili Erkan, Şiirin çok akıcı, çok rahat okunuyor. Öğle arası burada kimse yok. Yükses sesle d..."
3.
Üye Puanı
 
7.4
Eleştiren AsabiDEV
"Sevgili Canan, Bu şiirin türkçeye çevirisini kimin yaptığını bilemiyorum ama orijinal şiirde yer..."
4.
Üye Puanı
 
8.6
Eleştiren Murat
"Sevgili Erdem, Yanlış anladıysam düzeltirsin, sanırım kızının uyumadığı bir gece onunla otururke..."
5.
Üye Puanı
 
5.0
Eleştiren salih sıkı
"sitenin adına uygun bir şiir olmuş. sevdim çok uzamasaydı diyorum haddim olmayarak"