Yazar: onder kurt
|
23 Haziran 2009
Posted in
Makale -
Politika

Ufuk Uras grubunun ayrılmasının hemen ardından gerçekleşen ÖDP 6. Kongresi, partide kalanlar arasında bir rahatlama, bir çoşku yaratmışa benziyor.
Ancak bu bende, yitirilen eşeğin yeniden bulunması türünden bir rahatlama olduğu izlenimi bıraktı. ÖDP'in kuruluş dönemine gidersek, temel iddia neydi? Solun bütün renklerini kapsayacak, bir birlik partisi olmak değil miydi? Sosyalizmin kemikleşmiş tabanı ile kitlesel bir hareket olma şansı görülmedi ve daha geniş bir tabana ulaşılmak hedeflenmedi mi? Şimdi bu daha geniş tabanın "Özgürlükçü" unsurları ayrıldı ve başlangıçtaki kemikleşmiş unsurlarla tekrar başbaşa kalındı. Benim anlayamadığım şu; o zamandan bu yana, o malum kemikleşmiş tabanın tarz-ı politikasında neler değişti, kullanageldiği araçlarda, genel yöntemde ne değişti de, o zaman birliği gerektirecek maddi zorunluluklar sanki aşılmış da artık biz bize bildiğimiz gibi, liberallerin yaptığı parazit olmadan pürü pak sosyalist politika yapmaya başlayabiliriz türü bir çoşku hissedilebiliyor?